kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
ÖZER VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE

İlgili Kavramlar

HAKKANİYETE UYGUN BİR TATMİN
MÜLKİYET HAKKI

İçtihat Metni

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ DAİRE
ÖZER VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE (Başvuru no. 42708/98)

KARAR
STRAZBURG
20 Aralık 2005

USUL

1. Dava, İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesi'nin ("Sözleşme") eski 25. maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, on bir Türk vatandaşı olan, Saffet Özer (Aksungur), Hüsnü Aksungur, Sabri Aksungur, Muharrem Aksungur, Hafize Uğuz (Özer), İsmail Aksungur, Rahmi Özer, Sinan Özer, Akkız Çelik, Nazife Aksungur ve Recep Aksungur ("başvuranlar") tarafından, 2 Haziran 1998 tarihinde, Avrupa İnsan HaklarıKomisyonu'na ("Komisyon") yapılan başvurudan (no. 42708/98) kaynaklanmaktadır.

2.Başvuru, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne, Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesi'nin 11 No.'lu Protokol'ünün yürürlüğe girdiği tarih olan, 1 Kasım 1998'de iletilmiştir (11 No.'lu Protokol'ün 5 § 2. maddesi).

3. Başvuranların temsilcisi, 19 Kasım 2001 tarihli bir mektupla, Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi'ne, başvuran İsmail Aksungur'un 28 Ekim 2001 tarihinde ölmüş olduğunu ve varisleri Sabri Aksungur, Muharrem Aksungur ve Recep Aksungur'un onun başvurusunu sürdürmek istediklerini bildirmiştir.

4. Başvuranlar, Ankara Barosu'na bağlı avukat G.C. Ekşioğlu tarafından temsil edilmiştir. Türk Hükümeti ("Hükümet") AİHM huzurundaki işlemler için bir Ajan tayin etmemiştir.

5. 2 Ekim 2001 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, başvuruyu Hükümet'e bildirmeye karar vermiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 17 Mart 2005 tarihli bir mektupla, taraflara, AİHS'nin 29 § 3. maddesi uyarınca, başvurunun hem esaslarına hem de kabuledilebilirliğine ilişkin karar vereceğini bildirmiştir.

OLAYLAR

I. DAVA OLAYLARI

1. 1993 yılında, inter alia, otoyol inşaatından sorumlu bir Devlet kuruluşu olan Devlet Karayolları Genel Müdürlüğü, başvuranlara ve diğer birkaç kişiye ait olan Ankara'daki bir arsanın bir bölümünü kamulaştırmıştır. Bir uzmanlar kurulu başvuranlara ait arsanın değerini takdir etmiş ve böylece tespit edilen miktar kamulaştırma gerçekleştiğinde ödenmiştir.

2. 28 Aralık 1993 tarihinde, yirmi bir ortak mal sahibi ile birlikte başvuranlar, Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açmış ve artan tazminat talebinde bulunmuşlardır.

3. 14 Eylül 1994 tarihinde, Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi, davacılara, 15 Şubat 1993 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 5.305.080.000 Türk Lirası (TL) (yaklaşık

126.200 Euro (Euro)) ek kamulaştırma tazminatı artı mahkemenin karar tarihinde geçerli olan yasal oranda faizin ödenmesine karar vermiştir. Başvuranlara ödenmesine karar verilen tazminat miktarı 2.269.264.010 TL'dir (yaklaşık 53.980 Euro).

1. 30 Ocak 1995 tarihinde, Yargıtay ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.

2. 17 Şubat 1998 tarihinde, yönetim, davacılara toplam 13.208.453.000 TL (yaklaşık

53.900 Euro) ödemiştir. Başvuranlar 5.649.955.705 TL (yaklaşık 23.000 Euro) almıştır.

II. İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMA

11. İlgili iç hukuk ve uygulama 23 Eylül 1998 tarihli Aka - Türkiye kararında (Reports of Judgments and Decisions 1998-VI, §§ 17-25) ortaya konmaktadır.

HUKUK

1. 1 NO.'LU PROTOKOL'ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI

12. Başvuranlar, arsalarının kamulaştırılmasına müteakiben aldıkları ek kamulaştırma tazminatına ilişkin olarak kendilerine yetersiz faiz ödenmiş olduğundan ve yetkililerin kendilerine ilgili miktarları ödemeyi geciktirmiş olmasından şikayetçi olmuşlardır. Başvuranlar, 1 no. 'lu Protokol'ün 1. maddesine istinat etmişlerdir, sözkonusu madde şöyledir:

"Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.

Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.

Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez."

A. Kabuledilebilirlik


1. Hükümet, başvuranların, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 35 § 1. maddesinin gerektirdiği gibi, iç hukuk yollarını tüketmemiş olduklarını ileri sürmüştür, zira Borçlar Kanunu'nun 105. maddesi uyarınca mevcut olan haktan uygun şekilde yararlanmamışlardır. Bu hüküm uyarınca, kayıpların gecikme faizi miktarını aşmış olduğunu göstermiş olsalardı, ek kamulaştırma tazminatı ödemesindeki gecikmeler sonucu maruz kalındığı iddia edilen kayıplar için tazminat hakları olabilirdi.

2.AİHM, Aka - Türkiye davasında (yukarıda anılan, §§ 34-37) benzer bir ön itirazıreddettiğini gözlemler. Şimdiki davada bundan farklı bir karar vermek için bir neden görmemektedir ve dolayısıyla Hükümet'in itirazını reddeder.

15. İçtihadında yer alan ilkelerin (bkz., diğer içtihatların yanı sıra, yukarıda belirtilen Aka kararı) ve elindeki bütün delillerin ışığında, başvurunun, esaslara ilişkin inceleme gerektirdiği ve başvuruyu kabuledilmez saymak için hiçbir gerekçe olmadığı kararını verir.

B. Esaslar

3.AİHM, bu davadaki konularla benzer konular ortaya koyan bazı davalarda, 1 No.'lu Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz. Akkuş - Türkiye, 9 Temmuz 1997 tarihli karar, Reports 1997-IV, s. 1317, § 31, ve, yukarıda anılan, Aka, s. 2682, §§ 50-51).

4. Hükümet tarafından sunulan olayları ve iddiaları incelemesi üzerine, AİHM, önceki davalardaki kararlarından sapmasını sağlayacak hiçbir şey olmadığınıdeğerlendirmiştir. AİHM, yerel mahkemeler tarafından ödenmesine karar verilen ek kamulaştırma tazminatının ödemesindeki gecikmenin, kamulaştırma makamına isnat olunabileceğine ve mal sahibinin kamulaştırılmış arsanın kaybına ek olarak kayba maruz kalmasına sebep olduğuna karar verir. Bu gecikmenin ve işlemlerin süresinin bütün olarak sonucunda, AİHM, başvuranların, kamu yararı gerekleri ve mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkının korunması arasında muhafaza edilmesi gereken adil dengeyi bozan, kişisel ve haddinden fazla sıkıntı yaşamak zorunda kalmış olduklarına karar vermiştir.

18. Sonuç olarak, 1 No.'lu Protokol'ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.

II. AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI

19. AİHS'nin 41. maddesi şöyledir:

"Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."

A. Maddi ve manevi tazminat

20. Başvuranlar, maddi zarar karşılığında genel toplamda 175.000.000 Euro tazminat talep etmişlerdir. Ayrıca, 70.000 Euro manevi zarar tazminatı talep etmişlerdir.

21. Hükümet onların taleplerine itiraz etmiştir.

2. AİHM, Akkuş kararında (yukarıda anılan, ss. 2683-84, §§ 55-56) olduğu gibi aynıhesaplama yöntemini kullanarak ve ilgili ekonomik verileri göz önünde tutarak, başvuranlara, ortaklaşa, 80.000 Euro maddi tazminat ödenmesine karar verir.

23. AİHM, başvuranların uğradığı herhangi bir manevi zarara karşı, ihlal tespitinin başlı başına yeterli bir tazmin oluşturduğunu değerlendirir.

B. Mahkeme masrafları

3. Başvuranlar, ayrıca, yerel mahkemelerde ve AİHM'de yapılan mahkeme masraflarına karşılık 36.000 Euro talep etmiştir.

25. Hükümet onların taleplerine itiraz etmiştir.

26. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadına göre, başvuran, ancak mahkeme masraflarının zorunlu olarak ve gerçekten yapıldığı ve miktarının makul olduğu kanıtlandığıdurumda mahkeme masraflarının ödenmesi hakkına sahiptir. Bu davada, sahip olduğu bilgileri ve yukarıdaki kriterleri göz önünde tutan AİHM, yerel işlemlerdeki mahkeme masrafları talebini reddeder ve AİHM'deki işlemler karşılığında 1.000 Euro tazminat ödenmesine karar vermeyi makul değerlendirir.

C. Gecikme faizi

27. AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar verir.

BU SEBEPLERLE AİHM, OYBİRLİĞİ İLE

1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;

2. AİHS'nin 1 No.'lu Protokol'ünün 1. maddesinin ihlal edildiğine;

3.a) Sorumlu Devlet'in, başvuranlara, ortaklaşa, aşağıdaki miktarları artı ödeme gününde tabi olabilecek her türlü vergiyi, AİHS'nin 44 § 2. maddesine göre kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme günündeki kur üzerinden Yeni Türk Lirası'na dönüştürmek üzere ödemesine:

(i) 80.000 Euro (seksen bin Euro) maddi tazminat;
(ii) 1.000 Euro (bin Euro) mahkeme masrafları;

b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin aşılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için yukarıdaki miktarlara Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;

4. Başvuranın adil tazmin talebinin kalanının reddine;

KARAR VERİR.

İngilizce olarak hazırlanmış ve Mahkeme İç Tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3. maddesi uyarınca 20 Aralık 2005 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA