kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

AİHM
ÇETİNKAYA VE DİĞERLERİ / TÜRKİYE DAVASI


İçtihat Metni

ÇETİNKAYA VE DİĞERLERİ / TÜRKİYE DAVASI

(57944 /00)

STRASBOURG

18 Aralık 2003

USULİ İŞLEMLER

1. Davanın nedeni, Türk vatandaşı olan Yavuz Çetinkaya, Mehmet Aydın, Zeynep Yüksel ve Helya Adıbelli'nin ("başvuranlar"), 24 Mart 2000 tarihinde, İnsan Haklarını ve Temel Hakları Korumaya Dair Sözleşme'nin ("Sözleşme") eski 34. maddesi uyarınca, Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na ("Komisyon") yaptığı başvurudur (başvuru no: 57944/00).

2. Başvuranlar İzmir Barosu Avukatlarından Mustafa İşeri tarafından temsil edilmektedirler. Türk Hükümeti ("Hükümet") ajanı tarafından temsil edilmiştir.

3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ("AİHM"), 28 Kasım 2000 tarihinde başvuruyu kısmen kabul edilemez bulmuş ve başvurunun geri kalan kısmında Hükümet ile görüşülmesini kararlaştırmıştır.

OLAYLAR

I. DAVAYA ESAS TEŞKİL EDEN OLAYLAR

4. Başvuranlar Çetinkaya ve Aydın 1975, 1977 ve Bayan Adıbelli ve Yüksel 1959 ve 1955 doğumludurlar. Olayların meydana geldiği sırada Çetinkaya ve Aydın öğrenci, diğerleri ev hanımıdırlar.

5. 6 ve 10 Temmuz tarihlerinde dört başvuran İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Terörle Mücadele şubesi ekipleri tarafından göz altına alınmıştır. 17 Temmuz 1996 tarihinde İzmir DGM Cumhuriyet Başsavcısı başvuranları dinlemiş ve başvuranlar mahkemeye sevk edilerek burada tutuklanmışlardır.

6. 2 Ağustos1996 tarihli iddianame ile Cumhuriyet Başsavcısı TCK'nın 168. ve 169. ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. maddelerine dayanarak başvuranları yasadışı bir örgüte yardım ve yataklık etme suçu ile itham etmiştir.

7. 27 Haziran 1997 tarihinde DGM, başvuranları haklarında yapılan ithamlardan suçlu bulmuş ve mahkumiyet kararı vermiştir. Buna karşın Yargıtay kararda usul hatası olduğu gerekçesiyle hükmü bozmuştur.

8. Devlet Güvenlik Mahkemesi kararı yeniden incelemiş, 2 Aralık 1998'de Çetinkaya'yı 18 yıl, Yüksel'i 4 yıl 6 ay, Adıbelli'yi ve Aydın'ı 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırmıştır.

9. Başvuranlar kararın temyizi için Yargıtay'a başvurmuşlar, Yargıtay 29 Eylül 1999'da başvuranların mahkumiyet kararını onamıştır.

II. İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMALARI

10. İlgili iç hukuk ve uygulamaları Özel - Türkiye (no: 42739/98, §§ 20-21, 7 Kasım 2002) ve Gençel - Türkiye, no: 53431/99, §§ 11-12-13 Ekim 2003) kararlarında yer almıştır.

HUKUK AÇISINDAN

I. AİHS'NİN 6. MADDESİNİN İHLAL EDİLMESİNE İLİŞKİN

11. Başvuranlar kendilerini yargılayan ve mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin bünyesinde askeri hakimi bulundurması nedeniyle «tarafsız ve bağımsız» bir mahkeme olarak kabul edilemeyeceğini iddia etmektedirler.

Başvuranlar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının tebliğnamesini elde edemedikleri ölçüsünde adil yargılanma sürecinin gerçekleşmediğinden yakınmakta ve AİHS'nin 6 §§ 1 ve 3 b) maddesinin ihlal edildiğini öne sürmektedirler.

«1. Herkes (...) yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir (...)

(...)

3. Her sanık en azından aşağıdaki haklara sahiptir :

(...)

b) Savunmasını hazırlamak için gerekli zamana ve kolaylıklara sahip olmak ;

(...) »
A. Kabul edilebilirliğe ilişkin

12. Hükümet altı ay kuralına uyulmadığını belirterek Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsız ve yansız olmadığı yönündeki şikayetle ilgili olarak iç nihai kararın yine bu mahkeme tarafından alındığını bu bağlamda ne Devlet Güvenlik Mahkemesinin ne de Yargıtay'ın o dönemdeki iç hukuka dayalı olarak DGM bünyesinde yapılan bu şikayete görüş bildirme yetkisine sahip olmadıklarını savunmaktadır. Sonuç olarak başvuranların iç hukuk yollarının etkisiz olduğunu farkına vardığı yani 2 Aralık 1998 tarihli DGM kararından haberdar olduğu tarihten itibaren altı ay içerisinde başvuruda bulunması gerektiğini ifade etmektedir. Fakat başvuru 24 Mart 2000 tarihinde yapılmıştır. Hükümet bu yöndeki tespitiyle Mahkemenin bu yöndeki içtihatlarına göndermede bulunmaktadır (Kalan - Türkiye kararı no: 73561/01, 2 Ekim 2001).

13. AİHM, Özdemir - Türkiye kararıyla (6 Haziran 2003 tarihli karar, § 26) benzerlik taşıyan Hükümetin ön itirazını reddetmektedir.

14. AİHM, mahkemenin bu yöndeki içtihatları (Bkz. özellikle Çıraklar-Türkiye kararı 28 Ekim 1998, 1998-VII) ve mahkemeye sunulan unsurların bütünü ışığında Sözleşmenin 6. maddesine ilişkin şikayetin esastan incelenmesi gerektiğine itibar ederek başvuruyu kabul edilemez bulmak için hiçbir gerekçe bulunmadığını ifade etmiştir.

B. Esas hakkında

1. Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlığı ve tarafsızlığı üzerine

15. Mahkeme daha önceki kararlarda da buna benzer pek çok şikayetlerin dile getirildiğini ve bunların AİHS'nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiği yönünde sonuçlandırıldığını ortaya koymaktadır. (Bkz. söz edilen Özel kararı, §§ 33-34, ve Özdemir kararı, §§ 35-36).

16. AİHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir tespiti ve delili sunmadığını incelemekte, bunun yanı sıra başvuranların aralarında askeri bir hakimin de yer aldığı Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin TCK'ya dayalı olarak yapmış olduğu yargılama hususunda endişe duymalarının anlaşılabilir olduğu kanısındadır. Üstelik Devlet Güvenlik Mahkemesinin davanın gerekçesine yabancı mülahazalar ışığında başvuran hakkında sebepsiz bir yargı kararı aldığı sonucu çıkmaktadır. Bu nedenle başvuranların bu yargı makamının tarafsız ve bağımsız olmadığı yönündeki şüphelerinin dikkate alınması gerekmektedir. (sözü edilen Incal kararı s. 1573, § 72 ).

17. AİHM, başvuranları yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin AİHS'nin 6 § 1 maddesinde yer alan bağımsız ve tarafsız bir mahkeme niteliğini taşımadığı sonucuna varmaktadır.

2. Yargılama sürecinin adilliği hakkında

18. Hükümet ihlal tespitine karşı çıkmaktadır.

19. AİHM, benzer davalarda, tarafsızlıktan ve bağımsızlıktan yoksun bir mahkemenin, her halükârda kendi yargısına tabi kişilere hakkaniyetli bir yargı sağlayamayacağı hükmüne varıldığını hatırlatmaktadır.

20. AİHM, başvuranın tarafsız ve bağımsız bir mahkeme tarafından dinlenme hakkının ihlal edilmesi hususu göz önünde bulundurulduğunda bu şikayeti incelemeye gerek olmadığı kanaatine varmaktadır (Bkz. diğerleri arasında sözü edilen Çıraklar kararı 28 Ekim 1998 1998-VII, s. 3074, §§ 44-45).

II. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI

21. AİHS'nin 41. maddesinde yer alan unsurlar,

"Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder".

A. Maddi ve manevi tazminat

22. Başvuranlar maddi zarara uğradıklarını iddia ederek bunun tespiti için Mahkemeden bilirkişi tayin etmesini talep etmektedirler. Başvuranlar aynı zamanda manevi zarara uğradıklarını öne sürmektedirler. Yavuz Çetinkaya 50.000 (elli bin) Euro, Zeynep Yüksel 35.000 (otuz beş bin) Euro, Helya Adıbelli 30.000 (otuz bin) Euro, Mehmet Aydın 30.000 (otuz bin) Euro talep etmektedir.

23. Hükümet bu noktada görüş bildirmemiştir.

24. İddia edilen maddi tazminata ilişkin AİHM, Devlet Güvenlik Mahkemesi önündeki sürecin Sözleşmenin ihlali ile sonuçlanmadığı haller üzerinde durmadığını kaydederek başvuranlara bu yönde bir tazminat ödenmesine gerek olmadığını ifade etmektedir (Findlay-İngiltere kararı, 25 Şubat 1997, s.284, § 85).

25. Manevi tazminatla ilgili olarak Mahkeme, olayların koşulları dikkate alındığında ihlal kararının tespitinin adil tazmin için başlı başına yeterli olduğuna karar vermiştir (söz edilen Çıraklar kararı, s. 3074, § 49).

26. AİHM, bir başvuran hakkında verilen mahkumiyetin, 6 § 1 maddesine göre tarafsız ve bağımsız olmayan bir mahkeme tarafından verildiği kanaatinde olduğunda, prensip olarak en uygun tazminin, zamanında, tarafsız ve bağımsız bir mahkeme tarafından başvuranı yeniden yargılamanın olacağı kanaatine varmaktadır (Bkz. sözü edilen Gençel kararı, § 27).

B. Masraf ve harcamalar

27. Başvuranlar Mahkeme organları nezdinde yaptıkları masraf ve harcamalara ilişkin 2.840 Euro talep etmektedirler. Başvuranlar bu yönde kanıtlayıcı hiçbir belge sunmamıştır.

28. Hükümet bu noktada görüş bildirmemiştir.

29. Mahkemenin bu konudaki içtihadı doğrultusunda AİHM, başvuranlara birlikte 2.000 Euro ödenmesine karar vermiştir.

C. Temerrüt Faizi

30. AİHM, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı %3 'lük bir faiz oranının uygulanacağını belirtmektedir.

BU SEBEPLERDEN DOLAYI MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,

1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna ;

2. İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız bir mahkemeden yoksun bulunması nedeniyle AİHS'nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine ;

3. AİHS'nin 6. maddesine ilişkin diğer şikayetlerin incelenmesine gerek olmadığına ;

4. Mevcut kararın başlı başına manevi tazmin için yeterli olduğuna ;

5. a) AİHS'nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, miktara yansıtılabilecek KDV, pul, harç ve masraflarla birlikte, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden T.L.'ye çevrilmek üzere Savunmacı Devletin başvuranlara masraf ve harcamalar için 2.000 (iki bin) Euro ödemesine ;

b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Hükümetin, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizi uygulamasına;

6. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine ;

KARAR VERMİŞTİR.

İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM'nin iç tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3. maddelerine uygun olarak 18 Aralık 2003 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA