kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
YEDİNCİ DAİRE 1996 2346 1996 452 10/06/1996
 
TEŞVİK BELGESİ KAPSAMINDA İTHAL EDİLEN HAMMADDE YURTTA KALDIĞINDAN BU
EŞYAYA İLİŞKİN KDV İSTİSNA KAPSAMINDA SAYILAMAZ. ANCAK VERGİNİN ZAMA-
NINDA ÖDENMEMESİNDEN YÜKÜMLÜ SORUMLU TUTULAMAYACAĞINDAN FAİZ HESAP-
LANMAYACAĞI HK.<
Giriş Gümrük Müdürlüğünde tescilli giriş beyannamesi ile ihracatı teş-
vik belgesi kapsamında ithal edilen ve ithal anında katma değer vergi-
si tahakkuk ettirilerek teminata bağlanan ham madde, yardımcı madde ve
ambalaj malzemelerinin tamamının, yurt içinde teslim edilen mamulün,
bünyesinde kullanıldığının tespit edildiği, yurt içi satışa konu olan
eşyalara ilişkin katma değer vergisinin ertelenmeyerek peşinen tahsil
edilmesi gerektiğinden bahisle, teminatların irada intikal ettirilmesi
işlemini; İhracatı ve Döviz Kazandırıcı Faaliyetleri Teşvik Kararının
yürürlüğe konulmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararının 12. ve 14.mad-
deleri ile 90/1 sayılı Tebliğin 36. ve 47. maddelerini açıklayarak, a-
nılan karar ve tebliğ hükümlerine göre, yükümlüler hakkında müeyyide
uygulanabilmesi için ihracı taahhüt edilen malın bünyesinde kullanıl-
mak üzere ithal edilen ham madde, yardımcı madde ve ambalaj malzemesi-
nin ihraç edilen mamullerin bünyesinde ve ambalajlanmasında kullanıl-
maması, fazla ithal edilmesi veya iç piyasada satılmasının gerektiği,
dosyanın incelenmesinden, yükümlü şirketin Rabak Elektrolitik Bakır ve
Mamulleri A.Ş. ile konsorsiyum oluşturarak Türkiye Elektrik Kurumunun,
Dünya Bankası kredisi ile finanse edilmek üzere düzenlemiş bulunduğu
uluslararası iletken ihalesine katılarak ... ton iletken siparişi al-
dığı, Türkiye Elektrik Kurumuna imal ve teslim edeceği alüminyum i-
letkenleri üretmek için kullanacağı bir kısım ham madde ile ilgili o-
larak tarihinde T.C. Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığına müracaat e-
dilmesi üzerine ... sayılı teşvik belgesi verildiği, söz konusu teşvik
belgesinin gün ve 89/14674 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesine isti-
naden düzenlendiği, ithal edilen malzemelerin alüminyum iletkenlerin
imalinde kullanıldığı ve imal edilen iletkenlerin tamamının Türkiye
Elektrik Kurumuna teslim edilerek, tahsil edilen katma değer vergisi-
nin Galata Vergi Dairesine yatırıldığının anlaşıldığı, ithal edilen
eşyaların alüminyum iletkenlerin bünyesinde kullanıldığı ve üretilen
bu eşyaların teşvik belgesi amacına uygun olarak Türkiye Elektrik Ku-
rumuna teslim edildiği, yapılan bu satış 90/1 sayılı Tebliğin 36. mad-
desinde belirtilen, ihracat sayılan satış ve teslimlerden olduğundan,
bu teslimin iç piyasa satışı olarak kabulüne olanak bulunmadığı, ayrı-
ca davacı şirketin yukarıda açıklanan karar ve tebliğe aykırı hareketi
saptanmadığına göre, taahhüdün kapatılması sonucunda teminatın iadesi
gerekirken, yapılan teslimin yurt içi satış olduğundan bahisle temina-
tın irad kaydedilmesi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiy-
le iptal eden Kocaeli 1. Vergi Mahkemesinin 30.9.1994 gün ve 1994/792
sayılı kararının; ihracatı teşvik belgesinin, ihracı taahhüt edilen
malın bünyesinde kullanılmak üzere ithal edilecek eşyalara ilişkin o-
larak düzenlenmesine karşın, ithal eşyasının yurt dışı edilmeyerek,
ihraç sayılan satış ve teslimlere uygun olarak yurt içinde tesliminin
yapıldığı, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 19. maddesinin 1.
fıkrasında diğer kanunlardaki vergi muaflık ve istisna hükümlerinin bu
vergi bakımından geçersiz olduğunun ve katma değer vergisine ilişkin
istisna ve muafiyetlerin ancak bu kanuna hüküm eklenerek veya bu ka-
nunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenebileceğinin hükme bağlan-
dığı, ithalat istisnası başlıklı 16. maddesinde de, katma değer vergi-
sinden müstesna olan teslim ve hizmetlerin belirtildiği, ihracatı teş-
vik belgesi kapsamında yapılan ithalatların bu madde kapsamına alınma-
dığı, bu nedenle Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Teşvik ve Uygulama
Genel Müdürlüğünün yazısına istinaden, 1615 sayılı Kanunun 176. madde-
si uyarınca faiz uygulanmak suretiyle katma değer vergisinin tahsiline
yönelik işlemin yasal olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmekte-
dir.
Uyuşmazlık, ihracatı teşvik belgesi kapsamında gümrük ve resim-
lerinden muaf olarak ithal edilen ham madde ve yardımcı maddelerin, i-
malinde kullanıldıkları mamulün ihraç edilmeyerek ihraç hükmünde yurt
içinde satılması durumunda, anılan eşyalara ilişkin katma değer vergi-
lerinin de muafiyet kapsamında sayılıp sayılmayacağı hususu ile sayıl-
maması halinde faiz uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tespitine i-
lişkindir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun "İthalat istisnası"
başlıklı 16. maddesinde, hangi teslim ve hizmetlerin vergiden müstesna
tutulacağı belirtilmiş olup, aynı kanunun 19. maddesinin 1. fıkrasında
da, "Diğer kanunlardaki vergi muaflık ve istisna hükümleri bu vergi
bakımından geçersizdir. Katma değer vergisine ilişkin istisna ve mua-
fiyetler, ancak bu kanuna hüküm eklenmek veya bu kanunda değişiklik
yapılmak suretiyle düzenlenir." hükmü getirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, 90/1 sayılı İhracatı ve Döviz Kazan-
dırıcı Faaliyetleri Teşvik Tebliğine istinaden düzenlenen ihracatı
teşvik belgesi kapsamında gümrük vergi ve resimlerinden muaf olarak
ithal edilen ham maddelere ilişkin katma değer vergisinin teminata
bağlandığı, anılan eşyaların imalinde kullanıldığı mamulün yurt içinde
Türkiye Elektrik Kurumuna satıldığı, taahhüt hesabının kapatılması sı-
rasında, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Teşvik Uygulama Genel Mü-
dürlüğünce ilgili gümrük müdürlüğüne yazılan yazıda eşyalara ait katma
değer vergisinin tahsil edilmesinin istenilmesi üzerine, ihracatı teş-
vik belgesine dayanılarak yapılan ithalatın kesin ithal hükmünde oldu-
ğu, başka bir deyişle ithale konu eşyanın fiilen ihraç edilmediğinden
bahisle anılan verginin faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğini bildi-
ren dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Olayda, teşvik belgesine dayalı olarak gerçekleştirilen itha-
lat, 3065 sayılı Yasanın yukarıda açıklanan 16. maddesi kapsamında bir
teslim sayılmadığı gibi, Katma Değer Vergisi Kanununda bu tür ithalat-
ların katma değer vergisinden muaf olduğuna ilişkin bir hükme de yer
verilmemiştir. Öte yandan diğer kanunlardaki vergi muaflık ve istisna
hükümlerinin katma değer vergisi bakımından geçersiz olduğu yolundaki
3065 sayılı yasanın 19. maddesinin 1. fıkrası karşısında, ithale konu
eşyaların katma değer vergisinden muaf tutulması söz konusu olmadığın-
dan, mahkemenin aksi yöndeki gerekçesi yerinde değildir.
Gecikme faizine gelince; 1615 sayılı Gümrük Kanununun 176 ncı
maddesinin 1 inci fıkrasında, eşyanın yurda ithali sırasında tahakkuk
ettirilip tahsili gereken vergiler için, nakitten gayri şekilde temi-
nat, taahhütname ve teminatlı borç senedi verildiği takdirde, bunların
kabulü tarihinden itibaren başlamak üzere geçen süreye ilişkin olarak,
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci
maddesine göre faiz tahakkuk ettirileceği belirtilmiştir.
İthalatın yapıldığı tarihte tahsili gereken işletme ihtiyacı
malzemelere ilişkin katma değer vergisinin yükümlü şirketten tahsili
yoluna gidilmeksizin teminata bağlanmış bulunması ve verginin ithal
tarihinde ödenmesi hususunda idarece yapılmış bir bildirim veya uyarı-
nın mevcut olmaması karşısında, vergilerin sonradan ödenmesinde yüküm-
lü şirketin kusurundan söz etmek mümkün değildir.
Bu nedenle, katma değer vergisinin geç ödendiği ileri sürülerek
yükümlü şirketten faiz istenilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kısmen kabulüne, vergi
mahkemesi kararının katma değer vergisine ilişkin kısmının bozulması-
na, katma değer vergisi için uygulanan gecikme faizine yönelik temyiz
isteminin reddine kararın bu kısmının onanmasına karar verildi.(MT/ES)

(DAN-DER; SAYI:92)



 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA