kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
YEDİNCİ DAİRE 1997 3240 1997 883 30/09/1997
 
YÜKÜMLÜLÜĞÜN BAŞLANGICI GÜMRÜK KANUNUNUN 3.MADDESİNİN 4.FIKRASI UYA-
RINCA VERGİDEN MÜSTESNA OLARAK YURDA SOKULAN VE KİRALAMA YOLUYLA DEV-
REDİLEN EŞYANIN VERGİ ÖDEME MÜKELLEFİYETİNİN KİRA SÖZLEŞMESİNİN YAPIL-
DIĞI TARİHTEN BAŞLADIĞI HK.<
... Giriş Gümrük Müdürlüğünde tescilli ... gün ve ... sayılı giriş be-
yannamesi kapsamında teşvik ve muafiyet belgelerine dayanılarak katma
değer vergisi ile gümrük vergi ve resimlerinden muafen ithal edilen ve
yükümlü şirkete ... tarihinde kiralanması nedeniyle doğan vergi borcu-
nun, eşyayı kiralayan şirketin iflas etmesinden dolayı bu şirketten
tahsil edilemediğinden bahisle, müteselsil sorumlu sıfatıyla yükümlü
şirketten tahsili amacıyla tahakkuk ettirilen gümrük vergi ve resimle-
rini; 1615 sayılı Gümrük Kanununun 3'üncü maddesinin 4'üncü fıkrasına
göre, yurda muaf olarak sokulan eşyayı satış veya devir suretiyle a-
lanların, bu eşyaya ait vergilerden tek başına ve müteselsilen sorumlu
tutulmaları gerektiği; olayda ise uyuşmazlık konusu eşyanın, kanunda
belirtilen manada satışı veya devrinin değil, kiralanması söz konusu
olduğundan ve kiralama olayının devir işlemi olarak nitelendirilmesi
mümkün olmadığından, ayrıca daha sonra iflas etmekle birlikte dava
dosyasında mevcut, İstanbul ili Bahçelievler İlçesi 2. Bölge Tapu Si-
cil Müdürlüğünün ... tarihli derkenarından anlaşılacağı üzere, halen
ithalatçı firma adına kayıtlı fabrika binasının aksamlarını teşkil e-
den ithal eşyasından kaynaklanan gümrük vergi ve resimlerinden davacı
şirketin tek başına ve müteselsilen sorumlu tutulmasına yasal olanak
bulunmadığı; kaldı ki Bakırköy 3. Asliye Hukuk Hakimliği'nin ... gün
ve 1992/563 sayılı kararında da belirtildiği gibi, kiralama işlemine
konu edilen ve ithal eşyalarının da aksamını teşkil ettiği fabrika bi-
nası ithalatçı şirketin mülkiyeti altında bulunduğundan, davalı idare-
nin bu malları haczederek amme alacağını tahsil imkanının da mevcut
olduğu gerekçesiyle kaldıran İstanbul 3. Vergi Mahkemesinin 1996/1256
sayılı kararının; 1615 sayılı Kanunun 3/4 ile 11/c maddesi ve 1991/2
sayılı tebliğin 29'uncu maddesinin son fıkrası uyarınca yeniden tahak-
kuk ettirilen gümrük vergi ve resimlerinin yükümlü şirketten aranılma-
sında isabetsizlik bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmekte-
dir.
... Giriş Gümrük Müdürlüğünde ... Kimya Sanayi A.Ş. adına tes-
cilli ... gün ve ... sayılı gümrük giriş beyannamesi ile ... gün ve
... sayılı muafiyet ve 30.11.1984 gün ve 8303/A sayılı teşvik belgele-
ri kapsamında gümrük vergi ve resimlerinden muaf olarak ithal edilen
makine ve teçhizatın, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığından izin
alınmadan ... tarihinde yükümlü şirkete kiralandığı, ardından, ... ta-
rihinde "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" düzen-
lendiği, daha sonra, ... tarihinde sona eren kira sözleşmesinin beş
yıl daha uzatıldığı, anılan eşyayı kiralayan şirketin ... tarihinde
iflas etmesi nedeniyle gümrük vergi ve resimlerinin ithalatçı şirket-
ten tahsil edilemediği, gümrük müfettişi tarafından düzenlenen ... gün
ve 1 sayılı cevaplı raporda; ithalat konusu eşyanın yukarıda sözü edi-
len satış vaadi sözleşmesi kapsamında satışa konu edildiği belirtil-
dikten sonra, tahakkuk ettirilen alacağa ilişkin olarak, ithalatçı ...
Kimya Sanayi A.Ş.'nin yanı sıra, eşyanın devredildiği ... tarihinin
vergi ödeme mükellefiyetinin başlangıç tarihi olduğu göz önünde bulun-
durulmak suretiyle, bu tarih itibarıyla gümrük vergi ve resimleri ye-
niden tahakkuk ettirilerek, 1615 sayılı Gümrük Kanununun 3'üncü madde-
sinin 4'üncü fıkrası uyarınca, müteselsil kefil durumundaki yükümlü
şirketten tahsil edilmesi gerektiğinin belirtilmesi üzerine, muafiyet
nedeniyle tahsil edilmemiş bulunan vergilerin yükümlü şirketten iste-
nildiği anlaşılmaktadır.
1615 sayılı Gümrük Kanununun 3'üncü maddesinin 4'üncü fıkrasın-
da, yurda muaf olarak sokulduğu halde, muafiyetten faydalanmayan şa-
hıslara veya yerlere satılan veya devrolunan veya muafiyetten fayda-
lanmayan hususlar için kullanılan eşyanın vergi ödeme mükellefiyeti-
nin, ilgililer tarafından gümrük idaresine yapılacak beyan tarihinde,
beyan yapılmamış ise devir veya satış tarihinde, bu tarih tespit edi-
lemiyorsa buna gümrük idaresince bilgi edinildiği tarihte başlayacağı;
bu suretle satılan veya devredilen eşyayı alanların, satanların, dev-
redenlerin veya muafiyetten faydalanmayan hususlar için kullananların,
bu eşyaya ait vergiler bakımından gümrüğe karşı tek başına ve mütesel-
silen sorumlu olacakları hükmü yer almış; aynı kanunun 11'inci madde-
sinde ise, gerek bu kanuna ve gerek özel kanunlara göre muaf olarak
ithal edilen her türlü eşyadan; tahsis edildikleri iş ve yerlerde on
yıl kullanıldıktan sonra muafiyetten faydalanmayan yerlere ve kişilere
satılan veya devrolunanlar için gümrük vergileri aranmayacağı hükmü
yer almıştır.
Türk Hukuk Kurumu tarafından hazırlanan Türk Hukuk Lügatı'nın
3'üncü baskısında "Devir"; bir hakkın bir şahıstan diğer bir şahsa ge-
çişini tamamlayan muamele olarak tanımlanmıştır.
Bu tanımdan bir menkul veya gayri menkulün bir bedel karşılı-
ğında satılması devir hükmünde olduğu gibi, karşılıksız olarak veril-
mesi veya bir bedel karşılığında eşya üzerindeki kullanma hakkının bir
başkasına verilmesinin de devir kapsamında olduğu sonucuna varılmakta-
dır.
Diğer taraftan 91/2 sayılı Yatırımların Döviz Kazandırıcı Hiz-
metlerin ve İşletmelerin Teşviki ve Yönlendirilmesi ile İlgili Tebli-
ğin 29'uncu maddesinin son fıkrasında teşvik belgesi kapsamında ger-
çekleştirilen tesislerin, yatırımın bütünlüğü bozulmadan Devlet Plan-
lama Teşkilatı Müsteşarlığının izni ile kiralanabileceği belirtilmiş-
tir.
Olayda, Savaş Kimya Sanayi A.Ş. tarafından gümrük vergi ve re-
simlerinden muaf olarak ithal edilen eşyanın ithalatçısı ile yükümlü
şirket arasında; biri ... tarihinde, diğeri ... tarihinde olmak üzere
beşer yıllık iki kira sözleşmesi yapıldığı ancak, yukarıda sözü edilen
tebliğ hükümlerine uyulmaksızın, yapılan kira sözleşmesi sonucu ithal
eşyasının fabrika binası ile birlikte kiralanmak suretiyle kullanma
hakkının yükümlü şirkete devredildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, muafen ithal edilen eşyanın on yıllık kullanma şar-
tı gerçekleşmeden, kullanma hakkının kiralama yoluyla devredildiği an-
laşılmakla, muafiyet nedeniyle askıya alınan vergi ve resimlerin müte-
selsil sorumlu sıfatıyla yükümlü şirketten istenilmesinde kanuna aykı-
rılık görülmemiştir.
Öte yandan, 1615 sayılı Gümrük Kanununun 86'ncı maddesinin 1.
fıkrasında da, "Kanuna göre alınması gereken gümrük vergisi ödenmeden
veya eksik ödenerek yurda sokulan eşyadan bu suretle hiç alınmamış ve-
ya noksan alınmış olan vergiler, eşyanın fiili ithal tarihinden itiba-
ren üç yıl içinde ilgili gümrüğünce yazı ile bildirilerek mükellefle-
rinden istenir." hükmüne yer verilmiştir.
Olayda, yatırım teşvik mevzuatı uyarınca yapılan yatırım nede-
niyle muafiyetten yararlandığı anlaşılan ithalatçı şirketin ithal et-
tiği eşyanın kiracısı durumundaki yükümlü şirketten gümrük vergi ve
resimlerinin istenmesinin nedeni; yükümlü şirketin, Gümrük Kanununun
11'inci maddesinde belirtilen 10 yıllık süre dolmadığı halde 91/2 sa-
yılı tebliğde öngörülen izin alma şartı yerine getirilmeden kiralama
yoluyla ithal eşyasının kullanım hakkını devralmasıdır.
Uyuşmazlıkta, eşyayı kiralayan Savaş Kimya Sanayi A.Ş. ile yü-
kümlü şirket arasında düzenlenen, noter tasdikli kira sözleşmesinin
... tarihinde akdedildiği anlaşılmakla, bu tarihin 1615 sayılı Gümrük
Kanununun 4'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasında sözü edilen vergi ödeme
mükellefiyetinin başladığı tarih olarak kabulü gerekir.
Bu durumda, ... tarihinde gerçekleştiği anlaşılan devir (kira-
lama) dolayısıyla, bu tarih itibarıyla ithalatçı şirketle birlikte yü-
kümlü şirket hakkında da takibata geçilmesi gerekirken, 1615 sayılı
Kanunun 86'ncı maddesiyle öngörülen üç yıllık süre geçtikten sonra,
... tarihinde tebliğ edilen vergilerin zaman aşımına uğradığı sonucuna
varılmakla, ek tahakkuku yazılı gerekçeyle terkin eden mahkeme kararı
sonucu itibarıyla yerinde görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddine, mahkeme kararı-
nın onanmasına, karar verildi.
KARŞI OY
1615 sayılı Kanunun 3'üncü maddesinin 4'üncü fıkrasına göre,
yurda muaf olarak sokulan eşyayı satış veya devir suretiyle alanların
tek başına ve müteselsilen sorumlu tutulmaları mümkün olup, olayda sa-
tış veya devir söz konusu olmadığından, keza kiralamanın da devir ola-
rak kabulüne olanak bulunmadığından davacı şirketin sorumluluğu da söz
konusu olamaz.
Bu itibarla ileri sürülen iddialar mahkeme kararının bozulması-
nı sağlayacak durumda bulunmadığından temyiz isteminin bu gerekçeyle
reddi gerekeceği oyu ile karara gerekçe yönünden katılmıyorum.
A Y R I Ş I K O Y
Temyiz başvurusu; bir başka şirket tarafından teşvik belgesi
kapsamında gümrük vergisinden muaf olarak getirilip davacı şirkete ki-
ralanan makine ve teçhizat dolayısıyla tahakkuk ettirilip sorumlu sı-
fatıyla davacı şirkete tebliğ olunan vergi ve resimlere yapılan itira-
zın reddine dair davalı idare işlemini iptal eden vergi mahkemesi ka-
rarının bozulması istemine ilişkindir.
Gümrük Kanununun 3'üncü maddesinin 4'üncü fıkrasının ilk parag-
rafında; yurda muaf olarak sokulduğu halde, muafiyetten faydalanmayan
şahıslara veya yerlere satılan veya devrolunan veya muafiyetten fayda-
lanmayan hususlar için kullanılan eşyanın vergi ödeme mükellefiyeti-
nin, ilgililer tarafından gümrük idarelerine yapılacak beyan tarihin-
de, beyan yapılmamış ise devir veya satış tarihinde, bu tarih tespit
edilemiyorsa buna gümrük idarelerince bilgi edinildiği tarihte başla-
yacağı; ikinci paragrafında da, bu suretle satılan veya devredilen eş-
yayı alanların, satanların, devredenlerin veya muafiyetlerden fayda-
lanmayan hususlar için kullananların bu eşyaya ait vergiler bakımından
gümrüğe karşı tek başına ve müteselsilen sorumlu olacakları açıklan-
mıştır.
Görüldüğü üzere; açıklanan 4'üncü fıkranın ilk paragrafı, muaf
olarak yurda sokulan eşyanın muafiyetten yararlanmayanlara satılması,
devri veya amacı dışında kullanılması durumunda, bu eşyayı yurda sokan
bakımından gümrük vergisi mükellefiyetinin başlayacağı tarihi düzenle-
mekte; ikinci paragrafı da, anılan eşyayı alanlara, satanlara, devre-
denlere ve amacı dışında kullananlara, bu eşyanın gümrük vergisi yö-
nünden asıl mükellefle birlikte sorumluluk getirmektedir. Başka anla-
tımla; ilk paragraf, eşyayı muaf olarak yurda sokanların düzenlemede
sayılan nedenlerle mükellefiyetinin başlangıç tarihini; ikinci parag-
raf ise, bu eşyanın gümrük vergisinden müteselsilen sorumlu olanları
göstermektedir.
İkinci paragrafta; anılan eşyayı muafiyetten yararlanmadığı
halde alanlar, satanlar ve devredenler bakımından müteselsil sorumlu-
luk, bu durumların meydana gelmesiyle doğduğu halde, muafiyetten fay-
dalanmayan hususlar için kullananlar için ise, bu kullanmanın gerçek-
leştiği tarihte doğmaktadır.
Kiracı, kira sözleşmesinin konusu olan eşyanın kullananıdır.
Kullanma, eşyanın gümrük vergisinden muaf olarak yurda sokulmasıyla
güdülen amaca uygun olduğu sürece, kiracı için müteselsil sorumluluk
doğması olanaklı değildir. Başka anlatımla; kiracı için ikinci parag-
rafta sözü edilen sorumluluk, eşyanın anılan amaca aykırı olarak kul-
lanıldığı tarihte doğabilecek niteliktedir.
Dosyada; kiracı durumunda bulunan davacı şirketin, teşvik bel-
gesi kapsamında getirilen makine ve teçhizatı teşvik belgesinde yazılı
koşullara aykırı olarak hangi tarihte kullandığına veya kullanmaya
başladığına dair bir tespit yoktur. Bu yüzden; mahkemece, bu husus a-
raştırılmadan verilen karar eksik incelemeye dayalıdır.
Bu nedenle, temyiz isteminin kabulü ile, açıklanan şekilde a-
raştırma yapılarak sorumluluk ve zaman aşımı hakkında yapılacak sapta-
malara göre karar verilmek üzere vergi mahkemesi kararının bozulması
gerektiği oyu ile çoğunluk kararına karşıyım. (MT/ES)

(DAN-DER; SAYI:95)


 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA