kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
ONUNCU DAİRE 1992 1441 1990 2871 16/04/1992
 
3091 SAYILI YASA UYARINCA YAPILACAK SORUŞTURMA VE İNFAZIN YAPILACAĞI
YER, GÜN VE SAATİNİN TARAFLARA TEBLİĞİ GEREKTİĞİ HK.<
Şikayetçiye ait tarla ile köy tüzelkişiliğine ait mer'ayı sürmek sure-
tiyle tecavüz ve müdahalede bulunduğundan bahisle davacının tecavüzü-
nün önlenmesi yolunda alınan kararın iptali istemiyle açılan dava sonu
cunda İdare Mahkemesince, dava ve işlem dosyalarının incelenmesinden,
idarece yaptırılan soruşturma sonucunda uyuşmazlık konusu taşınmaza
şikayetçinin malik ve zilyed olduğunun diğer taşınmazın ise, köy mera-
sı olduğunun, davacının söz konusu bu yerleri, traktörle sürdüğünün
anlaşıldığı, hernekadar davacı söz konusu taşınmazlara ilişkin adli
yargıda görülen dava olduğu, dolayısıyla, idarenin bu konuda karar ala
mayacağı iddiasında bulunmuş ise de, dava konusu işleme esas teşkil
eden 3091 sayılı Kanunun amacının, zilyedliğin korunmasına yönelik bu-
lunduğu, davacının ise men edildiği taşınmazlar üzerinde herhangi bir
zilyedliğinin olmadığı, zilyedliğin müşteki ile köy tüzel kişiliğine
ait olduğunun anlaşılması üzerine tesis edilen işlemde yasal isabet-
sizlik görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Davacı kararın temyizen incelenip bozulmasını istemektedir.
3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi
Hakkında Kanun'un 8.maddesinde, bu yasa uyarınca soruşturmanın yapıla-
cağı, kararın yerine getirileceği yer, tarih ve saatin taraflara teb-
liğ edileceği; şikayetçinin, varsa Kanuni vekilinin veya dilekçesinde
ismini belirttiği temsilcisinin; başvuru 3.maddenin 3.fıkrasına göre
yapılmış ise, köy muhtarı veya ihtiyar meclisi üyelerinden birinin,
soruşturmanın yapılması ve kararın yerine getirilmesi sırasında taşın-
maz malın başında bulunmasının zorunlu olduğu, mütecavize tebligat ya-
pılmaması halinde Kanunun 3 gün önceden alışılmış usullerle taşınmaz
malın bulunduğu köy veya beldede ilan edileceği, mütecaviz gelmezse
soruşturma ve kararın yerine getirilmesinin yokluğunda yapılacağı; yet
kili makamların, talebin esastan veya süreden reddine ilişkin karar ve
işlemlerinin, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere
duyurulacağı belirtilmektedir. Bu yasanın uygulanması konusunu düzenle
yen Yönetmeliğin 24. ve 25. maddelerinde de ayrıntılı düzenlemeler ya-
pılarak izlenecek usul açıklanmıştır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenleme, ortaya çıkan uyuşmazlığın çözümün-
de tarafların soruşturma sırasında hazır bulunmalarına önem gösterilme
sini gerektirmektedir. Böylece, taraflara, haklarını savunma ve uyuş-
mazlığın çözümüne yardımcı olarak bilgi ve belgelerin, soruşturma ile
görevli makamlara aktarabilme olanağı tanınmış olacaktır.
Dava ve işlem dosyalarının incelenmesinden, davacının kendisinin hazır
bulunmadığı, tek taraflı olarak yapılan soruşturma sonucu dava konusu
kararın alındığını iddia ettiği, taraflara soruşturma yer, gün ve saat
tinin imzaları alınmak suretiyle tebliğ edilmesi, tebligatın yapılma-
ması halinde 3 gün müddetle ilan yapılması ve bu konuda düzenlenecek
tutanakların gönderilmesi hususunun tahkik memurları tarafından taraf-
ların ikamet ettikleri köylerin muhtarlarına yazılı olarak bildirildi-
ği, bunun üzerine davalı durumunda bulunan diğer şahıslara tebligatın
yapıldığı, ancak davacının adresinde bulunmadığı, yeni ikamet ve iş ad
resi tesbit edilerek şerh konulduğu, fakat belirlenen bu yeni adresle-
re herhangi bir tebligat yapılmadığı, ilan yoluyla duyuruda bulunuldu-
ğuna ilişkin bir tutanak da olmamasına rağmen olay günü mütecaviz du-
rumunda bulunan davacının belirlenen gün, saat ve yerde hazır bulunul-
madığına ilişkin tutanak düzenlenerek işlem dosyasına konulduğu ve yok
luğunda soruşturmanın yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda yukarıda açıklanan yasal düzenlemenin aksine, tesis edilen
dava konusu işlemin, şekil yönünden mevzuata aykırılığı açık, olup, bu
işlemin iptali gerekirken açılan davanın reddi yolunda İdare Mahkeme-
since verilen temyiz konusu kararda isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanu-
nu'nun 49.maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, Samsun
İdare Mahkemesinin 15.3.1990 gün ve E:1989/4, K:1990/441 sayılı kara-
rının bozulmasına karar verildi.

CP/SE





 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA