kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
YEDİNCİ DAİRE 1986 1117 1985 1737 10/04/1986
 
BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ YAPTIRILMASI HAKKINDA MAHKEMECE RESEN VERİLMİŞ
BİR KARAR OLMAKSIZIN, YALNIZ DAVACININ İSTEĞİ ÜZERİNE BİLİRKİŞİ İNCELE
MESİ YAPTIRILMASI KARARLAŞTIRILMIŞ BULUNDUĞUNDA, DAVACININ GEREKLİ ÜC-
RETİ YAPTIRMAMASI HALİNDE MAHKEMENİN ÜCRETİ HAZİNEDEN KARŞILANMAK ÜZE-
RE İNCELEME YAPTIRMA ZORUNLULUĞU BULUNMADIĞI HK.<
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31.maddesinin yollamada bu
lunduğu Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 275.maddesine göre çözümü
özel ve teknik bir bilgi ve uzmanlık isteyen konuda re'sen bilirkişi
incelemesi yaptırılmasına karar verilir. Hakim bilirkişi yaptırılması
konusunda tarafların istemi ile bağlı bulunmadığı gibi dosyadaki bilgi
ve belgeler uyuşmazlığı çözümlemeye yeterli nitelikte ise bilirkişiye
başvurmadan da karar verebilir. Ancak her olayda olduğu gibi hakimin
vicdanı kanaatını oluşturan ve hükmün verilmesine götüren nedenlerinde
kararda açıklanması gerekir.
Olayda, davacının istemi üzerine vergi mahkemesince, 31.5.1984 günlü
ara kararı ile mahallinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar ve
rilmiş ve bu karar yükümlüye tebliğ edildiği halde gerekleri yerine ge
tirilmediğinden 27.9.1984 günlü kararla bilirkişi ücreti 2.kez isten-
miş, bu kararda 5.10.1984 gününde tebliğ edilmiş olmasına rağmen bilir
kişi ücreti yatırılmamıştır.
Davacının bilirkişi incelemesi yaptırılması yolundaki istemine rağmen
inceleme için gerekli gideri yatırmaması isteminden feragat edildiği
sonucunu doğuracağından vergi mahkemesince, takdir komisyonu tarafın-
dan vergisi uyuşmazlık konusu taşınmazların rayiç değerlerine etkili
tüm özelliklerini ve intikal tarihindeki gayrimenkul piyasasının duru-
mu araştırılarak rayiç değer takdir edildiği gözönünde tutulmak sure-
tiyle tarhiyatın onanması yolunda verilen kararda isabetsizlik görülme
miştir.
Herne kadar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31.maddesinin
gönderme bulunduğu H.U.M.K'nun 415.maddesinde "Re'sen icrası emrolunan
muamelelrin iltizam ettiği masrafları iki taraftan birinin veya ikisi-
nin tediye etmesine karar verilir ve bunun için takdir olunacak meblağ
mahkeme kalemine tevdi olunur.
Tayin olunan müddet içinde işbu muameleye ait masraf tediye olunamaz
ise ilerde icabedenlerden istifa olunmak şartıyla Devlet Hazinesinden
tediye olunmasına karar verilebilir" denilmekte ise de bu hükmün uygu-
lanması mahkemenin re'sen bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar
vermesi halinde mümkündür. Olayda mahkemece bu konuda re'sen karar ve-
rilmiş olmayıp davacının isteği üzerine bilirkişi incelemesi yaptırıl-
ması kararlaştırılmış bulunduğundan davacının gerekli ücreti yatırmama
sı halinde mahkemenin ücreti hazineden karşılanmak üzere inceleme yap-
tırma zorunluluğundan söz edilemez.
Yukarıda açıklanan nedenlerle yükümlü tarafından ileri sürülen iddia-
lar, vergisi uyuşmazlık konusu taşınmazların rayiç değerlerine etkili
tüm unsurların yeteri kadar açıklığa kavuşması nedeniyle tarhiyatın
onanması yolunda verilen temyiz konusu mahkeme kararının bozulmasını
gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz isteminin reddine, hük-
mün onanmasına karar verildi.
AZLIK OYU:
Davacı, murisinden intikal eden taşınmazların, veraset ve intikal ver-
gisi tarhiyatına esas olmak üzere takdir komisyonunca takdir olunan
değerin yüksek olduğunu ileri sürmüş ve bilirkişi incelemesi yaptırı-
larak, gerçek rayiç bedelin saptanmasını istemiştir.
Mahkemede isteme uygun olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasını ka-
rarlaştırdığı halde, davacının, yapılan iki tebligata rağmen tanınan
süre içinde mahkemeye başvurarak bilirkişi incelemesi için zorunlu gi-
derleri yatırmamak suretiyle davada ispat hakkını kendi fiili ile orta
dan kaldırdığı, davaya konu taşınmazlara işlem tarihine göre rayiç de-
ğere tesir eden bütün unsurlar gözönünde tutularak, takdir olunan de-
ğerde ve bu değer üzerinden yapılan tarhiyatta mevzuata aykırılık bu-
lunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20.maddesinin 1 nolu ben-
dinde, "Danıştay ile İdare ve Vergi Mahkemeleri, bakmakta oldukları da
valara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden yaparlar" hükmü yer
almıştır.
Uyuşmazlıkta maddi olayın saptanması için mahkemenin, tarafların iddia
ve savunmaları ile bağlı kalmayarak gerekli tüm incelemeleri kendili-
ğinden yapmasını öngören bu kural, İdari Yargılama Usulü ile özel hu-
kuk alanındaki uyuşmazlıkların çözümünde uygulanacak usul kuralları
arasındaki en önemli ve belirgin farklılığı teşkil eder.
Olayda; takdir komisyonunun belirlediği değerin yüksek olduğu ileri sü
rüldüğüne göre, uyuşmazlığın çözümü için veraset ve intikal vergisine
ilişkin taşınmazların rayiç bedelinin gerçeğe uygun olarak takdir edi-
lip edilmediğinin açıklığa kavuşturulması zorunludur. Bunun için bilir
kişi incelemesi gerekli olup tarafların bu yolda istemde bulunmalarına
da lüzum bulunmamaktadır.
Mahkeme başlangıçta yerinde bir görüşle bilirkişi incelemesine karar
verdiğine göre, bu iş için gerekli giderlerin H.U.M.Kanununun 415.mad-
desi uyarınca sağlanması gerekirken, yapılan tebligata rağmen davacı-
nın tanınan süre içinde gerekli parayı yatırmadığı gerekçesi ile maddi
olayın, yani matrahın saptanması için zorunlu ve gerekli bir inceleme-
nin ihmal edilmesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/1.
maddesine açıkca aykırılık teşkil eder.
Öte yandan, somut veriler belirtilmek ve emsal gösterilmek suretiyle
takdirin dayanağı açıkca gösterilmediğinden, takdir komisyonu kararın-
daki "taşınmazın kullanış biçimi, ana caddeye uzaklığı, belediye hiz-
metlerinden yararlanıp yararlanmadığı, arazilerin sulak veya susuz olu
şu, intikal tarihindeki taşınmaz piyasasının durumu değerlendirilerek
rayiç bedel takdir olunduğuna ilişkin açıklamalar soyut ifadelerden
ileri gidememektedir.
Mahkeme kararının bu gerekçelerle bozulması gerektiği görüşündeyim.
XX-Karara sonucu itibariyle katılmıyorum. Ancak gerekçede bilirkişi in
celemesine mahkemenin re'sen mi karar verdiği yoksa taraflardan biri-
nin isteği üzerine mi bunu kararlaştırdığı bakımlarından bir ayırım ya
pılmaktadır ki, sonuca varmak açısından böyle bir ayrım yapılmasına
karşıyım. Özet olarak ifade etmek gerekirse; bilirkişi incelemesine
mahkemece ister re'sen, ister talep üzerine karar verilmiş olsun, dava
da savunduğu fikir yahut vakıanın isbatı buna bağlı olan ve bundan do-
layı da inceleme masrafını ödemek durumunda bulunan tarafın bu masrafı
ödemekten kaçınması halinde mahkeme isbattan kaçınıldığı sebebiyle bu
sonuca göre karar vermekte haklıdır.
Zira;
1-) "Herkesin, iddiasını isbatla mükellef olduğu" kuralı, hukukun her
alanında geçerliliğini koruyan evrensel bir hukuki esastır. Müddei ken
di iddiasına temel olan vakaları isbat etmelidir. Roma hukukunda "el
heyyinetu'il müddei" formülüyle ifade edilen bu esas bu günde böyle-
dir. O kadar ki kamu hukukunun katı usul kuralları en fazla etkili ol-
duğu ceza hukuku alanında dahi "suç işlendiğinde ben suç mahallinde de
ğil de ayrı bir yerde idim" diyen sanığa bu iddiasını isbatlayacak şa-
hitlerinin kimler olduğu sorulur. Şahit gösteremiyorsa yahut "şahidim
var ama adını söylemiyorum" derse ve diğer delillerde iddiası yönde de
ğil ise hareketinin sonucuna katlanır.
2-) İdari Yargılama Usulü Kanununun 31.maddesinin göndermede bulunduğu
Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununda karşımıza çıkan ilk hüküm 414.madde
hükmü olup bu madde "iki taraftan her biri istimaını talep eylediği şa
hit ve ehlihibrenin veya talebine mebni kılınacak keşif ve sair muame-
lenin masrafını tediye ve buna kifayet ederek meblağı mahkeme veznesi-
ne tediyeye mecburdur. Hakim tarafından tayin olunacak müddet içinde
masrafı vermeyen taraf talebinde arfınazar etmiş addolunur." hükmünü
taşır 415.maddede zikredilen ve devlet hazinesinden tediye olunmasına
karar verebileceği belirtieln hallerin ilk koşulu maddenin başında da
açıklandığı gibi "Re'sen icrası emrolunan" bir muamelenin mevcut olma-
sıdır. Ceza hukukundaki otopsi ve benzeri durumlarla, adli ve idari
yargıdaki adli müzaharet halleri ile yasaların mutlaka yapılmasını em-
rettiği muameleler bir yana bırakırlırsa yasalarımızın hiçbirisinde ki
şilerin iddialarını isbat için devlet hazinesinden masraf ihtiyar edi-
lerek bilrikişi incelemesi yaptırılacağına dair emredici bir hükme
rastlanmaz.
3-) İdari Yargılama Usulü Kanununun 20.maddesindeki "danıştay il idare
ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit ince-
lemeleri kendilerinden yaparlar" hükmünün konu ile ilgisi yoktur. Çün-
kü bu hükmün kapsamı ve ne anlama geldiği zaten maddenin devamında
açıklanmaktadır. Maddenin devamında söylenen şudur; mahkemeler, lüzum
gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini
taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isterler, bunun için süre verir-
ler, haklı sebepler varsa süreyi sadece bir defa uzatırlar. İstek yeri
ne getirilmezse bunun karar üzerinde ne etki yapacağını önceden belir-
tirler. İstenen bilgiler devletin güvenliği v.b. ile ilgili ise idare-
nin yüksek kademesi bilgi ve belgeleri vermeyebilirler, gizli belgeler
taraflara incelettirilemez. İşte 20.maddedeki re'sen incelemenin şumu-
lü, yine madde gereği bundan ibarettir. Yani konunun bütünüyle anlaşıl
masına yönelik incelemedir.
4-) Talep olmasa dahi mahkeme davada sonuca ulaşabilmek için keşif ve
bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek görebilir ve buna karar verebi-
lir. Bu kararın anlamı; re'sen incelemeye girişmeyi değil, kişinin id-
diasını isbatlaması için delil getirmesini istemeyi ifade eder. Bunun
için de iddiasının isbatı böyle bir incelemeye bağlı olan taraf masra-
fı vermek durumundadır. Vermezse, iddiasını isbattan kaçınmış olur.
5-) İlgilinin (taraflardan iddiasına mesnet olacak kişinin) bilirkişi
masrafını yatırmadığı için neticei talebinin reddine dair adli ve ida-
ri yargıda yıllardan beri verilmiş pek çok karar vardır.
6-) Hiç kimsenin, mücerret iddiasını ileri sürdükten sonra bu iddiası-
nı isbat için kendisine terettüp eden işleri ve yükümlülüklerini yapma
yıp kenara çekilmeye hakkı olamaz. Aksi halin kabulü içinden çıkılmaz
hallere sebebiyet verir.
Bütün bu sebeplerle kararın gerekçesindeki re'sem yahut istem üzerine
bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olması açısından geti-
rilen ayrıma karşıyım

(DAN-DER; SAYI:64-65) BŞ/YÖ
 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA