kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
ALTINCI DAİRE 1990 170 1989 3319 26/02/1990
 
MAHALLİNDE YAPILAN KEŞİF VE BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ SONUCU DÜZENLENEN RA-
POR İLE DOSYADAKİ BELGELERİN İNCELENMESİNDEN BİR PAFTAYI TURİSTİK TE-
SİS KULLANIMINA AÇAN İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİNİN MEVZUATA AYKIRI OLDUĞU
ANLAŞILDIĞI GEREKÇESİYLE MAHKEMECE PLANIN TURİSTİK MOTEL İLE İLGİLİ
BÖLÜMÜ VE İNŞAAT RUHSATI İPTAL EDİLMİŞSE DE İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİNİN
BİR BÜTÜN OLARAK MEVZUATA AYKIRILIĞI SÖZKONUSU OLDUĞUNDAN İMAR PLANI
DEĞİŞİKLİĞİNİN TÜMÜNÜN İPTALİ GEREKTİĞİ HK.<
Dava, 13 paftayı turistik tesis kullanımına açan imar planı değişikli-
ğinin ve buna dayalı olarak taşınmaza turistik motel için verilen in-
şaat ruhsatının iptali isteğiyle açılmış, idare mahkemesince süre defi
yerinde görülmeyerek, yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu
düzenlenen raporda sonuç olarak imar planı değişikliğinde şehircilik
ilkeleri, planlama esaslara ve kamu yararına uygunluk bulunmadığı be-
lirtildiğinden, anılan rapora dayanılarak dava konusu inşaat ruhsatı
ve dayanağı olan imar planı değişikliğinin ruhsat konusu yerle ilgili
bölümünün iptaline karar verilmiş ve bu karar davalı ve müdahiller ta-
rafından temyiz edilmiştir.
Dava, 13 paftayı turistik tesis kullanımına açan imar planı değişikli-
ğiyle buna göre taşınmaza turistik motel için verilen inşaat ruhsatı-
nın iptali isteğiyle açılmış, yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi
sonucunda düzenlenen raporda da 13 pafta ile ilgili tüm plan değişik-
liği irdelenmiş olduğundan idare mahkemesince plan bütünlüğü ve bilir-
kişi raporu dikkate alınarak imar planı değişikliğinin 13 pafta ile
ilgili bölümünün tümüyle iptaline karar verilmesi gerekirken, davanın
değerlendirilmesinde hata yapılarak 6437 ada, 1.parsel sayılı taşınma-
za verilen inşaat ruhsatının ve dayanağı olan imar planının ruhsat ko-
nusu yerle ilgili bölümünün iptaline karar verilmesinde isabet görül-
memiştir.
İdare Mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu dü-
zenlenen raporda, "... 1984 planında dava konusu otelin de yer aldığı
paftaya batıda sahil boyunca genişliği 10-50 m.arasında değişen bir
plaj bandı önerilmiştir. Bu bandın en geniş kesimi dava konusu otelin
de yer aldığı alanda bulunmaktadır. Bu bölgede önerilen ve kuzey güney
yönünde uzanan parklar ve yine dava konusu alanın güney doğusunda ge-
nişleyerek kıyıdan doğuya doğru 70 m. genişliğinde bir açık alan oluş-
turmaktadır. Anılan parklar ile plaj arasında 7 m.genişliğinde bir ya-
ya yolu geçmektedir. Parkların batı sınırından kuzey-güney yönünde 12
m. genişliğinde bir toplayıcı yol geçmekte ve Çevre konut alanlarından
batı ve doğuya uzanan tali yollara açılmaktadır. Dava konusu alan çev-
resinde TAKS:0.20, KAKS:0.40 gibi düşük yoğunlukta bir yapılaşma öne-
rilmiştir. Yine aynı paftanın dava konusu yer ve çevresi incelendiğin-
de çevredeki konut alanlarının denizle ilişkisi 12 m.genişliğindeki
toplayıcı yola açılan tali yollara bağlanan 7 m.genişliğindeki yaya
yolları aracılığı ile gerçekleşmektedir. Sözkonusu dar geçitlerle de-
nize açılmayı sağlayan doku, yer yer, dava konusu otelin de konumlan-
dırıldığı alanda olduğu gibi plaj+park bütünlüğünce oluşturulan geniş-
leme ve toplanma alanları oluşturulmaktadır. Bu tür bir yaklaşma, ge-
rek birbirini izleyen tek düze yapı adalarından oluşan statik ve mono-
ton yapıyı kırdığı ve gerekse de denizden esen serinletici rüzgarların
yaya yollarından oluşan dar geçitler yanısıra böylesi bir geniş açık
alandan geçerek içerilere geçişini sağladığı için olumlu bir planlama
kararı olarak yorumlanmalıdır ... 1986 yılında onanan değişiklikle,
2M-1 nolu paftanın, özellikle kıyı ile 12 m.genişliğinde sahile para-
lel olarak kuzey-güney yön"nde uzanan toplayıcı yolun batısında kalan
bölüm arasında önemli planlama kararları getirilmiştir. Buna göre, çev
rede yine düşük yoğunluklu (0.20 TAKS, 0.40 KAKS) ayrık düzenli, bah-
çeli ve az katlı ikinci konut türü yapılardan oluşan bir çevre öneri-
lirken, sahilde plaj genişliği 30 m.den 20 m.ye indirilirken sahil ya-
ya yolu ile 12 m.genişliğindeki toplayıcı yol arasında kalan park tü-
müyle ortadan kaldırılarak yerine 3-3, katlı turistik tesisler öneril-
miştir. Bu değişiklik ile 1984 planı ile sahil boyunca sağlanan ve
ikinci konut park ve otoparklardan oluşan oranı kullanım kararlılığı
bir yana bırakılarak planın bu bölümündeki yapı ve arazi kullanım dü-
zeninin genel sistematiğinde yabancı kullanımlar getirilmiştir. Böyle-
likle ... imar planları kamu yararına olması gereken belgelerdir ...
Kamu yararı ise bir şehrin bütününü ilgilendiren bir konu olup, o şeh-
rin yaşayan mülk sahiplerinin kişisel çıkarlarının toplamına indirge-
nemez. Her ne kadar, davayı başlatan mülk sahiplerinin manzaralarının
kapanması konusu davayı başlatmaya yetmiş ise de sorun yerleşmenin bü-
tününü ilgilendiren bir konu olup kamu yararı veya kamu zararı bu öl-
çekte aranmalıdır. Bu çevrede ele alındığında ne imar planında plaj
yeri olarak ayrılan bir alanda otel inşa edilmesi kamu yararıyla öz-
deşleştirilebilir ne de bir kaç kent sakininin manzarasının kapanması
tek başına kamu zararına bir sonuç olarak değerlendirilebilir ... kuş-
kusuz, kamu yararına olması gereken imar planında yapılacak değişik-
liklerde Belediye Meclisinin kamu yararı açısından yeni gerekçeleri
ortaya koyması gerekir ... Bilirkişi kurulumuz eldeki mevcut belgele-
rin ışığı altında, dava örneğinde yukarıda sözü edilen noktanın dikka-
te alınmadığı ve plan değişikliği talebinin kamu yararı açısından ir-
delenmediği izlenimini edinmiştir... Dava konusu plan değişikliğiyle
kamuya açık alanların (plaj, park, otopark, yaya yolu) bir bölümü çev-
redeki yapılaşma koşullarının üstünde bir yapılaşma koşuluyla turizm
işlevine ayrılmaktadır. Bilindiği üzere, 3194 sayılı İmar Yasasının
İmar Planı Yapılması ve Değişikliklerine Alt Esaslara Dair Yönetmeli-
ğin imar planı değişikliğinde uyulması gereken esaslarla ilgili 21.
maddesinde, imar planlarındaki sosyal ve teknik alt yapı alanlarının
kaldırılması küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan de-
ğişikliklerinin zorunluluk olmadıkça yapılamayacağı, zorunlu hallerde
değişiklik yapılabilmesi için, kaldırılacak sosyal ve teknik alt yapı
alanına eşdeğer yeni bir alanın aynı bölge içinde ayrılması gerektiği
belirtilmektedir. Ayrıca motel için önerilen h=10.5 m. yüksekliğinin
bu motelin cephe aldığı, 7 m.lik yaya yolu ile ilişkisi, imar mevzua-
tının ilgili yönetmeliklerindeki bina yüksekliği yol ilişkisi için ön-
görülen ölçülerin üzerindedir. Dava konusu motel inşaatı, doğal özel-
likler açısından yakın çevrenin önemli bir kırılma noktasında yeralmak
tadır. Kıyı çizgisi bu noktaya kadar güney-kuzey aksında ilerlerken bu
noktada Kuzeybatı yönünde dönmekte ve küçük bir koy oluşturmaktadır.
1984 onay tarihli imar planında bu özelliğe dikkat edilmiş ve kıyının
bu doğal karakterini koruyucu bir planlama tavrı benimsenmiştir. Yine
planda dava konusu taşınmazın bulunduğu noktaya kadar, güney-kuzey yö-
nünde halka açık bir plaj önerilmiş ve bu plaj, çevresinde önerilen
yeşil alan ve otoparklarla desteklenmiştir. Yakın çevredeki konut alan
larında ise düşük ve sabit bir yapılaşma koşulu seçilmiştir. Plaj ala-
nı 1984 planında, 12m.lik toplayıcı yoldan otopark ve yeşil alanla ay-
rılmaktadır. Ayrıca plaj alanı boyunca uzanan 7 m.lik yaya yolu dava
konusu taşınmazın bulunduğu noktada kırılmakta, ve kuzey-batı yönünde
kıyıya paralel olarak ilerlemektedir. Bu yol konut dokusuyla kıyıyı ve
kıyıda yer alan yeşil alanları ayıran bir gezinti yolu niteliğindedir.
Bu planlama kararı yapılaşma alanlarıyla hakka açık plaj, yeşil alan
gibi açık alanları ayırması bakımından olumlu bir karardır. Gezinti
yolu özelliği taşıyan bu yaya yolu aynı zamanda kıyıya ulaşan yaya yol
larını topluyor olması nedeniyle toplayıcı yaya aksi niteliğindedir.
1984 planında kıyının doğal özelliklerini bağlı olarak bu yaya yolu
ile kıyı çizgisi arasında yapılaşma öngörülmemiş ve yaya yolu üzerinde
deniz yönünde vista olanakları yaratılmıştır. Ayrıca bu yaya yolu, 12
m.lik toplayıcı trafik aksine yaklaştığı dirsek noktasından itibaren
tatli bir meyille kuzey-batı yönünde yükselmektedir. Dava konusu imar
planı değişikliğinde ve buna bağlı olarak yapımı süren motel inşaatı
ile imar planında öngörülen ve yukarıda sözünü ettiğimiz planlama il-
kesi bozulmaktadır. 7 m.lik yaya yolunun 5960 sayılı konut adası ile
motel inşaatı arasından geçen bölümü bir gezinti yolu özelliğinden çı-
karak servis yoluna dönüşeceği kesindir. Dava konusu yapının sağında
ve solunda imar planı değişikliğiyle önerilmiş yeşil alanlar, herne
kadar kamuya açık gibi görünsede bu halindeki ve motel gibi bir kulla-
nımı çevreliyor olmaları nedeniyle, yapının yanında boğularak fiili
olarak kamuya açık olma özelliğini yitirmesi kaçınılmaz olacaktır.
Kaldı ki, imar planı değişikliğiyle öngörülen h+10.5m. yüksekliğine
kottan kazanılan katta eklenmekte ve çevredeki konut alanlarındaki ya-
pılaşma ve silüet özelliklerine uymayan bir yapı yüksekliği ortaya çık
maktadır. (Yaklaşık 14 m.) yapının bittiği zaman ne şekil olacağının
yaklaşık bir çizimle canlandırmasıyla elde edilen görünüş, en üst kot-
taki konutları ve ufuk çizgisini aşmaktadır. Bu haliyle, dava konusu
yapı, yeşil doku içinde kaybolan konut alanları ile tam bir tezat oluş
turmaktadır. Ayrıca bu yapı bir dokunun parçası değildir. Bir başka
deyişle yapı belli bir sürekliliği olan yeşil karakterli bir alanın
kilit noktasında tek başına durmaktadır. Yani tanımlanmış bir bütünün
parçası olmayıp, çevredeki yapılaşma düzenine ve estetiğine tümüyle
yabancı bir özellik taşımaktadır. Estetik ve silüet özelliklerine ek
olarak bu yapının otopark ve servis gereksinmelerinin nasıl sağlanaca-
ğı konusu belirsizdir. Büyük bir olasılıkla plan değişikliğinde yaya
yolu olarak gösterilen yollar kacınılmaz olarak bu amaç için kullanı-
lacak ve sonuçta 7 m.lik yaya yolunun daha önce sözü edilen süreklilik
özelliği bozulacak ve kamu yararına olmayan bor sonuç ortaya çıkacak-
tır. Sonuç olarak, belirkişi kurulumuz yapımı için ruhsat verilen tu-
ristik motel inşaatını da içeren imar planı değişikliği kararının şe-
hircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olmadığı
görüşüne varmıştır." denilmektedir.
Söz konusu bilirkişi raporu ile dava dosyasında yer alan bilgi ve bel-
gelerin incelenmesinden 13 paftayı turistik tesis kullanımına aşan da-
va konusu imar planı değişikliğinin şehircilik ilkeleri, planlama esas
ları ve kamu yararına uygun bulunmadığı sonucuna varıldığından, anılan
plan değişikliğinin 13 pafta ile ilgili bölümünün tümüyle iptali ge-
rekmektedir.
Açıklanan nedenle temyize konu İdare Mahkemesi kararında 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin 1.fıkrasında sayılan boz
ma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından bozma istemi yerinde görül-
meyerek anılan Mahkeme kararının yukarıda belirtilen gerekçenin ilave-
si suretiyle onanmasına karar verildi.

(MT/YÖ)
 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA