kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
ALTINCI DAİRE 1984 3194 1984 932 11/12/1984
 
1- DANIŞTAY'DA İLK DERECE VEYA TEMYİZEN GÖRÜLEN DAVALARDA VERİLEN KA-
RARLAR ÜZERİNE KARAR DÜZELTME İSTEMİ KABUL EDİLEREK ESKİ KARAR KALDI-
RILMAK SURETİYLE YENİ BİR KARAR VERİLMESİ HALİNDE YENİ KARARA KARŞI
KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNULABİLECEĞİ HK.
2- KORUNMASI GEREKLİ ÇOK ÖNEMLİ 1.GRUP ESKİ ESERLERDEN BELİRLENEN MAH-
MUTPAŞA CAMİİNİN DIŞ DUVARLARI VE ORJİNAL AVLUSUNUN İHYASI AMACIYLA
ÇİZİLEN SINIRLAR İÇİNDE KALAN 2.GRUP ESKİ ESERİN KAMULAŞTIRILMASINDA
MEVZUATA AYKIRILIK BULUNMADIĞI HK.<
İstem; taşınmazın Mahmutpaşa Camiinin orjinal avlusunun ihyası ve ese-
rin çevresinin bütünlüğü ve hizmete elverişliliğinin sağlanması amacıy
la kamulaştırılmasına ilişkin Vakıflar Genel Müdürlüğü İdare Meclisi
kararının iptali dileğiyle açılan davanın reddi yolunda Danıştay Altın
cı Dairesince verilen karar, davacının karar düzeltme istemi yerinde
görüldüğünden kaldırılarak işlemin iptali yolunda aynı Dairece verilen
kararın; düzeltilmesi isteminden oluşmaktadır.
"Danıştay Dava Daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Genel Ku-
rulları tarafından verilen kararlar hakkında, bir defaya mahsus olmak
üzere, kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde taraflarca ka-
rar düzeltilmesi isteminde bulunulabilir" kuralı İdari Yargılama Usulü
Kanununun 54.maddesinde yer almıştır. Yasanın bu hükmü ile, Danıştay'
ın ilk derece mahkemesi olarak ya da temyiz yeri olarak vermiş olduğu
kararların yasada belirtilen nedenlerle aynı kurul tarafından yeniden
incelenmesi, varsa, yapılmış hataların düzeltilmesi ve bunların gide-
rilmesi esası benimsenmiştir. Ancak, adli yargıda, Yargıtay özel daire
leri tarafından verilen kesin olmayan kararlara karşı temyiz yolu a-
çık olduğu halde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununu ile idari
yargı alanında bir ayrım yapıldığı, Danıştay'ın ilk derece mahkemesi
olarak vermiş olduğu kararlar hakkında, Kanun yollarının en önemlisi
olan temyiz yolunun kapalı tutulduğu da tartışmasızdır. Yargı alanları
arasında böylesine bir ayrımın varlığı ve bunun doğal sonucu olarak
"Kararın düzeltilmesi" yolunun idari yargı alanında ayrı bir önem ve
nitelik taşıdığı gözönünde tutulunca, Kanun koyucunun bu konudaki ger-
çek amacının belirlenmesi zorunluluğu kendiliğinden ortaya çıkmakta-
dır. Kanun koyucunun, davaların bir an önce sonuçlandırılmasını sağla-
mak amacıyla karar düzeltme yoluna başvurma sayısını sınırladığı açık-
tır. Ancak getirilen bu sınırlamanın, ortada "Aynı olan hukuka uygunlu
ğu tekrarlanıp doğrulanan, bir yargı kararı"nın var olamsı koşuluna
bağlı tutulduğu da belirgin bir biçimde ortadadır.
Yukarıda değinilen yasal durum karşısında, ilk derece mahkemesi olarak
veya temyizen Danıştay'da görülen davalarda verilen nihai kararlara
karşı yöneltilen karar düzeltilmesi istemlerinin; ileri sürülen sebep-
lerin geçerli olmaması ya da İdari Yargılama Usulü Kanununun 54.madde-
sinde yazılı sebeplerden hiçbirine uymaması nedeniyle reddi, ya da dü-
zeltme sebepleri geçerli görülüp de işin esasına geçilerek eski kara-
rın tekrarlanması hallerinde, karar düzeltme istemine konu yapılmış
olan daire ve kurul kararları hakkında ikinci kez karar düzeltilmesi
isteminde bulunulamayacağı kuşkusuzdur. Bu hallerde, ortada "aynı ka-
rar"ın var olması koşulu gerçekleşmiş ve bu kararların hukuka uygunlu-
ğu kesin bir biçimde doğrulanmış ya da tekrarlanmıştır. Artık o karar-
lar hakkında bir defa daha karar düzeltilmesi yoluna başvurulması ola-
naksızdır.
Olayda ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülen dava, Dairemi-
zin kararıyla oyçokluğuyla reddedilmiş, bu karar karşı yöneltilen ka-
rar düzeltme istemi oyçokluğuyla kabul edilerek ve işin esasına giri-
lerek dairemiz kararıyla dava konusu kamulaştırma işlemi oyçokluğuyla
iptal edilmiştir. Böyle bir durumda, İdari Yargılama Usulü Kanununun
54.maddesi hükmü işlerlik kazanması ve yeniden tesis edilmiş olan bu
karar hakkında karar düzeltilmesi yoluna başvurulabilmesi yasa koyucu-
nun güttüğü amacın doğal bir gereğidir. Çünkü, davalı idare tarafından
ileri sürülen kararın düzeltilmesi istemi" hukuka uygunluğu doğrulan-
mış ya da tekrarlanmış aynı karar değil, işin esasına girilerek yeni-
den tesis edilen ve tarafların hukuki durumlarını tümüyle değiştiren
kararına yöneliktir; ve bu karar sadece bir defa karar düzeltme istemi
ne konu olmuştur. Bunun yanı sıra yasa koyucunun; davaların bir an ön-
ce sonuçlandırılma olgusunu Hakkın Korunması ve Yargı kararlarının hu-
kuka uygun olması ilkelerinden daha önemli saydığı ve üstün tuttuğu da
düşünülemez. Karar düzeltme istemi sayısını sınırlayan İdari Yargılama
Usulü Kanununun 54.maddesi hükmü, yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen
haller yönünden etkili ve geçerlidir. Kanun koyucunun güttüğü gerçek
amaç budur. Dairemizce yeniden tesis edilmiş son karara karşı davalı
idare tarafından yöneltilmiş karar düzeltilmesi isteminin, sözü edilen
bu haller dışında kaldığı açık ve seçik ortadadır.
Bu nedenlerle, 2577 sayılı Yasanın 54.maddesinin 1.fıkrasının c bendi-
ne göre istemde bulunanın karar düzeltme istemi oyçokluğuyla yerinde
görüldüğünden Danıştay Altıncı Dairesi kararı kaldırılarak ve duruşma
yapılmasına gerek görülmeyerek işin esasına geçildi.
Dava, taşınmazın Mahmutpaşa Camiinin orjinal avlusunun ihyası ve ese-
rin çevresinin disiplin altına alınarak bütünlüğü ve hizmete elverişli
liğinin sağlanması amacıyla kamulaştırılmasına ilişkin Devlet Bakanın-
ca onaylanan Vakıflar Genel Müdürlüğü İdare Meclisi kararının iptali
isteğiyle açılmıştır.
Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde,
özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir bölümünü
kanunla gösterilen esas ve usullere göre kamulaştırmaya yetkilidir.
1710 sayılı Eski Eserler Kanununun 12.maddesinde, "Kaynağı Vakıf olan
ve çeşitli sebeplerle kısmen veya tamamen tüzel ve özel kişilerin eli-
ne geçmiş bulunan taşınmaz eski eserlerle tarihi ve tabii anıtların ka
mulaştırılmaları, ilgilisi dolayısıyla Vakıflar Genel Müdürlüğünce",
23.7.1983 gününde yürürlüğe giren 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlık-
larını Koruma Kanununun 15.maddesinde de "menşei Vakıf olup çeşitli
sebeplerle kısmen veya tamamen gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetine
geçen korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının ve bunların ko-
runma alanlarının kamulaştırılmaları, Vakıflar Genel Müdürlüğünce ya-
pılır" hükümleri yer almıştır.
Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 17.10.1975 günlü,
261 sayılı kararında da, Mahmutpaşa Camiinin korunması gerekli çok ö-
nemli eski eserlerden olduğu, bu camiin dış duvarları ve orjinal avlu-
sunun ihyası amacıyla çizilen sınırlar içindeki özel mülkiyete ait par
sellerin kamulaştırılması gerektiği belirtilmiş olup, anılan kurul ka-
rarının geçerliliğini koruduğu dava dosyasının incelenmesinden anla-
şılmaktadır.
Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunca II.grup eski eser
olarak belirlenen dava konusu taşınmazın öteden beri, I.grup eski eser
olarak tescil edilmiş olan Mahmutpaşa Camiinin avlusu içinde yer aldı-
ğı ve koruma alanı içinde kaldığı çekişmesizdir. Şu hale göre, sonra-
dan gerçek kişilerin mülkiyetine geçmiş bulunan bu taşınmaz eski eseri
kamulaştırma yetkisi yukarıda değinilen Yasa hükümlerinden kaynaklan-
makta olup, davalı idarenin sözü edilen taşınmazı Mahmutpaşa Camiinin
orjinal avlusunun ihyası ve eserin çevrenin disiplin altına alınarak
bütünlüğü ve hizmete elverişliliğinin sağlanması amacıyla kamulaştırıl
masında mevzuata aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan; 4.11.1983 gününde kabul edilen ve 8 Kasım 1983 günlü Resmi
Gazetede yayınlanan 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun geçici 1.madde-
sinin birinci fıkrası hükmü ile bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce
verilmiş olan kamu yararı ve kamulaştırma kararları geçerli sayılmış,
ancak, henüz kıymet takdir edilmemiş olan işlerde, kıymet takdiri iş-
lemleri ile sonraki işlemlerin bu Kanun hükümlerine göre yürütülmesi
öngörülmüştür.
2942 sayılı Kanunun geçici 1.maddesinin 2.fıkrasında yer alan "Bu Kanu
nun yürürlüğe girmesinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanma-
mış davalarda bu Kanun hükümleri uygulanır" kuralının ise, 1.fıkra hük
müyle saklı tutulan ve geçerli sayılan işlemler dışındaki işlemler hak
kında uygulanabileceği açıktır; bu açıklık, konuya ilişkin ayrıntılı
bir açıklamayı gereksiz kılmaktadır.
Bu davada, kamu yararı kararı ile kamulaştırma kararının ve yasalarda
belirtilen biçim ve ölçülere uygun şekilde belirlenen kıymet takdiri-
nin ve kamulaştırmaya ilişkin tebliğ işleminin 6830 sayılı yasanın yü-
rürlükte bulunduğu bir sırada alınmış ve yapılmış olduğu çekişmesiz-
dir. Böyle bir durumda, 2942 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden önce
gerçekleştirilmiş olan işlemlerin, 6830 sayılı yasa hükümlerine tabi
olduğu ve geçerliliklerinin yukarıda değinilen fıkra hükmüyle korundu-
ğu kuşkusuzdur.
Açıklanan nedenlerle davanın reddine oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54.maddesinin 1.fıkrasın-
da; Danıştay Dava Daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Genel
Kurulları tarafından verilen kararlar hakkında belirli süre ve haller-
de, bir defaya mahsus olmak üzere kararın düzeltilmesinin istenebilece
ği kuralı konulmuş, 3.fıkrasında yer alan; aynı yasanın 15.maddesi
uyarınca ilk inceleme üzerine verilen kararlar hakkında düzeltme istem
lerinin kabul edilerek davaya yeniden bakılması ve esas hakkında karar
verilmesi halinde de karar düzeltilmesi isteminde bulunulabileceği hük
müyle de sözü edilen kuralın tek istisnası belirlenmiş olduğuna göre
bu durumun dışında hangi gerekçeye dayanılırsa dayanılsın daha önce
kullanılmış olan kararın düzeltilmesi yoluna bir daha başvurulması müm
kün değildir.
Aksi düşünce, sözü edilen maddenin 1.fıkrasında genel olarak amaçlandı
ğı çoğunlukla öne sürülen durumun bir bölümünü içeren olasılığın aynı
madde içinde ayrı bir fıkra olarak bir kez daha öngörülmesinin nedeni-
ni bulmayı ve açıklamasının yapılmasını isabetsiz kılar. Çünkü sözü
edilen 3.fıkradaki halin, çoğunluğunu dayandığı ilke ve gerekçelere bu
dosyadaki durumdan daha da uygun olduğu açıktır. Öte yandan yasama ha-
tasından ve tekrardan söz etmek de doğru bir değerlendirme olmaz.
İkinci kez yapılan kararın düzeltilmesi isteminin; öncelikle anılan
yasa maddesinin 1.fıkrasındaki "...bir defaya mahsus olmak üzere ...
kararın düzeltilmesi istenebilir." kuralına aykırı olması nedeniyle,
ayrıca aynı yasanın 22.maddesinin 2.fıkrası hükmü uyarınca da; kararın
düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen hususlar İdari Yargılama Usulü
Kanununun 54.maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirine uymadığından red-
di gerektiği oyu ile karara karşıyım.


BŞ/YÖ





 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA