kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
BEŞİNCİ DAİRE 1996 3528 1993 5749 19/11/1996
 
DAVALI MALİYE BAKANLIĞINCA YAYGIN VE YOĞUN VERGİ DENETİMİ SONUÇLARINI
GÖSTERİR İSTATİSTİKİ BİLGİLERDEN HAREKETLE YENİ BİR EĞİTİM PROGRAMI
DÜZENLENİP, BAŞARILI OLANLARIN VERGİ YOKLAMASINDA GÖREVLENDİRMESİNDE
YASAYA AYKIRILIK BULUNMADIĞI HK.<
Davacının Anayasaya aykırılık itirazı ile Maliye Bakanlığının
usule ilişkin itirazları yerinde görülmediği gibi davanın açıldığı ta-
rihte dava konusu işlemle davacının menfaatinin ihlal edilmiş bulunma-
sı iptal davası açılabilmesi için yeterli bulunduğundan, dava açıldık-
tan sonra davacının kendi isteği ile memuriyetten ayrıldığından bahis-
le davanın konusunun kalmadığı yolundaki Uşak Valiliği iddiası da ye-
rinde görülmeyerek işin esasına geçildi:
Dava, vergi memuru olan davacının özel yoklama yetki belgesinin
iptal edilmesine ilişkin işlemin ve Uşak Defterdarlığınca yeniden özel
yoklama yetki belgesi verilecek kişilerin belirlenmesi amacıyla açılan
sınavın ve bu işlemlerin dayanağı olan Maliye Bakanlığının 18.5.1993
ve 23.6.1993 günlü genel yazılarının; Maliye Bakanlığının 213 sayılı
Vergi Usul Kanununun 127. maddesi hükmü gereğince özel yoklama yetki
belgelerini iptal etme yetkisinin bulunmadığı, ancak yetkilere sınır-
lama getirebileceği, sözüedilen Bakanlık emirlerinde ayrım yapılmadan
denetime çıkanların bilgisiz ve yetersiz olduğu belirtilerek tüm yetki
belgelerinin iptal edildiği ve yeniden özel yoklama yetki belgesi ve-
rilecek kişilerin tesbiti için açılan sınava bazılarının çağrılmadığı,
öte yandan eğitime çağrılacak personel sayısında bir sınırlama geti-
rilmediği halde sınırlı sayıda kişinin eğitime çağrıldığı ve çağrılan-
ların tesbitinde de objektif davranılmadığı, bu nedenle uygulamanın A-
nayasanın 10. maddesine aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle
açılmıştır.
Anayasanın 11. maddesinin 2. fıkrasında Kanunların Anayasaya
aykırı olamayacakları, 115. maddesinin 1. fıkrasında, Bakanlar Kurulu-
nun, kanunun uygulanmasını göstermek veya emrettiği işleri belirtmek
üzere, kanunlara aykırı olmamak şartıyla tüzükler çıkarabileceği, 124.
maddesinin 1. fıkrasında ise, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel
kişilerinin kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzükle-
rin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla
yönetmelikler çıkarabilecekleri hükme bağlanmak suretiyle Anayasa, ka-
nun, tüzük ve daha alt hukuk kuralları arasındaki hiyerarşi ortaya ko-
nulmaktadır. Buna göre, alt hukuk kuralları olan genelge ve yönetme-
liklerin tüzük, kanun ve Anayasaya aykırı hükümler taşımaması gerek-
mektedir. Aksi takdirde üst norma aykırılığı sözkonusu olan alt normun
hukuksal dayanağı bulunduğundan sözedilemez.
Dava dosyasının incelenmesinden, 31.12.1985 günlü, 18970 sayılı
Resmi Gazetede yayımlanan 168 sıra Nolu VUK Genel Tebliğinde Bakanlık-
ça özel yoklama yetki belgesi ve yoklama yetki belgesi verilecek olan
yoklama memurları ile yoklama işi ile görevlendirilenlerin hangi konu-
larda yetkili olduklarının belirlendiği; Gelirler Genel Müdürlüğünün
6.2.1986 günlü, 1996/1 sıra Nolu İç Genelgesi ile de, yoklama yetki
belgesi ve özel yoklama yetki belgesi verilecek memurların seçimi ve
görevlendirilmeleri hususundaki yöntemin açıklandığı; Bakanlığın bu
talimatları doğrultusunda Vergi Dairesi Müdürleri ve Malmüdürleri ta-
rafından seçilerek Defterdarlıklara bildirilen memurların 15 günlük
eğitime tabi tutularak başarılı olanlara özel yoklama yetki belgeleri-
nin verildiği; bu arada Uşak Vergi Dairesi Müdürlüğünde vergi memuru
olan davacıya da 1986/1 sayılı VUK İç Genelgesine göre ilk yapılan se-
miner sonucunda başarılı olması üzerine özel yoklama yetki belgesinin
verildiği ve denetimlere katıldığı; ancak yaygın ve yoğun vergi dene-
timi sonuçlarını gösterir istatistiki bilgilerden, denetimlerin iste-
nilen düzeyde ve etkinlikte olmadığı ve bu denetimlerde görevli perso-
nelin bilgi, beceri ve vergi uygulaması yönünden yetersiz olduğunun
anlaşılması üzerine, yaygın ve yoğun vergi denetimlerinin daha bilgi-
li, etkin ve devamlı bir şekilde yürütülmesi için bu denetimlere katı-
lacak personelin yeniden seçilmesi ve görevlendirilmesi hususundaki
18.5.1993 günlü, 32025 sayılı genel yazının hazırlanarak valiliklere
bildirildiği; bu talimattan hareketle Bakanlıkça hazırlanan ve yine
valiliklere gönderilen 23.6.1993 günlü, 39446 sayılı yazı üzerine Uşak
Defterdarlığınca Vergi Dairesi Müdürlüğü ve Malmüdürlüklerinden, yazı-
da belirtilen nitelikleri taşıyan ve 1986/1 sıra nolu iç genelge esas-
larına uygun personelin bildirilmesi ve Defterdarlıkça açılan seminere
katılmalarının istenildiği; seminer ve sınav sonucunda başarılı olan
personel için özel yoklama yetki belgelerinin düzenlenerek ilgili mü-
dürlüklere teslim edildiği, daha önceden verilen yetki belgelerinin i-
se iptal edilerek vergi dairelerince ilgililerden geri alındığı; bu a-
rada davacının Uşak Defterdarlığınca açılan eğitim ve eğitim sonucu
yapılan sınava çağrılmadığı ve bu nedenle bakılan davanın açıldığı
anlaşılmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 127. maddesinde; yoklamadan
maksadın, mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıt-
ları ve mevzuları araştırmak ve tesbit etmek olduğu belirtilerek, mad-
dede beş bent halinde sayılan yetkilerin hangilerinin ne şekilde ve
hangi hallerde kullanılacağını belirlemeye, yoklamaya yetkili olanla-
rın bu husustaki görev ve yetkilerini sınırlamaya Maliye Bakanlığının
yetkili olduğu vurgulanmıştır.
Vergi yükünün adeletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının
sosyal bir amacı olup, bu amacın gerçekleştirilebilmesi, vergi deneti-
minin yeterli düzeyde ve etkinlikte yapılmasına bağlıdır. Bu bakımdan
yukarıda anılan hükümle Maliye Bakanlığına maddede belirtilen yetkile-
rin kullanılması ve yoklamaya yetkili olanların bu husustaki görev ve
yetkilerinin sınırlandırılması konusunda takdir yetkisi tanınmıştır.
Her ne kadar yoklamaya yetkili olanların eğitilmesi ve özel yoklama
yetkisi belgesi verilecek kişilerin belirlenmesi konusunda maddede a-
çıklama bulunmamakta ise de; bu yetkiyi kullanacak olanların Maliye
Bakanlığında görevli olmalarının gerekli bulunması nedeniyle, maddede
belirlenen görev ve yetkilerin kullanılabilmesi için ilgili kişilerin
seçimi ve eğitilmesi hususundaki yetkinin de Maliye Bakanlığının yet-
kileri içinde bulunduğunun kabulü zorunludur.
Bu durumda, Maliye Bakanlığının, yaygın ve yoğun vergi denetimi
sonuçlarını gösterir istatistiki bilgilerden hareketle daha önce yap-
tığı eğitim programına göre belirlediği personelin bilgi, beceri ve
vergi uygulaması yönünden yetersiz olduğunun anlaşılması sonucu, bu
davaya konu edilen genelgeleri çıkarmak suretiyle mevcut yetki belge-
lerini iptal etmesinde ve yeni bir eğitim programı düzenleyip bu eği-
timde başarılı olanları vergi yoklamasında görevlendirmesinde yasaya
aykırılık bulunmamaktadır.
Davanın davacının eğitime çağrılmamasına ilişkin kısmına gelin-
ce; her ne kadar davacı kendisinin eğitime çağrılmadığından hareketle
... Valiliğince bu eğitim sonucunda yapılan sınavların iptalini iste-
miş ise de, davacının kendisinin eğitime ve bunun sonucu olarak da sı-
nava çağrılmasını amaçladığı sonucuna varılarak bu hususun incelenmesi
zorunlu görülmüştür.
Olayda Maliye Bakanlığınca yapılan düzenlemeye dayanılarak,
vergi denetiminde görevlendirilecek personel Uşak Valiliğince saptan-
mış ve bu kişilerin eğitimden geçirilerek eğitim dönemi sonunda yapı-
lan sınavda başarılı olanlara özel yoklama yetki belgesi verilmiş ise
de, eğitime kimlerin katılacağı hususunda objektif kıstasların bulun-
madığı hususu da gözönünde bulundurulduğunda, davacının eğitime çağ-
rılmamasının nedenlerinin idarelerce somut bilgi ve belgeyle açıklana-
madığı anlaşıldığından, davanın davacının eğitime çağrılmamasına iliş-
kin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın davacının özel yoklama yetki bel-
gesinin iptali yolundaki işlem ile ... Defterdarlığınca açılan sına-
vın ve bu işlemlerin dayanağı olan 18.5.1993 ve 23.6.1993 günlü genel
yazıların iptali isteminin reddine, davanın davacının eğitime çağrıl-
maması yolundaki işleme ilişkin kısmının ise iptaline karar verildi.
(MT/NÇ)
(DAN-DER; SAYI:93)





 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA