kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
ÜÇÜNCÜ DAİRE 1986 2333 1986 1139 26/11/1986
 
DOKTORLARA AİT KAZANCIN HESAPLANMASINDA YÜKÜMLÜ İFADELERİ İLE PROTOKOL
KAYITLARI VE HASTA İFADELERİ DE DİKKATE ALINMAK SURETİYLE MUAYENE EDİ-
LEN HASTA SAYISI SAPTANMADAN VE DEFTERLERE KAYDEDİLMEYEN HASILAT FARKI
BULUNDUĞU HUSUSUNDA BİR TESPİT YAPILMADAN VARSAYIMLARA DAYANILARAK MAT
RAH FARKI BULUNAMAYACAĞI HK.<
Yükümlünün 1981 dönemine ilişkin hesaplarının incelenmesi sonucu, ken-
di ifadesine dayalı tutanağa göre ilgili yılda tatiller hariç 285 gün
çalıştığını, bazı günler 6-7 hastanın geldiğini, bazı günler hiç gelme
diğini ifade etmiş olması karşısında günde ortalama 3 hasta muayene
edebileceğinden hareketle yıl içinde 855 hasta muayene ettiği sonucuna
varılarak ve muayeneye gelen hastalardan 500 TL. evlerine gittiği has-
talardan 1000 TL. ücret aldığı yolundaki ifadesinden hareketle ortala-
ma 950 TL.üzerinden yıllık hasılatın hesaplandığı ve yükümlü beyanı
ile karşılaştırılarak bulunan matrah farkı üzerinden yapılan tarhiyatı
onayan, kaçakcılık cezasını ağır kusura çeviren vergi mahkemesi kararı
nın temyiz istemine konu edildiği anlaşılmaktadır.
213 sayılı Vergi Usul kanununun 2365 sayılı Kanunun 22.maddesiyle deği
şik 134.maddesinde, Vergi incelenmesinden maksadın, ödenmesi gereken
vergilerin doğruluğunu araştırmak, tesbit etmek ve sağlamak olduğu hük
me bağlanmıştır.
Serbest meslek mensubu olan doktorlarla ilgili olarak, doğru ve gerçe-
ğe yakın bir şekilde hasılat hesaplaması yapılabilmesi için yükümlü
ifadesi, protokol kayıtları ve hasta ifadesi gibi verilerle muayene
edilen hasta sayısının kesinlik taşıyacak şekilde saptanması gerekir.
Bu tür faaliyetlerde esas unsur muayene edilen hasta olduğuna göre,
muayene edilen hasta sayısı kesin şekilde saptanmadan doğru bir hası-
lat hesaplaması yapılması olanaksızdır.
Yükümlünün 1981 yılına ilişkin hesaplarının incelenmesi sonucu maddi
delile dayanılarak defterlerine kaydetmediği herhangi bir hasılat sap-
tanmadığı gibi, defterlerine kaydettiği hastalar dışında hasta muayene
ettiği de kesin olarak saptanmamıştır.
Yükümlü bazı günler 6-7 hasta muayene ettiğini, bazı günler ise hiç
hasta muayene etmediğini ifade etmiştir. Bu ifade her gün 3 hasta mua-
yene ettiği anlamına gelmeyeceğinden, bu şekilde bir hesaplama varsa-
yımdan öteye gitmez.
Bu bakımdan, yükümlünün yıl içinde muayene ettiği hasta sayısı saptan-
madan, bir takım varsayımlarla hasılat hesaplaması sonucu bulunan mat-
rah farkı üzerinden, yapılan cezalı tarhiyatta ve tarhiyatın ağır ku-
sur cezalı olarak onanması yolunda verilen vergi mahkemesi kararında
yasaya uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, vergi dairesi temyiz isteminin reddine, yükümlü
temyiz isteminin ise kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının bozulmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin 2.fıkrası
uyarınca cezalı tarhiyatın iptaline karar verildi.
KARŞI OY:
Evde muayene edilen hasta sayısının defter kayıtlarında gösterilenden
fazla olduğuna dair bir bulgu veya mükellefin kendisine ilzam eden bir
beyanı olmadığından, mükellefin beyanına dayanan ve azami surette lehi
ne hareketle bulunmuş olan matrah farkının bu esasa göre tadili gere-
kir.
Bu nedenle mükellef temyiz isteminin kısmen kabulü gerektiği görüşüyle
çoğunluk kararının bu bölümüne katılmıyorum.



BŞ/EK



 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA