kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
VERGİ DAVA DAİRELERİ 1994 212 1993 149 03/06/1994
 
ALACAKLARIN TAHSİLİ SIRASINDA BANKANIN EDİNDİĞİ TAŞINMAZ SATIŞINDAN
ELDE EDİLEN KAZANCIN KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNUN GEÇİCİ 10.MADDESİ KAP-
SAMINA GİRDİĞİ VE VERGİDEN MÜSTESNA OLDUĞU HK.<
Kurum, alacaklarını tahsil için yaptığı icra takipleri sonucunda edin-
diği gayrimenkullerinden bir kısmını, 1987 yılında satarak elde etmiş
olduğu kazancı sermayesine ilave etmiştir. 1987 yılı işlemlerinin in-
celenmesi üzerine, bu satışlardan doğan karların 5422 sayılı Kurumlar
Vergisi Kanununun 3332 sayılı Kanunla değişik geçici 10.maddesindeki
Kurumlar Vergisi istisnasından yararlanamayacağı görüşüyle vergilendi-
rilmesi önerilmiştir. Bu öneri doğrultusunda tarh edilen kaçakçılık
cezalı Kurumlar Vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davada İstan-
bul 1.Vergi Mahkemesi, K:1992/1696 sayılı Kararıyla; 3332 sayılı Yasa-
nın 14.maddesinde; tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hissele-
rinin veya gayrimenkullerinin 1987, 1988 ve 1989 yıllarında satışından
doğan kazançların tamamının, satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine
ilave edilmesi şartıyla Kurumlar Vergisinden müstesna olduğunun hükme
bağlandığı ancak, menkul kıymet veya gayrimenkul ticareti ile uğraşan
kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından
elde ettikleri kazançların istisna kapsamı dışında tutulduğu, hisse
senedi, tahvil, para ve döviz gibi menkul kıymetlerin ticareti ile
uğraşan yükümlü kurumun alacaklarının tahsili sırasında edinmek zorun-
da kaldığı gayrimenkuller "emtia" niteliğinde olduğundan, bu satıştan
sağlanan kazancın Kurumlar Vergisinden istisna edilmeyeceği ancak,
matrah farkının oluşum şekline göre yükümlü Kurumun kasıtlı davranma-
dığı anlaşıldığından, kaçakçılık cezası yerine kusur cezası uygulana-
bileceği gerekçesiyle kesilen fazla cezayı kaldırmıştır.
Kararın taraflarca temyizi üzerine Danıştay Dördüncü Dairesi
K:1992/5473 sayılı Kararıyla; 3332 sayılı Yasada satışı yapılan taşın-
mazların iktisap şekli yönünden herhangi bir ayrım yapılmadığından, bu
satıştan elde edilen kazancın Kurumlar Vergisine tabi tutulamayacağı
gerekçesiyle yükümlü Kurumun temyiz istemini kabul ederek kararı boz-
muş, vergi dairesi müdürlüğünün temyiz istemini reddedmiştir. Vergi
dairesi müdürlüğünün kararın düzeltilmesi istemi ise süre aşımı yö-
nünden reddedilmiştir.
Bozma kararına uymayan İstanbul 1.Vergi Mahkemesi 22.6.1993 gün ve
K:1993/1090 sayılı kararıyla, hizmet ağırlıklı menkul ticaretiyle
uğraşan yükümlü Bankanın alacaklarının takip ve tahsili sırasında e-
dindiği gayrimenkullerinin satışı yoluyla elde ettiği kazancın menkul
kıymet ticaretiyle bağlantılı olduğu ve istisna kapsamı dışında kaldı-
ğı gerekçesiyle ilk kararında direnmiştir.
5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3332 sayılı Yasanın 14.madde-
siyle değişik Geçici 10.maddesinde; tam mükellefiyete tabi kurumların
iştirak hisselerinin veya gayrimenkullerinin 1987, 1988 ve 1989 yılla-
rında satışından doğan kazançların tamamının satışın yapıldığı yılda
kurum sermayesine eklenmesi, anonim şirketler yönünden, sermaye artı-
rımı nedeniyle çıkarılacak hisse senetlerinin nama yazılı olması ve en
geç altı ay içinde borsaya kote ettirilmesi şartıyla, sermayeye ekle-
nen bu kazançların Kurumlar Vergisinden müstesna olduğu, menkul kıymet
veya gayrimenkul ticareti ile uğraşan kuumların bu amaçla ellerinde
bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançların ise
istisna kapsamı dışında kaldığı hükme bağlanmıştır.
3332 sayılı Yasanın 1.maddesinde bu Yasanın amaçları arasında anonim
şirketlerin sermaye yapılarının güçlendirilmesine de yer verilmiş ve
bu amacın gerçekleştirilmesi için, şirketlerin ellerinde bulundurduk-
ları iştirak hisselerinin ve gayrimenkullerinin satılmasıyla elde edi-
len kazancın vergisiz olarak sermayeye eklenmesine olanak tanınmıştır.
Her ne kadar, 3182 sayılı Bankalar Yasasının 50.maddesine göre banka-
lar, bazı istisnalar dışında, alacaklarının tahsili sırasında edinmek
zorunda kaldıkları gayrimenkulleri üç yıl içinde zaten elden çıkarmak
zorunda ise de; bu tür satışlardan sağlanan kazancın sermayeye eklen-
mesi öngörülmemiştir. Yine Bankalar Yasasının 49 ve 50.maddelerine gö-
re Bankaların ticaret amacıyla emtia ve gayrimenkul alım ve satımı
yapmaları mümkün değildir. Vergi Mahkemesinin K:1992/1696 sayılı kara-
rından, İstanbul 3.Vergi Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi
sonucu Bankanın fiilen de menkul ve gayrimenkul ticaretiyle uğraşmadı-
ğının saptandığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, edinim şekline bakılmaksızın, kurumların sahip oldukları
gayrimenkullerin satışından elde ettikleri kazançlar, Kurumlar Vergisi
Yasasının Geçici 10.maddesi uyarınca, belli koşulların yerine getiril-
mesi kaydıyla, açıkça vergi dışında tutulduğundan, maddede yazılı ko-
şulları yerine getirdiği ihtilafsız olan bankanın alacaklarının tahsi-
li sırasında edindiği gayrimenkullerin satışından sağladığı kazanç
vergiden müstesna olup, aksi yoldaki direnme kararı yasaya uygun de-
ğildir.
Vergi Mahkemesinin ilk kararına karşı vergi dairesince yapılan temyiz
başvurusu reddedilerek kararın kaçakçılık cezasının kusur cezasına dö-
nüştürülmesine ilişkin kısmı kesinleştiğinden, mahkemenin direnme ka-
rarının aynı yönden yeniden temyizen incelenmesine olanak yoktur.
Açıklanan nedenlerle, Kurumun temyiz isteminin kabulü ile İstanbul 1.
Vergi Mahkemesinin direnme kararının bozulmasına, Vergi Dairesi Müdür-
lüğünün temyiz isteminin reddine karar verildi.
KARŞI OY:
Uyuşmazlık, yükümlü kurumun (bankanın) alacaklarını tahsil için yaptı-
ğı icra takipleri sonucunda edindiği gayrimenkullerinden bir kısmını
satarak elde etmiş olduğu kazancı sermayesine ilave etmesinin 5422 sa-
yılı Kanunun 3332 sayılı Kanunla değişik geçici 10.maddesindeki istis-
nadan yararlanmasını gerektirmeyeceği neden gösterilerek salınan ka-
çakçılık cezalı Kurumlar Vergisinden kaynaklanmıştır.
Kurumlar Vergisi Kanununun 3332 sayılı Kanunla değişik geçici 10.mad-
desinde; tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya
gayrimenkullerinin 1987 yılında satışından doğan kazançların tamamının
satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilmesi, anonim şir-
ketler yönünden sermaye artırımı nedeniyle çıkarılacak hisse senetle-
rinin nama yazılı olması ve en geç altı ay içinde borsaya kote etti-
rilmesi şartıyla sermayeye eklenen bu kazançların kurumlar vergisinden
müstesna olduğu, şu kadar ki, menkul veya gayrimenkul ticaretiyle uğ-
raşan kurumların, bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satı-
şından elde ettikleri kazançların istisna kapsamı dışında olduğu, ku-
ralına yer verilmiştir.
Bu hükmü Kurumlar Vergisi Kanununa ilk kez getiren 2970 sayılı Kanunun
madde gerekçelerinde bu (6.MD.) için, "Tam mükellef kurumların bağlı
değerlerinin ekonomik faaliyetlerinde daha etkin bir şekilde kullanıl-
masına imkan sağlamak amacıyla bu kurumların ellerinde bulundurdukları
... gayrimenkullerinin satışından doğan kazançların ... sermayelerine
ilave edilmesi şartıyla kurumlar vergisinden istisna edilmiştir." den-
mektedir.
Gerekçede de görüldüğü gibi hükmün amacı bağlı değerleri nakde çevirip
onu da sermayeye ekletmek ve böylece işletmelerin likiditesini güçlen-
dirmektedir.
Bankaların krediden dolayı alacaklarına karşılık edindikleri taşınmaz-
ları üç yıl içinde nakde çevirmeleri 3182 sayılı Bankalar Kanununun
50.maddesi gereği zorunluluk olarak getirilmiştir. Bu madde hükmü uya-
rınca bankalar anılan yolla elde ettikleri taşınmazları belli bir sü-
re içinde elden çıkarmak zorundadırlar. Kanunla getirilmiş böyle bir
zorunluluğu yerine getirirken vergi kanunlarının kimi istisnalarından
yararlanmak Kurumlar Vergisi Kanununa getirilen istisna hükmünün ama-
cını aşmak anlamına gelir. Hatta bu istisna hükmünü zorlamak olur.
Dolayısiyle yükümlü kurumun bu istisnadan yararlanmaması gerekir.
Bu nedenlerle vergi mahkemesinin direnme kararına yönelik temyiz iste-
minin reddi gerekeceği görüşü ile aksi yöndeki çoğunluk kararına
katılmıyoruz.




(MT/ES)



 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA