kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
DÖRDÜNCÜ DAİRE 1994 1878 1993 2649 07/06/1994
 
KENDİ NAM VE HESABINA İNŞAAT VE ONARMA İŞİ YAPANLARIN GEÇİCİ VERGİ
ÖDEMESİ GEREKTİĞİ HK.<
Arsa payı karşılığı inşaat işi yapan davacı adına 1991 takvim yılı Ge-
lir Vergisi beyannamesinde geçici vergi beyanı bulunmadığından bahisle
salınan geçici vergi ile kesilen kaçakçılık cezasına karşı açılan dava
yı; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa 3505 sayılı Kanunun 15.maddesiy-
le eklenen mükerrer 120.maddede Geçici Vergiye ilişkin esasların belir
lendiği ve aynı kanunun 42.maddesi kapsamına giren kazançların geçici
vergiden müstesna olduklarının hükme bağlandığı, mezkur 42.ve devamın-
daki maddelerde ise, birden fazla yıla sirayet eden inşaat ve onarım
işiyle uğraşanların işin niteliğinden dolayı gerçek kazançlarını işin
devam ettiği yıllarda belirleme imkanına sahip olmamaları nedeniyle
kar ve zararlarını işin bittiği yılda tesbit etmek ve tamamını o yılın
gelirleri olarak beyan etmek olanağına sahip kılındıkları, bu itibarla
birden fazla yıla sirayet eden inşaat ve onarım işi üstlenenlerin üst-
lendikleri işin resmi ya da özel iş olmasının 42.maddenin uygulanması
açısından ayrım yapılmasını gerektirmeyeceği cihetle arsa karşılığında
daire inşaatı üstlenen davacının faaliyetinin 42.madde kapsamına girdi
ği ve dolayısıyla da geçici vergi ödemekle yükümlü olmadığı gerekçesiy
le kabul ederek cezalı tarhiyatı terkin eden İzmir Birinci Vergi Mahke
mesinin 14.6.1993 gün ve 1993/574 sayılı kararının; taahhüt işi olmak-
sızın kendi nam ve hesabına inşaat işi yapan davacının faaliyetinin Ge
lir Vergisi Kanununun 42.maddesi kapsamına girmeyeceği ileri sürülerek
bozulması istemidir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun sözü edilen 42.maddesi, birden faz-
la takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde, kazancın tes
bit esaslarını özel şekilde düzenlemiş, diğer faaliyetlerin aksine ka-
zancın yıllık olarak değil işin sonunda tesbit edileceğini açıklamış-
tır. Kanun sonraki maddelerinde, konuyla ilgili diğer özellikleri be-
lirtmiştir. Bu arada Kanunun 43.maddesinde, müşterek genel giderlerin
ve amortismanların, çeşitli işler nedeniyle dağıtılması konusu düzenle
nirken, tahsil olunan "istihkak bedelleri" nin bir ölçü olarak kulla-
nıldığı görülmektedir. Kanunun 94.maddesinde de 42.madde şumulüne gi-
ren işler dolayısıyla bu işleri yapanlara ödenen "istihkak bedelleri"
nden söz edilmektedir. Bu düzenlemeler, 42.maddede öngörülen rejimin
uygulanmasında inşaat ve onarım işinin başkası hesabına, bir taahhüt
uyarınca yapılması gereğini ortaya koymaktadır. Zira istihkak bedeli
ödemesi, bir taahüde bağlı olarak yapılan inşaat ve onarım işlerinde
söz konusu olabilir.
Bir kimsenin satmak üzere, kendi nam ve hesabına yaptığı özel inşaat-
tan dolayın alıcıdan tahsil ettiği bedel, istihkak bedeli değil, ancak
satış bedeli olarak isimlendirilir ve 42.madde kapsamında mütalaa edi-
lemez. Satışın arsa payı üzerinden yapılıp inşaatın alıcı ile aktedi-
len inşaat sözleşmesine göre tasarlanması da bu sonucu değiştirmez. Zi
ra özel inşaatlar hangi şartlarla yürütülürse yürütülsün, fiilen yapı-
lan iş inşa edilen dairelerin satışından ibarettir. Bu tür inşaatların
herhangi bir kıymet imali ve satışından farkı bulunmadığından, kazanç
tesbitinin yıllık olarak ve maliyetle satış bedeli karşılaştırılmak su
retiyle yapılması gerekir. İnşaatın bağımsız bölümleri, muhtelif yıl-
larda satıldığında, satılan kısımla ilgili kazancın, satışın yapıldığı
yılda tesbiti ve beyanı gerekecektir.
Bu durumda, kendi nam ve hesabına inşaat yapıp sattığı hususunda uyuş-
mazlık bulunmayan davacının, yıllara sirayet eden inşaat ve onarım işi
yaptığı kabul edilemeyeceğinden hakkında 193 sayılı Gelir Vergisi Kanu
nunun 42.maddesi hükmünün uygulanmasına olanak bulunmadığı cihetle ay-
nı kanunun mükerrer 120.maddesi uyarınca beyan edilen matrah üzerinden
geçici vergi tarhiyatı yapılabileceği doğaldır.
Diğer taraftan, davacı ilgili yıl beyannamesinde yapmış olduğu inşaa-
tın mezkur 42.madde kapsamına girdiği ve bu nedenle Geçici Vergiden mu
af olduğundan bahisle geçici vergi matrahını beyan etmeyerek bu vergi-
nin zamanında tahakkukuna bulunmakla adına ceza uygulanması yerinde
ise de, tarhiyatın davacının beyannamesindeki bilgilerden faydalanıl-
mak suretiyle yapılması nedeniyle davacıya vergi kaçırma kastı izafe
edilemeyeceğinden kaçakçılık yerine kusur cezası kesilmesi gerekmekte-
dir.
Açıklanan nedenlerle Vergi Dairesi Temyiz isteminin kabulüyle İzmir
Birinci Vergi Mahkemesinin 14.6.1993 gün ve E:1992/1032, K:1993/574 sa
yılı kararının bozulmasına karar verildi.

ŞT/ES
 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA