kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
SEKİZİNCİ DAİRE 1988 113 1987 836 18/02/1988
 
YARGILAMA SONUNDA HÜKÜM GİYİLMESİ DURUMUNDA ANAYASAL HAK OLAN EĞİTİM
VE ÖĞRENİM HAKKINDA KISITLAMA YAPILABİLECEĞİ, BU HAKKIN AKLANMA KARARI
ALINMASI KOŞULUNA BAĞLI TUTULARAK ÖNLENEMEYECEĞİ HK.<
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 3.sınıfında öğrenci iken tutuk-
landığı için isteği üzerine kaydı dondurulan davacının tutukluluk du-
rumunun sona ermesinden sonra kaydının açılması ve öğrenim olanağı sağ
lanması yolundaki isteminin; yargılaması sonunda kesinleşmiş aklanma
kararı aldıktan sonra durumunun tekrar görüşüleceği gerekçesiyle red-
dine ilişkin işlemin iptali isteğiyle açılan davada; yasa ve ilgili
yönetmelik kurallarında yargılama sonunda hüküm giyenlerin Anayasal
hak olan eğitim ve öğrenim haklarından kısıtlama yapılabileceği, dava-
cının durumunun ise buna uymadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin ip-
taline ilişkin İdare Mahkemesi kararının; Yükseköğretim Kurulunun ilke
kararı uyarınca davacının isteğinin kabulü olanağı bulunmadığı ve Fa-
külteden çıkarmayı gerektiren suçtan yargılanmakta olan davacının yar-
gılama sonunda alacağı karara göre durumunun belli olacağı ileri sürü-
lerek 2577 sayılı yasanın 49.maddesine göre temyizen incelenerek bozul
ması istenilmektedir.
İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu
ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasa-
sının 49.maddesinin 1.fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlı-
dır.
İdare Mahkemesince verilen kararın dayandığı gerekçe usul ve yasaya
uygun olup, bozulması gerektiren başka bir neden de bulunmadığından,
temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına karar verildi.
AZLIK OYU:
Davacının devlete karşı işlediği ileri sürülen bir suçtan dolayı 1981
yılından 1985 yılına kadar tutuklu kaldığı, bu dava sonuçlanmamakla
birlikte 1985 yılında salıverildiği bellidir.
Davacının tutukluluk halinin sona ermesi yargılamada aklandığı veya
aklanacağının kesinleştiği anlamına gelmemektedir. Bir sanığın işledi-
ği suça ve ceza yasalarına göre alabileceği en fazla cezaya göre tutuk
lu kaldıktan sonra mahkeme kararı ile salıverildiği bilinmektedir.
Dört yıldan fazla bir süredir mahkeme kararı ile tutukluluk hali sür-
dürülen davacının sırf tutukluluk halinin sona erdirilmesine dayanıla-
rak ceza davası sonunda aklanacağını kabule olanak yoktur.
Aksine bu kadar uzun bir süre mahkemece tutukluluk hali sürdürülen da-
vacının bu durumu, disiplin cezası yönünden suçu işlediğine karine
oluşmaktadır.
Bu nedenle İdare Mahkemesinin kararının bozulması gerekeceği oyu ile
karara karşıyım.





(MT/YÖ)


 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA