kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
ÜÇÜNCÜ DAİRE 1998 1997 1997 1803 28/03/1998
 
MADDİ OLAYIN YANLIŞ NİTELENDİRİLMESİ SONUCU VERİLEN KARARDA YASAL İSA-
BET BULUNMADIĞI HK.<
Toprak mahsulleri ticareti ile uğraşan davacı şirketin 1989 takvim yı-
lına ilişkin işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen inceleme rapo-
runa dayanılarak adına re'sen salınan kurumlar ve geçici kurumlar ver-
gileri ile kesilen kaçakçılık ve özel usulsüzlük cezalarına karşı açı-
lan davayı; davacı şirket tarafından dava dilekçesinde her ne kadar
randıman ve fire oranlarıyla ilgili iddialarda bulunulmuş ise de, in-
celemenin randıman ve fire dikkate alınarak yapılmadığının anlaşıldı-
ğı, kaydi envanter incelemesi ile ilgili olarak bir iddiada bulunulma-
dığından, inceleme sonucu bulunan matrah farkının mahkemelerince de
yerinde görüldüğü, tespit edilen matrah üzerinden salınan kurumlar
vergisinde yasal isabetsizlik görülmediği, matrah farkının defter ve
belgeler üzerinden tespit edilmesi nedeniyle olayda kaçakçılık kasdıy-
la hareket edilmediği sonucuna varıldığından kurumlar vergisine bağlı
olarak kesilen kaçakçılık cezasının kusura çevrilmesi gerektiği, yü-
kümlülerin beyannamelerinde hesapladıkları vergi üzerinden fon ödeme-
leri gerektiği, buna göre ikmalen ve re'sen yapılacak tarhiyatlarda
ayrıca fon hesaplanmasına olanak bulunmadığından re'sen salınan fon
payı ile buna ilişkin olarak kesilen cezanın kaldırılması gerektiği,
geçici verginin yılın vergisinden mahsup edilmek üzere ödenen peşin
vergi niteliğinde olduğu, olayda vergi incelemesi sonunda dönem ka-
zancı yeniden tespit edilerek vergi tarhedildiği için ayrıca geçici
vergi salınamayacağından cezalı geçici vergi tarhiyatının kaldırılması
gerektiği, yapılan kaydi envanter sonucu ... lira tutarındaki mahlıç
pamuk ve pamuk çekirdeği hasılatının belgesinin düzenlenmeyerek kayıt
dışı bırakıldığı, ... lira tutarındaki çiğitli pamuk alışının alış
belgesinin olmadığı ve toplam ... lira tutarındaki çırçırlama ameliye-
siyle ilgili giderlerin belgesinin alınmaması nedeniyle kesilen ...
lira özel usulsüzlük cezasına karşı dava dilekçesinde yapılan tespit-
lerin hatalı olduğu yolunda ileri sürülmüş bir iddiada bulunulmadığın-
dan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353/1.maddesine göre kesilen özel
usulsüzlük cezasında yasal isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle kıs-
men kabul ederek salınan kurumlar vergisi ile kesilen özel usulsüzlük
cezasını onayan, kurumlar vergisine bağlı olarak kesilen kaçakçılık
cezasını kusura çeviren, fon payı, geçici kurumlar vergisi ile bunlara
bağlı olarak kesilen kaçakçılık cezalarını kaldıran Manisa Vergi Mah-
kemesinin 22.1.1997 gün ve 1997/34 sayılı kararının; Ege Bölgesi Sana-
yi Odası Meclis kararlarındaki fire yüzdeleri dikkate alındığında, or-
tada matrah farkının kalmayacağı ileri sürülerek bozulması istemidir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20.maddesinin bi-
rinci bendinde, Danıştay ile İdare Vergi Mahkemelerinin, bakmakta ol-
dukları davalara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden yapacak-
ları hükme bağlanmakla İdari Yargılama Usulü Hukukunda re'sen araştır-
ma ilkesi benimsenmiş bulunmaktadır.
Madde hükmü uyarınca, İdari Yargı yerleri, uyuşmazlık konusu o-
layın hukuki nitelendirmesini yapmak, olaya uygulanması gereken hukuk
kuralını belirlemek ve sonuçta hukuki çözüme varmak yönlerinden tam
bir yetkiye sahiptirler. İdari Yargı yerleri buna ek olarak olayın
maddi yönünü belirleme noktasından da her türlü inceleme ve araştırma-
yı kendiliklerinden yapabilirler. İddia ve savunmalarda ortaya konan
maddi durumun gerçeğe uygun olup olmadığını serbestçe araştırabilir-
ler. Tarafların hiç değinmedikleri olayları ve maddi unsurları araş-
tırmaya yönelebilecekleri gibi maddi olayın çözümü için gerektiğinde
bilirkişi incelemesi de yaptırabilirler.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu tarhiyatın dayanağı ince-
leme raporunda, inceleme elemanınca, pamuk çırçırlama işi ile uğraşan
davacı şirketin 1989 takvim yılına ait defter ve belgelerinin kaydi
envanter yoluyla incelendiği, ayrıca 1 kg çiğitli pamuktan ortalama
400 gr mahlıç pamuk elde edileceği ve pamuğun çekirdeğinden ayrılması
sırasında %1,25 fire vereceği görüşüyle yapılan hesaplamalar sonucunda
matrah farkının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından randıman
ve fire oranları ile ilgili olarak ileri sürülen iddiaların, vergi
mahkemesince idari yargıda re'sen araştırma ilkesi uyarınca konu hak-
kında teknik bilgiye sahip kişi ve kuruluşlardan sorularak araştırıl-
ması ve elde edilen bilgilere göre kaydi envanter sonucunun kati ola-
rak tespiti amacıyla da bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna gö-
re karar verilmesi gerekirken, incelemenin randıman ve fire oranları
nazara alınarak yapılmadığı, kaydi envanter çalışmasıyla ilgili bir
iddiada da bulunulmadığı gerekçesiyle maddi olayın yanlış nitelendi-
rilmesi sonucu kurumlar vergisi tarhiyatının onanması yolunda verilen
kararda yasal isabet görülmemiştir.
Diğer taraftan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü madde-
sinin olay tarihinde yürürlükte bulunan 1 inci fıkrasında, verilmesi
ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile
serbest meslek makbuzlarını vermeyen ve almayanlardan her birine, her
fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ve serbest meslek makbuzu i-
çin bu belgelere yazılması gereken meblağın fıkrada belirlenmiş olan
oranı ölçüsünde özel usulsüzlük cezası kesileceği düzenlenmiş bulundu-
ğundan, yapılan fiili envanter sonucu; envanter kayıtlarında görülmek-
le beraber işletmede mevcut olmaması nedeniyle satıldığı halde fatura-
sının düzenlenmediği kabul edilen ya da envanter kayıtlarında görülme-
mekle beraber işletmede mevcut olması nedeniyle satın alındığı halde
faturasının alınmadığı kabul edilen emtia için özel usulsüzlük cezası
uygulanmış olması hallerinde; faturanın alınmadığı ve verilmediği hu-
susu ile faturayı almayan ve vermeyenleri saptayan somut ve hukuken
geçerli bir tesbit bulunmadığı, uygulanan ceza kanunun bu cezayı bağ-
ladığı fiile değil sadece inceleme elemanının böyle bir sonuca ulaşmış
olmasına dayandırıldığı cihetle kanuna uygun bulunmadığından kesilen
özel usulsüzlük cezasının onanmasına karar verilmesinde de hukuka u-
yarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulüyle belirtilen hu-
suslarda araştırma yapıldıktan sonra yaptırılacak bilirkişi inceleme-
sinin sonucuna göre karar verilmek üzere Manisa Vergi Mahkemesinin
1997/34 sayılı kararının bozulmasına, karar verildi.
A Y R I Ş I K O Y
X- 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 30 uncu maddesinde re'sen
vergi tarhı; "vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve
belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan
hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi ince-
lemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporla-
rında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunma-
sıdır." denilmek suretiyle tanımlandıktan sonra maddenin vergi matra-
hının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçü-
lere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığının kabul edileceği halleri
sayan bentleri arasında "Defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikala-
rın, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek
derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih
bulunmaması" ve "Tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen be-
yannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması" halle-
rine de yer verilmiştir.
Bu hükümler, öncelikle defter kayıtları ve bunlarla ilgili ve-
sikaların incelemesini, bu kayıt ve vesikalarda vergi matrahının doğru
ve kesin olarak tespitini engelleyen noksanlık, usulsüzlük ve karışık-
lıklar bulunuyorsa bunların, beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadı-
ğına dair delil bulunuyorsa bunun açıkca ortaya konulmasını, bu sapta-
madan sonra da matrahın takdirine geçilmesini öngörmüştür.
Uyuşmazlık konusu olayda ise, yukarıda değinilen inceleme ve
tespit yapılmamış, delil bulunmamış, inceleme elemanı, işletmenin uğ-
raş konusunu ve bu konuyu vergi matrahının oluşumu yönünden etkileye-
bilecek olan bir kısım verileri ele alarak yaptığı randıman hesaplama-
sı sonuçlarını işletme kayıtları ile karşılaştırmak ve işletme hasılat
kayıtlarının bu sonucu yansıtmadığını söylemek suretiyle kanunda bu-
lunmayan ve özü itibariyle kişisel kanaate ve karinelere dayalı yeni
bir re'sen takdir sebebi yaratmıştır.
Açıklanan nedenlerle olayda kanunun aradığı anlamda bir re'sen
takdir sebebi bulunmadığından, vergi mahkemesi kararının belirtilen
gerekçe ile bozulmasına karar verilmesi gerektiği görüşü ile kararın
gerekçesine katılmıyorum.
A Y R I Ş I K O Y
XX- 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353/1. maddesi hükmü uya-
rınca özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için madde metninde sayılan
belgelerin verilmediğinin ve alınmadığının belirlenmesi gerekli ve ye-
terli görülmektedir.
Olayda, toprak mahsülleri ticareti ve pamuk çırçırlama işiyle
uğraşan davacının işyerinde yapılan kaydi envanter sonuçlarına göre
bir kısım emtia alışı için fatura alınmadığı, bir kısım satışlara da
fatura düzenlenmediği, ayrıca bir kısım pamuk çırçırlama ücretinin
belgesini almadığı saptanmıştır.
Usulüne uygun olarak uygulanan bu yöntemle ortaya çıkarılan
sonuçların herhangi bir varsayıma, kabule, şahsi ve indi değerlendir-
meye dayanmadığı, defter kayıtlarındaki rakamsal verilerle tespit edi-
len somut, matematiksel sonuçları ifade ettiği açık bir şekilde görül-
mektedir.
Böyle olunca, somut ve tartışmasız verilere göre saptanan en-
vanter farklarının belgesiz emtia alım ve satımının varlığı ve tespiti
anlamını taşıması karşısında, yukarıda sözü edilen 353. madde hükmünde
sayılan belgelerin düzenlenmediğinin,verilip, alınmadığının ve defter
kayıtlarına da intikal ettirilmediğinin kabulü gerekmektedir. Kaldıki
kaydi envanter yoluyla yapılan incelemede pamuğun çekirdeğinden ayrıl-
ması sırasında %1,25 fire vereceği görüşüyle hesaplama yapıldığı, an-
cak fire oranının teknik bilgiye sahip kişi ve kuruluşlardan sorularak
araştırılması gerektiği görüşüyle mahkeme kararı vergi aslı yönünden
dairemizce bozulduğuna göre, yeniden yapılacak incelemede matrah farkı
bulunduğu sonucuna ulaşıldığında, bu tespitler nedeniyle özel usulsüz-
lük cezasının miktar itibariyle yeniden dikkate alınması gerekeceği i-
zahtan varestedir.
Bu görüşle, Dairemiz kararının kaydi envanter sonucunda bulunan
ve belgesiz emtia alım ve satımına ilişkin olduğu açıkça saptanan
farkların hukuken geçerli somut bir tespite dayanmadığı, inceleme ele-
manının böyle bir sonuca ulaşmış olmasından kaynaklandığı gerekçesiyle
özel usulsüzlük cezasının kesilemeyeceği yolundaki hüküm fıkrasının
gerekçesine katılmıyorum. (MT/ES)






 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA