kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
BİRİNCİ DAİRE 1965 4 1965 6 23/03/1965
 
BAĞIMSIZ BİR KURULUŞ OLUP YÖNETİMİ VE TEMSİLİ BİRİNCİ BAŞKANA AİT BU-
LUNAN DANIŞTAY'IN İCRAİ BİR KARAR NİTELİĞİNDE OLAN YÖNETMELİK ÇIKARMA-
YA YETKİSİ BULUNDUĞU HK.(*)<
Hukuki bünye itibariyle yönetmelikler idarenin; gerek idare makamları
ve gerekse fertler hakkında belirli bir hareket kuralı koyan genel,
objektif ve uyulması gerekli tanzimi tasarruflarındandır. Bu itibarla
icrai bir karar mahiyetini haiz bulunan yönetmeliklerin, müstakillen
icrai karar almağa yetkili idari makamlar tarafından çıkarılabileceği
hukuken kabul edilmiş bir prensiptir.
1924 tarihli Teşkilatı Esasiye Kanunumuzda yönetmelikler hakkında bir
hüküm olmamakla beraber yönetmeliklerin hukuki mahiyetleri hakkındaki
esaslar bu prensibe göre tesbit ve tatbik olunmuştur. Nitekim, kanuni
hüküm olarak bu hususa ışık tutan, Kanunların ve Nizamnamelerin Sureti
Neşir ve İlanı ve Meriyet Tarihi Hakkındaki 1928 tarihli ve 1322 sayı-
lı Kanunun 1.maddesinin 2.bendinde "Nizamnamelerin ahkamını tavzih et-
mek veya Kanun ve Nizamnamelerin tatbikatında memurine rehber olmak ve
Kanun ve nizamnamelere mugayir ahkamı bulunmamak üzere bir vekalet ta-
rafından münferiden veya alakadar vekillerce müştereken yahut İcra Ve-
killeri Heyetince kaleme alınan talimatnameler ..." 2.maddesinde "Ka-
nunu mahsusları mucibince vilayetler, şehremanetleri ve belediyeler
tarafından Kanun ve Nizamnamelere mugayir ahkamı havi olmamak üzere
tanzim olunan talimatnamelerin ..." denilmek suretiyle yönetmelikler
hakkında hüküm sevkedilmiştir. Eksikliği zahir bulunan bu hükümler yö-
netmeliğin Anayasa ile teyit edilmiş daha geniş bir hukuk müessesesi
haline getirilmesine ihtiyaç hissettirdiğinden, yeni Anayasamızın bu
hususa dair hüküm vaz'ı cihetine gidilmiştir. Yeni Anayasamızın 113.
maddesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere; ancak, bu yetkinin mer-
kezi idareye ve mahalli idareye münhasır gibi görülmesi itibariyle ye-
ni Anayasamızda hizmet ademi merkeziyeti esas alındığına ve bazı örnek
müesseseler kurulduğuna göre yönetmelik yapma yetkisini daha geniş
olarak kabul etmek ve bu örf ve adet kuralının(Yani idare için bir örf
ve adet müessesesi haline gelmiş bulunan yönetmelik yapma yekisini)
Anayasa ile yazılı hukuk hükmü haline getirmek uygun görülmüş ve 113.
madde bu maksatla tedvin olunmuştur. Görülüyor ki yönetmelik yapma
yetkisini genişletmeğe matuf bulunan Anayasamızın bu hükmünü, dar ma-
nada değil daha geniş manada anlamak yani yönetmeliğin yukarda tesbit
olunan hukuki mahiyetine göre, değerlendirmek lazımdır.
Binaenaleyh, mesele Danıştay'ın tüzel kişiliği haiz olup olmaması yö-
nünden mütalaa edilemez. Nitekim, Devlet tüzel kişiliğinin birer icra
organı olan Bakanlıkların da hükmi şahsiyetleri yoktur ve onların
faaliyet ve irade beyanı Devlet amme hükmi şahsına muzaftır.Bu itibar-
la meseleyi o organın resen icrai karar almağa yetkisi olup olmaması
yönünden mütalaa etmek gerekir.
Hukuki yönden arz olunan bu durumu 521 sayılı yeni Danıştay Kanunumu-
zun hükümleri muvacehesinde, Danıştay bakımından tetkik edersek:
Anayasamızın 140.maddesinin "Danıştay'ın kuruluşu, işleyişi, yargıla-
ma usulleri,mensuplarının nitelikleriyle atanmaları;hakları ve ödevle-
ri,aylık ve ödenekleri,meslekte ilerlemeleri,haklarında disiplin kovuş
turması yapılması ve disiplin cezası uygulanması,mahkemelerin bağımsız
lığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir."diyen
son fıkrası gereğince çıkarılan Kanunumuzun 1. maddesi Danıştayı (Yük-
sek İdare Mahkemesi,danışma ve inceleme mercii)olarak tavsif etmiş ve
2. maddesi de "Danıştay bağımsızdır.Temsili ve yönetimi Birinci Başka-
na aittir." hükmünü vazetmiştir. O halde kazai fonksiyonu dışında Da-
nıştay Birinci Başkan tarafından yönetilen ve temsil edilen bağımsız
bir müessese olarak,özel kanunu gereğince,her türlü icrai kararları al
maya ve uygulamaya resen yetkilidir. Ve bu itibarla idari ve mesleki
personelinin tayininden başlayarak bütçenin sarfına kadar kanunun im-
kan verdiği idari ve icrai karar ve işlemleri kendisi ittihaz ve tat-
bik edecek ve binnetice bu faaliyetlerin gerektirdiği dava ehliyetini
ve husumet tevcihini tekabül eyleyecektir. Danıştay bilcümle idari ka-
rarlarında hiç bir makam ve mercie (yani bir bakanlığa,Başbakanlığa)
bağlı veya bazı muamelelerinde onların tasvibiyle ilgili bir müessese
değildir. Ancak 521 sayılı Kanunun 2/2 maddesinde "Danıştayın bütçe ve
Hükümetle ilgili işleri Başbakanlık aracılığıyla yürütülür" demek sure
tiyle T.Büyük Millet Meclisi ile ilgili işlerinin yalnızca Başbakanlı-
ğın aracılığı ile yürütüleceği açıkca belirtilmiştir. Bu aracılığın
bir tasvip ve tasdik makamı göstermek manasına olmadığı aşikardır. Bu
itibarladır ki Kanunumuzun 169.maddesinde "Danıştay Genel Bütçe içinde
kendi bütçesi ile yönetilir." denilmek suretiyle ayrı bir bütçeye sa-
hip kılınmış ve keza aynı maddenin ikinci fıkrasında da "Bütçenin ita
amiri Birinci Başkandır. Muhasebe işleri Danıştay nezdinde kurulacak
muhasebe teşkilatı tarafından yürütülür." denilmiştir.
O halde, bütün kanuni fonksiyonları kendi irade beyanları ile yürüten
bir müessesenin bu yürütmenin gerektirdiği icrai kararlardan bir kıs-
mını objektif bir hukuk kaidesi halinde yani bir yönetmelik şeklinde
tesbit etmesinden daha tabii bir hukuki netice tasavvur edilemez.
Biran için, aşikar olan bu hukuki neticeye aykırı bir görüş mülahaza
edildiğinde Anayasamızın 113.maddesinde bakanlıklardan bahsedildiğine
göre Kanunumuzun 170.maddesi ile çıkarılması emrolunan Kıyafet Yönet-
meliği ile Kanunun uygulanmasına taalluk eden ve hazırlanmakta olduğu
bilinen Kitaplık, Sınav, Tasnif ve Yayın Bürosu gibi çeşitli Kanunlar-
da tesbit edilecek objektif esasları bünyesinde toplıyacak Yönetmelik-
lerimiz hangi bakanlığın tasvip ve tasdikine sunulacaktır. Zira, Ana-
yasanın 113.maddesinde "Bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri kendi görev
alanlarını ilgilendiren Kanunların ve Tüzüklerin uygulanmasını sağla-
mak üzere ... yönetmelikler çıkarabilirler." denilmek suretiyle çıka-
rılacak yönetmeliklerin sahası da tesbit ve tahdit edilmiştir. Kendi
Kanunumuzun tatbikine taalluk eden kararların ise hiç bir bakanlığın
görev alanı ile ilgili olmadığı aşikardır.
Netice olarak; tamamıyla bağımsız olup yönetimi ve temsili Birinci
Başkana ait bulunan, ayrı bütçeye malik ve bütçenin ita amiri de Bi-
rinci Başkan olan ve Özel Kanunu gereğince bütün faaliyetlerini bizzat
yürüten Danıştay'ımızın, merkezi idare içerisinde icrai karar almağa
selahiyetli nevi şahsına mahsus bir müessese olmak itibariyle icrai
bir karardan ibaret bulunan yönetmelikler isdarına yetkili bulunduğuna
karar verildi.
Genel Kurul'un 7.6.1965 gün ve E:65/118,K:65/125 sayılı kararıyla
onanmıştır.
(BŞ/SE)
 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA