kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
İdari Dava D. Kur. 2002/532 E.N , 2004/1951 K.N.


Özet
YAŞLILIK AYLIĞI ALMAKTA İKEN SERBEST AVUKAT V NOTER OLARAK ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRENİ AYLIKLARINDAN SOSYAL GÜVENLİK DESTEK P KESİLECEĞİ HAKKINDA.


İçtihat Metni

Danıştay Onuncu Dairesinin 22.11.2001 günlü, E:1999/^ K:2001/4035 sayılı kararını davacı esas yönünden davalı idare vekalet ücreti yönü temyizen incelenerek bozulmasını istemektedirler.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Danıştay Onuncu Dairesince v kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen neder kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin gerektiği savunulmaktadır.

Davacının Savunmasının Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi Ahmet Arslan'ın Düşüncesi: Davacının 1 isteminin reddi ile Daire kararının onanması, davalı idarenin temyiz isteminin kabı kararın vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Nevzat Özgür'ün Düşüncesi: Davacının temyiz dilekç öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddes fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Danıştay Onuncu Dairesince kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını ge nitelikte görülmemektedir.

Davalı idarenin vekalet ücreti yönünden temyiz istemine gelince;Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 423. maddesinin (6) numaralı bendinde vekalet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış, 416 ve 417. maddelerinde ya giderlerinin haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verilmesine hükmolunacağı belirtilmiş, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 169. maddesinde ise yargı mercilerince karşı tarafa avukatlık ücreti yükletileceği kuralına yer verilmiştir.

Aktarılan bu yasa hükümlerine göre, yargılama gideri olan vekalet ücretinin diğer yargılama giderleri gibi haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verilmesine mahkemece hükmedilmesi gerektiği açıktır.

Mahkeme, davada haksız çıkan tarafı kendiliğinden vekalet ücreti ödemeye mahkum eder; bunun için haklı çıkan tarafın bir talepte bulunmasına gerek yoktur. (Medeni Usul Hukuku, Baki Kuru Sk. 655)

Nitekim, 4.9.1957 günlü ve 9697 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 29.5.1957 günlü ve 4/16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararında da yargılama giderleri arasında bulunan vekalet ücretine diğer yargılama giderleri gibi mutlak surette talep olunmaksızın re'sen hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Bu itibarla, dava reddedildiği halde avukatla temsil edilen davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle davacı temyiz isteminin reddi, davalı idare temyiz isteminin ise kabulü ile temyize konu kararın vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü:

Dava, Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğünün 10.9.1999 günlü, 646799 sayılı 12-99 ek numaralı genelgesinin I/F bendinin 1. maddesinin (b) fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.

Danıştay Onuncu Dairesi 22.11.2001 günlü, E: 1999/4762, K:2001/4035 sayılı kararıyla, dava konusu edilen Genelge hükmü, 4447 sayılı Kanunun 8. maddesiyle 506 sayılı Kanunun 63. maddesine getirilen bentte yer alan hükme tamamen uygun şekilde; yaşlılık aylığı almakta iken serbest avukat veya noter olarak çalışmalarını sürdürenlerin aylıklarından sosyal güvenlik destek primi kesileceğini belirterek, uygulamanın başlangıç tarihi ve şeklini Kanuna uygun olarak gösterdiği, davacı Baronun, 4447 sayılı Kanunun; yürürlüğe girdiği tarihten önce emekli olanlara uygulanmayacağını öngörmüş olduğu iddiasının, anılan Kanunun 17. maddesiyle 506 sayılı Kanuna eklenen geçici 81/A maddesine dayandırılmakta ise de, geçici 81. madde; 4447 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce yürürlükte bulunan hükümlere göre yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olanlar ile sigortalılık süreleri belirtilerek kadın ve erkek sigortalılar açısından yaşlılık aylığından yararlanma koşullarını düzenleyen bir madde olduğundan konuyla ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

Davacı, Genelgenin 4447 sayılı Kanuna açıkça aykırı olduğu, 4447 sayılı Kanunun 17. maddesiyle 506 sayılı Kanuna eklenen geçici 81. maddede belirtildiği üzere 4447 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce emekli olanlara bu değişiklikle getirilen hükümlerin uygulanamayacağı, Yargıtay'ın kararlarının bu yolda olduğu, davalı idare ise; davanın reddine karar verildiği halde kurumlan lehine vekalet ücretine hükmedilmediği iddialarıyla kararı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedirler.

Danıştay Onuncu Dairesince verilen 22.11.2001 günlü, E:1999/4762, K.2001/4035 sayılı karar ve dayandığı gerekçe uyuşmazlığın esası yönünden hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamaktadır.

Davalı idarenin temyiz istemine gelince; davacının açtığı davada, davaya davalı idarece avukat aracılığıyla süresinde savunma vermiş olduğu ve davanın reddine karar verildiği gözönüne alındığında davalı idare lehine vekalet ücreti takdir edilmemiş olmasında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın esası itibariyle usul ve hukuka uygun bulunduğu ve davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen

temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddine, Danıştay Onuncu Dairesinin 22.11.2001 günlü', E: 1999/4762, K.2001/4035 sayılı kararının esas yönünden onanmasına, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması nedeniyle kararın bu kısmının bozulmasına, 9.12.2004 günü oybirliği ile karar verildi.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA