kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
Vergi Dava Daireleri 2005/148 E.N , 2005/255 K.N.

İlgili Kavramlar

TEMİNAT İSTEME VE DEĞERLENMESİ
VERGİ ZİYAI SUÇU VE CEZASI

Özet
ÖNCEKİ MALİKİN VERGİ BORCU NEDENİYLE TEMİNAT OLARAK GÖSTERİLEN ARACIN TRAFİK KAYDINA KONULMUŞ OLAN HACİZ ŞERHİNİN KALDIRILMASI İSTEMİNİN REDDİNE İLİŞKİN İŞLEMİN İPTALİ İSTEMİYLE AÇILAN DAVANIN İDARİ YARGININ GÖREVİNE GİRDİĞİ HAKKINDA.


İçtihat Metni

1994 ve 1995 yıllarına ilişkin işlemleri gelir (stopaj) vergisi ve katma değer vergisi yönünden incelenen davacı şirketin, Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesi kapsamına giren fiili tespit edildiğinden adına tahakkuk ettirilen vergi ve cezalara karşılık yedi gün içerisinde 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde belirtilen teminatlardan birisini aynı Kanunun 9 uncun maddesine istinaden göstermesi yolunda işlem tesis edilmiştir.

Gaziantep Vergi Mahkemesi 23.6.2000 günlü ve E: 1999/379, K:2000/677 sayılı kararıyla; davacı şirketin 1994 ve 1995 yıllarına ait hesaplarıyla ilgili olarak düzenlenen vergi inceleme raporlarına göre, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344'üncü maddesine giren fiili mevcut olduğundan teminat istenmesi yerinde ise de, 1994 yılına ilişkin olarak davacı şirket adına re'sen salınan gelir (stopaj) vergileri, katma değer vergileri ile kesilen kaçakçılık ve özel usulsüzlük cezalarının, Mahkemelerinin 22.6.2000 gün ve E: 1999/344-346, K:2000/675-673 sayılı kararlarıyla, 1995 yılına ilişkin olarak re'sen salınan kaçakçılık cezalı gelir (stopaj) vergilerinin de mahkemelerinin 23.6.2000 gün ve E: 1999/345, K:2000/679 sayılı kararıyla kaldırıldığı, 1995 yılına ilişkin olarak re'sen salınan kaçakçılık cezalı katma değer vergileri ile kesilen özel usulsüzlük cezası toplam 542.919.268.038 lira matrah üzerinden değiştirildiğinden, teminat İstenmesine ilişkin işlemin de, bu matrah üzerinden değiştirilmesi gerektiği gerekçesiyle işlemi kısmen iptal etmiştir.

Tarafların temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesi 20.2.2004 günlü ve E:2001/2106, K:2004/405 sayılı kararıyla; 6183 sayılı Kanunun 9 uncu ve 10 uncu maddesi hükümlerine göre teminat istenmesi için Vergi Usul Kanununun 344'üncü maddesinde ve mükerrer 347'nci maddesinin 1 numaralı bendinde sayılan durumlara ilişkin bir kamu alacağının salınması yolunda gereken işlemlere başlanmış olmasının yeterli olduğu, olayda, davacı şirketin 1994 ve 1995 yıllarına İlişkin hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen inceleme raporuna göre 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 344'üncü maddesi kapsamına giren fiili tespit edildiğinden, ilk hesaplamalara göre tahakkuk ettirilen vergi ve cezaların güvenceye bağlanması amacıyla yedi gün içerisinde 6183 sayılı Kanunun 10'uncu maddesinde belirtilen teminatlardan birisini, aynı Kanunun 9'uncu maddesine istinaden göstermesinin istendiği, ihbarnamelerin incelenmesinden, Yasada aranan sebep unsurunun, gerek teminatın istendiği, gerekse davanın açıldığı tarihte gerçekleştiğinin açık olduğu, davacının iddiaları teminat istenmesine ilişkin yazının iptalini gerektirecek durumda olmadığı halde, gelecekte salınacak vergi ve kesilecek cezaları koruma amaçlı bir önlem olarak öngörüldüğü açık olan teminat istenmesi sebebinin, ihbarname ile duyurulan vergiler olduğu yaklaşımıyla, Vergi Mahkemesince, davacı şirket adına tarh edilen vergi ve cezalara karşı Mahkemelerinde açılan davalarda, matrahın azaltılarak değiştirilmesine karar verildiği gerekçesiyle teminat istenmesine ilişkin işlem kısmen iptal edilmiş ise de, teminat istenmesine ilişkin yazının iptali istemiyle açılan davanın, açıldığı tarihteki hukuksal durum değerlendirilerek sonuçlandırılması gerektiğinden, bu tarih itibarıyla teminat istenmesi için 6183 sayılı Kanunun 9'uncu maddesinin öngördüğü koşulun mevcudiyeti karşısında, yazılı gerekçeyle verilen karann hukuka uygun düşmediği gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Bozma kararına uymayan Gaziantep Vergi Mahkemesi 1.12.2004 günlü ve E:2004/909, K:2004/1218 sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulü yolundaki kararında ısrar etmiştir.

Israr kararı vergi dairesi müdürlüğü tarafından temyiz edilmiş, davacı adına tesis edilen işlemde yasal düzenlemeye aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.

Savunmanın Özeti : Savunmada bulunulmamıştır.

Danıştay Tetkik Hakimi Gülsen BİŞKİN'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar ısrar kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından temyiz İsteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Sefer YILDIRIM'm Düşüncesi: İdare ve yergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme ısrar kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

1994 ve 1995 yıllarına ilişkin işlemleri gelir (stopaj) vergisi ve katma değer vergisi yönünden incelenen davacı şirketin Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesi kapsamına giren fiili tespit edildiğinden adına tahakkuk ettirilen vergi ve cezalara karşılık yedi gün içerisinde 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde belirtilen teminatlardan birisini aynı Kanunun 9 uncu maddesine istinaden göstermesi yolunda tesis edilen işleme karşın açılan davada, tarhiyatlara karşı açılan davaları inceleyerek bunların sonucuna göre işlemi kısmen iptal eden vergi mahkemesi ısrar kararı vergi dairesi müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.

6183 sayılı Yasanın Birinci Kısmının İkinci Bölümü, kamu alacağının korunması ile ilgili hükümleri kapsamaktadır. Bu Bölümde; teminat istenmesi, ihtiyati haciz, ihtiyati tahakkuk ve diğer koruma hükümleri yer almaktadır. Teminat istenmesi, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk; henüz kamu alacağı olma niteliği kazanmamış vergi ve cezaların, tahakkuk ettikleri tarihte karşılaşılabilecek tahsil imkansızlığına bir önlem olarak öngörülmüştür.

4369 sayılı Yasanın Geçici l'inci maddesi uyarınca, 1994 ve 1995 takvim yılları için yapılması öngörülen vergilendirme için teminat istenmesi nedeniyle uygulanması gereken 6183 sayılı Yasanın 9'uncu maddesinin değişmeden önceki metninde; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 344'üncü maddesinde sayılan kaçakçılık halleriyle, mükerrer 347'nci maddenin (1) numaralı bendinde belirtilen hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde, vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat istenmesi kurala bağlanmıştır. Teminat istenmesini gerektiren durumların varlığı, 13'üncü maddenin birinci fıkrasına bağlı (1) işaretli bent gereğince, hiçbir müddetle kayıtlı olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun kararıyla ve haczin yapılmasına ilişkin kurallara göre ihtiyati haciz uygulanmasını ve 17'nci maddenin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasına bağlı (1) işaretli bent uyarınca henüz tahakkuk etmemiş vergi ve cezaların ihtiyaten tahakkuk ettirilmesini de gerektirmektedir. Yasa, 213 sayılı Yasanın 344'üncü maddede öngörülen durumlara ilişkin bir kamu alacağının salınması için gereken işlemlere başlanmış olmasını, yapılacak tarhiyata esas oluşturacak ve ilk hesaplamalara göre belirlenen vergi ve cezaların ihtiyaten tahakkuk ettirilerek teminat istenmesine yeterli saymıştır. 6183 sayılı Yasanın 18 ve 19'uncu maddelerine göre matrahı belli olan vergi ve cezalar, itirazlı olsun olmasın, hesap edilen miktar üzerinden derhal tahakkuk ettirilmekte ancak, kanunlarına göre ödeme zamanları gelmeden tahsil edilmemekte ve itirazlı tarhiyatlarda kesinleşmenin vukuundan sonra hususi kanunun gerektirdiği tahakkukla, ihtiyati tahakkuk arasındaki farkın düzeltilmesi gerekmektedir. Bu düzenlemeler nedeniyle; özel kanunlarına göre henüz tahakkuk etmemiş vergi ve cezalar hakkında, kamu alacağının güvenceye bağlanması amacıyla öngörülen teminat istenmesi, ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati hacze karşı açılacak davaların, dava konusu edilmekle tahsili duran vergi ve cezalar hakkında yapılacak yargılamadan ayrı ve bağımsız olarak incelenmesi gerekmektedir.

1994 ve 1995 takvim yıllarına ilişkin işlemleri incelenen davacı adına, kaçakçılık cezalı vergilendirme yapılması önerilen İnceleme raporlarının düzenlendiğinde ve 14.6.1999 tarihinde tebliğ edilen 10.6.1999 tarihli ve 5415 sayılı dava konusu yazı ile davacıdan, tahakkuk ettirilen vergi ve cezalar için yedi gün içinde 6183 sayılı Yasanın 10'uncu maddesinde belirtilen teminatlardan birisini, aynı Yasanın 9'uncu maddesi uyarınca teminat göstermesi istendiğinde tartışma bulunmadığından; gerek teminatın istendiği, gerekse bu davanın açıldığı tarihte teminat istenmesi için Öngörülen nedenin gerçekleştiği açıktır. Söz konusu vergi inceleme raporlarında önerilen vergilendirmelere ilişkin ihbarnamelerin 24.5.1999 tarihinde tebliği üzerine davacı tarafından aynı vergi mahkemesinde vergilendirmeye karşı dava açılmış olmasının; kamu alacağına güvence oluşturmak üzere teminat istenmesi ve dosyadaki belgelerden anlaşıldığına göre ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararları alınması üzerine, teminat istenmesine karşı açılan bu davanın, açıldığı tarihteki hukuksal duruma göre yapılması gereken yargısal denetime etkisi bulunmadığı halde, tarhîyatlara karşı açılan davlarda mahkemelerince 20.12.1999 tarihinde verilen ara kararına yanıt alınıncaya ve bu davalar sonuçlanıncaya kadar bekletme kararı verdikten sonra tarhiyatlar hakkında verilen kararlarda hüküm altına alınan vergi ve ceza tutarlarına göre iptal kararı veren vergi mahkemesi ısrar kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.

Bu nedenlerle, temyiz isteminin kabulüne, Gaziantep Vergi Mahkemesinin 1.12.2004 günlü ve E:2004/909, K:2004/1218 sayılı ısrar kararının bozulmasına, yeniden verilecek kararda hüküm altına alınacağından yargılama giderleri yönünden hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 18.11.2005 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar vergi mahkemesi ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.

KARŞI OY

XX- Dosyanın incelenmesinden, dava konusu işlemin, (teminat istenmesine ilişkin 10.6.1999 tarihli) 14.6.1999 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, vergi ve ceza ihbarnamelerinin ise 24.5.1999 tarihinde düzenlenip tebliğ edildiği, dolayısıyla tarhiyat yapıldıktan sonra teminat istenildiği anlaşılmıştır.

6183 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesi uyarınca vergi zıyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359 uncu maddede sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanılması halinde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairesince teminat istenileceği öngörülmüştür. Buna göre ancak vergi incelemesinin devam ettiği durumlarda yapılan ilk hesaplamalarla belirlenen miktarların tahsilinin garanti altına alınması için teminat istenebilecektir. İnceleme sonuçlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra teminat istenilmesi hukuken mümkün değildir. Diğer bir ifadeyle, bu madde uyarınca teminat istenebilmesi için incelemenin henüz tamamlanmamış olması yani tarhiyatın yapılmamış bulunması gerekmektedir. Oysa dava konusu işlem, tarhiyat yapıldıktan sonra tesis edilmiştir ki tesis edildiği tarihteki hukuki durumu bu açıdan irdelendiğinde işlemin sebep unsuru yönünden sakat olduğu sonucuna varılmaktadır.

Bu nedenle tarhiyat hakkında verilen karar baz alınarak verilmiş bulunan mahkeme karan sonucu itibarıyla yerindedir.

Temyiz isteminin bu gerekçeyle reddi gerekeceği oyu ile karara karşıyım.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA