kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
Vergi Dava Daireleri 2000/1 E.N , 2000/179 K.N.


Özet
YURT İÇİ SATIŞLARINI NOKSAN BEYAN EDEN DAVACI ADINA YURT DIŞI SATIŞLARI NEDENİYLE İADE EDİLEN VERGİNİN AZALTILMASI SONUCUNU DOĞURAN TESPİTLER NEDENİYLE YOL AÇTIĞI VERGİ KAYBI İÇİN KUSUR CEZASI KESİLMESİ GEREKMEKTEDİR.


İçtihat Metni

İstemin Özeti: Ayakkabı imalatı ve satışıyla uğraşan yükümlü adına, 1994 yılına ilişkin defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, 1994 Temmuz dönemi için kaçakçılık cezalı katma değer vergisi salınmıştır.

İzmir 1. vergi Mahkemesi, 28.5.1998 günlü ve E: 1995/1046, K: 1998/301 sayılı kararıyla; mükellefin 1994 yılında yaptığı ihraç kaydıyla teslimler nedeniyle aldığı katma değer vergisi iadelerinin doğruluğunun araştırılması amacıyla yapılan incelemede, yasal defterlerinde kayıtlı olan ve ........, ........... ile ... tarafından verilen faturaların muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğundan bahisle bu faturalarda yer alan katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmediği, ayrıca, 1994 yılı içinde imalatta kullanıldığı hesaplanan deri miktarından hareketle randıman incelemesi yapıldığı, mükellefin, incelemede uygulanan hesaplama yönteminin hatalı olduğu iddiası üzerine yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, Temmuz 1994 dönemi için ödenecek verginin ihracat nedeniyle iade hakkı doğan vergiye mahsubundan sonra ayrıca resen tarhı gereken bir vergi kalmadığı, aksine iadesi gereken 10.020.000.- lira kaldığı ancak, davacının bu dönem ihracat istisnası sebebiyle 10.020.000.- lira katma değer vergisi iadesi alması gerekirken 226.500.000.- lira katma değer vergisi iadesi aldığı, idarece geri alınması gereken haksız katma değer vergisi iadesinin 216.558.000.- lira olduğu, her ne kadar dava konusu tarhiyat randıman incelemeleri sonucu bulunan dönem matrahı ile ilgili ise de, bu dönem için tespit edilen haksız iade miktarı ağırlıklı olarak Temmuz 1994 döneminde kullanılan ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı nitelikteki, ...'dan alınan faturalarda yazılı katma değer vergisi miktarının indirim konusu yapılmasına dayandığından, kaçakçılık cezası uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı kısmen kabul ederek tarhiyatı 216.558.000.- lira üzerinden kaçakçılık cezalı olarak değiştirmiştir.

Tarafların temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesi, 20.5.1999 günlü ve E: 1998/3162, K: 1999/2095 sayılı kararıyla; vergi aslı yönünden ileri sürülen iddiaları yerinde görmeyerek taraflar temyiz istemini reddetmiştir. Uyuşmazlık konusu matrah farkı tamamen yükümlünün defter ve belgeleri üzerinden tespit edildiğinden, salınan vergilere kusur cezası uygulanması gerektiği gerekçesiyle kararın cezaya ilişkin hüküm fıkrasını bozmuştur.

Bozma hükmüne uymayan İzmir 1. Vergi Mahkemesi, 11.10.1999 günlü ve E: 1999/855, K: 1999/524 sayılı kararıyla: matrah farkının defter ve belgeler üzerinden tespit edilmiş olmasının her zaman mükellefin kastı olmadığını göstermeyeceği, mükelleflerin vergi matrahını azaltmak, gerçek kazancı gizlemek veya fazla vergi iadesi almak için gerçeği yansıtmayan fatura kullanabildikleri, Danıştay'ın matrah farkının defter ve belgeler üzerinden tespit edilmesi halinde kusur cezası kesilmesi gerektiği yolundaki içtihadının olayın durumuna göre uygulanabileceği, dava konusu olayda, matrah farkı tespit edilirken, defterde kayıtlı alış faturalarının gerçeği yansıtmadığının karşıt inceleme ile saptandığı, matrah farkının bu yolla ortaya çıktığı, dolayısıyla haksız katma değer vergisi iadesi alan davacının kastı olmadığının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle ilk kararında ısrar etmiştir.

Direnme kararı taraflarca temyiz edilmiş, vergi dairesi müdürlüğünce mükellef iddialarının reddi ile kararın daire lehine bozulması; yükümlü tarafından ise vergi kaçırma kastının bulunmadığı ileri sürülerek kararın ceza yönünden bozulması istenmiştir.

Savunmanın Özeti: Yükümlü tarafından savunma verilmemiş, vergi dairesi müdürlüğü yükümlü isteminin reddini savunmuştur.

Danıştay Tetkik Hakimi Gülsen BİŞKİN'in Düşüncesi:

Israr kararı gelir vergisine uygulanan cezanın kaçakçılık cezası olması gerektiğine ilişkin bulunduğundan vergi dairesi müdürlüğünün bu kararı temyiz etmekte menfaati bulunmadığından temyiz isteminin bu nedenle reddi gerektiği, yükümlü temyiz isteminin ise katma değer vergisi iadesi alacağının hesaplanma şekli göz önüne alındığında kabulü gerektiği düşünülmüştür.

Danıştay Savcısı Işın ESEN'in Düşüncesi:

Ayakkabı imalat ve satışı ile uğraşan davacının 1994 yılına ait defter ve belgelerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak tarh olunan kaçakçılık cezalı katma değer vergisini vergi aslına ilişkin olarak kısmen kabul eden vergi mahkemesi kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine Danıştay 9 ncu Dairesi vergi aslına yönelik taraflar temyiz istemlerinin reddine, kaçakçılık cezası yerine kusur cezası uygulanması gerekeceği gerekçesi ile ceza yönünden temyiz konusu kararın bozulmasına karar vermiş olup vergi mahkemesince verilen direnme kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz konusu direnme kararı vergi dairesi lehine olup vergi dairesi temyiz isteminin bu nedenle incelenmesine olanak bulunmadığından incelenmeksizin reddi:

Yükümlü temyiz istemine gelince; temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen direnme kararının dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden istemin reddi gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Temmuz 1994 dönemi için davacı adına salınan kaçakçılık cezalı katma değer vergisini matrahı azaltarak değiştiren vergi mahkemesi ısrar kararı taraflarca temyiz edilmiştir.

Vergi mahkemesi kararının matrahın azaltılmasına ilişkin hüküm fıkrasına karşı vergi dairesi müdürlüğünce yapılan temyiz başvurusu Danıştay Dokuzuncu Dairesince reddedilmiş ve söz konusu hüküm, karar düzeltme yoluna başvurulmaksızın vergi idaresi yönünden kesinleşmiştir. Kararın diğer yan aleyhine olan hüküm fıkrasının bozulmasından sonra verilen ısrar kararının varlığına dayanılarak idare yönünden kesinleşen söz konusu hüküm fıkrasının, yeniden temyiz incelemesine tabi tutulmasına olanak bulunmamaktadır.

Israr hükmü: kaçakçılık cezası yönünden davanın reddine ilişkindir.

Ayakkabı imalatı ve satışıyla uğraşan ve yurt dışı teslimleri de bulunan yükümlünün alış faturalarından bir kısmının gerçeği yansıtmadığı karşıt inceleme ile tespit edilmiş, yurt içi teslimleri yönünden randıman yoluyla yapılan hesaplama sonucunda yurt içi satış hasılatının noksan beyan edildiği belirlenerek, yurt dışı satışları nedeniyle iadeye hak kazandığı vergi miktarı yeniden saptanmış ve tarhiyata konu matrah farkı bulunmuştur.

Davayı inceleyen vergi mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi ile ödenmesi gereken verginin, ihracat sebebiyle iadesi gereken vergiye mahsubundan sonra resen tarhı gereken bir vergi kalmadığı, aksine iadesi gereken katma değer vergisi bulunduğu saptanmış, ancak, davacı tarafından alınan iadenin daha fazla olması sebebiyle matrah azaltılmıştır.

Bütün bu tespitlerden, vergi kaybına yol açan davacının vergi kaçırma iradesi taşımadığı ve matrahın bulunuş şekline göre ziyaa uğratılan vergiye kusur cezası kesilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, davanın kaçakçılık cezası yönünden reddi yolundaki ısrar hükmü hukuka uygun görülmemiştir.

SONUÇ : Bu nedenlerle vergi dairesi müdürlüğü temyiz isteminin incelenmeksizin reddine, yükümlü temyiz isteminin kabulü ile İzmir 1. Vergi Mahkemesinin, 11.10.1999 günlü ve E: 1999/855, K: 1999/524 sayılı ısrar kararının bozulmasına, yeniden verilecek kararda karşılanacağından yargılama giderleri yönünden hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 21.4.2000 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY:

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler, kaçakçılık cezası yönünden kararın dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA