kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
Vergi Dava Daireleri Kur. 2007/685 E.N , 2008/758 K.N.

İlgili Kavramlar

MADEN İŞLERİ

Özet
1- MAKTU RÜSUM BEDELİ, OCAĞIN İŞLETME SÜRESİNE GÖRE DEĞİL, ÇIKARILACAK MALZEME MİKTARINA GÖRE BELİRLENDİĞİNDEN, BU BEDELİN FAALİYET GÖSTERİLMEMESİ NEDENİYLE TENKİSİNİN İSTENEMEYECEĞİ DE KARARLAŞTIRILAN SÖZLEŞMEYE KARŞIN, VADESİNDE ÖDENMEYEN RÜSUM BEDELİNİN GECİKME FAİZİYLE BİRLİKTE TAHSİLİ İÇİN ÖDEME EMRİ DÜZENLENMESİNDE HUKUKA AYIRILIK BULUNMADIĞI,

2- FAALİYETİN DURDURULDUĞU SÜREDE KUM-ÇAKIL ALINAMAMASI NEDENİYLE RÜSUMUN HAKSIZ OLDUĞU İDDİASININ İDARE ALEYHİNE AÇILACAK TAZMİNAT DAVASINA KONU YAPILABİLECEĞİ HAKKINDA.


İçtihat Metni

Temyiz Eden:... Anonim Şirketi

Karşı Taraf: Antalya Valiliği İl Özel İdaresi

Vekili: Av. ...

İstemin Özeti : 25,4.2004-25.4.2006 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sözleşmedeki para birimiyle 90.000.000.000 TL rüsum karşılığı, iki yıl süreyle kum-çakıl ocağı işletme ruhsatı verilen davacı şirketin ruhsatının 17.9.2004 tarihinde iptal edilmesi üzerine, 25.10.2004 ve 25.1.2005 olan vade tarihlerinde ödenmeyen ve düzenlendiği tarihteki 45.000 YTL rüsum bedeli ile gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen 14.7.2005 tarih ve 770 sayılı ödeme emri davaya konu yapılmıştır.

Davayı inceleyen Antalya Vergi Mahkemesi, 27.10.2005 gün ve E:2005/855, K:2005/1182 sayılı kararıyla; Taşocakları Nizamnamesi uyarınca rüsumun, taş-kum-çakıl ocağı işletme hakkı karşılığı alındığı, rüsum bedelinin belli bir işletme süresinden sonra idare ile ruhsat sahibi arasındaki mutabakatla maktu miktara bağlanabileceği, ruhsat verilmesine ilişkin karar ve sözleşme ile belirli rezerve sahip ocağı işletme hakkı davacıya verilirken, rezervin kullanılması bakımından bir sınırlama getirilmediği, iki yıllık ruhsat süresi sona ermeden de rezervin tamamını alma hakkı tanındığı, bu nedenle rüsumu belirleyen unsurun ruhsat süresi değil, ocağın kullanma hakkının tanınması olduğu, dolayısıyla ocağın işletme hakkının verilmesiyle idarenin rüsumun tamamına hak kazandığı, vadesinde ödenmeyen rüsum bedelinin gecikme faizi ile birlikte takip ve tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca Maden Kanununda daha önce ruhsata bağlanan ocakların rüsumu yönünden bir değişiklik getirilmediğinden ödeme emrinin bu açıdan da kusurlandırılamayacağı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Davacının temyiz istemini reddeden ancak, karar düzeltme istemini kabul ederek, temyiz isteminin reddi yolundaki kararını kaldırdıktan sonra temyiz istemini yeniden inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesi, 13.2.2007 günlü ve E:2006/5138, K:2007/345 sayılı kararıyla; davacı şirket tarafından işletilmekte olan kum-çakıl ocağına ilişkin ruhsatın, ocakta derinlik sınırının aşılması ve ruhsat dışı sahadan malzeme alınması nedeniyle İl Daimi Encümeninin 17.9.2004 günlü kararı ile iptal edildiği ve sözleşmeden doğan 25.10.2004 ve 25.1.2005 tarihlerine ait rüsum taksitlerinin vadesinde ödenmemesi üzerine dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, Taşocakları Nizamnamesinin 19'uncu maddesinde, ocaktan çıkarılacak maddelerden alınacağı belirtilen rüsum bedelinin, ocağın rezerv durumu, çıkarılan kum ve çakıl miktarı ve işletme süresi dikkate alınarak hesaplanmasının öngörüldüğü, İşletmecinin kusuru nedeniyle dahi olsa ruhsatın iptal edilmesiyle ocaktan çıkarılması kararlaştırılan ürünün tamamı istihsal edilemeyeceğinden, ocak rezervinin tamamının kullanılacağı varsayımı ile önceden saptanan rüsum bedelinin tümünün istenmesinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle vergi mahkemesi kararını bozmuştur.

Bozma kararına uymayan Antalya Vergi Mahkemesi, 12.7.2007 gün ve E:2007/1047, K:2007/1272 sayılı kararıyla, davanın reddi yönündeki ilk kararında ısrar etmiştir.

Davacı taşocağı işletme ruhsatının davalı idarece iptal edilmesi nedeniyle ocakta faaliyette bulunulmadığını,ruhsat süresi sonunda alınan malzemenin miktarının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini/haksız rüsum istendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

Savunmanın Özeti:Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hâkimi Gönül SAYIN'ın Düşüncesi : Taşocakları Nizamnamesinin 19'uncu maddesi uyarınca idare ile ruhsat sahibi davacı arasında yapılan görüşme sonucu düzenlenen sözleşme ile azami rezerv miktarı kadar kum-çakılın alınmasına iki yıl süre ile izin verildiğinden azami rezerv miktarının tamamının çıkarıldığı yönünde idarece bir tespit olmadığı sürece maktu rüsumun iki yıllık kullanım karşılığı alındığının kabulü gerekmektedir.

Olayda 25.4.2004-25.4.2006 tarihleri arasında geçerli olmak üzere verilen kum-çakıl ocağı işletme ruhsatı 17.9.2004 tarihinde iptal edilerek 6.10.2004 tarihinden, iptal işlemine karşı idare mahkemesinde açılan davada verilen yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararın tebliğ tarihi olan 28.3.2005 tarihine kadar davacının faaliyeti durdurulduğundan, davacı şirketin idarenin işlemi ve eylemi nedeniyle faaliyette bulunamadığı 5 ay 22 gün süreye isabet eden rüsumun azami rezerv miktarının tamamının çıkarıldığı yönünde idarece bir tespit olmadığı taktirde terkini gerekmektedir.

Bu nedenlerle vergi mahkemesince idare tarafından ruhsatlı alandan alınan kum-çakıl miktarının tespit edilip edilmediği araştırıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği kanaati ile ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Buket ORAL'ın Düşüncesi : Danıştay Dokuzuncu Dairesinin bozma kararındaki gerekçede belirtilen nedenler doğrultusunda temyiz isteminin kabulü ile temyiz konusu Mahkeme ısrar kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Vadesinde ödenmeyen 45.000 YTL rüsum bedeli ile gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen 14.7.2005 tarih ve 770 sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı reddeden vergi mahkemesi ısrar kararı, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Taşocakları Nizamnamesinin 19'uncu maddesinde, ocaklardan çıkarılan maddelerden Nizamnamenin 18'inci maddesinde yazılı esaslara göre alınmakta olan rüsumun, en çok beş yılı geçmemek üzere maktu miktara bağlanabileceği, ancak, bu usulün uygulanabilmesi için, ocağın açılmasının başlangıcından itibaren işletildiği ilk yıl hesaplama süresi içinde olmamak şartıyla en az üç yıl süreyle işletilmesi ve yönetilmesiyle ocaktan çıkarılan mal miktarının belirlenmesi ve idare ile ruhsat sahibi arasında görüşme yapılarak karar verilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.

Davacı şirkete, Antalya İli, ... İlçe, ... ve ... sınırları içindeki ... Çayı mevkiinde bulunan 68.860 m2 alanın 16.367 m2'sinde İl Daimi Encümeninin 25.3.2004 gün ve 91 sayılı kararına dayanılarak 25.4.2004-25.4.2006 tarihleri arasında geçerli olmak üzere maktu rüsum karşılığı kum-çakıl ocağı işletme ruhsatı verildiği, Taşocakları Nizamnamesinin 19'uncu maddesi uyarınca idare ile ruhsat sahibi davacı arasında yapılan görüşme sonucu düzenlenen 16.4.2004 tarihli sözleşmede; rüsum bedelinin 1/4'ünün peşin, geri kalan kısmının ise üç eşit taksitle 25.7.2004, 25.10.2004, 25.1.2005 tarihlerinde ödenmesi kararlaştırılmış ve işletmecinin ocakta faaliyet göstermemesi nedeniyle veya ruhsat süresi içinde alınması gereken kum-çakılı süre sona ermeden alması halinde ruhsatın iptalinin istenemeyeceği, ödenecek ya da ödenmiş rüsum bedelinin terkininin ya da tenkisinin istenemeyeceği, idarece ocak ruhsat sahası dışından veya ruhsatlı alan içinden belirtilen derinlik sınırı aşılarak yahut rezerv miktarından daha fazla malzeme alındığının tespiti halinde ruhsat dışı faaliyetin durdurulacağı, işletmecinin sözleşmeye ve şartname hükümlerine aykırı hususları 15 gün içinde gidermemesi halinde de ruhsatın iptal edileceği aynı sözleşmede yer almıştır. Davacının ruhsat sahası dışından malzeme aldığının, derinlik sınırını aştığının ve su ürünlerine zarar verdiğinin tespiti üzerine İl Daimi Encümeninin 17.9.2004 tarihli kararı ile ruhsatı iptal edilerek faaliyetinin 6.10.2004 tarihinden, ruhsatın iptaline karşı idare mahkemesinde açılan davada verilen yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararın tebliğ tarihi olan 28.3.2005 tarihine kadar durdurulduğu, sözleşme uyarınca 25.10.2004 ve 25.1.2005 tarihlerinde ödenmesi gereken rüsum bedelinin ödenmemesi üzerine davacı adına bu bedelin gecikme faiziyle birlikte tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği saptanmaktadır.

Davalı idare ile ruhsat sahibi arasında Taşocakları Nizamnamesi uyarınca düzenlenen sözleşme ile maktu rüsum bedelinin ödeme zamanı belirlenerek, işletmecinin ocakta faaliyet göstermemesi sebebiyle bedelin tenkisini isteyemeyeceği kararlaştırıldığından ve davacının ruhsatının iptaline ilişkin İl Daimi Encümeni kararının idare mahkemesince iptal edildiği anlaşıldığından, tutarı işletme süresine göre değil, ocaktan çıkarılacak malzememiktarına göre belirlenen ve vadesinde ödenmeyen rüsum bedelinin gecikme faizi ile birlikte tahsili için düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davanın reddi yolundaki ısrar kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.

Davacı tarafından, davalı idarece faaliyetinin durdurulduğu sürede kum-çakıl alınamaması nedeniyle rüsumun haksız olduğu ileri sürülmekte ise de idarenin kusuru nedeniyle zarara uğrayan ilgililerin idare aleyhine tazminat davası açmalarına bir engel bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, Antalya Vergi Mahkemesinin, 12.7.2007 gün ve E:2007/1047, K:2007/1272 sayılı ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz isteminin reddine, 26.12.2008 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY X- Israr kararının Danıştay Dokuzuncu Dairesinin bozma kararında belirtilen hukuksal nedenler ve gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA