kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
Vergi Dava Daireleri Kur. 2007/733 E.N , 2008/624 K.N.

İlgili Kavramlar

VERGİ MEVZUUNDA HATA

Özet
YATIRIM İNDİRİMİ TUTARININ, TEVKİFATA TABİ OLMASINI ÖNGÖREN AÇIK BİR DÜZENLEME BULUNMAYAN NİSAN 2000 DÖNEMİNDE, 1999 YILINA AİT KURUM KAZANCINDAN İNDİRİLEN YATIRIM İNDİRİMİ TUTARI ÜZERİNDEN TAHAKKUK ETTİRİLEN GELİR (STOPAJ) VERGİSİNİN DÜZELTİLMESİ İSTEMİYLE, YAPILAN BAŞVURUNUN REDDİ YOLUNDAKİ İŞLEMİN, TAHAKKUKLA VERGİ MEVZUUNDA HATAYA YOL AÇILMASI NEDENİYLE, HUKUKA UYGUN DÜŞMEDİĞİ HAKKINDA.


İçtihat Metni

Kararın Düzeltilmesini İsteyen:... Fotoğrafçılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi

Vekili: Av,...

Karşı Taraf: Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı

İstemin Özeti: 1999 yılında yararlandığı yatırım indirimi tutarına göre düzenlenen muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk ettirilen gelir (stopaj) vergisi ile fon payının tahakkuk kayıtlarından silinmesi istemiyle Maliye Bakanlığına yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.

Davayı inceleyen İstanbul 9.Vergi Mahkemesi, 17.10.2003 günlü ve E-.2003/501, K:2003/2459 sayılı kararıyla; davacı şirketin beyanı üzerinden yapılan tahakkukta o tarihte yürürlükte bulunan 20.8.1999 tarih ve 99/13230 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı hükümlerine aykırılık bulunmadığı, olayın; Vergi Usul Kanununun vergilendirme hatası ile ilgili 118'inci maddesi dışında kaldığı ve hukuki bir ihtilaf şeklinde ortaya çıktığı, hukuki ihtilafların ise düzeltme hükümlerine göre çözümüne olanak bulunmadığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

Davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi, 13.7.2005 günlü ve E:2004/209, K:2005/1440 sayılı kararıyla; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94'üncü maddesinin 6'ncı fıkrasının (b) bendinin (ii) alt bendinde, dağıtılsın dağıtılmasın kurumlar vergisine tabi kurumların, Kurumlar Vergisi Kanununun 8'inci maddesinin 1 numaralı bendi dışında kalan kurumlar vergisinden müstesna kazanç ve iratlarından tevkifat yapılacağı, Bakanlar Kurulunun bu maddede yer alan tevkifat nispetini her bir ödeme ve gelin için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmak suretiyle yeniden tespit etmeye yetkili olduğunun belirtildiği, bu yetki uyarınca yürürlüğe konulan 99/13230 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki kararın 2'nci maddesinin (b) bendinin (ii) alt bendinde, tevkifat oranının %15 olarak belirlendiği ve parantez içinde yatırım indirimi dahil ibaresinin eklendiği, bu düzenleme ile 94'üncü maddenin 6/b-ii alt bendi hükmü uyarınca yatırım indiriminden faydalanılan tutarın tevkifata tabi tutulduğu, bu bende Bakanlar Kurulu Kararı ile eklenen "Yatırım indirimi dahil" ibaresinin ise Danıştay Dördüncü Dairesinin 3.5.2000 günlü ve E:1999/5648, K:2000/1914 sayılı kararıyla iptal edildiği, T.C. Anayasa'sının 73'üncü maddesi ve Kurumlar Vergisi Kanununun mükerrer 45'inci maddesinde yer alan hükümlerin birlikte incelenmesinden, Bakanlar Kurulunun vergi koyma, değiştirme veya kaldırma yetkisinin olmadığı, sadece Anayasa ve Kanunlarla tanınmış bulunan yetki çerçevesinde oranları belirleme yetkisinin olduğu, öte yandan idare, kanun hükmünün uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek sorun ve uyuşmazlıkları önlemek amacıyla bir düzenleme yapma yetkisine sahjp ise de, bu yetkisini vergi kanunlarında belirlenen sınırları aşmadan kullanabileceği, bu nedenle Bakanlar Kurulunca' vergi kanunlarında yer alan bir hükmün değiştirilmesi, kaldırılması veya vergi konusunda yeni bir hüküm konulmasının Anayasaya ve vergi mevzuatına aykırılık teşkil ettiği, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarında yatırım indiriminin tevkifata tabi olacağı yolunda açık bir hüküm bulunmamasına karşın sadece oranları belirleme yetkisi bulunan Bakanlar Kurulunca vergiden istisna edilmiş bir kazanç ve irat olmayan yatırım indiriminden faydalanılan tutarın, tevkifata tabi tutulması yolundaki düzenleme açıkça hukuka aykırı olduğundan, davacı tarafından yapılan düzeltme isteminin vergi hatası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.

İstanbul 9.Vergi Mahkemesi, 21.9.2006 günlü ve E:2006/2524, K:2006/1569 sayılı kararıyla, ilk kararında ısrar etmiştir.

Davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 11.7.2007 günlü ve E:2007/21, K:2007/245 sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 378'inci maddesinde, mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamayacakları ancak, bu Kanunun vergi hatalarına ait hükümlerinin mahfuz olduğu düzenlemesine yer verildiği, aynı Kanunun 116'ncı maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasının vergi hatası olarak tanımlandığı, 117'nci maddesinde hesap hataları, 118'inci maddesinde ise vergilendirme hatası kapsamına giren hususların düzenlendiği, bu maddenin üçüncü bendinde, açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna tutulan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasının mevzuda hata olarak kabul edildiği, yatırım indiriminin vergi tevkifatına tabi olup olmadığına ilişkin olarak yaratılan ihtilaflar sonucunda, Danıştay Daireleri ve Vergi Dava Daireleri Kurulu kararları arasında aykırılığın Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 19.7.2002 günlü ve E:2002/3, K:2002/3 sayılı kararıyla, Bakanlar Kurulunca, 99/13230 sayılı karar ile 1999 yılı hesap döneminde yatırım indiriminin vergi tevkifatına tabi tutulması yolunda düzenleme yapılmasının hukuken mümkün olmadığı yönünde birleştirilerek giderildiği, ancak, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 10.6.1993 günlü ve E: 1992/1, K: 1993/2 sayılı kararında belirtildiği üzere, içtihadın birleştirilmesi kararlarının genel, objektif nitelikteki düzenleyici bir kuralın anlam ve kapsamının belirlenmesine ve onun yorumlanmasına ilişkin olması ve konusunu oluşturan hukuk kuralının yürürlükte kaldığı sürece geçerliliğini koruması dikkate alındığında, işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Bakanlar Kurulu Kararına uygun olarak tesis edilen, ihtirazı kayıt konulmaksızın ve hukuki ihtilaf yaratılmaksızın tahakkuk edip ödenen verginin, İçtihadı Birleştirme Kurulu Karalından söz edilerek vergi hatası kapsamında görülmesine hukuken olanak bulunmadığı, bu nedenle verilen aykırı kararlar göz önünde tutulduğunda, yatırım indirimi nedeniyle yapılan gelir (stopaj) vergisi tahakkukunun Vergi Usul Kanununun 116 ve müteakip maddelerinde belirtilen açık vergi hatası kapsamında düzeltilmesi mümkün olmadığından, davacı isteminin idarece reddinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar vermiştir.

Davacı tarafından, kurul kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek düzeltilmesi istenmiştir.

Savunmanın Özeti : -Yasal dayanaktan yoksun olan düzeltme isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

Danıştay Tetkik Hâkimi Abdurrahman GENÇBAY'ın Düşüncesi: Gelir Vergisi Kanununun, tevkifatın dayandığı 94'üncü maddesinin ilk fıkrasının 6/b-ii alt bendi sadece kurumlar vergisinden müstesna kazançları vergi mevzuuna almışken, kurumların yatırım indirimi nedeniyle kurumlar vergisine tabi tutulmayan kurum kazancının kurumlar vergisinden müstesna olduğunu düzenleyen herhangi bir kural bulunmadığı halde tevkifata tabi tutulmasının, vergi yasalarında açıkça vergi konusuna alınmamış bir matrahın vergilendirilmesi yoluyla vergi mevzuunda hata halini oluşturduğu, bu nedenle karar düzeltme isteminin kabulü ile kurul kararının kaldırılarak temyize konu vergi mahkemesi ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı A.Kemal TERLEMEZOĞLU'nun Düşüncesi : Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54 üncü maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

1999 hesap dönemine ilişkin kurum kazancından indirdiği yatırım indirimi tutarını gösteren muhtasar beyannamesini çekincesiz veren, beyanname üzerinden tahakkuk ettirilen gelir (stopaj) vergisinin tahakkuk kayıtlarından silinmesini 19.8.2002 tarihli dilekçesiyle isteyen ve bu istemini, ne Gelir Vergisi Kanunu ve ne de Kurumlar Vergisi Kanununda, 1999 hesap dönemine ait kurum kazancından indirilen yatırım indirimi tutarının vergi tevkifatına tabi tutulmasını öngören bir düzenleme bulunmadığından, tahakkukun yasaya aykırı olmasına dayandıran davacının, davanın reddi yolundaki ısrar kararına karşı yaptığı temyiz başvurusunun; Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararlarına dayanılarak ve vergi hatasının varlığı ileri sürülerek düzeltme yolunun izlenemeyeceği neden gösterilerek reddine ilişkin Kurulumuzun 11.7.2007 günlü ve E:2007/21, K:2007/245 sayılı kararına karşı yapılan karar düzeltme isteminin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54'üncü maddesinin l'inci fıkrasının (c) bendi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra davacının temyiz istemi yeniden incelendi.

Şikayet yoluyla düzeltilmesi istenen tahakkukun; Gelir Vergisi Kanununun, beyannamenin verildiği tarihte yürürlükte olan 94'üncü maddesinin birinci fıkrasına bağlı 6'ncı bendinin (b-ii) alt bendinde yazılı kural uyarınca yapıldığı konusunda taraflar arasında bir tartışma bulunmamaktadır. Sözü edilen kural, dağıtılıp dağıtılmadığına bakılmaksızın, kurumlar vergisine tabi kurumların, Kurumlar Vergisi Kanununun 8'inci maddesinin 1'inci bendi dışında kalan, kurumlar vergisinden müstesna kazanç ve iratlarını tevkifat kapsamına almıştır. Yatırım indirimi tutarı, sözü edilen 8'inci maddenin l'inci bendi dışında kalan kurumlar vergisinden müstesna kazanç ve iratlardan olmadığına göre 1999 yılındaki kurum kazancından indirilen yatırım indirimi tutarı üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94'üncü maddesinin birinci fıkrasına bağlı 6'ncı bendinin (b-ii) alt bendi uyarınca tahakkuk yapılması, açık olarak verginin konusuna girmeyen gelir üzerinden vergi alınması sonucunu yaratmıştır.

Vergi Usul Kanununun 378'inci maddesinde, vergi yükümlülerinin kendi beyannameleri üzerinden tahakkuk ettirilen vergilere karşı dava açılamayacağı yönünde yer alan düzenleme, vergi hatalarının varlığı halini bu sınırlamadan ayrık tuttuğundan, çekince konulmaksızın verilen beyanname üzerinden yapılan tahakkukun düzeltilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddi yolundaki işleme karşı dava açılmasına bir engel bulunmamaktadır.

Vergi Usul Kanununun 118'inci maddesinin üçüncü bendinde açık olarak vergi mevzuuna girmeyen gelir üzerinden vergi alınması vergi mevzuunda hata olarak tanımlanmışken, davacının düzeltme isteminin, Vergi Usul Kanununun 118'inci maddesinin kapsamı dışında kaldığına, yatırım indirimi tutarının vergi tevkifatına tabi tutulmasını engelleyen bir düzenleme bulunmadığına dayanılarak verilen davanın reddi yolundaki ısrar kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüyle, İstanbul 9.Vergi Mahkemesinin 21.9.2006 günlü ve E:2006/2524, K:2006/1569 sayılı ısrar kararının bozulmasına, yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 10.10.2008 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY Karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın düzeltilmesini gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA