kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
Vergi Dava Daireleri Kur. 2007/226 E.N , 2007/335 K.N.

İlgili Kavramlar

VERGİ USULÜ
TARHİYATIN KALDIRILMASI

Özet
UYUŞMAZLIK HAKKINDA, POS CİHAZI İLE YAPILAN SATIŞLARIN FİNANSMAN İHTİYACI İÇİN KULLANILDIĞI İDDİASI ARAŞTIRILARAK KARAR VERİLMESİ GEREKİRKEN, İNCELEME YAPILMAKSIZIN SALINAN VERGİ VE CEZANIN HUKUKA AYKIRI OLDUĞU GEREKÇESİYLE TARHİYATIN KALDIRILMASINDA, HUKUKA UYGUNLUK BULUNMADIĞI HAKKINDA.


İçtihat Metni

Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünün 7.5.2003 tarih ve 19113 sayılı yazısı ekinde yer alan ve aylar itibarıyla kredi kartı ile yapılan emtia satış tutarı beyan edilen katma değer vergisi matrahından fazla olan mükellefler listesinde yer alan davacı adına, hasılatının bir kısmını kayıt ve beyan dışı bırakması nedeniyle takdir komisyonunca belirlenen matrah farkı üzerinden 2001 yılı için re'sen kurumlar vergisi salınmış, fon payı hesaplanmış, vergi ziyaı cezası kesilmiştir.

Mersin Vergi Mahkemesi 30.3.2005 günlü ve E:2004/941, K:2005/288 sayılı kararıyla; davalı idare tarafından istihbarat arşivinden alınan bilgilerin doğruluğu araştırılarak, vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyeti saptanmak ve inceleme yapılmak suretiyle tarhiyat yapılması gerektiği, kaldı ki Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü yazısında da aylar itibarıyla kredi kartı ile yapılan mal ve hizmet satış tutarları farkının yıllık toplamının on milyar ve daha fazla olması halinde yükümlülerin doğrudan incelemeye sevk edilmesi belirtildiğinden, tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle vergi ve cezayı kaldırmıştır.

Davalı idarenin temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesi 6.4.2006 günlü ve E:2005/3197, K:2006/979 sayılı kararıyla; davacının pos cihazı ile yaptığı işlemler tespitli olduğundan, bu işlemlerin kredi kartıyla yapılan emtia satışlarına ilişkin olup olmadığının, emtia satışlarına ilişkin olduğunun saptanması halinde ise bedeli müşteriye ait kredi kartlarıyla tahsil edilen emtia maliyetinin vergilendirme döneminde beyan edilen kazancın hesaplanmasında esas alınan maliyetler arasında bulunmadığının kanıtlaması davacıdan istenerek ve şirket ortağına ait kredi kartlarının finansman ihtiyacında kullanıldığı yolundaki davacı iddiası da değerlendirildikten sonra gerekli görülürse, defter ve belgeler ile kredi kartlarıyla yapılan işlemlere ilişkin slipler ve banka hesap ekstreleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirecek sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararı bozmuştur.

Mersin l.Vergi Mahkemesi 31.10.2006 günlü ve E:2006/1878, K:2006/2319 sayılı kararıyla; vergi ve cezanın kaldırılması yolundaki kararında ısrar etmiştir.

Karar, davalı idarece temyiz edilmiş, tarhiyatta yasaya aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi Özlem ULAŞ'in Düşüncesi : Israr kararının Danıştay Üçüncü Dairesince verilen bozma kararında yer alan esaslar doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmüştür.

Danıştay Savcısı Nurten KARAÇAY'ın Düşüncesi : Danıştay Üçüncü Dairesinin 6.4.2006 gün ve K:2006/979 sayılı bozma kararında yer alan esaslar uyarınca temyiz isteminin kabulü ile temyize konu ısrar kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

2001 yılında aylar itibarıyla kredi kartı ile yapılan satış tutarından daha düşük katma değer vergisi matrahı beyan eden davacı adına takdir komisyonu kararına dayanılarak re'sen salınan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve fon payına karşı açılan davada vergi ve cezanın kaldırılmasına karar veren vergi mahkemesi ısrar kararı davalı idarece temyiz edilmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3'üncü maddesinin "ispat" başlıklı B bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu kuralına yer verilmiştir. Anılan Kanunun 30'uncu maddesinin 2'nci fıkrasının 6'ncı bendinde, tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması, re'sen tarh nedeni olarak sayılmıştır.

Kredi kartı, bankalar ve özel finans kurumları tarafından, müşterilerine gerek mal ve hizmet alışverişi gerekse nakit çekişi sağlamak maksadıyla verilen ve belli bir limit dahilinde taşıyıcılarına, bedelini daha sonra ödemek kaydıyla alışveriş yapma imkanı sağlayan bir kredi aracı olup, kredi kartının esas kullanım alanı mal ve hizmet alışverişi olduğundan, bir ticari işletmenin hesap döneminde elde etmesi gereken hasılatının hesabında, kredi kartı ile yapılan mal ve hizmet satışından elde ettiği hasılatın da dikkate alınması gerekmektedir. Kredi kartının finansman ihtiyacının giderilmesinde kullanılması ticari icaplara uygun olmayıp, aksinin ispatı yukarıda açıklanan yasa hükmü gereğince davacıya aittir. Dava dilekçesinde kredi kartı ile yapılan işlemlerden elde edilen hasılatın kayıt ve beyan dışı bırakılan kısmının, şirketin nakit sıkıntısını gidermek amacıyla ve emtia çıkışı olmaksızın şirket ortağı adına kayıtlı kredi kartı işlemlerine ilişkin olduğu iddia edildiğinden ve davacının pos cihazı ile yapmış olduğu satışlar tespitli bulunduğundan, bu işlemlerin kredi kartıyla yapılan emtia satışlarına ilişkin olup olmadığının kanıtlanması davacıdan istenerek, gerekli görülürse, defter ve belgeler ile kredi kartlarıyla yapılan işlemlere ilişkin slipler ve banka hesap ekstreleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, vergi ve cezanın kaldırılması yönünde verilen vergi mahkemesi ısrar kararında isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile Mersin l.Vergi Mahkemesinin 31.10.2006 günlü ve E:2006/1878, K:2006/2319 sayılı ısrar kararının bozulmasına, yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri yönünden hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 19.10.2007 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar vergi mahkemesince verilen ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA