kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
Vergi D.Gen.Kur. 2007/1 E.N , 2007/147 K.N.


Özet
DÖNEMİ VE VADESİ KANUNİ TEMSİLCİLİK SIFATININ SONA ERDİĞİ TARİHTEN SONRAYA RASTLAYAN VE ÖDENMEYEN VERGİ BORÇLARININ TAHSİLİ AMACIYLA, KANUNİ TEMSİLCİ SIFATIYLA DAVACI ADINA DÜZENLENEN ÖDEME EMRİNDE, HUKUKA UYGUNLUK BULUNMADIĞI HAKKINDA.


İçtihat Metni

Temyiz Eden : Ziyapaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü

Karşı Taraf :...(... Kimyevi Gübre Limited Şirketi Ortağı)

Vekili: Av. ...

İstemin Özeti : Kanuni temsilcisi olduğu İnterteks Kimyevi Gübre Limited Şirketinden tahsil edilmeyen 1999 yılına ait kurumlar vergisi, fon payı ve vergi ziyaı cezasından oluşan borçlarının davacıdan tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmiştir.

Adana 2.Vergi Mahkemesi 24.11.2004 günlü ve E:2004/660, K:2004/1445 sayılı kararıyla; 16.9.1997 tarih ve 4377 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan 1.9.1997 tarih ve 3 sayılı ortaklar kurulu kararıyla davacının (5) yıl süreyle şirket müdürü seçildiği, 5.7.1999 tarih ve 4826 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan Adana 5'inci Noterliğinden 16.2.1999 tarih ve 2694 yevmiye numarası ile tasdikli hisse devir senedi ile hisselerinin tamamını bütün hak ve hukuki yükümlülükleri ile ...'a devrederek şirketle ilişkisini kestiği dosyaya sunulan belgelerden anlaşılan davacının, İnterteks Limited Şirketinin 1999 yılına ait borçlarının şirketten tahsil edilememesi nedeniyle Vergi Usul Kanununun 10 uncu maddesi uyarınca takip edilerek adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, takibe konu edilen kamu alacağının dayanağı olan 15.7.1999 tarih ve VTR/11 sayılı raporda; davacının, hisselerini devrettiği 16.2.1999 tarihine kadar şirketin hiç bir faaliyetinin olmadığını ifade ettiği, rapor ekinde yer alan ortaklar kurulu kararı ve hisse devir senedinin davacının bu ifadesini doğruladığı, 1997/Temmuz ila 1999/Ocak dönemlerine ilişkin katma değer vergisi beyanlarında faaliyetsiz olduğu bildirilen şirketin tarafından devralınmasından sonra 1999/Ocak ila 1999/Nisan dönemi için yüksek tutarlı matrah beyan edildiği ve hesaplanan katma değer vergisi ile indirilecek katma değer vergisinin denkleştirildiği, şirketin en büyük hissesini devralan ...'un devraldığı şirkete ait faturaları komisyon karşılığı düzenleyerek bu faturalara konu edilen teslim ve hizmet belgelerini katma değer vergisi beyannameleri ile beyan edip herhangi bir karşıt incelemeye karşı beyanlarının doğru olduğu görüntüsü vermeye çalıştığı tespitlerine yer verilerek, şirketin sahte fatura düzenlemesi karşılığında %2 oranında elde ettiği komisyon gelirinin vergilendirilmesi gerektiğinin belirtildiği, 16.2.1999 tarihinde şirket hisselerini devralan yeni ortağın kanuni temsilcilik sıfatının gerektirdiği kanuni ödevlerini gereği gibi yerine getirmemesinden kaynaklanan kamu alacağından dolayı, 16.2.1999 hisse devir senedi ile şirketteki hisselerini devrederek bu tarih itibarıyla kanuni temsilciliği son bulan davacının sorumlu
tutulamayacağı gerekçesiyle, ödeme emrini iptal etmiştir.

Vergi dairesi müdürlüğünün temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesi 23.11.2005 günlü ve E:2005/799, K:2005/2520 sayılı kararıyla; Türk Ticaret Kanununun 511 inci maddesinin 4 üncü ve 7 nci bentlerinde; limited şirket ortak ve müdürlerinin her birinin ad, soyad, ikametgah ve tabiyetlerinin tescil ve ilan edileceği belirtildikten sonra 515 inci maddesinde mukavelede yapılan her değişikliğin de tescil ve ilan edileceği, mukavelenin değiştirilmesi hakkındaki kararların üçüncü şahıslar hakkında, tescil tarihinden itibaren hüküm ifade edeceğinin kurala bağlandığı, Türk Ticaret Kanununun 511 ve 515 inci maddelerine göre ortaklık durumu ile şirketi temsile yetkili olanların değişmesi sonucunu doğuracak şekilde yapıldığı anlaşılan 16.2.1999 günlü devir işleminin, ödeme emrine konu kamu alacağının ait olduğu dönemden sonra 24.6.1999 tarihinde tescil edildiği, tescilin yapıldığı 24.6.1999 tarihine kadar iç işlem niteliğini taşıyan hisse devri nedeniyle davacının şirket ortaklığının sona erdiğinden bahsetmenin mümkün olmadığı, pay devrine ilişkin olarak vergi dairesi müdürlüğüne herhangi bir bildirim yapılmadığı ve vergi idaresinin, Adana Ticaret Odasının 30.10.2000 tarih ve 693 sayılı yazısıyla durumdan haberdar olduğu, bu durumda şirketin alacaklısı konumunda bulunan vergi dairesince, davacının kanuni temsilcilik sıfatının devam ettiği döneme ilişkin olup, şirketten tahsil edilemeyen vergilerin bu sıfatına dayanılarak davacıdan istenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, kararı bozmuştur.

Adana 2.Vergi Mahkemesi 12.10.2006 günlü ve E:2006/753, K:2006/685 sayılı kararıyla, ödeme emrinin iptali yolundaki kararında ısrar etmiştir.

Israr kararı vergi dairesi müdürlüğü tarafından temyiz edilmiş, düzenlenen ödeme emrinin yasaya uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi Gülsen BİŞKİN'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar ısrar kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Nurten KAR AÇ AY'in Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Vergi Mahkemesi ısrar kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Adana 2.Vergi Mahkemesinin 12.10,2006 günlü ve E: 2006/753, K: 2006/685 sayılı ısrar kararı, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.

Bu nedenlerle temyiz isteminin reddine, 27.4.2007 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararındaki esaslar uyarınca bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA