kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
Vergi D.Gen.Kur. 2006/431 E.N , 2007/139 K.N.


Özet
4811 SAYILI KANUN'UN, YÜRÜRLÜĞE GİRDİĞİ TARİHTEN SONRA BAŞLANILAN İNCELEME SONUCU, DÜZENLENEN RAPORA DAYANILARAK KESİLEN ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASININ, BU KANUN KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLEMEYECEĞİ HAKKINDA.


İçtihat Metni

Temyiz Eden : Çakabey Vergi Dairesi Başkanlığı

Karşı Taraf:.... Züccaciye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

İstemin Özeti: Züccaciye alım-satımı yapan davacı şirketin 2001 yılına ilişkin işlemlerinin kredi kartıyla yaptığı satışlarıyla sınırlı olarak incelenmesi sonucu düzenlenen inceleme raporuna dayanılarak özel usulsüzlük cezası kesilmiştir.

İzmir 2. Vergi Mahkemesi 3.11.2004 günlü ve E:2004/436, K:2004/902 sayılı kararıyla; 4811 sayılı Vergi Barışı Kanununun 3 üncü maddesinin 3 üncü bendinde, vergi aslına bağlı olmaksızın kesilen cezaların herhangi bir şart aranmaksızın tahsilinden vazgeçileceğinin, 5 inci maddesinde de, bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce başlandığı halde, bu tarihe kadar tamamlanmamış olan vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine bu Kanunun matrah artırımına ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla devam edileceğinin, vergi aslına bağlı olmayan cezaların kesilmesinden vazgeçileceğinin hükme bağlandığı, dava konusu cezanın vergi aslına bağlı olmaksızın kesilen bir ceza olduğu ve 4811 sayılı Kanunun kapsadığı döneme ilişkin olduğu anlaşıldığından, bu cezanın aranmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, kaldırılmasına karar vermiştir.

Davalı idarenin temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesi 31.5.2006 günlü E:2005/334, K:2006/1486 sayılı kararıyla; 12.6.2003 tarihli yazıya dayanılarak başlanılan inceleme sonucunda düzenlenen 12.4.2004 tarihli inceleme raporuna dayanılarak 8.5.2004 tarihli ihbarname ile davacıya duyurulan özel usulsüzlük cezasının, 27.2.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4811 sayılı Vergi Barışı Kanununun 3 üncü ve 5 inci maddeleri kapsamına girmediği açık bulunduğundan, vergi mahkemesince uyuşmazlık konusu cezanın Kanunun kapsadığı döneme ilişkin olduğu gerekçesiyle yoruma dayalı olarak 4811 sayılı Kanun hükümlerine göre kaldırılması yolunda verilen kararda hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle, kararı bozmuştur.

Bozma kararına uymayan İzmir 2. Vergi Mahkemesi 20.9.2006 günlü ve E:2006/893, K:2006/877 sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 4811 sayılı Kanunun ilgili hükümleri birlikte incelendiğinde, fatura verme ve alma zorunluluğuna uymayanlara özel usulsüzlük cezası kesilmesinin öngörüldüğü, ancak, 27.2.2003 gün ve 25033 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4811 sayılı Vergi Barışı Kanunu ile Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte dava konusu olan vergi aslına bağlı olmayan cezaların tahsilinden vazgeçileceği, Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, Kanun yürürlüğe girmeden önce başlanıldığı halde bu tarihe kadar tamamlanmamış olan vergi incelemeleri tamamlandıktan sonra vergi aslına bağlı olmayan vergi cezalarının kesilmesinden vazgeçileceğinin düzenlendiği, ancak, kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olup, Kanun yürürlüğe girdikten sonra başlayan vergi incelemesi sonucunda çıkacak vergi aslına bağlı olmayan özel usulsüzlük cezalarına ilişkin olarak her hangi bir düzenlemeye yer verilmediğinin anlaşıldığı, vergilemede ve vergi cezalarında vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan hükümlerin esas alınacağı, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda fiil tarihinde yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanacağı, 4811 sayılı Kanunda olduğu gibi olay ya da fiil tarihinden sonra şartlı ya da şartsız olarak lehe getirilen düzenlemelerin uygulanacağının tartışmasız olduğu, 4811 sayılı Kanunun vergi aslına bağlı olmayan cezalara ilişkin olarak Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte var olan cezanın tahsilinden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte devam eden incelemeler sonucu ortaya çıkacak cezaların aranmasından hiçbir şart aranmaksızın vazgeçileceğinin hükme bağlandığı göz önünde bulundurulduğunda; eşitlik ve adalet ilkesi gereği de fiil tarihinin esas alınması gerektiği sonucuna ulaşıldığı, olayda, özel usulsüzlük cezasını gerektiren fiilin tarihi 2001 yılı olup 4811 sayılı kanunun kapsadığı döneme ilişkin olduğundan kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle, cezanın kaldırılması yolundaki kararında ısrar etmiştir.

Israr kararı, davalı idare tarafından temyiz edilmiş, kesilen cezanın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi Özlem ULAŞ'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar ısrar kararının bozulmasını sağlayacak durumda görülmediğinden istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Nurten KAR AÇ AY'in Düşüncesi : Danıştay Üçüncü Dairesinin 31.5.2006 gün ve K:2006/1486 sayılı bozma kararında yer alan esaslar doğrultusunda temyiz isteminin kabulü ile temyize konu ısrar kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Züccaciye alım-satımı yapan davacı şirketin 2001 yılı işlemlerinin kredi kartıyla yaptığı satışlarıyla sınırlı olarak incelenmesi sonucu fatura veya ödeme kaydedici cihaz fişi düzenlemediği satış tutarı üzerinden 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin (1) işaretli fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına karşı açılan davada, cezanın kaldırılması yönünde verdiği kararında ısrar eden vergi mahkemesi kararı davalı idarece temyiz edilmektedir.

4811 sayılı Vergi Barışı Kanununun kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan kamu alacaklarına ilişkin düzenlemeleri içeren 3 üncü maddesinin (3) işaretli fıkrasında; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla sadece vergi cezalarına karşı dava açılmış olması halinde; vergi aslına bağlı cezaların, verginin bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ödenmiş olması veya 2 nci maddede öngörülen şekilde ödenmesi şartıyla, vergi aslına bağlı olmaksızın kesilen cezaların ise herhangi bir şart aranmaksızın tahsilinden vazgeçileceği belirtilmiştir. Aynı Kanunun inceleme ve tarhiyat safhasında bulunan vergilere ilişkin düzenlemeleri içeren 5 inci maddesinde de; bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce başlanıldığı halde, bu tarihe kadar tamamlanamamış olan vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine bu Kanunun matrah artırımına ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla devam edileceği, bu işlemlerin tamamlanmasından sonra vergi aslına bağlı olmayan cezaların kesilmesinden vazgeçileceği öngörülmüştür.

Uyuşmazlıkta, ceza kesme işleminin dayanağını oluşturan vergi incelemesine 12.6.2003 tarihli yazı üzerine başlanılmış ve 12.4.2004 tarihiyle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak düzenlenen 8.5.2004 tarihli ihbarname ile özel usulsüzlük cezası kesilmiş olup, 27.2.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4811 sayılı Vergi Barışı Kanununun 3 üncü ve 5 inci maddesinde öngörülen düzenlemeler kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından, aksi yönde verilen ısrar kararında isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile İzmir 2.Vergi Mahkemesinin 20.9.2006 günlü ve E:2006/893, K:2006/877 sayılı ısrar kararının bozulmasına, yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri yönünden hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 27.4.2007 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA