kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
Vergi D.Gen.Kur. 2006/129 E.N , 2006/368 K.N.


Özet
KATMA DEĞER VERGİSİ İADE İSTEMİNİN YERİNE GETİRİLMESİNDEN SONRA, İSTEMİN SÜRESİNDE YAPILMADIĞINDAN BAHİSLE, CEZALI OLARAK İSTENMESİ ÜZERİNE YAPILAN DÜZELTME ŞİKAYET BAŞVURUSUNUN REDDİNDE, YASAL İSABET GÖRÜLMEDİĞİ HAKKINDA.


İçtihat Metni

Temyiz Eden : Maliye Bakanlığı

Karşı Taraf :...

Vekili: Av....

İstemin Özeti : Davacının 1999 ve 2000 yıllarına ait indirimli orana tabi katma değer vergisi bulunması nedeniyle Katma Değer Vergisi Kanununun ilgili maddeleri gereğince iade isteminin yerine getirilmesinden sonra, bu istemin süresinde yapılmadığı ve vergi ziyama yol açıldığından bahisle salınan katma değer vergisi ile hesaplanan gecikme faizinin ve kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.

Ankara l.Vergi Mahkemesi 27.1.2004 günlü ve E:2003/514, K:2004/67 sayılı kararıyla; yürürlükte bulunan vergi kanunlarında iade talepleri konusunda herhangi bir süre sınırlaması öngörülmediğinden, bu tür taleplerin, vergi kanunlarındaki genel zaman aşımı süresinde her zaman yapılabileceğinin kabulünün zorunlu olduğu; bu durumda, yasa gereği iadesi gereken,olayda da iade edilen verginin, iade isteminin süresinden sonra yapıldığından bahisle vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte istenilmesi vergi hatası oluşturduğundan, davacının başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlemi iptal etmiştir.

Maliye Bakanlığının temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesi 25.10.2005 günlü ve E:2004/732, K:2005/2504 sayılı kararıyla; Vergi Usul Kanununun 122 nci ve 124 üncü maddelerine göre idareden düzeltilmesi talep edilebilecek vergi hataları, kendisinden düzeltme isteminde bulunulan idari makamın veya uyuşmazlık halinde yargı yerinin, anılan Kanunun 3 üncü maddesinde öngörülen yorum tekniklerine başvurmadan, ilk bakışta anlayabileceği açıklıktaki vergilendirme yanlışlıkları olduğu, olayda ise uyuşmazlığın çözümü, davacının katma değer vergisi, iadesi isteminin vergi mevzuatı çerçevesinde süresinde yapılıp yapılmadığı hususunun belirlenmesine bağlı bulunduğu, bu belirleme ise, ilgili yasal düzenlemelerin yorumlanmasını gerektirdiğinden; davada ileri sürülen hatanın, 213 sayılı Kanunun aradığı anlamda vergi hatası olmadığı, dolayısıyla, bu iddianın, ancak, süresinde ve tarhiyata karşı açılan davada ileri sürülmesi ve incelenmesinin mümkün olduğu, bu bakımdan; hukuki bir sorun teşkil eden ve yasaların yorumu sonunda çözümlenebilecek nitelikte olan uyuşmazlık hakkında, 213 sayılı Kanununun yukarıda sözü edilen 122 ve 124 üncü maddeleri hükümleri uygulanamayacağından, işlemin iptali yolundaki mahkeme kararında isabet görülmediği gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Bozma kararına uymayan Ankara 4.Vergi Mahkemesi 31.1.2006 günlü ve E:2006/166, K:2006/52 sayılı kararıyla, işlemin iptali yolundaki kararında ısrar etmiştir.

Israr kararı Maliye Bakanlığı tarafından temyiz edilmiş, olayda vergilendirme hatası bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.

Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Gülsen BİŞKİN'in Düşüncesi :Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar ısrar kararının bozulmasını sağlayacak durumda görülmediğinden istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Emel CENGİZ'in Düşüncesi: Davacının 1999 ve 2000 yıllarına ait indirimli orana tabi katma değer vergisi iadesi isteminin yerine getirilmesinden sonra bu talebin süresinde bulunmadığından bahisle tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle yapılan şikayet yoluyla düzeltme başvurusunun reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davayı kabul ederek işlemi iptal eden mahkeme kararını bozan Danıştay Yedinci Daire Kararı üzerine ilk kararında direnen vergi mahkemesi kararı temyiz edilmektedir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 116 ncı maddesinde vergi hatasının;vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olduğu belirtilerek, 117 nci maddesinde; hesap hataları, 118 nci maddesinde ise vergilendirme hataları kapsamına giren hususlar sayılmış, aynı kanunun 122 nci maddesinde mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri, 124 ncü maddesinde de; vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların, şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri belirtilmiştir.

incelenmesinden, davacının 1999 ve 2000 yıllarına ilişkin indirimli orana tabi işlemleri nedeniyle yüklenilen katma değer vergisinin iadesi isteminin yerine getirilmesinden sonra idarece yapılan araştırmada davacının iade isteminin süresinde yapılmadığının anlaşılması üzerine, haksız yere vergi iadesine sebebiyet verildiğinden bahisle tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin ihbarnamenin tebliğinden sonra dava açma süresini geçiren davacının şikayet yoluyla Maliye Bakanlığına yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin dava konusu edildiği ,uyuşmazlığın esasının ise katma değer vergisi iadesi talebinin süresinde olup olmadığına ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Buna göre, katma değer vergisi mevzuatı çerçevesinde yapılacak iade talebinin süresinde olup olmadığı hususu, hukuki bir sorun olup, yasaların yorumu sonucunda çözümlenebileceğinden düzeltme ve şikayet kapsamında bulunmadığı anlaşılan bu davada, şikayet yoluna gidilmek suretiyle tesis edilen olumsuz işlemi iptal eden vergi mahkemesi ısrar kararında isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulüyle vergi mahkemesinin ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Ankara 4.Vergi Mahkemesinin 31.1.2006 günlü ve E:2006/166, K:2006/52 sayılı ısrar kararı, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.

Bu nedenlerle temyiz isteminin reddine, 8.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA