kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
Vergi D.Gen.Kur. 2004/157 E.N , 2005/8 K.N.


Özet
KATMA DEĞER VERGİSİ İADE ALACAĞINDAN GELİR (STOPAJ) VERGİSİ BORCUNUN MAHSUBU TALEBİ KABUL EDİLİP, MAHSUP GERÇEKLEŞTİRİLDİKTEN SONRA, KATMA DEĞER VERGİSİ İADE ALACAĞININ OLMADIĞI SEBEBİNE DAYANILARAK MAHSUP EDİLEN GELİR (STOPAJ) VERGİSİNİN, DOĞRUDAN ÖDEME EMRİYLE TAHSİL EDİLEMEYECEĞİ HAKKINDA.


İçtihat Metni

İstemin Özeti : Davacı şirketin, katma değer vergisi alacağından vergi borçlarının mahsubu talebi kabul edilip mahsup işlemi yapıldıktan sonra, işlemlerinin iadeye konu katma değer vergisi yönünden incelenmesi sonucu, mal alışlarını sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı faturalarla belgelendirdiği, dolayısıyla katma değer vergisi iade alacağının bulunmadığından bahisle, katma değer vergisi iade alacağından mahsup edilen gelir (stopaj) vergisinin tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmiştir. Ankara 5.Vergi Mahkemesi 14.9.1999 günlü ve E:1999/27, K:1999/515 sayılı kararıyla; olayda, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 11 inci maddesinde tanımlandığı şekilde ticari ilişkinin dışında vergi kaçırmaya yönelik bir organizasyonun olmadığı, bu nedenle açılan davaların şirket lehine sonuçlandığı, kaldı ki, mahsup yoluyla vadesinde ödenen amme alacağının, usulüne uygun olarak yükümlüsünden istenmeden, 6183 sayılı Kanuna göre tahsili yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle ödeme emrini iptal etmiştir.

Vergi dairesi müdürlüğünün temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesi 17.9.2003 günlü ve E.-2000/9077, K:2003/3970 sayılı kararıyla; olayda, ödeme emrinin konusu olan gelir (stopaj) vergisinin Gelir Vergisi Kanununun 98 inci maddesi uyarınca verilen muhtasar beyannameye dayanılarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 25 inci maddesi gereği tahakkuk ettirilen ve vadesinde nakden veya mahsuben ödenmesi gereken kamu alacağı olması nedeniyle, 6183 sayılı Kanuna göre, ödeme emri düzenlenerek tahsili yoluna gidilebilmesi için, ayrıca tahakkuk ettirilmesine gerek bulunmadığından, mahkeme kararının aksi yoldaki gerekçesinde isabet görülmediği, öte yandan, uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması için, davacının gerçekten katma değer vergisi iade alacağının bulunup bulunmadığının, bir başka anlatımla, ihraç ettiği ürünlere ilişkin faturaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığının belirlenmesi, bunun için de anılan şirketler hakkında düzenlenmiş örnekleri dosyada mevcut vergi inceleme raporlarının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bunun yapılmamış olmasının da, kararın noksan incelemeye dayalı olduğunu gösterdiği, ayrıca, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 11 inci maddesinin 2 nci fıkrasında, mal alım ve satımı ve hizmet ifası dolayısıyla vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda olanların, bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde verginin ödenmemesinden, alım satıma taraf olanlar, hizmetten yararlananlar ve aralarında doğrudan veya hısımlık nedeniyle ya da sermaye, organizasyon veya yönetimine katılmak veya menfaat sağlamak suretiyle dolaylı ilişki bulunduğu tespit olunanların müteselsilen sorumlu olacakları yolunda yer alan hüküm uyarınca müteselsilen sorumlu sayılarak davacı şirket adına yapılan tarhiyatlara karşı açılan davalarda, davacı şirketle ihraç ettiği ürünleri satın aldığı firmalar arasında menfaate dayalı bir irtibatın olmadığı veya vergi kaçırmaya yönelik olarak birlikte hareket etmedikleri yolunda verilen hukuki dayanağı ve gerekçesi farklı olan kararların, bu davada davacıdan sorumlu sıfatıyla istenilen vergi borçlarına ait ödeme emrinin iptalini gerektirmeyeceğinden, Mahkemece anılan gerekçeyle hüküm tesis edilmesinde de yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Bozma kararına uymayan Ankara 5.Vergi Mahkemesi 20.4.2004 günlü ve E:2004/302, K:2004/483 sayılı kararıyla ödeme emrinin iptali yolundaki kararında ısrar etmiştir.

Israr kararı vergi dairesi müdürlüğü tarafından temyiz edilmiş, vergi inceleme raporu ile Hazineye intikal etmediği anlaşılan katma değer vergisinin iadesi mümküa) olmadığından, daha önce mahsup edilen gelir (stopaj) vergisinin tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenmiştir.

Savunmanın Özeti : Savunmada bulunulmamıştır.

Danıştay Tetkik Hakimi Gülsen BİŞKİN'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ) ileri sürülen iddialar ısrar kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Münevver DEMİR'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında S belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle Vergi Mahkemesi ısrar kararını^ onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosyadaki belgeler| incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Davacı kurumun mahsup talebi kabul edilip mahsup işlemi yapıldıktan sonra,| işlemlerinin iadeye konu katma değer vergisi yönünden incelenmesi sonucu, mal alışların sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı faturalarla belgelendirdiği, dolayısıyla katma değei vergisi iade alacağının bulunmadığından bahisle, katma değer vergisi iade alacağmdan| mahsup edilen gelir (stopaj) vergisinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrini iptal ederf vergi mahkemesi ısrar kararı vergi dairesi müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, İstanbul Dış Ticaret Vergi Dairesi Başkanlığının, daval| vergi dairesi müdürlüğüne yazdığı 23.12.1998 tarihli ve 33918 sayılı yazı ile, dairelerimi] mükellefi ... İnşaat Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 1993 Mayıs dönemine âffijj 2.508.917.000.-lira katma değer vergisi iade alacağından 1993 Temmuz, Ağustos, Ekin" dönemi gelir (stopaj) vergisi borçlarının mahsubunu talep ettiği ve bila tarih 91/48 sayıl düzeltme fişi ile mahsubun gerçekleştirildiği, daha sonra düzenlenen 16.11.1998 tarih ve Dı| Ticaret. 1998/89-15 sayılı vergi inceleme raporunda belirtildiği üzere bir kısım katma değe! vergisi indirimlerinin kabul edilmediği ve bu nedenle mahsup dikkate alınmayarak beya| edilen verginin tahsili gerektiği bildirildiğinden bahisle dava konusu ödeme emrini| düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Borcun mahsuben ödenmesini kabul eden vergi dairesi müdürlüğünün, yapılan inceleme sonucu mahsup işlemini geri alması üzerine bir düzeltme fişi düzenlemesi ya da ayrı bir yazı ile evvelce yapılmış olan mahsup işleminin geri alındığını yükümlüye bildirmesi, bu suretle dayacıya haklarını koruma veya ödeme imkanı sağlaması veya haksız iade edildiği saptanmış bir, katma değer vergisi tespit edilebiliyor ise bunun tahsili yoluna gidilmesi gerekirken doğrudan davacı. adına ödeme emri düzenlemesinde yasaya uygunluk görülmemişir.

Bu nedenlerle ödeme emrinin iptali yolundaki Ankara 5.Vergi Mahkemesinin 20.4.2004 günlü ve E.-2004/302, K:2004/483 sayılı ısrar kararında yasaya aykırılık görülmediğinden temyiz isteminin reddine, 18.2.2005 gününde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- 6183 sayılı Yasanın Birinci Kısmının kamu alacağının korunmasına ilişkin düzenlemeleri içeren ikinci bölümünde yer alan 23 üncü maddesinden tahsil edilip de yasal nedenlerle reddi gereken kamu alacaklarının, istihkak sahiplerinin reddiyatı yapacak kamu idaresine olan vadesi gelmiş borçlarına mahsup edilerek reddolunması kurala bağlanmakla mahsubun, vergi borcunu ortadan kaldıran bir ödeme şekli olduğu kabul edilmiştir.

Davacı şirketin ödeme emriyle istenen gelir (stopaj) vergisi borcu, katma değer vergisi alacağına mahsup fişi düzenlenmek suretiyle mahsup edilmiş ve vergi borcu ortadan kaldırılmıştır. Bu mahsup işleminden sonra işlemleri katma değer vergisi yönünden incelenmiş ve düzenlenen vergi inceleme raporu ile alış faturalarının sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğu görüşüyle mahsup işlemi ortadan kaldırılmıştır.

Bu tespitin idareye, ilgili Kanun ve Yönetmelik hükümleri uyarınca yapılmış ve muhatabı yönünden hukuki sonuçlarını doğurmuş olan mahsup işlemini tek yanlı olarak geçersiz sayma olanağı verdiği düşünülemeyeceği gibi bu yolda bir yaklaşım hukuki güvenlik ilkesine de aykırı düşer.

Bu nedenle mahsup yoluyla ödenerek ortadan kalkmış bulunan gelir (stopaj) vergisinin tahsili amacıyla, ödeme emri düzenlenemeyeceğinden, ısrar kararına yönelik temyiz isteminin yukarıdaki hukuksal nedenlerle reddi gerektiği görüşüyle kararın gerekçesine katılmıyoruz.

XX- Davacı şirketin katma değer vergisi iade alacağından gelir (stopaj) vergisi borcunun mahsubundan sonra iade edilecek katma değer vergisinin bulunmadığının yapılan vergi incelemesi sonucu anlaşıldığı ve bu katma değer vergisinin ikmalen tarhedildiğinden bahisle, gelir (stopaj) vergisinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrini, sözü edilen tarhiyatlara karşı açılan davaların davacı lehine sonuçlandığı gerekçesiyle iptal eden Mahkeme kararında yasaya aykırılık bulunulmadığı gibi, temyiz dilekçesinde, tarhiyatlann terkinine ilişkin Mahkeme kararlarının Danıştay'ca bozulduğu veya tarhiyatlann onandığı yolunda bir iddia ve kanıt ileri sürülmediğinden temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekeceği oyu ile kurul kararına gerekçe yönünden karşıyım.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA