YENİLEME EMRİ

İcra, İlamlı ve İlamsız Takip, Haciz, Mal Beyanı, İhtiyati Haciz, Borca İtiraz, Şikayet, İstihkak ve İstirdat Davaları, Taahhüdü İhlal, Sıra Cetveli, İflas...

Re: YENİLEME EMRİ

Mesajgönderen teoman » 24 Şub 2013, 22:27

sağolun.
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİCBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
 
Mesajlar: 8214
Kayıt: 29 Tem 2012, 17:08

Reklam

Re: YENİLEME EMRİ

Mesajgönderen av.sedatkeklik » 25 Şub 2013, 01:42

Özgür_DEMiR yazdı:Teşekkürler Ederim Efendim. Ben ilamsız icra takibi başlattım. borçlu itiraz etti. itirazın iptali davası açacaktım ama o kadar haksızlıkla mücadele ettim ki, 1 yılı geçmiş olmasına rağmen itirazın iptali davası açamadım. Bu takip dosyası için ne yapabilirim Efendim. 1 yılı geçse de itirazın iptali için dava açabilir miyim Efendim? En Derin Saygılarımla Efendim!...



itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davalarını açma süresi itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren başlar, buna özellikle dikkat edin. Çünkü borçlular genellikle itirazlarını alacaklıya tebliğ ettirmezler. Dolaysıyla sürelerin geçip geçmediği hususunu bu duruma göre değerlendirmeniz gerekmektedir. saygılarımla
Kullanıcı avatarı
av.sedatkeklik
Site Üyesi
 
Mesajlar: 1
Kayıt: 21 Kas 2012, 18:51
Konum: İstanbul

Re: YENİLEME EMRİ

Mesajgönderen Özgür_DEMiR » 25 Şub 2013, 10:03

itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davalarını açma süresi itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren başladığını hangi yasanın hangi maddesiyle arz etmeliyim Efendim? Çok Teşekkürler Ederim!... En Derin Saygılarımla!...
Özgür_DEMiR
Site Üyesi
 
Mesajlar: 2096
Kayıt: 19 Ağu 2012, 01:55

Re: YENİLEME EMRİ

Mesajgönderen Özgür_DEMiR » 25 Şub 2013, 10:11

borçlunun itirazı bana tebliğ edilmedi, 1 yılı da aştı zaman. 1yılı aşmış olmasına rağmen tebliğ masrafını icra müdürlüğüne sunup itirazın ve kararın tarafıma tebliğ edilmesini talep edebilir miyim? Saygılarımla Efendim!..
Özgür_DEMiR
Site Üyesi
 
Mesajlar: 2096
Kayıt: 19 Ağu 2012, 01:55

Re: YENİLEME EMRİ

Mesajgönderen teoman » 26 Şub 2013, 12:00

Sayın Özgür Bey,

Talih Uyar 'ın "Genel Haciz Yolu İle İlamsız Takiplerde İtiraz Şekli,İtiraz Yeri ve İtiraz Süresi başlıklı makalesinde İCRA İFLAS KANUNU 62/II. MADDESİNDE YER ALAN “ TAKİBE İTİRAZ EDEN BORÇLUNUN, İTİRAZLA BİRLİKTE TEBLİĞ MASRAFINI ÖDEMEMİŞ OLMASI HALİNDE, İTİRAZ ETMEMİŞ SAYILACAĞINA” DAİR HÜKÜM 3222 SAYILI KANUN İLE KALDIRILMIŞTIR. denilmektedir.
Ayrıca Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 31.5.2002 T. 10105/11592 )kararın da "Alacaklı yapılmasını talep ettiği muamelenin masrafını ve ayrıca takip talebinde bulunurken borçlunun yapabileceği itirazın kendisine tebliğ masrafını da avans olarak peşinen öder. Borçlunun itiraz dilekçesinin tebliğ giderini vermediği gerekçesiyle itiraz etmemiş sayılarak takibin durdurulmasına ilişkin memur kararının iptaline karar verilmesi isabetsizdir” denilmektedir.





İİK.nun İtirazın iptalini düzenleyen 67.yasa maddesi itirazın iptali için dava açma süresinin borclunun itirazının alacaklıya tebliğden itibaren başladığını belirtiyor.

Tebliğden itibaren bir yıl geçmiş ve alacaklı itirazın iptali davası açma süresini geçirmişse genel hükümlere göre alacak davası açma hakkına yine sahiptir.Aşağıya İlgili madde ile birde karar örneği ekliyorum.



A İTİRAZIN İPTALİ :

Madde 67 - (Değişik madde: 18/02/1965 - 538/37 md.)

(Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.

(Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.

İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.

(Mülga fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./103. md.)

Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.

(Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.





T.C.
YARGITAY
7. HUKUK DAİRESİ
E. 2006/614
K. 2006/509
T. 28.2.2006
• KAÇAK ELEKTRİK KULLANIMI ( İtirazın İptali Davasının 1 Yıllık Hak Düşürücü Süre İçerisinde Açılması Gerektiği - Anılan Sürenin İtirazın Alacaklıya Tebliğ Edildiği Günden Sonra Başlayacağı )
• HAKSIZ EYLEMDEN KAYNAKLANAN ALACAĞIN TAHSİLİ ( Kaçak Elektrik Kullanımı - İtirazın İptali Davasında 1 Yıllık Hak Düşürücü Sürenin İtirazın Alacaklıya Tebliğ Edildiği Günden Sonra Başlayacağı )
• İTİRAZIN İPTALİ ( 1 Yıllık Hak Düşürücü Sürenin İtirazın Alacaklıya Tebliğ Edildiği Günden Sonra Başlayacağı )
• HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE ( İtirazın İptali Davasında 1 Yıllık Hak Düşürücü Sürenin İtirazın Alacaklıya Tebliğ Edildiği Günden Sonra Başlayacağı )
2004/m.67
ÖZET : İtirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekmekte ise de, anılan sürenin itirazın alacaklıya tebliğ edildiği günden sonra başlayacağı dikkate alınarak davanın süresinde açılıp açılmadığına ilişkin değerlendirmenin buna göre yapılması gerekir.

DAVA : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:

KARAR : Davacı B. davalı M. aleyhine kaçak elektrik kullanımı nedeni ile başlattıkları İcra takibine davalının haksız yere itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu öne sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatının da davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava niteliği ve içeriği itibariyle kaçak elektrik kullanımı nedeniyle haksız eylemden kaynaklanan alacağın tahsili için davalı borçlu hakkında başlatılan İcra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. İ.İ.K.67. maddesi hükmü uyarınca itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekmekte ise de, anılan sürenin itirazın alacaklıya tebliğ edildiği günden sonra başlayacağı dikkate alınarak davanın süresinde açılıp açılmadığına ilişkin değerlendirmenin buna göre yapılması gerekir. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşte bu doğrultudadır. Davalı kendisine yapılan ödeme emrinin tebliği üzerine 19.2.2002 tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmiş ise de, itiraz dilekçesi alacaklı vekiline tebliğ edilmemiş, dava ise davacı alacaklı tarafından 3.5.2004 tarihinde açılmıştır. Alacaklı vekiline başlattıkları icra takibine karşı davalı borçlu tarafından itiraz edildiği tebliğ edilmeden hak düşürücü sürenin işlemeye başlamayacağı kuşkusuzdur.

SONUÇ : Hal böyle olunca, davanın süresinde açıldığının kabulü ile işin esasına yönelik bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 28.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.




T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2004/4511
K. 2005/1138
T. 14.2.2005
• İTİRAZIN İPTALİ ( Dava Açma Süresinin Ödeme Emrine Vaki İtirazın Alacaklıya Tebliği Tarihinden İtibaren Başlayacağı Bunun Dışında Bir Yol Harici Öğrenme vs . Öngörülmediği )
• DAVA AÇMA SÜRESİ ( İtirazın İptali Davası - Ödeme Emrine Vaki İtirazın Alacaklıya Tebliği Tarihinden İtibaren Başlayacağı Bunun Dışında Bir Yol Harici Öğrenme vs. Öngörülmediği )
• ALACAKLIYA TEFHİM VEYA TEBLİĞ ZARURETİ ( İtirazın İptali Davası - Dava Açma Süresinin Başlaması İçin İtirazın Alacaklıya Tebliği Zorunlu Olduğu )
2004/m.62,67
ÖZET : Dava,TTK.nun 1301. madde hükmüne dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. İİK.nun 67/1 nci madde ve fıkra hükmünde, açıkça dava açma süresinin ödeme emrine vaki itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmiş, bunun dışında bir yol ( harici öğrenme v.s ) öngörülmemiştir. Nitekim, aynı Kanun'un 62/2 nci madde ve fıkra hükmünde de,itirazın alacaklıya tebliği zorunluluğu getirilmiştir.Somut olayda,İcra Müdürlüğünce, itirazın alacaklı vekiline dosyaya başvurusunda, tefhimine karar verilmiş ise de,ne tutanağa geçmiş bir tefhim,ne de tebliğ suretiyle alacaklı vekili itirazdan haberdar edilmemiştir.

Bu durumda mahkemece, tebliğ gerçekleşmediğine göre, açılan davanın süresinde olduğu dikkate alınarak, işin esasına girilip, hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.11.2003 tarih ve 2000/1163-2003/1621 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacı sigorta vekilinin, TTK’nun 1301 nci madde hükmüne dayalı olarak davalı aleyhine açtığı itirazın iptali davası sonunda, mahkemece davanın süre bakımından reddine dair verilen kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava,TTK.nun 1301 nci madde hükmüne dayalı itirazın iptali istemine ilişindir.

Mahkemece, davacı alacaklının davalının ödeme emrine vaki itirazını dava dışı diğer borçlu için haciz ve muhafaza talebinde bulunurken, dosyaya yaptığı başvurular sırasında haricen öğrendiği, öğrenme tarihi ile dava tarihi arasında İİK.nun 67 nci maddesinde öngörülen dava açma süresinin geçirildiği sonucuna varılarak,davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa, İİK.nun 67/1 nci madde ve fıkra hükmünde, açıkça dava açma süresinin ödeme emrine vaki itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmiş, bunun dışında bir yol ( harici öğrenme v.s ) öngörülmemiştir. Nitekim, aynı Kanun'un 62/2 nci madde ve fıkra hükmünde de,itirazın alacaklıya tebliği zorunluluğu getirilmiştir.Somut olayda,İcra Müdürlüğünce,itirazın alacaklı vekiline dosyaya başvurusunda, tefhimine karar verilmiş ise de,ne tutanağa geçmiş bir tefhim,ne de tebliğ suretiyle alacaklı vekili itirazdan haberdar edilmemiştir.

Bu durumda mahkemece,tebliğ gerçekleşmediğine göre, açılan davanın süresinde olduğu dikkate alınarak, işin esasına girilip, hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış,kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİCBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
 
Mesajlar: 8214
Kayıt: 29 Tem 2012, 17:08

ÖncekiSonraki

Dön İcra ve İflas Hukuku



Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 5 misafir

 

 

 

   

 

Copyright 2010 BETA