• Reklam

KAYYUM ŞERHİNİN KALDIRILMASI-TAPU İPTAL VE TESCİL DAVASI

KAYYUM ŞERHİNİN KALDIRILMASI-TAPU İPTAL VE TESCİL DAVASI

Mesajgönderen teoman » 04 Eki 2012, 16:32

T.C.

YARGITAY

1. HUKUK DAİRESİ

E. 2012/1969

K. 2012/4695

T. 25.4.2012

• KAYYUM ŞERHİNİN KALDIRILMASI VE TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI ( Kendisine Husmet Yöneltilen Kayyum Hakkında Yargılama Giderlerine Hükmedilemeceği – Harçlar Kanunu Gereğince Mal Müdürünün Yargılama Giderlerinden Sorumlu Olmadığı )

• YARGILAMA GİDERLERİ ( Kayyum Şerhinin Kaldırılması ve Tapu İptali ve Tescil Davası – Kendisine Husmet Yöneltilen Kayyum Hakkında Yargılama Giderlerine Hükmedilemeceğinin Yerel Mahkemece Gözetilmesi Gerektiği/Avukatlık Ücreti )

• AVUKATLIK ÜCRETİ ( Yargılama Giderlerinden Sayıldığı – Kendisine Husumet Yöneltilen Kayyum İstanbul Defterdarlığının Yasal Hasım Durumudan Bulunması Nedeniyle Yargılama Giderlerinden Sorumlu Tutulamayacağının Gözetilmesi Gerektiği )

5737/m. 17

6100/m.50

3561/m. 2

492/m. 13/J

ÖZET : Dava, kayyım şerhinin kaldırılması, tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir.Davada, kendisine husumet yöneltilen kayyum- İstanbul Defterdarlığı 3561 S.K. gereğince yasal hasım durumundadır. Kayum tayin edilen mal memurunun bütün işlemlerinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı gözardı edilerek hüküm verilmesi isabetsizdir.


DAVA : Taraflar arasında görülen davada;

Davacı İdare, dava konusu 764 ada, 21 sayılı, Evkafa Mülhak Kareki Hasan Çelebi Mescidinde Duhan Gümrüğü Emini Hüseyin Ağa Vakfından icareli taşınmazın, 3/12 payının Yorgi, 7/12 payının Taşo, 2/12 payının ise Yanko adına kayıtlı olduğunu, tapu kaydında mutasarrıf olarak adı geçenlerin mirasçı bırakmadan öldüklerini, vakıf taşınmazlarının 10 yıldır kayyımla idare edildiğini ileri sürerek, 5737 sayılı Vakıflar Yasasının 17. maddesi uyarınca kayyım şerhinin kaldırılarak, mutasarrıflar adına olan kaydın iptali ile taşınmazın vakfı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “…kayyımlığın kaldırılması isteği yönünden mahkemenin görevsizliğine, ilgili istek bakımından davanın tefrikine, eldeki dava bakımından bekletici mesele yapılmasına, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, kayyımlığın kaldırılmasına ilişkin istek bakımından karar verilmeye yer olmadığına, mutasarrıflar adına olan tapu kaydının iptali ile Hüseyin Ağa Vakfı adına tesciline karar verilmiştir.

Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi İlknur Acar’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Dava; kayyım şerhinin kaldırılması, tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkin olup mahkemece şerhin kaldırılması hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, tapu iptal tescil isteğinin kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 764 ada, 21 sayılı, ” Evkafa Mülhak Kareki Hasan Çelebi Mescidinde Duhan Gümrüğü Emini Hüseyin Ağa Vakfından” icareli taşınmazın, mutasarrıflarının ölü olduğu, mirasçılarının saptanamadığı, 10 yılı aşkın süredir kayyum ile yönetildiği anlaşılmaktadır.

Davacı Vakıflar idaresi; anılan taşınmazın aslının vakıf olduğu, icarereli taşınmazlardan olup mutasarrıflarının gaip olması nedeniyle kayyumla idare süresinin dolduğu iddiasıyla tapu kaydındaki kayyum şerhinin kaldırılarak taşınmazın vakfı adına tescili isteği ile eldeki davayı açmıştır.

Hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca tefrik kararı verilen “kayyım şerhinin kaldırılması” isteği bakımından, görevli mahkemede “şerhin kaldırılmasına” karar verildiği gerekçesiyle bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, çekişmeli taşınmazın aslının vakıf olduğu belirlenmek suretiyle 2762 sayılı Yasayı yürürlükten kaldıran 5737 sayılı Vakıflar Yasasının 17. maddesi hükmü yarınca davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı yanın bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.

Ne varki, davada 6100 sayılı HMK’nun 50. maddesi ( HUMK’nun 38. maddesi ) uyarınca kendisine husumet yöneltilen kayyum- İstanbul Defterdarlığı, 3561 sayılı Yasa hükümleri gereğince yasal hasım durumundadır. Anılan Yasanın 2. maddesindeki düzenlemede; kayyım tayin edilen mal memurunun 492 sayılı Harçlar Yasasının 1 ve 3 nolu tariflerine göre bütün işlemlerinin aynı Yasanın 13/J maddesi hükmü kapsamında olacağına yer verilmiştir.

Hal böyle olunca; yasal hasım kabul edilen kayyumun yargılama giderleri ile 1957 tarih, 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu giderlerden sayılan avukatlık parasından sorumlu tutulamayacağı gözardı edilerek yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ : Davalının, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü ( 6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile ) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 25.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİCBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.
KÖTÜLÜKLE BESLENEN ZALİMLİKLE TERBİYE EDİLİR.
http://WWW.KARARARA.COM
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
 
Mesajlar: 7750
Kayıt: 29 Tem 2012, 17:08

Reklam

Dön Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları



Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Google Adsense [Bot] ve 26 misafir

 

 

 

   

 

Copyright 2010 BETA