Forum ana sayfa HUKUKİ PAYLAŞIM FORUMLARI Dilekçe ve Sözleşme Örnekleri TÜKETİCİ, KREDİ KARTI YILLIK AİDAT ÜCRETİNİN İADESİ DİLEKÇESİ

TÜKETİCİ, KREDİ KARTI YILLIK AİDAT ÜCRETİNİN İADESİ DİLEKÇESİ

Dava, icra ve temyiz dilekçe örnekleri ile her türlü hukuki sözleşme örneği paylaşım platformu...

teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 10485


Sayın Üyelerimiz

Bankalar müşterileri tarafından kullanılan kredi kartları nedeni ile her yıl müşterilerinden belirli bir miktar üyelik aidatı ya da kart kullanım bedeli adı altında ücret tahsil etmektedir. Kredi kartı kullanılması nedeni ile üyelik aidatı ya da kart kullanım bedeli adı altın da bir ücretin tahsil edilemeyeceği hususunda bir çok Yargıtay kararının ve bu konuda verilmiş bulunan bir çok Hakem Heyeti kararının bulunmasına rağmen bankalar tarafından halen bu ücretler müşterilerden kesilmektedir. Kesinti yapılan bu bedellere müşretiler tarafından her hangi bir itiraz yapılmadığı takdirde bu kesintiler bankaya kazanç olarak geçmektedir. Ayrıca müşteriler tarafından kart kullanım bedellerine itiraz edildiğinde de, bankalar tarafından, müşterilerden her ay belirli bir miktar harcama yapma sözü verilmesi halinde kesintinin iade edileceği veya bu bedelin itiraz sonucu bonus olarak kendisinin kullanımına sunulacağı ya da direkt iptal edileceği bilgisi verilmektedir. Banka bu şekilde zaten müşteriye ait olan parayı sanki tekrar ona bağışlıyormuş gibi hareket etmekte ve kendisine yasal bir zemin uydurmaktadır.

Hesap Bildirim Cetveli ile kesilen yıllık üyelik ücreti, 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın 6. maddesinde düzenlenen " Sözleşmelerdeki Haksız Şartlar"hükmü ve ilgili yasal düzenlemelere aykırıdır.

Bu nedenle kredi kartı kullananlar, ilgili bankalara, alınan üyelik ücretinin haksız olması sebebiyle ödenen bedelin bir sonraki hesap ekstresinden mahsup edilmesi talebini içeren dilekçe ile başvurabilirler. Bankaya, yapılan başvuru neticesinde bir sonraki aya ait hesap ekstresinde bu ücret mahsup edilmez, banka tarafından bu bedel sair suretle ödenmez veya talebe ilişkin herhangi bir cevap da verilmez ise şikayetçi Kaymakamlıklar bünyesinde kurulan Tüketici Sorunları İlçe Hakem Heyet'lerine başvurabilir. Hakem heyeti kararı, aleyhine çıkan kişi kararın kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içinde Tüketici Mahkemesine itiraz edebilir.

:arrow: ÖNCE KURUMUNA(BANKAYA) BU AŞAĞIDAKİ ÖRNEĞE UYGUN DİLEKÇEYİ GÖNDERİYORSUNUZ BU DİLEKÇENİZE MENFİ VEYA MÜSBET BİR CEVAP VERİLMESİ GEREKİR PEKTE VERDİKLERİ GÖRÜLMEMİŞTİR VELAKİN VERDİKLERİNİ DÜŞÜNECEK OLURSAK AŞAĞIDA ÖRNEĞİNİ SUNDUĞUMUZ BİR CEVAP ÖRNEĞİ İLE CEVAP VERİRLER,EYER CEVAP VERİLMEZ İSE AYNEN YİNE AŞAĞIDA ÇEŞİTLİ ÖRNEKLERDE SUNDUĞUMUZ DİLEKÇE İLE TÜKETİCİ HAKEM HEYETİNE MÜRACAAT EDİYORSUNUZ.


ÖRNEK-1

……………… BANKASI A.Ş.
GENEL MÜDÜRLÜĞÜ'NE

(Banka adresi )

KONU : Kredi kart yıllık üyelik ücreti hk.


Hamili olduğum ………………….. nolu kredi kartından ……. yılı ………. ayına ait Hesap Bildirim Cetvelinde …… TL. kredi kartı yıllık üyelik ücreti kesildiğini öğrenmiş bulunuyorum. Hesap Bildirim Cetveli ile kesilen yıllık üyelik ücreti, 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın 6. maddesinde düzenlenen " Sözleşmelerdeki Haksız Şartlar" hükmü ve ilgili yasal düzenlemelere aykırıdır.

Yukarıda saydığım nedenlerle ……. yılı ……….. ayına ait Hesap Bildirim Cetvelinde yer alan yıllık üyelik ücretine itiraz ediyor ve talep edilen ve kesilen …… TL kredi kart yıllık üyelik ücretinin bir sonraki hesap bildirim cetvelindeki tutardan mahsubunu talep ediyorum. Aksi halde yasal yollara başvuracağım hususunu bilgilerinize sunarım. Saygılarımla. ../../2013


TALEP EDEN
Ad-Soyad
İmza

ADRES:.........................................



ÖRNEK-2

……………BANKASI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE


KONU: Kredi kartı üyelik aidatının iadesi Hk.


Bankanızın ……………. numaralı kredi kartı müşterisiyim. Her yıl bankanıza, anılan karta ait kredi kartı aidatı ödemekteyim.

Ancak , çeşitli tüketici mahkemeleri ve Yargıtay kararlarıyla da “Kredi kartı aidat ücretlerinin haksız şart niteliğinde ve tüketicilerden tahsilinin haksız olduğu sabitlenmiştir. “

Ayrıca , bu konuda , Yargıtay 13.Hukuk Dairesince verilen ve 2011/4736 esas ve 2011/11579 sayılı son karara göre ise söz konusu yıllık kart aidatının BK. 125 Md ve HGK 2010/1-93-88 sayılı kararı uyarınca on yıl geriye dönük olarak tüketiciler tarafından alınabileceğine ilişkin hükmü de kesinleşmiş bulunmaktadır.

Bu çerçevede ve yukarıdaki gerekçeler doğrultusunda;

1- On yılla sınırlı olmak üzere şimdiye kadar bankanıza yaptığım kredi kartı aidat ödentilerinin on yıl geriye dönük olarak ve dökümünü içeren bir listenin tarafıma verilmesini,
2- On yıl geriye dönük olarak benden kesilen yıllık kart ücretlerinin toplam miktarının yasal faizi ile birlikte defaten tarafıma iadesini,

Aksi taktirde alacağımın faiziyle birlikte tahsili için her türlü mahkeme masrafları ve avukatlık ücretlerini bankanızdan tahsil etmek üzere yasal yollara baş vuracağımı bildiririm

Saygılarımla,../../2013

TALEPTE BULUNAN
Adı ve Soyadı
İMZA

ADRES :................................................


BANKADAN SİZE CEVAP VERİLECEK OLURSA ŞÖYLE BİR CEVABİ YAZI GELİCEKTİR.

Sayın ………………..,

Müdürlüğümüze ../../2013 tarihinde ulaşan yazınızda belirttiğiniz hususlar ile ilgili olarak gerekli incelemeler yapılmış ve konu hassasiyetle değerlendirilmiştir.

Bankalar, verdikleri hizmetlerin karşılığında oluşan masraflar için belirli bir gider karşılığı veya hizmetin parasal boyutuyla orantılı komisyon tahsil etmektedir. Bankamız Komisyon, Ücret ve Masraf Tarifesi de işlemlerin maliyetleri ve piyasa koşulları göz önünde bulundurularak Genel Müdürlüğümüzce belirlenmektedir.

Özellikle kredi kartlarının yaygın kullanılabilmesinin sonucu olarak verilen hizmetlerin sürdürülebilmesi için önemli düzeyde operasyona ihtiyaç duyulmaktadır. Kredi kartı hamili ve Banka ilişkisi uzun süreli olup, kart hamilleri için 24 saat hizmet veren müşteri destek birimleri bulunmakta, her ay hesap özeti basılarak posta yolu ile gönderilmekte, kartların müşterilerimize teslimi için önemli bir maliyete katlanılmakta ve kredi kartının tüm dünyada geçerli olabilmesini teminen Uluslararası Kart kuruluşlarına yapılan ödemeler, kartların muhtelif risklere karşı sigortalanması nedeniyle ödenen primler takdir edileceği gibi kredi kartı maliyetlerini göreceli olarak olumsuz yönde etkilemektedir. Tüm bu hizmetlerimizin arzu edilen kalite düzeyinde verilebilmesinin deneyimli personel istihdamının yanı sıra en yeni teknolojilerin kullanılmasını da gerektirdiği malumlarınızdır.

Bu çerçevede kredi kartı müşterilerimizden yasal düzenlemelere ve Bankacılık Hizmetleri Sözleşmelerine dayanarak üyelik aidatı talep edilmektedir.

Siz değerli müşterimizin Bankamızdan kullanmakta olduğu ………. kartının kullanımları göz önünde bulundurularak, üyelik aidatı bedeli bu defaya mahsus olmak üzere …………./........ Şubemiz tarafından kredi kartınıza iade edilecektir.

Bilgi edinmenizi rica eder, esenlikler dileriz. ../../2013

Saygılarımızla,



……….. BANKASI A.Ş.
KREDİ KARTLARI MÜDÜRLÜĞÜ
Müşteri İlişkileri Grubu






ÖRNEK-1 HAKEM HEYETİNE VERİLECEK DİLEKÇE ÖRNEĞİDİR.



......................TÜKETİCİ SORUNLARI HAKEM HEYETİ BAŞKANLIĞI’NA


BAŞVURUCU :Adı ve Soyadı................. TC.N-................Açık adresiniz.................................



KARŞI TARAF : ……… …………Bankası AŞ.


KONU :Kredi kart yıllık ücretinin iadesi hk.

OLAY :
>Karşı taraf ........... Bankası AŞ.’nin çıkarmış olduğu …………………...…’nolu kredi kart hamiliyim.
>Kredi kartıma ait …../…./2013 son ödeme tarihli hesap ekstresi ile kredi kart üyelik ücreti adı altında …….,00 TL para tahakkuk ettirilmiştir.
>Karşı taraf ile aramda tanzim edilmiş KREDİ KARTLARI ÜYELİK SÖZLEŞMESİ’nin 10. maddesinde kart ücreti alınacağı belirtilmişse de, 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın 6. maddesi gereğince, bu sözleşme ;◦Önceden hazırlanmış, standart sözleşmedir.
◦Dolayısıyla sözleşme koşulları benimle müzakere edilmemiştir.
◦Sonuç olarak sözleşmenin 10. maddesi ................BANKASI AŞ tarafından tek taraflı olarak sözleşmeye konmuş, haksız bir koşuldur.
◦Aynı sözleşmenin 10/son maddesi ile de karşı taraf ücret ve faizlerin miktarlarını tek taraflı olarak arttırabilme yetkisini kendisinde tutmaktadır. Bu hüküm dahi 4077 sayılı yasanın 6. maddesi ve 5464 sayılı yasaya aykırıdır.

>Bu nedenle alınmak istenen üyelik ücretinin haksız olduğuna ve tarafımdan ihtirazi kayıt ile ödenen bedelin bir sonraki hesap ekstresinden mahsubuna ilişkin talebimi içeren iadeli taahhütlü mektup karşı tarafa gönderilmiştir.
>Ancak bir sonraki aya ait hesap ekstresinde bu ücret mahsup edilmediği gibi karşı taraf …………..Bankası tarafından bu bedel sair suretle bana ödenmemiş, talebime ilişkin herhangi bir cevap da verilmemiştir.
6. İktisadi hayatta tüketici, hukuki işlemlerin zayıf tarafını teşkil etmektedir. T.C. Anayasa'sının 2. Maddesinde yer alan Sosyal devlet ilkesi, ekonomik yönden zayıf bulunanların, güçlü bulunanlara karşı korumasını zorunlu kılmaktadır. Keza sosyal adalet, eşitlik ve sosyal devlet ilkeleri karşısında, iktisaden güçlü olanın, kendi hazırlayacağı haksız şartlar içerir sözleşmeler ile bazı ayrıcalıklar kazanmasına olanak tanımak mümkün değildir.
İktisadi hayatta tüketicinin, hukuki işlemlerin zayıf tarafını teşkil ettiği gerçeği ortadadır. T.C. Anayasa'sının 2. Maddesinde yer alan Sosyal devlet ilkesi, ile de ekonomik yönden zayıf bulunanların, güçlü bulunanlara karşı korunması zorunlu kılınmaktadır. Keza sosyal adalet, eşitlik ve sosyal devlet ilkeleri karşısında, iktisaden güçlü olanın, kendi hazırlayacağı haksız şartlar içerir sözleşmeler ile bazı ayrıcalıklar kazanmasına olanak tanımak mümkün değildir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin ; 23.11.2005,E.2005/11428, K.2005/17306 sayılı kararında belirtildiği gibi "satıcı, sağlayıcı ve kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız sözleşme şartları geçersizdir. Tüketici sözleşmedeki haksız şartın gereğini yerine getirmez. Hukuken haksız şartlar batıldır. Yani geçersizdir." Hükmüne göre tüketici ile banka arasında akdedilen sözleşmenin tüketici aleyhine haksız şartlar içerdiği, kabul edilmiştir.

DELİLLER :T.C.Kocaeli Asliye Hukuk Mahkemesinin Esas 2006/65 , Karar 2006/368 nolu emsal kararı
T.C.Ankara 2.Tüketici Mahkemesinin Esas:2007/472 ,Karar 2007/1011 nolu Garanti Bankasının Tüketici Hakem Heyetinin Kararına İtirazı Nedeniyle,mahkemenin tüketici lehine emsal kararı.



SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; tahsil edilmiş bulunan ……,00 TL’nin, kredi kart üyelik ücretinin ödeme tarihi olan …./….2013 tarihinden itibaren karşı taraf Banka’nın 1 yıllık mevduata uyguladığı faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte tarafıma iadesine karar verilmesini, arz ve talep ederim……./../2013

Şikayet eden ve Talepte bulunan
Adı ve Soyadı
İmza

Ekler;
1- …./…../2013…. son ödeme tarihli hesap ekstresi
3- Karşı tarafa gönderilen iadeli taahhütlü yazı ve alındı belgesi








2. DEĞİŞİK ÖRNEK OLARAK SUNULMUŞTUR.


..............TÜKETİCİ SORUNLARI HAKEM HEYETİ BAŞKANLIĞI'NA




BAŞ VURUCU :Adı ve Soyadı.................TC.No-................Açık adresi.............................


KARŞI TARAF :.................................


KONU : Kredi kartı yıllık ücretinin iadesi hk.


TALEP : ………………………… No’lu kredi kartı sahibiyim. Kredi kartımdan(....) yıllık kart aidatı olarak yapılan tahsilatın tarafıma iadesi talebidir.





AÇIKLAMA : Karşı taraf ile aramızda tanzim edilmiş bir kredi kartı sözleşmesi imzalanmış, ancak bir kopyası tarafıma verilmemiş ve bu nedenle de tarafımca da okunamamıştır. Sözleşme şartlarından olan üyelik ücretinden bilgim yoktur.


4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın 6. Maddesi gereğince bu sözleşme :


-Önceden hazırlanmış, standart sözleşmedir.


-Sözleşme koşulları benimle müzakere edilmemiştir.


-42-10-B/980 sayılı BDDK, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 24. Maddesinin (4) numaralı fıkrası “Kart hamilinin yaptığı işlemler nedeniyle, sözleşmede yer almayan faiz, komisyon ve masraf gibi adlar altında hiçbir şekil ve surette ödeme talep edilemez ve kart hamilinin hesabından kesinti yapılamaz.” Hükmüne aykırıdır..


-Sözleşmede karşı taraf ücret ve faizlerin miktarlarını tek taraflı olarak arttırabilme yetkisini kendisinde tutmaktadır. Bu hüküm de 4077 sayılı Yasanın 6. maddesi ve 5464 sayılı Yasaya aykırıdır.


-Kredi kartı yıllık aidatları 3 TL ile 50 TL arasında değişmektedir. Genel hukuk ilkeleri gereği Banka lehine fahiş uygulama olarak görülen bu ücretin taraflar arasında “AŞIRI FAYDALANMA” ya neden olduğu açıktır ve geçersizdir.


-Anayasanın 10.Maddesindeki eşitlik ilkesi gereğince “Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etmek zorundadırlar.” Hükmüne göre ;


-21.7.2008 Tarih ve 26943 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 02.5.2008 tarihli ve E: 2008/4345, K:2008/6088 sayılı kararı hem şekil hem de içerik yönünden haksız şart oluştuğunu kabul etti. Aynı zamanda emsal bir karar olduğundan , bütün kurum ve kuruluşları kapsadığı ve bağladığı için, iade kararı isteyen bütün tüketiciler için uygulanmalı, kurum ve kuruluşlar muhataplarına farklı işlem yapmamalıdırlar.


-Yargıtay Kararı üzerine, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğünün 01.8.2008 tarih ve 50717 sayılı yazısına konu 2008/5 sayılı Genelgesinde, kart ücretinin iadesini isteyen tüketicinin talebinin yerinde olduğu bildirilmektedir.


Bu nedenlerle, iradem dışında banka hesaplarımdan(....)yıl boyunca tahsil edilmiş bulunan kredi kartı üyelik ücreti olan………TL nın ödediğim tarih itibariyle hesaplanacak ticari faiziyle birlikte tarafıma iade edilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
../../2013



TALEPTE BULUNAN
Adı ve Soyadı
İmza




EKİ:
1-................
2-................




3.DEĞİŞİK KREDİ KARTI AİDAT İADE DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ OLARAK SUNULMUŞTUR


…………… KAYMAKAMLIĞI TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ BAŞKANLIĞI’NA
İLÇE / İL



ŞİKAYET EDEN : …………….. TC NO: …………….
ADRESİ : …………………..


ŞİKAYET EDİLEN: …………………….

ADRES : ……………………….


KONU :Tarafımdan tahsil edilen haksız kredi kartı üyelik bedelinin tarafıma iadesi talebidir.

İADESİ TALEP EDİLEN BEDEL : …………… TL


AÇIKLAMALAR : …….bank T.A.Ş. den xxxx xxxx xxxx xxxx kart numarası ile tarafıma ait olan kredi kartım bulunmaktadır. Söz konusu kredi kartına ilişkin olarak tarafımdan yasal olarak alınmaması gereken kredi kartı üyelik ücreti tahsil edilmiştir. Dilekçemin ekinde sunmuş olduğum kredi kartıma ait olan hesap ekstreleri inclendiğinde görüleceği üzere, ………………. tarihinde ……… , ………….. tarihinde ….., ………… tarihinde …., TL, olmak üzere toplamda ……TL’nin tarafımdan haksız olarak tahsil edilmiştir. Belirtilen nedenlerle yasal dayanaktan yoksun olarak tarafımdan tahsil edilen …..TL’nin tarafıma iadesine karar verilmesi gerekmektedir.

HUKUKİ DELİLLER : Kredi kartına ait ….. adet hesap özeti çıktısı ve tüm yasal deliller.

SONUÇ VE TALEP : Yukarıda arz ve izah ettiğim nedenlerle tarafımdan haksız olarak usul ve yasaya aykırı bir şekilde tahsil edilen ……TL kredi kartı üyelik ücretinin yasal faizi ile birlikte tarafıma iadesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. ../../2013

ŞİKAYET EDEN
Adı ve Soyadı
İmza




YENİMAHALLE KAYMAKAMLIĞI TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ BAŞKANLIĞI'NA

ŞİKAYET EDEN :Adı ve Soyadı.....................TC.NO.................... Adres.......................

ŞİKAYET EDİLEN : .........BANK ...................................................................

ŞİKAYET KONUSU : Kredi kartı sözleşmesine uygun olmayan kart ücreti tahakkuk ettirilmesi.

OLAYLAR : ........bank’tan aldığım kredi kartımın 20... Yılı Şubat ayı hesap özetine daha önceki yıllarda olduğu gibi kart ücreti adı altında 45 TL borç yansıtıldığını fark ettim. Hâlbuki sözleşmeyi imzaladığım .../.../20.... tarihinde böyle bir ücretten bahsedilmediği gibi sözleşmede de hatırladığım kadarıyla yıllık 45 TL ücret alınır diye bir madde yoktu. Varsa da bankanın benimle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde benim aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşullarıdır ki bu da haksız şarttır. Tüketici sözleşmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir ki sözleşmeyi imzaladığım tarihte bunun böyle olduğunu sanmıyorum.

.........BANKANIN aidatla ilgili açıklamasını okudum ancak hiç haksız şarttan bahsedilmediği gibi kanunun yorumunda tek taraflı davranıldığı anlaşılmaktadır.

5464 sayılı banka kartları ve kredi kartları kanunu'nda yer alan "kart hamilinin yaptığı işlemler nedeniyle, sözleşmede yer almayan faiz, komisyon veya masraf gibi adlar altında hiçbir şekil ve surette ödeme talep edilemez ve kart hamilinin hesabından kesinti yapılamaz" şeklindeki 24/4. Madde hükmü çok açıktır. Ancak kart aidatı, bankamız ile kart hamillerimiz arasında imzalanmış olan kredi kartı üyelik sözleşmelerinin tamamında çok açık olarak düzenlenmiştir şeklindeki açıklama 4077 sayılı tüketiciyi koruma kanununun sözleşmedeki haksız şartlar başlıklı 6. Maddesindeki hüküm göz ardı edilerek yapılan üzüntü verici tüketiciyi korumayan saygı duymayan bir açıklamadır. Kaldı ki aynı maddenin devamında "sözleşmede kart hamilinin haklarını zedeleyici ve kart çıkaran kuruluş lehine tek taraflı haksız şartlar sağlayan hükümlere yer verilemez". Şeklinde tüketiciyi koruyucu hüküm vardır.

Ancak Sanayi Bakanlığının yayınladığı genelgede herhangi bir sözleşme hükmünün “haksız şart” olarak değerlendirilmesi ve bu nedenle de tüketici için bağlayıcı olmaması için 4077 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer verilen ve
a) Sözleşmeye tüketici ile müzakere edilmeden tek taraflı olarak konulması,
b) Tarafların hak ve yükümlülüklerinde, tüketici aleyhine bir dengesizlik yaratması
c) İyi niyet kurallarına aykırı olmasından oluşan üç unsuru birlikte taşıması gerekir denmektedir.Bu bağlamda, Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinin son günlerde çok sayıda şikâyete konu olan “kredi kartı üyelik ücretleri” hakkında; bu ücretlere ilişkin hükümlere önceden hazırlanmış standart sözleşmeler olması sebebiyle sözleşmede tüketici ile müzakere edilmeden tek taraflı olarak yer verildiği ve tüketicilerin bu sözleşmeleri çoğu zaman inceleme fırsatı bulamadan imzaladıkları gerekçesiyle iptal kararı vermesi uygun olmayacaktır denilmektedir ki Tüketiciyi korumakla görevli bir Bakanlığın bu açıklaması son derece düşündürücüdür.

Diğer taraftan tüketici sözleşmelerinde yer alan haksız şartların tespitine ilişkin usul ve esasları belirleyen 13.06.2003 tarihli ve 25137 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin “Sözleşme Şartlarının Haksızlığının Değerlendirilmesi” başlıklı 6 ıncı maddesinde; Yönetmeliğin ekinde haksız şartların tespitinde yol gösterici olması amacıyla yer verilen listenin (b) bendinin ikinci fıkrasında finans hizmeti ifa edenlere tüketici tarafından ödenecek veya tüketiciye ödenecek faiz oranlarını veya finans hizmetlerinin diğer bütün masraflarının bedelini haklı sebeplerin varlığı halinde önceden bildirmeksizin değiştirme hakkı veren şartların tüketiciye bu durumu derhal bildirme yükümlülüğü ve tüketicinin sözleşmeyi feshetme hakkının bulunduğu hallerde haksız şart olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmektedir. Bu nedenle kredi kartı üyelik ücretlerine tüketicilerin hesap özetlerinde yer verilmesi ve tüketicinin buna dayanarak kredi kartı sözleşmesini feshetme hakkı bulunduğu dikkate alındığında bu ücretlerin haksız şart olarak değerlendirilmesinin mümkün olmayacağı düşünülmektedir denilmektedir ki bu açıklamayı Bankalar yapsa herhalde bu kadar lehte yorumlayıp yapamazlardı.

Sanayi Bakanlığının bu açıklaması normlar hiyerarşisine aykırılıkla ve yönetmelikle Kanunun açık hükmünü çiğnemekle eşdeğerdir.
Ayrıca Sanayi Bakanlığının bu şekilde açıklama yaparak Hakem heyetlerini yönlendirmesini hakem heyetlerinin varlığına karşı yapılmış bir yanlış olarak değerlendiriyorum. Hakem heyetleri bağımsız şekilde karar vermeli itiraz olursa bağımsız mahkemeler son noktayı koymalıdır.

Ayrıca tüketici bu tarz sözleşmelerde zayıf olan taraftır Sanayi Bankalığı da zayıf olan bu tarafı korumakla yükümlüdür ve bu yüzden Tüketiciyi Koruma Kanunu tüketiciyi koruyan hükümler içermektedir. Buna rağmen Sanayi Bakanlığının Bankaların yanında yer alır şekilde açıklama yapması manidardır.


HUKUKİ SEBEP : Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ve Her türlü yasal mevzuat


DELİLER : Garanti Bankası ile İmzaladığım Sözleşme (Bankadan istenecek) ( Eğer tüketici tarafından kredi kartına ilişkin sözleşme örneği verilememişse Bilgi ve Belge İsteme Yetkisi başlıklı 21 inci maddesi gereğince ilgili Bankadan tüketiciye ait kredi kartı sözleşmesi ve konu ile ilgili diğer tüm bilgi ve belgeler talep edilmeli) , extre, Firma ile yapılan yazışmalar ve diğer deliller


NETİCE-İ TALEP : Yukarıda açıklanan nedenlerle sözleşme dışına çıkılarak tarafıma gönderilen hesap ekstresine haksız kart ücreti uygulanmış, süresinde itiraz etmeme rağmen kaldırılmamıştır. Tarafımca sözleşmeyi imzaladığım tarihten bu yana ödenen haksız kart ücretlerinin iptali ile yasal faiziyle tarafımdan alınan bedelin iadesini ve ilgili banka hakkında yasal işlem başlatılmasını saygılarımla arz ve talep ederim. ../../20...



ŞİKAYET EDEN
Adı ve Soyadı
İmza


EKİ–1 Ekstre
2-........bank’a gönderilen yazı .








Şimdi yukardaki Örneğini verdiğimiz çeşitli Dilekçe örneklerinden istifade ederek . Tüketici Hakem Heyetine Şikayette bulunduğumuzda.Hakem Heyeti Aşağıdaki gibi örnek bir karar verecektir.Bu karar taraflara 3 veya 5 gün icersinde yazılı olarak bir zarf icersinde adresinize tebliğ edilecek olup,bu kararın Tebliğ tarihinden itibaren aleyhinize verilmiş bir karar olması durumunda 15 gün icersinde Tüketici Mahkemesine Bu Hakem Heyeti Kararına karşı itiraz amaçlı dava açma hakkınız bulunmaktadır.










BU AŞAĞIDAKİ KARARLARI TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ ÖRNEK KARARI OLARAK SUNUYORUZ BÖYLE BİR KARAR VERİLİR.




ÖRNEK KARAR



T.C.
YENİMAHALLE KAYMAKAMLIĞI
Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı Karar No:
Karar Tarih i: 07.05.2007
YENİMAHALLE KAYMAKAMLIĞI
Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Karandır.
Şikâyet Eden: T.A.
.. Yenimahalle ANKARA
Şikâyet Edilen: Akbank T.A.Ş. Genel Müdürlüğü
Eski Büyükdere Cad. No:I29 Maslak İSTANBUL
Şikâyet Konusu: Kredi Kartı Aidat Bedeli
Şikâyet Tarihi: 26.03.2007


Olayın Özeti: Tüketici T. A. şikâyet edilen bankadan aldığı **** **** **** ???? nolu Kredi Kartının 19,03,2007 tarihli ekstresine 30 TL tutarında Kredi Kartı aidat bedeh altında borç tahakkuk ettirildiğini, durumu bankaya bildirdiğini ancak olumsuz cevap aldığım belirterek 30 YTL'nin iadesini talep etmiştir.


ŞİKÂYET EDİLENİN SAVUNMASININ ÖZETİ: Şikâyet edilen banka yazılı savunmasında; tüketicinin imzaladığı sözleşmenin mevzuata uygun düzenlendiğini, Bankalarının Kredi Kartları üzerinde sunduğu hizmete yönelik olarak asıl kart hamili ile ek kart hamilleri için düzenlediklerini Bu uygulamanın bankacılık sektöründe uzun yıllardan beri uygulandığını, Bankalarının ilk kart kullanımım takıp eden 3. ayda hesap özetine yansıtıldığını ve takip eden her yıl döneminde senede bir kez olmak üzere tahsil edildiğim, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun 13/11 msddesinde " Kart çıkaran kuruluşlar kredi kartlarına uyguladıkları faiz, gecikme faizi, yıllık ücret ve her türlü komisyon oranları ile istenilen diğer bilgileri kamuoyuna yayınlanmak üzere aylık olarak kuruma iletir." Denildiğini, kart aidat bedelinin ile müvekkil banka ile tüketici arasında imzalanmış sözleşmenin 14.maddesinde düzenlenmiş olduğunu, kart sahiplerinin ile mevduat hesap sahiplerinin özgür iradeleri ile sözleşmeleri imzaladıklarını, bu sözleşme maddelerinin haksız şart içermediğini, alınan bedelin verilen hizmetin karşılığı olduğunu bildirmiştir ve tüketicinin imzaladığı sözleşme örneğini tarafımıza göndermiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Yapılan inceleme neticesinde; tüketicinin imzaladığı bila tarihli sözleşmenin Kredi Kartı Sözleşmesi olduğu bu sözleşmenin 14.maddesinde " Üye Aidatı: Bankanın bu sözleşme uyarınca verdiği/vereceği hizmetler karşılığında kart ve ekkartlar için birer defaya mahsus olmak üzere aldığı aidattır, Üyelik Aidatı: Üye ve Ek Kart hizmetleri için her yıl alınan ve banka tarafından belirlenen aidattır.'" denilmektedir. Matbu olarak Önceden hazırlanarak tüketiciye İmzalattırılan sözleşmenin ilgili maddesinde kredi kartı aidat bedeli ile ilgili net bir açıklama bulunmadığı, aidat bedeli ile ilgili tutar ve artış oranı belirtilmediği görülmüştür.
Yapılan inceleme neticesinde şikayet olunan bankaca şikayetçiden alman üyelik ücretinin; 4822 Sy. Kanun ile değişik 4077 Sy. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 6 maddesinin 1. fıkrasında hükmünü bulan; ''Satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden , tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğa, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan söz/eşme koşulları haksız şarttır, taraflardan birini her türlü tüketicinin oluşturduğu sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir.Bir satıcı veya sağlayıcı bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir. " Denilmektedir.
Yine, 5464 Sy. Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun "Altıncı Bölüm" başlığı, ''Sözleşme Şekli ve Genel İşlem Şartları" şeklinde düzenlendiği halde, gerek Yasa'da gerekse de uygulama Yönetmeliği'nde Genel İşlem Şartları tanımlanmamıştır.' Genel İşlem Şartları;, Taraflardan birinin, ileride kurulacak bir sözleşmeye dahil edilmek üzere, henüz sözleşme,' kurulmadan Önceki aşamada, sözleşme içeriğini tek başına belirleyip, bunu bir düzenlemeye bağladıktan sonra, bu içerik üzerine hiçbir etkisi bulunmayan diğer tarafa (sözleşene) sunduğu kayıt ve koşullardır.
Gerek haksız şartlar gerekse de Genel işlem Şartları, sözleşmenin taraflarının sözleşme koşullarını serbestçe tartışarak üzerinde anlaşmalarını öngören "sözleşme serbestisi" yerini, bir tarafın sözleşme bağımlılığına bırakmaktadır. Sözleşme Özgürlüğü ilkesi, tüketici aleyhine olarak bozulmuştur. Tüketicinin bozulan bu dengeye karşı hukuken korunması gerekmektedir. Sözleşme özgürlüğünün, Sözleşmede yer alan haksız şartlar aracılığı ile tek yanlı olarak kullanılarak, dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacak şekiide sözleşme içeriğinin değiştirilmesi; diğer tarafın aynı özgürlüğü kullanması engellenerek, onun zarara uğratılması: sözleşme özgürlüğü kurumunun kötüye kullanılması anlamına gelir. M.K. 2 maddesi hükmüne göre " Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken dürüstlük kurallarına uygun davranmak zorundadır. Hakların kötüye kullanılmasını kanun konmaz."
Sözleşme özgürlüğü kurumuna İşlerlik sağlanmasında ve korunmasında sadece bireyin değil, toplumunda menfaati vardır; düzenleyici kuralların sistemli bir şekilde tek taraflı olarak bertaraf edilmesi, sözleşme mekanizmasının bertaraf edilmesine neden olur. Bu nedenlerle sözleşmede yer alan haksız şartlar, M.K.'nın 2. maddesine de aykırılık teşkil etmektedir.
İktisadi hayatta tüketici, hukuki işlemlerin zayıf tarafım teşkil etmektedir. T.C. Anayasa'sının 2. Maddesinde yer alan Sosyal devlet ilkesi, ekonomik yönden zayıf bulunanların, güçlü bulunanlara karşı korumasını zorunlu kılmaktadır. Keza sosyal adalet, eşitlik ve sosyal devlet ilkeleri karşısında, iktisaden güçlü olanın, kendi hazırlayacağı haksız şartlar içerir sözleşmeler ile bazı ayrıcalıklar kazanmasına olanak tanımak mümkün değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; somut olayda şikâyetçiden alınan üyelik ücreti, sözleşmede yer alan haksız şart niteliğinde olduğundan şikâyetçinin şikâyetinde haklı olduğu kanaatine varılmıştır.

HÜKÜM: Dosyanın incelenmesi sonucunda, yukarıda açıklanan gerekçelerden dolayı tüketicinin talebinin kabulüne, 30 YTL nin şikâyet edilen banka tarafından tüketiciye iadesine, iş bu kararın yönetmeliğin 24.Maddesi uyarınca ilan edilmesine, 15 gün içinde Tüketici Mahkemesine itirazı kabil olmak üzere oy birliği İle karar verilmiştir

Raportör
Hülya ÇİÇEK KONİ







ÖRNEK KARAR



YENİŞEHİR KAYMAKAMLIĞI
Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Kararıdır.
Karar Tarihi: 03.02.2011
Şikayet eden : Suat ŞIHMAN
Şikayet Edilen : Yapı Kredi Bankası A.Ş..
Şikayet konusu : Hesap İşletim ücreti
Şikayet tarihi : 06.01.2010
Talep : Bedel İadesi
Miktar : 215. 51 TL


Olayın Özeti : Tüketici dilekçesinde, banka tarafından hesap işletim ücreti adı altında 2007 yılı için 42.00 TL, 2008 yılı için 52.00 TL, 2009 yılı için 43,52 TL ve 2010 yılı için 77,99 TL olmak üzere toplamda 215,51 TL hesap işletim ücreti kesildiğini, kesilen ücretlerin iadesini talep etmektedir.

Şikayet edilenin savunmasının özeti : 06.01.2011 tarih ve 184 sayılı yazımızla bankadan konuya ilişkin savunma istenilmiştir. Banka tarafından savunma verilmemiştir.

İnceleme ve Gerekçe : Dilekçe ve eklerinin incelenmesinden tüketiciden banka tarafından hesap işletim ücreti adı altında 2007 yılı için 42.00 TL, 2008 yılı için 52.00 TL, 2009 yılı için 43,52 TL ve 2010 yılı için 77,99 TL olmak üzere toplamda 215,51 TL hesap işletim ücreti kesildiği görülmüştür. Ancak 4077 Sayılı Yasanın 6. Maddesinde, Satıcı veya Sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kurallarına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı değildir. “Eğer Sözleşme Şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse o sözleşme şartlarının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir.” hükmü bulunmaktadır. Bankanın tüketiciyle yapıldığını ifade ettiği Sözleşme Şartları önceden belirlenmiş, açık, anlaşılır bir dille yazılmamış ve tüketici ile müzakere edilmeden iradesi dışında imzalatılmış tüketici aleyhine haksız şart içeren sözleşme olup, 4077 Sayılı Yasanın 6. Maddesine aykırılık taşımaktadır. Bu Nedenlerden dolayı tüketicinin talebinin kabulü gerekmektedir.

KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle tüketicinin talebinin kabulüne, tüketiciden alınan 215,51 TL. hesap işletim ücretinin banka tarafından tüketiciye iadesine, kararın taraflara tebliğini müteakip 15 günlük yasal süre içinde Tüketici Mahkemesine yapacağı itiraz hakkı saklı kalmak kaydıyla karar verilmiştir.




Şimdi yukardaki hakem heyeti kararı cıkınca taraflarada tebligat yapılınca bu tebligata istinaden tebliğin yapıldığı tarihten itibaren 15 gün icersinde karara itiraz edecek taraf tüketici mahkemesine bir dilekçe ile aleyhine çıkan bu kararın kaldırılmasını yani iptali icin itiraz davasını acacak,bu davayı actıktan sonra TÜKETİCİ MAHKEMESİ İTİRAZIN MAHİYETİNE GÖRE durumu değerlendirir,(Mesele bu tüketici mahkemesine itiraz ne ola bilir,hakem heyeti kararının aleyhime haksız verildiği buna itiraz ederiyorum durumun mahkemece değerlendirilmesini istiyor ve hakem heyeti kasrarının iptalini istiyorum, ayrıca borçlu bu hakem heyeti kararını icra takibine koya bilir tedbiren durdurulmasını istiyor tedbir kararı verilmesini istiyorum dene bilir)
Mahkeme kendisine acılan bu dava ile ilgili Mahkeme Tensip zabtı hazırlar ve bu zaptı her iki tarafa gönderir,bu tenzip zaptını her iki tarafta aldığında tarafların iddiaları ve delillerin ne olduğunun sunulmasını 2 hafta icersinde mahkememize gönderilmesini diyerek ister, taraflarda elinde ne delil belge varsa mahkemeye bir dilekçe yazarak götürerek o mahkemenin kalemine teslim eder ve bunları mahkeme inceleyerek taraflarıda belirteceği Duruşma tarihinde mahkemeye çağırır size bu konuda mahkeme duruşma için tebligat gelir. Ve aşağıda örneğini sunduğumuz kararını verir kararları incelediğinizde olayı daha rahat anlıyacağınızı tahmin ederek örnek sunuyorum.







ÖRNEK KARAR

T.C.

ARAKLI KAYMAKAMLIĞI

Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı


KARAR NO : 2010/11

KARAR TARİHİ : 16/02/2010


İLÇE TÜKETİCİ SORUNLARI HAKEM HEYETİ KARARIDIR



Toplantıya Katılanlar : Avni KULA, Yakup ÇEBİ, Artan HASANÇEBİ,

Lokman GÜNAY, Kibar ÇEBİ, Neşe ÇEBİ (Raportör)

Şikâyet eden : M. B, Yolgören mah. Küçükdere mevkii No:1 Kat:1 Araklı-Trabzon

Şikâyet edilen : AKBANK T.A.Ş LEVENT/İSTANBUL[/b]


Şikâyet konusu : Şikayet edilenin uhdesinde bulunan 5571 xxxx xxxx 5048 nolu Axess Master kredi kartının kullanımından doğan 2009 yılında yasal olmayan kredi kartı kullanım bedeli adı altında toplam 35,00 -TL tahsil edildiği, alınan ve hukuki bir dayanağı olmayan bu bedelin kredi kartı hesap ekstrasına yansıtılmaması talebi,

Şikayet tarihi : 22/12/2009

Olayın özeti : Kredi kartı hesap ekstrasına yansıtılan kullanım aidatının iptali,

Şikayet edilenin savunmasının özeti: İlçe Hakem Heyeti Başkanlığının 22/12/2009 tarih ve 1556 sayılı yazısına istinaden şikayet edilenin 13/01/2010 tarihli savunma yazısında; Bankaların müşterilerinden alacakları ücretler hakkında T.C. Merkez Bankasınca yayımlanan 2006/1 Sıra Nolu “Mevduat ve Kredi İşlemlerinde Uygulanacak Faiz Oranları ile Sağlanacak Menfaatler Hakkında” tebliğin 4. maddesinde; bankalarca reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak azami faiz oranları ile faiz dışındaki diğer menfaatlerin ve tahsil edilecek masrafların nitelikleri ve azami sınırları serbestçe belirlenir hükmünün bulunduğunu, söz konusu yasal düzenleme kapsamında bankaca kart hamillerinden alınan kart ücretine ilişkin düzenlemenin banka ile müşteri arasında imzalanan Kredi Kartı Üyelik sözleşmesinde de bulunduğunu bu sözleşmenin 11. maddesine göre bankanın yıllık kart ücreti tahsiline ve kart ücretini her yıl belirlemeye yetkili olduğunu, bu nedenle tahakkuk etmiş olan ücret alacağının bu yasal düzenlemeler kapsamında alındığını, buna rağmen 2006 yılı itibariyle yıllık harcama tutarı 7,500 -TL olan Bonus Card hamillerinden kart ücretinin alınmayacağını,kredi kartı ile yapılan yıllık harcama tutarı bu limitin altında olan müşterilerinin kart bedelinin iptal edilemediğini belirtmiştir.

İnceleme ve gerekçe : 4822 Sayılı Kanunla değişik 4077 Sayılı Kanun ile Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Yönetmeliğinin 11. maddesi gereğince 22/12/2009 tarihinde yapılan müracaat dosyası, şikayet edilenin savunması.

Karar:
1) Banka tarafından istenilen kredi kartı kullanım bedeli ile ilgili olarak banka tarafından yapılan savunmada; bu ücretin taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklandığı ve yine Merkez Bankasınca yayımlanan 2006/1 sıra nolu tebliğ uyarınca bankaların bu miktarları belirlemekte serbest oldukları belirtilmiştir. Şikâyete konu olan 4077 Sayılı Kanunun 6. ve 10/A maddeleri çerçevesinde değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin matbu ve tek taraflı olarak tüketici aleyhine dengesizliğe olabilecek şekilde düzenlendiği, bu şekildeki haksız şartların tüketici yönünden bağlayıcı olmadığı belirlenmiştir. Yine 4077 Sayılı Kanunun 10/A maddesinin son fıkrasında sağlayıcının tüketiciden komisyon veya benzer bir isim altında ilave ödemede bulunmasını isteyemeyeceği belirtilmiştir. Yasada belirtilen bu düzenlemeler karşısında bankanın tüketiciden istediği yıllık kullanım ücretinin yasal bir dayanağının bulunmadığı anlaşılmakla, tüketicinin talebinin kabulü ile kredi kartı yıllık kullanım bedeli olan 35,00 -TL’ yi istemekte haklı olmadığının tespitine,

2) Kararın taraflara tebliğ edilmesine,

3) İş bu kara 15 gün içerisinde Tüketici Mahkemesine itiraz yolu açık olmak üzere 4077 Sayılı Kanunun gereğince 16//02/2010 tarihinde oy birliği ile karar verildi.







BURAYA ÇOK DİKKAT ETMENİZİ İSTİYORUM TÜKETİCİ HAKEM HEYETİNDEN ÇIKAN KARARA GENELDE BANKALAR ALEYHİNE ÇIKTIĞI İCİN HEMEN BANKA BU KARARA KARŞI TÜKETİCİ MAHKEMESİNE AŞAĞIDA ÖRNEĞİNİ SUNDUĞUM DAVA DİLEKÇESİ İLE İTİRAZ ETMEKTEDİRLE,BU DİLEKÇE ÖRNEĞİNİ SUNMAMDAKİ AMAC NASIL DAVA ACIYORLAR NASIL İTİRAZ EDİYOR BU MERAKINIZI GİDERMEK VE BANKA BU DAVAYI ACTIĞINDA SİZDE BU ACILAN DAVAYA KARŞI MAHKEMEYE BU BANKANIN AÇMIŞ OLDUĞU DAVANIN REDDİNE,SAVUNMA VE DELİL SUNMA DİLEKCESİ VERİYORSUNUZ BU DİLEKÇEYİDE AŞAĞIDAKİ BANKANIN ACMIŞ OLDUĞU DAVA DİLEKÇESİNİN ALTINA SUNUYORUMKİ AYNI DİLEKCEYİ YAZAR MAHKEMEYE VERİRSİNİZ.MAHKEMEYE BU DİLEKÇENİN NASIL VERİLECEĞİNİ YUKARDAKİ ANLATIMLARIMDA İZAH ETMİŞTİM.


BANKA BÖYLE BİR DİLEKÇE YAZARAK TÜKETİCİ HAKEM HEYETİNİN KARARINA KARŞI DAVA ACIYOR,DİLEKÇENİN BAŞLIĞINDAKİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ BAŞLIĞI SİZLERİ YANILTMASIN,TÜKETİCİ MAHKEMELERİNİN KURULMADIĞI YERLERDE YANİ OLMADIĞI YERLERDE BU DAVALARA TÜKETİCİ MAHKEMESİ SIFATI İLE ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ BAKAR,ZATEN TÜKETİCİ MAHKEMESİ VARSA EYER,O ZAMAN DİREK BAŞLIK "TÜKETİCİ MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE DİYE YAZILIR"ONUN İÇİN BURADA ÇELİŞKİYE DÜŞMEMENİZ İÇİN AÇIKLAMA YAPMA GEREĞİ DUYUYORUM,BUYURUN BU DİLEKÇEYİ OKUYUN SONRADA BU DAVA DİLEKÇESİNE KARŞI BİZ NASIL SAVUNMA DİLEKÇESİ VERECEĞİZ ONUNDA ÖRNEĞİNİ ALTTA SUNUYORUM.



BANKANIN HAKEM HEYETİ KARARINA KARŞI AÇMIŞ OLDUĞU DAVA DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ



ANKARA (2 ) TÜKETİCİ MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

KARARA İTİRAZ EDEN
DAVACI : T. ........ Bankası A.Ş. adresi

VEKİLİ: Av...............


DAVALI : Adı ve Soyadı.......Adresi.........................................


İTİRAZ EDİLEN KARAR: Yenimahalle Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem
Heyeti Başkanlığı'nın25.05.2007 tarih, 2007/ 757 karar sayılı kararı


TEBELLÜĞ TARİHİ :04.06.2007


AÇIKLAMALAR :
Yenimahalle Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığının 25.05.2007 tarih, 2007/757 karar sayılı kararı, yetersiz incelemeye dayalı, haksız ve hukuka aykırıdır.

Karar aynı zamanda yürürlükte bulunan mevzuata, bankacılık uygulamalarına, Bankamızın kart hamilleri ile karşılıklı olarak imzaladığı 'Kredi Kartı Üyelik Sözleşmeleri' kapsamına ve en son 12.02.2007 tarihinde yayınlanan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü'nün 12.02.2007 tarih ve 2007/02 sayılı Genelgesine aykırıdır. Şöyle ki;

1-Bankalar, müşterilerinden talep ettikleri ücretleri, komisyonları tamamen kendilerine tanınan yasal imkanlar dahilinde belirlemektedirler. Konu hakkındaki yasal düzenlemelerden ilki; T.C. Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı "Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katilma Oranlari ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ olup, bu tebliğin 4. maddesinde:
"Bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları serbestçe belirlenir, "denmek suretiyle Bankalara, tahsil edilecek menfaat ve masrafların niteliği ve azami miktarlarını belirleme hususunda serbesti tanınmıştır. Diğer bir ifadeyle Bankalar, anılan düzenleme ile müşterilerinden diledikleri menfaati
sağlamakta serbest kılınmışlardır.
Dolayısı ile; müvekkil Bankanın kart aidatı uygulaması da söz konusu
serbesti dahilinde ve tamamen iyiniyet kurallarına uygun olarak ve hiçbir şekilde tüketici aleyhine dengesizlik getirmeden kullanılmış bir hak niteliğindedir.
Diğer taraftan kart çıkaran kuruluşların kart hamillerinden yıllık ücret alabilecekleri hususu; 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununda da yer almakta olup Kart çıkaran kuruluşlara, bu bilgileri Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumuna da bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Bu hususa ilişkin 13'ncü maddenin ikinci fıkrası,
"Kart çıkaran kuruluşlar, kredi kartlarına uyguladıkları faiz, gecikme faizi, yıllık ücret ve her türlü komisyon oranları ile istenilen diğer bilgileri kamuoyuna yayınlanmak üzere aylık olarak Kuruma iletir. Yayınlanacak bilgi ve belgelerin içeriği ve yayınlama usûl ve esasları Kurulca belirlenir."
şeklindedir.
Bu konuda adı geçen Kanunda yer alan kısıtlama, "kart çıkaran kuruluşlar kart hamillerinden, sözleşmelerinde ver almavan herhangi bir ücret va da komisyonu talep edemezler" yönündedir.
2-Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü'nün 12.02.2007 tarih ve 2007/02 sayılı Genelgesinde:
a) Bankalara, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ile sınırlarını belirleme yetkisinin verildiği,
b) 01.03.2006 tarihli resmi gazetede yayınlanan 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 24. maddesi ile Merkez Bankası tarafından bankaların serbestçe belirlemesine izin verilen ve faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masraflar kapsamında değerlendirilen kredi kartları üyelik ücretlerinin kredi sözleşmelerindeki hükümler gereği kart hamilinden alınabileceği,
c) Kredi kartı sözleşmelerinde yer alan üyelik aidatına ait hükümlerin haksız şart olarak değerlendirilemeyeceği,
d) Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin ekindeki haksız şartların tespitinde yol gösterici olması amacıyla yer verilen listenin, (b) bendinin ikinci fıkrasında fınans hizmeti ifa edenlere tüketici tarafından ödenecek veya tüketiciye ödenecek faiz oranlarını veya finans hizmetlerinin diğer bütün masraflarının bedelini haklı sebeplerin varlığı halinde önceden bildirmeksizin değiştirme hakkı veren şatların, tüketiciye bu durumun derhal bildirilme yükümlülüğü ve tüketicinin sözleşmeyi feshetme hakkının bulunduğu hallerde haksız şart olarak değerlendirilemeyeceği,
e) Sonuç olarak; Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinin, kararlarında üyelik aidatına ilişkin olarak alınan ücretlerin yasal olmadığına dair hükümlere yer verilmemesi gerektiği açık bir şekilde belirtilmiştir.
İnceleme kolaylığı açısından Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü'nün 12.02.2007 tarih ve 2007/02 sayılı Genelgesini dilekçemiz ekinde dosyaya sunuyoruz.
3-Kart aidatı bedeli müvekkil Banka ile davalı arasında imzalanmış olan Sözleşmelin 12. maddesinde;
her yıl asıl ve ek kart hizmetleri karşılığı Banka tarafından belirlenen aidattır ." şeklinde düzenlenmiş olup davalı Bankaya ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Kart hamillerinin ekstrelerinde yılda bir defaya mahsus olmak üzere tahakkuk ettirilmektedir.
Yukarıda açıklandığı üzere anılan ücretin talep edilmesine ilişkin müvekkil Bankanın yasal dayanakları, bu konuda yegane düzenlemenin yapıldığı ve bu düzenlemeyi yapmaya münhasıran yetkili kılınan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nca yayımlanan tebliğler, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü'nün 12.02.2007 tarih ve 2007/02 sayılı Genelgesi, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ile taraflar arasında serbest iradeleri ile imzalanmış bulunan sözleşmelerdir.
4- Sözleşme'nin anılan hükmünün haksız şart olduğu yönündeki iddia gerçeği yansıtmamaktadır.
Öncelikle ifade etmek gerekir ki müvekkil Bankanın Kredi Kartı Üyelik Sözleşmeleri, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü (Genel Müdürlük) tarafından incelenmiş ve adı geçen sözleşmede yer alan ve haksız şart olarak nitelendirilebilecek tüm hususlar Genel Müdürlük tarafından müvekkil Bankaya bildirilmiş ancak kart hamilinden talep edilen kart aidatı bedeline hiçbir şekilde değinilmemiştir.
Diğer bir ifadeyle Genel Müdürlük, Bankanın Kredi Kartı Üvelik Sözlesmesi'nde ver alan kart aidatı bedelinin haksız şart olarak değerlendirilemeveceâi kanaatine varmış bulunmaktadır..
5-Öte yandan ihtilaf konusu kart aidatı ücreti, Banka ile davalı arasında imzalanmış olan sözleşme'nin 11. ve ilgili maddesinden kaynaklanan sözleşmesel bir alacak niteliğinde olup, anılan madde, iyiniyete aykırı olarak tüketici aleyhine dengesizlik getirmediğinden TKHK madde 6 uyarınca haksız şart niteliğinde değildir.
TKHK'nın haksız şartın tanımı:
"Satıcı veya sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan
sözleşme koşulları haksız şarttır."
4077 sayılı Yasanın 6/1. maddesi uyarınca haksız şartın unsurları şu şekilde ortaya çıkmaktadır:
-Söz konusu hükmün tüketici ile müzakere edilmeden koyulmuş olması, -Tarafların edimlerinde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olunması, -Söz konusu dengesizliğin ivinivet kurallarına aykırı olması
Madde metninden de anlaşılacağı üzere, bir sözleşme hükmünün, akit taraflardan birince tek taraflı olarak sözleşmeye konulması, tek başına o madde hükmünün haksız şart sayılması için yeterli olmayıp o madde hükmünün aynı zamanda iyiniyet kurallarına aykırı olması yani sunulan hizmetin karşılığı ile bağdaşmayacak ölçüde olması ve tüketici aleyhine dengesizliğe yol açması gerekmektedir.
Ancak Banka ile kart hamilleri arasındaki kredi kartı ilişkisinin hukuki niteliği ve bu ilişki neticesinde Banka tarafından kart hamillerine sağlanan hizmetin çeşitliliği ve kalitesi göz önüne alındığı vakit, kart aidatı uygulamasının haksız şart sayılamayacağı net bir şekilde ortaya çıkacaktır.
5.1-Kredi kartı, genel kanının aksine, sadece plastikten ibaret olan bir kart olmayıp,
kartın üzerindeki ileri teknoloji ürünü çip, kart hamillerine güvenli alışveriş imkanı sağlamak amacıyla yapılan ve gelişen teknolojiye göre sürekli yenilenen milyonlarca dolarlık teknoloji yatırımı, teknolojiyi kullanacak olan yüzlerce vasıflı insan gücü, müşteri ilişkileri ve memnuniyeti yönetimi, her ay kart hamillerine gönderilen ekstreler, uluslararası kredi kartı kuruluşlarına ödenen lisans bedelleri, herbiri ortalama 300 USD civarında olan POS terminali yatırımı, müşteri hizmetleri birimleri, çağrı merkezi hizmetleri, ATM maliyetleri, araştırma ve geliştirme faaliyetleri vb. Gibi saymakla bitmeyecek birçok maliyet ve yatırım kalemlerinden oluşan bir yüksek teknoloji ürünü ve bir hizmet türüdür ve bu hizmet müvekkil Banka tarafından kart hamillerine, kartın olağan kullanımı nedeniyle, sözkonusu maliyet ve külfetlerle kıyaslanmayacak kadar küçük kart aidatı bedelidir ki bu bedel, Sözleşme'ye göre mümkün olmasına rağmen, ek kartlardan ve kart çeşitlerine göre yıllık belli miktarda harcama yapan müşterilerden alınmamaktadır.
Bankaların bir ticari kurum olduğu ve nihai ve asli gayesinin kar etmek olduğu göz önüne alındığı vakit, gerek kredi kartı hizmeti maliyetinin bir kısmını kart hamilinden talep etmek gerekse de bu hizmet nedeniyle kazanç sağlamak saikiyle hareket etmek amacıyla kart hamillerinden cüz'i bir bedel talep etmesi son derece doğaldır.
5.2-Kredi kartı üyelik sözleşmeleri, nitelikleri itibariyle kart hamilleri ile müzakere edilemesi imkansız olan sözleşmelerdir. Zira, bu sözleşmeler, seri sözleşmeler olup, her kart hamili ile ayrı ayrı müzakere edilip farklı sözleşme imzalanması halinde, Bankanın istikrarlı, yeknesak ve güvenli bir ödeme sistemi kurmasına imkansız hale gelecektir. Bu nedenle tüm kredi kartı üyelik sözleşmelerinde olduğu gibi davalı ile imzalanmış olan Sözleşme de müzakere edilmemiştir. Ancak yukarıda açıklandığı üzere TKHK, bir sözleşme hükmünün haksız şart sayılması için, o hükmün müzakere edilmemiş olmasını tek basına yeterli görmemiş, müzakere edilmemiş olan sözleşme hükmüyle tüketici aleyhine, iviniyete avkırı olarak dengesizliğe yol açılması şartlarının birlikte bulunmasını aramıştır.
5.3-Türkiye Bankalar Birliği tarafından 'Kredi Kartı Üyelik Aidatına İlişkin Yasal Düzenlemeler' adı altında Bankaların kredi kartlarına ilişkin maliyetlerinin kredi kartı üyelik aidatı olarak müşteriye yansıtmasında hukuki sakıncanın bulunmadığı açıkça belirtilmiştir. (Ek) Şöyle ki,
• Kredi Kartı üyelik aidatı, kartın talebi ile başlayıp kullanım süresi boyunca devam eden ve banka tarafından karşılanan operasyonel faaliyetler ve çeşitli hizmetlerin bedeli olarak kart hamiline yansıtılan üyelik bedelidir.
• Bankalar kart basımlarını kendi bünyelerinde veya belirli birkaç firmadan hizmet alarak sağlamaktadırlar. Yurtdışından temin edilen kartların plastiklerinin ve üzerlerindeki çiplerin maliyetlerinin dışında, kartın üzerine ve çiplerine kart sahibine ilişkin bazı bilgilerin yazılması sürecini oluşturan baskı süreci için de bir bedel ödenmektedir.
• Her bir kredi kartının basım maliyetinin yanı sıra, yazılım, matbuat, kargo vb. Çeşitli operasyonel maliyetleri bulunmaktadır. Bankalar, her bir kredi kartı için her ay hesap özeti üreterek müşterilerin adreslerine ulaştırmakta, muhtelif risklere karşı sigorta primleri ödemekte, uluslar arası kuruluşlara bir bedel ödemekte ve müşteri hizmetlerini sağlamak için yedi gün 24 saat personel çalıştırmaktadır.
• Mevcut yasal düzenlemeler kapsamında bankaların operasyonel maliyetlerini kart talebinde bulunan müşteriye yansıtmasında hukuki bir sakınca bulunmamaktadır.
Kart aidatının alınma amacı. Banka'nın verdiği ileri teknoioji ürünü olan kredi kartı hizmetine ilişkin maliyetin cüz'i bir kısmını, kart hamillerinden karşılamak ve her ticari kurum gibi kazanç sağlamaktır. Bu nedenle kart aidatının ihdas amacının ivinivete avkırı olduğundan söz etmek mümkün bulunmadığı gibi, alınan aidatın cüzi ve Banka'ca verilen hizmetle karşılaştırılamayacak kadar az olduğu (her av itibariyle gönderilen hesap ekstrelerinin sırf posta gideri dahi yıllık yaklaşık 7.20 YTL ila 10.80 YTL arasında değişmekte olduğu dikkate alınır ve bu rakamın ek kart savısı ile doğru orantılı olmak üzere arttığı) gözönünde bulundurulursa bir dengesizliğin söz konusu olmadığı açıkça ortaya çıkacaktır.
Bu nedenlerden ötürü, kart aidatına ilişkin Sözleşme hükmünün, haksız şartın unsurlarından "ivinivete aykırılık ve tüketici aleyhine dengesizlik" unsurlarını karşılamaktan uzak olduğu aşikardır.

HUKUKİ SEBEBLER: 5464 sayılı Kanun, T.C. Merkez Bankası'nın 29.03.2002
tarihli "Mevduat ve Kredi İşlemlerinde Uygulanacak Faiz Oranları ile Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüaü'nün 12.02.2007 tarih ve 2007/02 savılı Genelgesi, 4077 sayılı Yasa, Türkiye Bankalar Birliği tarafından hazırlanan Kredi Kartı Üyelik Aidatına İlişkin Yasal Düzenlemeleri gösterir açıklama, HUMK. ve diğer ilgili mevzuat.


DELİLLER: Yenimahalle Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem
Heyeti Başkanlığı'nm 25.05.2007 tarih, 2007/757 karar sayılı kararı ve tüm ekleri, davalının tarihli şikayet dilekçesi, müvekkil Bankanın Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı'na sunmuş olduğu savunma dilekçesi, tebligatlar, davalı ile müvekkil Banka arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesi, hesap ekstresi, banka defter ve kayıtları, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü'nün 12.02.2007 tarih ve 2007/02 sayılı Genelgesi, İzmir l. Tüketici Mahkemesi'nin aynı konuya ilişkin tarafları farklı başka bir dosyada vermiş olduğu 03.10.2005 tarih, 2004/239 esas ve 2005/1531 karar sayılı ilamı, Trabzon Valiliği Sanayi ve Ticaret Müdürlüğü Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti Başkanlığı'nm 31.01.2007 tarih, 2007/101 karar sayılı kararı , Ordu Valiliği Sanayi ve Ticaret Müdürlüğü Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti Başkanlığı'nın 30.01.2007 tarih, 2007/118 karar sayılı kararı ,gerekirse bilirkişi incelemesi ve tanık beyanları, delil listesi sunma hakkımız saklı kalmak üzere yasal hertürlü delil.

NETİCE VE TALEP ;Yukarıda açıklandığı üzere Bankaca uygulanan kart üyeliK ücreti uygulamasının;
i) Yasal dayanağının Kanunlar, bu kanunlar kapsamında çıkartılmış yönetmelikler, tebliğler, genelgeler ve taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmeler olduğu,
j) Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde yer alan Konuya ilişkin düzenlemelerin taraflar arasında dengesizlik yaratmadığı yani verilen hizmet ile alınan ücret arasında esaslı bir fark olmadığı ve verilen hizmetin sonucunda bir hizmet ücretinin alınmasının iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil etmeyeceği, hususlarının dikkate alınması suretiyle, Yenimahalle Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı'nm 25.05.2007 tarih, 2007/757 karar sayılı kararının iptaline karar verilmesini, yargılama masrafları ile vekalet ücretlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ediyoruz.



BANKANIN HAKEM HEYETİ KARARINA KARŞI AÇMIŞ OLDUĞU DAVA DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ


............ NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE
(Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)


İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR

HAKEM HEYETİ KARRIN İTİRAZ EDEN :.............BANKASI AŞ.
DAVACI VEKİLİ : AV...... VE AV .......


DAVALI :......................


DAVA DEĞERİ :.............TL


İPTALİ İSTENEN HAKEM HEYETİ BAŞ.KARARI : ........ Valiliği Tüketici sorunları Hakem Heyeti Başkankığının ../../....... tarih ../... sayılı kararı


TALEP KONUSU : Yukarı bilgileri verilen usul ve yasaya aykırı hakem heyeti kararının KALDIRILMASI / İPTALİ ve hakem heyeti kararının icrasının durdurlmasına işkin olarak 4077 sayılı kanun'un 22/5 maddesi gereğince İHTİYATİ TEDBİR KARARI verilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR
Müvekkil bankanın uşak şubesi ile imzalamış olduğu tüketici kıredisi sözleşmesi gereğince davalı bankamız müşterisine kredi tahsis edilmiş ve bu kredi tahsisi sırasında kendisinden sözleşme ve geri ödeme planında yazılı masraflar tahsil edilmiştir. (EK 1 Kredi sözleşmesi)

Davalı Müvekkil Banka müşterisi, ilgili Tüketici sorunları Hakem Heyeti başkanlığına başvurarak sözkonusu masrafları iadesini talep etmiştir.

Bu başvuru üzerine karar veren ilgili Tüketici sorunları Hakem Heyeti başkanlığı masrafın davalı tarafa iadesine karar vermiştir (EK 2 Tüketici sorunları Hakem Heyeti başkanlığı kararı)

İşbu karar usul ve yasalara aykırı olduğundan iptali için sayın mahkemenize itiraz etme zorunluluğu doğmuş bulunmaktadır.

İTİRAZLARIMIZ :
1. Bankamız alehine verilmiş olan Hakem Heyeti kararının gerekçesinde ; masraf alınmasına ilişkin sözleşme hükmünün haksız şart oluşturulduğundan bahsedilmiştir. oysa somut olaydan müvekkil banka ile davalı taraf arasında imzalanan kredi sözleşmesinin 4.maddesiyle davalı taraf dosya masrafı ödemeyi açıkça kabul etmiştir sözleşmede yer alan masraf alınmasına ilişkin sözleşme hükmü davalı ile muzakere edilmiş haksız şart oluşturmamaktadır. Bir hüküm müzakere edilip edilmediğini tespit ederken bakılması gereken ilk husus ,tüketicinin,sözleşmenin şekillenmesine ilişkin etki sahibi olma imkanı bulunup bulunmadığıdır. Yani taraflar arasındaki dengesizlik nedeniyle tüketici açısından ortada kalan ,irade özerkliği çerçevesinde sözleşmenin içeriğini tespit etme olanagının yeniden doğmuş olması gerekir.

Bu çerçevede; davalı ile Bankamız arasında kredi sözleşmesi haricinde acrıca ödeme planı imzalanmamış ve davalıya teslim edilen bu belgede kullanılan kredinin taksit tarihi ve tutarlarının yanı sıra kredi kullandırma sırasında müşteriden alınan dosya masrafı/espertiz ücreti/istihbarat ücreti vb. tutarlara açıkça yer verilmiştir.

Sözleşme haricinde davalı ile imzalana bu belge anılan masrafların müzakere edildiğini davalının söz konusu masrafları kabul etme suretiyle sözleşme ilişkisi içerisine girdiğini,bu nedenlede ortada haksız şartın varlığından söz edilmeyeceğini açıkça göstermektedir.

YARGITAY 13.HUKUK DAİRESİNİN E:2010/3958, K;2010/1717 VE 07.02.2011 tarihli KARARINDA (EK:4, YARGITAY KARARI)sözleşme özgürlüğü kapsamında tüketicinin istediği bankadan hizmet alabileceği bankalarında verdiği hizmet kapsamında ücret talep edebilecekleri açıkça belirtilmiştir. Ayrıca tüketicinin ülkemizde faaliyet gösteren pek çok bankanın bulunması sebebiyle faydalanmak istediği hizmete ilişkin olarak istediği bankayla çalışabileceği belirtilmiştir.

Ekte bulunan emsal nitelikteki Kocaeli 2i Asliye Hukuk Mahkemesinin , Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin , Ankara 6.Tüketici Mahkemesinin , Şırnak Asliye Hukuk Mahkemesinin , dosya masrafı/istihbarat ücreti vs. alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığına karar verilmiştir.

2. Öte yandan , Tüketicinin korunması Hakkında Kanunun '' Sözleşmedeki Haksız Şartlar'' başlıklı 6. maddesinde '' satıcı veye sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden , tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlüklerinden iyi niyet kurallarına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleme kosulları haksız şarttır.'' denmek suretiyle hangi nitelikteki sözleşme koşullarının haksız şart sayılabileceği belirlenmiştir. Buna göre, bir sözleşme şartının haksız şart kabul edilebilmesi için 3 unsurun birlikte varlığı gerekmektedir.
-Tek taraflı olarak sözleşmeye konulmalı
-Taraflarca müzakere edilmemiş olmalı
-Sözleşmeden doğan hak ve yükümlüklerde dürüstlük kurallarına aykırı şekilde tüketici aleyhine bir dengesizlik yaratmış olmalıdır.

Bu üç unsurdan birinin yokluğu halinde bir sözleşme hükmünün haksız şart olarak kabul edilebilmesi hukuken mümkün değildir. Bir başka ifadeyle , bir sözleşme hükmünün haksız şart olarak kabul edilebilmesi için , önceden tek taraflı olarak hazırlanmış olması ve tüketici ile müzakere edilmemiş olması başlı başına yeterli değildir. Aynı zamanda sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerde dürüstlük kuralına aykırı şekilde tüketici aleyhine bir dengesizliğede neden olması gerekmektedir.

Tüketici kredisi kullandırımı sırasında tüketiciden alınan masraf alınmasına ilişkin sözleşme koşulu çerçevesinde konu değerlendirildiğinde ise yukarıda belirtilen açıklamalar karşısında bu yöndeki sözleşme koşulunun Banka tarafından önceden hazırlanmış sözleşmede yer aldığı ve tüketici ile müzakere edilmemiş olduğu tespitlerinde yola çıkarak buna ilişkin sözleşme koşulunun haksız şart olduğunu söylemek mümkün değildir. Zira, Bankalar müşterilerine tüketici kredisi kullandırırken ,istihbarat, pazarlama,ekspertiz,genel işletim ve diğer operasyonel giderler gibi bir çok maaliyete katlanmaktadır. Bankaların kendi tahsis ve kullandırımı sırasında katlandıkları maaliyetin bir bölümünü , bu hizmet nedeniyle elde edilen menfaat karşılıgında tüketiciye yansıtmasının , tüketici aleyhine iyi niyet kurallarına aykırı olacak şekilde dengesizliğe yol açtıgını idda etmek mümkün olmayıp dava konusu uygulamaya esas sözleşme koşulu haksız şart niteliğinde değildir.

3.Müvekkil Banka tarafından davalıdan alınan dosya masrafı yukarıda zikredilen yasal düzenlemeler kapsamında talep edilmiş; hakem heyeti dosyasına müvekkil Banka şubesince sunulan evraklardan açıkça anlaşılacağı üzere davalı tarafından hiçbir itiraz/ihtiraz-i kayıt konulmadan ödenmiştir.

4.Yukarıda yapılan açıklamalardan anlaşıldığı üzere ; kredi kullandırı sırasında masraf alınacağı davalı ile Bankamız arasında imzalanan sözleşmede açıkça belirtilmiş ,sözleşme haricinde imzalanan geri ödeme planında bu masrafların isimleri ve tutarlarına açıkça yer verilerek ayrıca bir farkındalık yaratılmış oldugundan ve tüm bunların haricinde kredi kullandırmı sırasında masraf alınması sunulan bir hizmetin yarattığı maaliyetin karşılığı olduğundan bu nedenle de ''sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerde dürüstlük kurallarına aykırı şekilde tüketici aleyhine bir dengesizlik yarattıgından'' söz edilmeyeceğinden , masraf alınmasına ilişkin sözleşme koşulunu haksız şart olarak kabul eden Tüketici Hakem Heyeti Kararı hukuka aykırı bulunmaktadır.

HUKUKİ SEBEBLER: Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili yasal mevzuat.

DELİLLERİMİZ : Karşı tarafın Delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla,
1-Kredi sözleşmesi
2- Nakit Kredi öncesinde Müşteriden Alınacak Beyan örneği / Sözleşme öncesi bilgi formu
3- Ödeme Planı
4- Gerek duyulması halinde Müvekkil Banka kayıtları ve hesap özetleri üzerinde yapılacak bilir kişi incelemesi.
5-Yemin ve tüm yasal deliller.

SONUÇ VE SİSTEM : Yukarıda açıklanan ve resen göz önüne alınacak nedenlerle , öncelikle ;
- İlgili Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı KARARININ İCRASININ DURDURULMASINA , BUNA İLİŞKİN OLARAK İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE,
-Haksız ,usul ve yasaya aykırı olarak verilmiş buluna Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı'nın KARARININ KALDIRILMASINA/İPTALİNE,
-Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi müvekkil Banka adına saygıyla arz ve talep ederim.

EKLER:
1-
2-
3-





ŞİMDİ BANKANIN MAHKEMEYE DAVA AÇMAK İÇİN VERDİĞİ YUKARDA ÖRNEĞİNİ SUNDUĞUMUZ DİLEKÇENİN İÇEREĞİNİ OKUYARAK BİLGİLENDİK,BAKINIZ BU DAVA DİLEKÇESİ MAHKEMEYE VERİLDİĞİNDE MAHKEMENİN TENSİP ZAPTI DEDİĞİMİZ BİR YAZISI İLE BU DİLEKÇEDE BİZE TEBLİGAT YAPILIYOR YANİ GELİYOR,BU DİLEKÇE VE MAHKEMENİN TENSİP ZAPTI ADRESİMİZE BİZE GELDİĞİNDE BİZDE BU DAVA DİLEKÇESİNE KARŞI SAVUNMAMIZI,DELİLLERİMİZİ VE BU DİLEKÇEYE KARŞI İTİRAZLARIMIZI GÖSTEREN BİR DİLEKÇE YAZIP VERMEMİZ GEREKİYOR,ZATEN MAHKEMENİN BİZE GÖNDERDİĞİ TENSİP ZAPTINDA DİYORKİ SAVUNMANIZI,DELİLLERİNİZİ,İTİRAZLARINIZI MAHKEMEMİZE 2 HAFTA İÇERSİNDE DİLEKÇENİZLE SUNUN DİYOR,BİZDE ŞİMDİ AŞAĞIDA ÖRNEĞİNİ SUNDUĞUM DİLEKÇEYİ YAZIP BU BANKANIN İDDİALARINA KARŞI SAVUNMA YAPACAK VE DİLEKÇEMİZİ BİTİRİNCE DOĞRU ALIP BU MAHKEME KALEMİNE GÖTÜREREK TESLİM EDECEĞİZ. CÜNKÜ,MAHKEME BU DİLEKÇELERİMİZİ SAVUNMALARIMIZI İNCELEDİKTEN SONRA DURUŞMA GÜNÜ VEREREK MAHKEME YAPACAK VEYA DOSYA ÜZERİNDEN ÇAĞIRMADAN KARAR VERECEK AYRICA ZATEN MAHKEME GÜNÜNÜ BELİRTEN TEBLİGAT BİZLERE ADRESLERİMİZE PTT KANALI İLE GELİYOR.ŞİMDİ ŞU SAVUNMA DİLEKÇEMİZİ YUKARIDAKİ BANKANIN DİLEKÇESİNE KARŞI NASIL BİR DİLEKÇE İLE KARŞILIK CEVAP VERİLİR ÖRNEK DİLEKÇE BURAYA KOYALIM VE NASIL BİR DİLEKÇE YAZILACAĞINI GÖRELİM.



HAKEM HEYETİNİN KARARINA KARŞI TÜKETİCİ MAHKEMESİNDE AÇILAN İTİRAZ DAVASINDA DAVAYA KARŞI CEVAP VERME DİLEKÇE ÖRNEĞİ


.............................TÜKETİCİ MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE



CEVAP VEREN DAVALI:Adı ve Soyadı...............TC.NO...................Adresi......................
VEKİLİ :Av...........................................


DACAVI: T. ...... Bankası A.Ş.......................
Vekili : Av..................................................


İTİRAZ EDİLEN KARARA KARŞI CEVAPLARIMIZDIR: Yenimahalle Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı'nın 25.05.2007 tarih, 2007/ 757 karar sayılı kararı


AÇIKLAMALAR :
Yenimahalle Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığının 25.05.2007 tarih, 2007/757 karar sayılı kararı, yeterli incelemeye dayalı, haklı ve hukuka uygun bir karardır.
Karar aynı zamanda yürürlükte bulunan mevzuata, birçok bankanın uygulamalarına, yargı kararlarına hukuka ahlaka ve adaba uygun bir karardır. Şöyle ki;
5464 sayılı banka kartları ve kredi kartları kanunu'nda yer alan "kart hamilinin yaptığı işlemler nedeniyle, sözleşmede yer almayan faiz, komisyon veya masraf gibi adlar altında hiçbir şekil ve surette ödeme talep edilemez ve kart hamilinin hesabından kesinti yapılamaz" şeklindeki 24/4. Madde hükmü çok açık olmasına rağmen kart aidatı, banka ile kart hamilleri arasında imzalanmış olan kredi kartı üyelik sözleşmelerinin tamamında çok açık olarak düzenlenmiştir şeklindeki Banka açıklaması 4077 sayılı tüketiciyi koruma kanununun sözleşmedeki haksız şartlar başlıklı 6. Maddesindeki hüküm göz ardı edilerek yapılan üzüntü verici tüketiciyi korumayan saygı duymayan bir açıklamadır. Kaldı ki aynı maddenin devamında "sözleşmede kart hamilinin haklarını zedeleyici ve kart çıkaran kuruluş lehine tek taraflı haksız şartlar sağlayan hükümlere yer verilemez". Şeklinde tüketiciyi koruyucu hüküm vardır.
Bankaların Kredi Kartlarından kart ücreti banka hesaplarından hesap işletim ücreti adı altında almakta oldukları ücretin öncelikle 4077 Sayılı Tüketicinin Korunmasına Dair Kanunun 6. maddesine ve 5464 Sayılı Banka ve Kredi Kartları Kanunun 24. maddesine aykırıdır. Her iki yasaya aykırı olan hükümle ilgili olarak kanun koyucunun söz konusu kanunlarla ilgili gerekçesini çok iyi incelemek gerekir. 24. madde ile ilgili gerekçedeki “Hukuki ilişkinin, güçlü olan lehine düzenlenmesinin engellenmesini ve objektif esaslara bağlanması amacıyla taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi niteleyen sözleşmelerde bulunması gereken hususlar belirlenmiştir. Kart hamillerinin mesnetsiz uygulamalarla karşılaşmamaları amacıyla sözleşmede var olmadığı veya yasal bir uygulamaya dayanmadığı sürece, yaptıkları işlemlerden dolayı kendilerinden faiz, komisyon veya masraf gibi adlar altında hiçbir şekil ve surette ödeme talep edilemeyeceği ve kart hamilinin hesabından kesinti yapılamayacağı yönünde düzenleme yapılmıştır” hükmüne yer verildiği görülmüştür.
Bu gerekçe ile kanun koyucu büyük bir feraset örneği göstererek sorunu baştan çözdüğü görülmektedir. Ayrıca hem Tüketici Kanunu 6. maddesi hem de Banka ve Kredi Kartları Kanunun 24. maddesi oldukça açıktır ve yoruma mahal bırakmayacak bir şekildedir.
Ayrıca bazı bankalar direnen ve banka ile ilişkilerini kesmek isteyen iradeli tüketicilerinin ücretlerini derhal iade etmektedirler. Haklı olsa idiler bu konuda tüm müşterilerine karşı direnmeleri gerekecek idi. Bu da kötü niyetli olduklarını ortaya koymaktadır. Hatta daha ileri gidip tüketicileri telefonla tehdit ederek dava açtıkları takdirde daha fazla masrafla karşı karşıya kalacaklarını söylemektedirler. Ortada bankanın aleyhinde onca karar varken tek dayandıkları İzmir 1.Tüketici mahkemesi kararıdır. Bu karar incelendiğinde hukuki bir inceleme yapılmadığı gibi haksız şarttan da hiç bahsedilmediği hukuki bir konunun değerlendirmesi için dosyanın bilirkişiye verilerek karar verildiği görülecektir.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Hukuk Müşavirliğinin 42-10-B/980 sayılı yazısı 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 24. maddesinin (4) numaralı fıkrası, "Kart hamilinin yaptığı işlemler nedeniyle, sözleşmede yer almayan faiz, komisyon veya masraf gibi adlar altında hiçbir şekil ve surette ödeme talep edilemez ve kart hamilinin hesabından kesinti yapılamaz. Sözleşmede kart hamilinin haklarını zedeleyici ve kart çıkartan kuruluş lehine tek taraflı haksız şartlar sağlayan hükümlere yer verilemez" hükmünü amirdir. 5464 Sayılı BANKA KARTLARI VE KREDİ KARTLARI KANUNU Sözleşme şartları başlıklı madde 24 - Kart çıkaran kuruluşlar ile kart hamilleri arasındaki ilişkiler, bu Kanun ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde en az oniki punto ve koyu siyah harflerle hazırlanacak yazılı sözleşme ile düzenlenir. Sözleşmenin bir örneği, kart hamiline ve varsa kefile verilir. Sözleşme hükümleri ve kartın kullanımı hakkında kart hamiline ayrıntılı bilgi verilmesi zorunludur demektedir.

Kart çıkaran kuruluşların kart hamilleri ile akdedeceği sözleşmelerin şekil ve içeriğinde yer alması gereken asgarî hususlar Kurulca belirlenir. Sözleşmede belirtilen asgarî tutar, dönem borcunun yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Hesap özetinde yer alan asgarî ödeme tutarı son ödeme tarihinde ödenmediği takdirde kart hamili ödenmeyen tutar için sözleşmede öngörülen gecikme faizi dışında bir yükümlülük altına sokulamaz.

Kart hamilinin yaptığı işlemler nedeniyle, sözleşmede yer almayan faiz, komisyon veya masraf gibi adlar altında hiçbir şekil ve surette ödeme talep edilemez ve kart hamilinin hesabından kesinti yapılamaz. Sözleşmede kart hamilinin haklarını zedeleyici ve kart çıkaran kuruluş lehine tek taraflı haksız şartlar sağlayan hükümlere yer verilemez.

1-Bankalar için mevzuatta kart aidatı alınması için düzenleme yapılmışsa ve banka bu düzenlemeye uygun şekilde kart aidatı almak istiyorsa; sadece kendi lehine olan düzenlemeye göre değil yürürlükteki tüm düzenlemelere uygun hareket etmesi gerekir. Bankacılık kanunu; Kart çıkaran kuruluşlar ile kart hamilleri arasındaki ilişkiler, bu Kanun ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde en az oniki punto ve koyu siyah harflerle hazırlanacak yazılı sözleşme ile düzenlenir. Sözleşmenin bir örneği, kart hamiline ve varsa kefile verilir. Sözleşme hükümleri ve kartın kullanımı hakkında kart hamiline ayrıntılı bilgi verilmesi zorunludur. Demekteyken banka ile aramızda imzalan sözleşme en az 12 punto ve koyu siyah harflerle yazılmış değildir, sözleşmenin bir örneği tarafıma verilmemiştir, Sözleşme hükümleri ve kartın kullanımı hakkında bana ayrıntılı bilgi verilmemiştir. Hepsinden önemlisi peynir ekmek gibi dağıtılan bu kartlarla ilgili hazırlanan sözleşme tip sözleşmedir tüketici ile müzakere edilmeden tek taraflı hazırlanmıştır. Yıllık şu kadar kart aidatı alacağız deseler belki kimse kart almayacaktır.

2- Sanayi Bakanlığının yayınladığı genelgede herhangi bir sözleşme hükmünün “haksız şart” olarak değerlendirilmesi ve bu nedenle de tüketici için bağlayıcı olmaması için 4077 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer verilen ve
a) Sözleşmeye tüketici ile müzakere edilmeden tek taraflı olarak konulması,
b) Tarafların hak ve yükümlülüklerinde, tüketici aleyhine bir dengesizlik yaratması
c) İyi niyet kurallarına aykırı olmasından oluşan üç unsuru birlikte taşıması gerekir denmektedir. Bu bağlamda, Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinin son günlerde çok sayıda şikâyete konu olan “kredi kartı üyelik ücretleri” hakkında; bu ücretlere ilişkin hükümlere önceden hazırlanmış standart sözleşmeler olması sebebiyle sözleşmede tüketici ile müzakere edilmeden tek taraflı olarak yer verildiği ve tüketicilerin bu sözleşmeleri çoğu zaman inceleme fırsatı bulamadan imzaladıkları gerekçesiyle iptal kararı vermesi uygun olmayacaktır denilmektedir ki Tüketiciyi korumakla görevli bir Bakanlığın bu açıklaması son derece düşündürücüdür.
Sanayi Bakanlığının bu açıklaması normlar hiyerarşisine aykırılıkla ve yönetmelikle Kanunun açık hükmünü çiğnemekle eşdeğerdir.
Tüketici bu tarz sözleşmelerde zayıf olan taraftır Sanayi Bankalığı da zayıf olan bu tarafı korumakla yükümlüdür ve bu yüzden Tüketiciyi Koruma Kanunu tüketiciyi koruyan hükümler içermektedir. Buna rağmen Sanayi Bakanlığının Bankaların yanında yer alır şekilde açıklama yapması manidardır.

3-Kart aidatı bedeli Banka ile davalı arasında imzalanmış olan Sözleşmelin 12. maddesinde;her yıl asıl ve ek kart hizmetleri karşılığı Banka tarafından belirlenen aidattır ." şeklinde düzenlenmiştir denen madde; başlı başına kart hamilinin haklarını zedeleyici ve kart çıkaran kuruluş lehine tek taraflı haksız şartlar sağlayan ve tüketiciyi bağlamayan hükümdür. Banka her yıl bu aidatı keyfi şekilde istediği rakamı yansıtarak tahsil etmektedir. Sözleşmenin bu hükmü davacı bankayı bağlayıcı kapsamda bulunmakta, tüketiciyi bağlamamakta bu nedenle sonraki yıllara ait kart ücret isteminin, mahkemeye ibraz edilen sözleşmede, üyelik ücreti ve bu ücretlerin ne şekilde belirleneceğine ilişkin hükmün açıkça anlaşılır dilde belirtilmediği, böyle bir istemin de tüketici aleyhine haksız şart niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle ayıplı hizmet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.

4- Davacı tarafça söylenen ‘sözleşme'nin anılan hükmünün haksız şart olduğu yönündeki iddia gerçeği yansıtmamaktadır’ ifadesi de konuyu anlayamamanın sonucudur. 4077 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer verilen ve sözleşmeye tüketici ile müzakere edilmeden tek taraflı olarak konulması, tarafların hak ve yükümlülüklerinde, tüketici aleyhine bir dengesizlik yaratması, iyi niyet kurallarına aykırı olması anlatılmaktadır.
Banka olarak illa aidat alacaksanız; tüketici ile bu konuyu müzakere edeceksiniz mutabık kalacaksınız, tek taraflı olmayacaksınız, tarafların hak ve yükümlülüklerinde, tüketici aleyhine bir dengesizlik yaratmayacaksınız, iyi niyet kurallarına aykırı olmayacaksınız. Bütün bunları yaptığınız takdirde aidat alabilirsiniz; tabi aidat alacak tüketici bulabilirseniz. Ayrıca Sayın Genel Müdürlüğün kendini mahkemenin ve hakem heyetlerin yerine koyarak hukuki yorum yapması çok ilginçtir ve lütfen müsaade ederlerse bu yorumu bağımsız mahkemeler yapsınlar.
5- Davacı tarafın haksız şart yorumu da çok ilginçtir; ‘Banka ile kart hamilleri arasındaki kredi kartı ilişkisinin hukuki niteliği ve bu ilişki neticesinde Banka tarafından kart hamillerine sağlanan hizmetin çeşitliliği ve kalitesi göz önüne alındığı vakit, kart aidatı uygulamasının haksız şart sayılamayacağı net bir şekilde ortaya çıkacaktır’ denmektedir. Mevzuatı taradığımızda ‘kart hamillerine sağlanan hizmetin çeşitliliği ve kalitesi incelendiğinde tüketici memnun kalırsa haksız şart oluşmaz’ diye bir madde bulunmadığı görülecektir.
6-Bankaların bir ticari kurum olduğu ve nihai ve asli gayesinin kar etmek olduğu göz önüne alındığı vakit, gerek kredi kartı hizmeti maliyetinin bir kısmını kart hamilinden talep etmek gerekse de bu hizmet nedeniyle kazanç sağlamak saikiyle hareket etmek amacıyla kart hamillerinden cüz'i bir bedel talep etmesi son derece doğaldır. İfadesi de bankaların gerçek niyetini ve iyi niyetli olmadıklarını ortaya koymaktadır. Bankalar ticari kurumsa basiretli tüccar gibi hareket edip yürürlükteki mevzuata uymaları gerekir. Tüketiciyi yolunacak kaz gibi görme anlayışından vazgeçip tüketici (müşteri) velinimettir anlayışına bürünmezlerse varlık sebepleri ortadan kalkacaktır. Bankalar onca yatırımı herhalde Nasreddin Hoca misali tüketiciden gelecek paraya güvenerek yapmadılar.

7-Kredi kartı üyelik sözleşmeleri, nitelikleri itibariyle kart hamilleri ile müzakere edilmesi imkânsız olan sözleşmelerdir. Zira, bu sözleşmeler, seri sözleşmeler olup, her kart hamili ile ayrı ayrı müzakere edilip farklı sözleşme imzalanması halinde, Bankanın istikrarlı, yeknesak ve güvenli bir ödeme sistemi kurmasına imkansız hale gelecektir. Bu nedenle tüm kredi kartı üyelik sözleşmelerinde olduğu gibi davalı ile imzalanmış olan Sözleşme de müzakere edilmemiştir. Ancak yukarıda açıklandığı üzere TKHK, bir sözleşme hükmünün haksız şart sayılması için, o hükmün müzakere edilmemiş olmasını tek basına yeterli görmemiş, müzakere edilmemiş olan sözleşme hükmüyle tüketici aleyhine, iviniyete avkırı olarak dengesizliğe yol açılması şartlarının birlikte bulunmasını aramıştır.şeklindeki savunmadan da anlaşılacağı üzere bankalar ben haksız maksız şart tanımam, mevzuatı sallamam benim doğrularım ve menfaatlerim ve de işleyişim var onları bozdurmam demektedir. Bu da haksız şartı ve hukuksuzluğu ortaya koymaktadır. Hem müzakere etmediğini kabul et hem iyi niyete uygun de hem de istediğin rakamı tüketiciden tahsil et ondan sonra haksız şartın oluşmadığını iddia et bu kabul edilebilir bir durum değildir. Kaldı ki tüketici aleyhine iyi niyete aykırı dengesizliğe yol açmadığını nasıl ölçüyorlar merak ediyoruz doğrusu…
8- Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Hukuk Müşavirliği ise 42-10-B/980 sayılı yazısıyla 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 24. maddesinin (4) numaralı fıkrası, "Kart hamilinin yaptığı işlemler nedeniyle, sözleşmede yer almayan faiz, komisyon veya masraf gibi adlar altında hiçbir şekil ve surette ödeme talep edilemez ve kart hamilinin hesabından kesinti yapılamaz. Sözleşmede kart hamilinin haklarını zedeleyici ve kart çıkartan kuruluş lehine tek taraflı haksız şartlar sağlayan hükümlere yer verilemez" hükmünü amirdir.
BBDK, 5464 sayılı yasanın 44. maddesinde yapılan atfa binaen, uyuşmazlıkların Tüketici Hakem Heyeti'nde ve/veya Tüketici Mahkemesi'nde çözümleneceğini hüküm altına almıştır. Dolayısıyla buradaki savunma da yersiz kalmıştır.
Bankaların hukuku bir kenara bırakıp aidat alınmasını haklı gösterme çabası aslında anlaşılmaz gibi gözükse de milyar dolarların döndüğü bu piyasada normal sayılabilir!.



HUKUKİ SEBEBLER: 5464 sayılı Kanun, 4070 sayılı yasa HUMK. ve diğer ilgili mevzuat.


DELİLLER:
1-Yenimahalle Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı’nın 25.05.2007 tarih, 2007/757 karar sayılı kararı ve tüm ekleri, şikâyet dilekçesi, Bankanın Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı'na sunmuş olduğu savunma dilekçesi, tebligatlar, Banka ile imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesi, hesap ekstresi, İzmir 3. Tüketici Mahkemesi'nin aynı konuya ilişkin tarafları farklı başka bir dosyada vermiş olduğu 05.06.2007 tarih, 2007/168 esas ve 2007/226 karar sayılı ilamı,
İzmir 3. Tüketici Mahkemesi'nin aynı konuya ilişkin tarafları farklı başka bir dosyada vermiş olduğu 05.06.2007 tarih, 2007/169 esas ve 2007/227 karar sayılı ilamı,
İzmir 3. Tüketici Mahkemesi'nin aynı konuya ilişkin tarafları farklı başka bir dosyada vermiş olduğu 07.06.2007 tarih, 2007/172 esas ve 2007/232 karar sayılı ilamı,
İstanbul 4. Tüketici Mahkemesi'nin aynı konuya ilişkin tarafları farklı başka bir dosyada vermiş olduğu 19.06.2007 tarih, 2007/354 esas ve 2007/360 karar sayılı ilamı,
Kocaeli 3 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin aynı konuya ilişkin tarafları farklı başka bir dosyada vermiş olduğu 04. 10.2006 tarih, 2006/65 esas ve 2006/368 karar sayılı ilamı,
Konya Tüketici Mahkemesi'nin aynı konuya ilişkin tarafları farklı başka bir dosyada vermiş olduğu 01.03.2007 tarih, 2006/378 esas ve 2007/26 karar sayılı ilamı,
Yargıtay 13. HD haksız şarta ilişkin kararı 19.02.2004 tarih 2003/13819 esas 2004/1888 karar
Yargıtay 13. HD haksız şarta ilişkin kararı 24.11.2005 tarih 2005/11099 esas 2005/17357 karar
Hürriyet gazetesinin 10.06.2007 tarihli haberi
BDDK nın kredi kartından kesilen aidatların haksız şart olduğuna ilişkin açıklaması
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Hukuk Müşavirliğinin 42-10-B/980 sayılı yazısı
delil listesi sunma hakkımız saklı kalmak üzere yasal her türlü delil.


Netice ve Talep; Yukarıda açıklandığı üzere Bankaca uygulanan kart üyelik ücreti uygulamasının;
Yasal dayanağının olmadığı

Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde yer alan konuya ilişkin düzenlemelerin taraflar arasında dengesizlik yarattığı, iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil ettiği, hususlarının dikkate alınması suretiyle, Yenimahalle Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı'nın 25.05.2007 tarih, 2007/757 kararı doğrultusunda davacının açtığı davanın reddine karar verilmesini, yargılama masrafları ile vekalet ücretlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ediyoruz. ..../.../20....


CEVAP VEREN
Adı ve Soyadı
İmza

















HAKEM HEYETİNİN KARARINA KARŞI TÜKETİCİ MAHKEMESİNDE AÇILAN İTİRAZ DAVASINDA DAVAYA KARŞI CEVAP VERME DİLEKÇE ÖRNEĞİ



........................ASLİYE HUKUK MAKEMESİ HAKİMLİĞİ'NE
(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyle)



DOSYA NO: 20…/…....E.


İTİRAZI CAVEP VEREN
DAVALI
:...............................................................



İTİRAZ EDEN
DAVACI
: …............................Bankası AŞ

VEKİLİ : Av......................................





DAVA DEĞERİ :............TL


İTİRAZ KONUSU: …….....Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin../../20...tarih ve …….. sayılı kararına karşı, Davacı Bankaca yapılan haksız ve Hukuksuz itirazının reddi ile,savunmamızın sunumudur.


AÇIKLAMALAR :

..................Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı’nın davaya konu kararı usul ve yasaya uygun bir karardır.Davacı Bankanın açmış olduğu davanın ve tüm taleplerinin reddi gerekmektedir.



………............Bankası........... Şubesinden ../../......tarihinde kullandığım kredide faizlerin düşmesi üzerine krediyi yeniden yapılandırdım bu işlem için davacı bankaca ………....TL Dosya masrafı, komisyon ücreti altında ücret alınmıştır.


Bu konuda Tüketicileri Koruma Derneği yetkililerine başvurarak yardım talep ettim. Dernek yetkililerinin yönlendirmesiyle bankadan kredi sözleşmesinin bir suretini istedim ancak banka bu haklı talebimi kabul etmeyip sözleşmenin bir suretini bana vermedi. Derneğin yönlendirmesiyle bende elimde sözleşme olmaksızın Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurdum.


Hakem heyetince yapılan inceleme sonucu bankanın bana imzalattığı sözleşmenin, 4077 sayılı Kanunun 6.maddesine göre düzenlenmediği kanaatine varılarak Dosya masrafı, komisyon ücreti adıyla tarafımdan haksız biçimde alınan ......... TL nin iadesine karar verilmiştir


Davacı Banka vekilince, Tüketici Hakem Heyeti Kararına karşı, (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyle).....Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliğinize yapılan itiraz haksız ve hukuki dayanaktan yoksundur. Zira bankalarca dosya masrafı adı altında alınan benzer tahsilatların taşındığı, Isparta Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin 26.01.2010 tarih ve 22 sayılı, banka tarafından alınan komisyon, ekspertiz ücreti ve sigorta bedelinin iadesi kararının, itirazen inceleyen (Ek.1)Isparta 1.Asliye Hukuk Mahkemesince ( 2010/118 K.) onanması ve mahkeme kararının da(Ek.2) Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 2011/1870 K. Sayılı kararıyla onanmış olup. Ayrıca yine(Ek.3) Ankara 7. Tüketici Mahkemesinin 04.12.2012 Tarih,Esas No : 2012/808 Karar No: 2012/1370 sayılı kararıda bu doğrultuda olup,Yargıtayın bu kararıda emsal teşkil edecek bir karar haline dönüşmüştür


Yine benzer bir davada (Ek.4) Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 27.6.2011 tarih ve 2011/3576 Esas, 2011/1011 Karar sayılı kararında “…davalı banka, sadece kredinin verilmesi için gereken zorunlu masrafları tüketiciden isteyebilir…” , “…..zorunlu masrafların neler olduğunun ve miktarının tespiti için bilirkişi raporu alınması….” Gerektiği görüşüyle bakmaların objektif kriterlere dayanmadan yaptıkları tahsilatları haksız şart olarak kabul etmiştir.


Yukarıda detaylıca açıkladığım üzere, ………....Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararına yapılan itirazın reddi gerekmektedir.


SONUÇ VE İSTEM :Davacı'nın ………....Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararına karşı yapmış olduğu Haksız ve Hukuksuz itirazları ile KARARIN İCRASININ DURDURULMASINI ve BUNA İLİŞKİN OLARAK İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİ TALEBİNİN Yüksek mahkemenizce reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. ../../2013



İTİRAZA CEVAP VEREN
DAVALI
Adı-Soyadı
İmza


EKİ:
1-Hakem Heyeti Kararı.
2-(Ek 1,2,3,4)Yargı kararları.




:arrow: BU KARAR YUKARIDAKİ BANKANIN HAKEM HEYETİ KARARININ İPTALİ İÇİN AÇTIĞI DAVA VE SİZLERİNDE CEVAP DİLEKÇELERİ İLE SAVUNMANIZI YAPTIĞINIZ YARGILAMANIN SONUNDA TÜKETİCİ ZAFERİ İLE KAZANILAN DAVA KARARIDIR.


T.C.
ANKARA 2.TÜKETİCİ MAHKEMESİ

ESAS NO2007/472
KARAR NO 2007/1011

TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

HÂKİM KÂTİP
: CANDAŞ İLGÜN 32522 :SULTAN ASLAN 47750

DAVACI : T.GARANTİ BANKASI A.Ş - Levent Nispetiye Mah.Aytar Cad.No:2 Beşiktaş İSTANBUL
VEKİLİ :Av. Sevgi GÜVEN- Atatürk Bul 86/9 Kızılay/Ankara ANKARA

DAVALI : T. A...
VEKİLİ : Av. FATMA AÇIKMEŞE -Necatibey Cad. Över Apt. No: 18/!3 Kızılay Çankaya/ANK

DAVA : Hakem Kurulu Kararına İtiraz

DAVA TARİHİ : 12/06/2007

KARAR TARİHİ : 17/07/2007


Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan is bu davanın yapılan açık yargılaması sonunda ;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Yenimahalle Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığının 25/05/2007 tarih ve 757 sayılı kararının haksız ve hukuku aykırı olduğunu, bu nedenle iptalini talep etmiştir. Buna göre yürürlükte bulunan mevzuata göre ve üyelik sözleşmesi nazara alınarak davacı bankanın kart aidat uygulamasını iyi niyet kuralları dâhilinde ve sözleşmeyle belirlediğini belirterek bu düzenlemeye aykırı olarak verilen ve taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırı olarak Yenimahalle Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin karar verdiğini ve bu kararım hukuka aykırı olduğunu belirterek iptalini talep etmiştir.


SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesi ile ilgili hakem heyeti kararının yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.


DELİLLER VE GEREKÇE
Yenimahalle Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığının 25/05/2007 tarihli ve 757 nolu kararı celp edilmiştir.
Buna göre davacı banka ile davalı arasında kredi kartı üyelik sözleşmesinin imzalandığı ve davalı kullanıcının 16.02.2007 tarihli hesap ekstresinde 30,00 YTL tutarında kredi kartı aidat bedeli adı altında-borç tahakkuk ettirildiğini,bu nedenle borçlunun hakem heyetine itiraz etmesi sonrasında tüketicinin şikayetinin kabulüne karar verildiği incelenen karardan anlaşılmıştır.
4822 Sayılı Kanunla Değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 6. Maddesinde "Satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve hükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır.
Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı değildir.
Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir.
Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez.

Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart partin münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir.
6/A,6/B,6/C,7,9,9/A,10,10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir... " denilmektedir.

4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 31. ve 4822 Sayılı Kanunla Değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 6. Maddesine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde "satıcı, sağlayıcı ve kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır. Yok sayılan bu hükümler olmadan da sözleşme ayakta tu tutabiliyorsa sözleşmenin geri kalanı varlığım korur.

Bu konuda Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 23.11.2005,E.2005/11428, K.2005/17306 kararında "Tüketicilerle imzalanan sözleşmelerdeki haksız sözleşme şartları geçersizdir. Tüketici sözleşmedeki haksız şartın gereğini yerine getirmez. Hukuken haksız şartlar batıldır. Yani geçersizdir. Geçersiz sayılan bu hükümler olmadan da sözleşme ayakta tutulabiliyorsa sözleşmenin geri kalanı varlığını korur, başka bir deyişle sözleşme geçerlidir.

Bu durumda, sözleşmenin kısmen veya tamamen ifa edilmiş olmamasına göre sözleşme tamamen geçersiz sayılmamalı sözleşme hükmünün hukuk ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde edimler ve menfaatler dengesine göre düzeltilmesi yoluna gidilmelidir." denilmektedir.

Davaya konu kredi kartı üyelik sözleşmesinin incelenmesinde;
Sözleşmenin, 5464 Sayılı Banka ve Kredi Kartları Kanununun 24. ve 4822 Sayılı Kanunla Değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 6. Maddesinde belirtilen "en az oniki punto ve koyu siyah harflerle" düzenlenmediği,
Sözleşmenin, 5464 Sayılı Banka ve Kredi Kartları Kanununun 24. ve 4822 Sayılı Kanunla Değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 6. Maddesinde belirtilen " tüketici aleyhine haksız şartlar içerdiği ve Sözleşmede kart hamilinin haklarını zedeleyici ve kart çıkaran kuruluş lehine tek taraflı haksız şartlar sağlayan hükümlere yer verdiği, tüketiciyle müzakere edilmediği ve müzakere edilmeden tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı bir biçimde tüketici aleyhine dengesizle neden olduğu ve dolayısıyla haksız şartlar oluşturduğu,
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 31. ve 4822 Sayılı Kanunla Değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 6. Maddesine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliksin 7. maddesinde ve Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 23.11.2005,E.2005/11428, K.2005/17306 kararında belirtilen "satıcı, sağlayıcı ve kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız sözleşme şartları geçersizdir. Tüketici sözleşmedeki haksız şartın gereğini yerine getirmez. Hukuken haksız şartlar batıldır. Yani geçersizdir." Hükmüne göre tüketici ile banka arasında akdedilen sözleşme tüketici aleyhine haksız şartlar içerdiği, kabul edilmiştir.

Somut olayda; kredi kartı kullanıcısından alınan üyelik ücretinin sözleşmede yer alan haksız şart niteliğinde olduğu ve bu nedenle Yenimahalle Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının yasa ve mevzuata uygun olduğu anlaşıldığından davacı bankanın itirazının reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM //Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının itirazının REDDINE,
Yenimahalle Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığının 25/05/2007 tarih ve 757 sayılı kararının AYNEN İFASINA,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince takti ren 100,00 YTL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2007
Kâtip 47150 Hâkim 32522
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Reklam

teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 10485


ÖRNEK YARGITAY KARARLARI

T.C
YARGITAY
13.HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2011/4736
Karar No : 2011/11579
Karar Tarihi:18.7.2011


YARGITAY İLAMI

Mahkemesi : Ankara 2. Tüketici Mahkemesi

Tarihi : 12/10/2010

Numarası : 2010/291-2010/548

Davacı : ...

Davalı : ...

Taraflar arasındaki Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Kanun Yararına bozulması istenilmekle, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ile kredi kartı üyelik sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme gereği 2007 yılı içerisinde yıllık üyelik ücreti olarak davalı hesabından 40.00 TL kesinti yapıldığını, davalının Tüketici Sorunları Hakem Heyetine Başvurarak, yapılan kesintinin iadesini istediğini, Altındağ Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin 10.3.2010 tarihli kararı ile bu kesintinin davalıya iadesine karar verdiğini, davalı talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğu gibi sözleşmeye aykırı olduğunu davalının talep hakkının bir yıllık zaman aşımına uğradığını belirterek Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptalini istemiştir.

Davalı, davacının kredi kartı üyelik ücreti talep etmesinin yasaya aykırı olduğu gibi sözleşme hükmünün haksız şart niteliğinde bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davalı talebinin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olduğu, BK 66 maddesi gereğince davalı, hesabından kesinti yapıldığını öğrendiği tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinde dava açması gerektiğini, kredi kartı sahibinin kesintiyi öğrendiği tarihten itibaren 1 yıllık sürede talepte bulunmadığı için istirdat talebinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, davacı itirazının kabulüne ...Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin 10.3.2010 tarihli kararının iptaline dair verdiği karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına temyiz edilmiştir.

Taraflar arasında 20.11.2006 tarihli kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye dayanarak K...a kredi kartı verildiği, Bankanın 2007 yılı için K...’ın hesabından 40.00 TL kredi kartı üyelik ücreti kestiği, bunun üzerine K...’ın 2010 yılında yapılan kesintinin iadesi için Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurduğu, yapılan inceleme sonucunda talebin kabulüne 40.00 TL kredi kartı üyelik ücretinin, kart hamiline iadesine karar verildiği, Bankaca bu kararın iptali için Tüketici Mahkemesine itiraz edilmesi üzerine yapılan yargılamada kredi kartı sahibinin kesintinin yapıldığı 2007 yılından 3 yıl sonra istirdat talebinde bulunduğu, oysa; kart hamilinin istirdat talebinin yasal dayanağının sebepsiz zenginleşme olup BK 66 maddesi gereğince öğrenme tarihinden itibaren 1 yıllık sürede talepte bulunmadığı için istirdat talebinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle itirazın kabulüne, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptaline karar verildiği toplanan deliller ve dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.

Yukarıda açıklandığı üzere, taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulduğu ve 40.00 TL kredi kartı üyelik ücretinin bu sözleşmeye dayalı olarak davalı hesabından mahsup edildiği saptandığına göre uyuşmazlık, sözleşme ilişkisinde uygulanması gereken BK 125 maddesindeki 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Uyuşmazlıkta sebepsiz zenginleşme hükümlerine ilişkin BK 66 maddesi uygulanması mümkün değildir. HGK 2010/13-93-88 sayılı kararı da bu doğrultudadır. Mahkemece BK 66 maddesinde 1 yıllık zamanaşımı süresi esas alınarak itirazın kabulü ile Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Kararının iptaline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin kabulü gerekmiştir.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına bozma isteminin kabulü ile mahkeme kararının sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, 18.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
http://WWW.KARARARA.COM




T.C
YARGITAY
13.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2008/4345
KARAR NO:2008/6088
KARAR TARİHİ:02.05.2008



BANKA HAKSIZ ŞART
KREDİ KARTI ÜYELİK ÜCRETİ
TÜKETİCİ


ÖZET:
SÖZLEŞMENİN BANKA TARAFINDAN MATBU, STANDART OLARAK HAZIRLANIP BOŞ OLAN KISIMLARIN SONRADAN DOLDURULDUĞU, ONİKİ PUNTO KOYU SİYAH HARFLERLE DÜZENLENMEDİĞİ; TÜKETİCİ ALEYHİNE OLAN SÖZLEŞME HÜKMÜNÜN TÜKETİCİ İLE MÜZAKERE EDİLDİĞİNİN İDDİA VE İSPAT EDİLEMEDİĞİ ANLAŞILDIĞINA GÖRE, SÖZLEŞMEDEKİ BU HÜKÜM HAKSIZ ŞART NİTELİĞİNDEDİR VE BU HÜKME DAYANILARAK TÜKETİCİDEN KREDİ KARTI ÜYELİK ÜCRETİ İSTENEMEZ.



İçtihat Metni

Taraflar arasındaki satıcının Hakem Kurulu kararına itirazı davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına bozulması istenilmekle dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı banka, kredi kartı kullanıcısı olan davalının Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurusu üzerine, bankaca kredi kartı sözleşmesine göre hesabından kesilen yıllık 30 YTL üyelik ücretinin iadesine karar verildiğini, halbuki, bu ücretin alınacağının sözleşme ile kararlaştırıldığı gibi, ücretin verilen ticari hizmetin karşılığı olup, yasaya aykırı olmadığını ileri sürerek, Zonguldak Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlıgı’nın 14.05.2007 tarih ve 2007/158 sayılı kararının iptalini istemiştir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen kredi kartı üyelik sözleşmesine göre, “kart üyelik ücretinin” hizmet karşılığı olduğu, tahsil edilen üyelik ücretinin yasal olduğu, gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; miktar itibarı ile kesin olan hüküm Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilmiştir.

Dava, davacı banka tarafından kredi kartı kullanıcısı olan davalıdan tahsil edilen kredi kartı üyelik ücretinin, davalı başvurusu üzerine davacı bankadan alınmasına dair Zonguldak Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptaline ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yasal düzenlemelere ve aralarındaki sözleşme hükümlerine göre bankanın kredi kartı kullanıcısından kullanım karşılığı yıllık ücret isteyip isteyemeyeceği hususunda toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için bu konudaki yasal düzenlemeler ile tarafların arasındaki sözleşme hükümlerinin incelenmesi gerekir.

5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun sözleşme şekli genel işlem şartlan başlıklı 6. bölümdeki 24. maddesinin 1. fıkrası “Kart çıkaran kuruluşlar ile kart hamilleri arasındaki ilişkiler, bu kanun ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde en az oniki punto ve koyu siyah harflerle hazırlanacak yazılı sözleşme ile düzenlenir. Sözleşmenin bir örneği kart hamiline ve varsa kefile verilir. Sözleşme hükümleri ve kartın kullanımı hakkında kart hamiline ayrıntılı bilgi verilmesi zorunludur.” hükmünü, aynı maddenin 4. fıkrasının son cümlesi “Sözleşmede kart hamilinin haklarını zedeleyici ve kart çıkaran kuruluş lehine tek taraflı haksız şartlar sağlayan hükümlere yer verilemez.” hükmünü getirmiştir.

4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4822 sayılı Kanun’la değişik 6. maddesi ile sözieşmelerdeki haksız şart düzenlenmiş ve “Satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyiniyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir. 6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir …” hükmü, yine 4077 sayılı Kanun’un değişik 6 ve 31. maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde “satıcı, sağlayıcı veya kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır” hükmü getirilmiştir.

Taraflar arasındaki 22.12.1995 tarihli sözleşmenin 9. maddesinde kart kullanıcısından kart kullanım ücretinin alınacağı belirtilmiştir.

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 22.12.1995 tarihli sözleşme incelendiğinde; sözleşmenin davacı banka tarafından matbu, standart olarak hazırlanıp boş olan kısımların rakam, isim ve adresler yazılarak doldurulduğu, sözleşmenin oniki punto koyu siyah harflerle düzenlenmediği görülmektedir. Davacı, tüketici aleyhine olan ve tüketiciyi kart kullanımı ücreti adı altında bir külfete sokan sözleşme hükmünün tüketici ile ayrıca müzakere edilerek kararlaştırıldığını iddia ve ispat edememiştir. Böyle olunca, sözleşmedeki kredi kartı üyelik ücreti alınacağına dair hükmün açıklanan yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında haksız şart olduğu kabul edilmelidir. Dolayısıyla davacı bankanın bu sözleşme hükmüne dayalı olarak kredi kartı kullanıcısı davalıdan ücret istemesi olanaklı değildir.

Bu durumda yasaya uygun olan, Zonguldak Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptali istemi ile açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden davanın kabulü usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulması gerekir.


SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının HUMK’nın 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile hükmün sonucuna etkili olmamak üzere (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 02.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
http://WWW.KARARARA.COM
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM


Dön Dilekçe ve Sözleşme Örnekleri