Forum ana sayfa HUKUKİ PAYLAŞIM FORUMLARI Dilekçe ve Sözleşme Örnekleri MAHKEMEYE SAVUNMA DİLEKÇESİ. ( SULH CEZA, HAKARET DAVASINA KARŞI )

MAHKEMEYE SAVUNMA DİLEKÇESİ. ( SULH CEZA, HAKARET DAVASINA KARŞI )

Dava, icra ve temyiz dilekçe örnekleri ile her türlü hukuki sözleşme örneği paylaşım platformu...

teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 13308






..........................SULH CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE

DOSYA NO 20..../...........

SAVUNMA SUNAN (SANIK) :.......

VEKİLİ :.......

ŞAHSİ DAVACI :.......

VEKİLİ :.......

SUÇ :.......

KONU : Savunma Beyanlarımızdır.

AÇIKLAMALAR :1-Davacı müvekkilimiz hakkında kendisine hakaret ettiği gerekçesi ile dava açmıştır. Müvekkilimiz davacıyı hayatında olay günü haricinde hiç görmemiştir. Olay günü benzinlikten aracına benzin doldurtan müvekkilimiz, ödemeyi Visa ile yapmak üzere yöneticinin ofisine girmiştir.

2-Davacıyı ilk ve son defa da orada görmüştür. Davacı marketten aldığı sigara ve bira ücretini ödemeye çalışmaktadır. Ayakta duramayacak kadar da sarhoştur. Müvekkilimiz ödemesini yapıp ofisten ayrıldığında, davacı müvekkilimizin üzerine yıkılmış ve bir miktar da kusmuştur. Kız arkadaşı ile buluşmaya giden ve en sevdiği takım elbisesi kirlenen müvekkilimiz, biraz da kaderine sinirlenerek "Allah kahretsin" demiştir. Bu söz asla davacıya karşı söylenmiş bir söz olmayıp, müvekkilimizin şahsi yakınmasıdır.

3-İçkili davacı bunun üzerine müvekkilime sinkaflı küfürler ederek üzerine yürümüştür. Müvekkilimiz profesyonel boksör olmasına ve ayık iken dahi davacıyı rahatlıkla saf dışı bırakabilecek olmasına karşın, alttan almış ve sadece davacıyı terbiyeli konuşmaya davet etmiştir. Davacı küfürlerini sürdürürken araya benzinliğin yöneticisi girmiş ve müvekkilimizi yatıştırarak arabasına kadar da eşlik etmiştir.

4-Olay yerinden ayrılan müvekkilimiz sonradan bu dava ile karşılaşmıştır. Haksız olan davacının bizzat kendisidir. Tüm benzinlik personeli de bu konuda tanıklık edecektir. Ayrıca kirlenen elbisesini temizleyen temizleyiciye ait fiş de ektedir. Müvekkilimizin suçu yoktur. Ayrıca uğradığı hakaretler ve mahvolan elbisesi ile ilgili olarak da dava açma hakkını saklı tutmaktadır.

İSTEM SONUCU : Açıklanan nedenler ile müvekkilimiz hakkında haksız açılan davanın red edilmesini talep ederiz.
../../20....

Sanık Vekili
Av. Adı ve Soyadı
İmza.






SULH CEZA MAHKEMESİ’NE

DOSYA NO:20.../………..Esas


(Beyan Sunan)
SANIKLAR:
VEKİLLERİ:

DAVACI:

MÜŞTEKİ:

KONU: Esasa ilişkin beyanlarımızdır.


AÇIKLAMALAR

1- …………………….. tarihli iddianame ile müvekkil sanıklar aleyhine kasten yaralama ve hakaret suçlarını işledikleri iddiası ile kamu davası açılmıştır. İddianamede “ şüphelilerin üzerlerine atılı müsnet suçları işledikleri iddia, şüphelilerin savunması, doktor raporu, tutanaklar ve tüm dosya kapsamından anlaşılmış olmakla..” ifadesine yer verilmiştir. Dosya içeriğinde müvekkil sanıkların isnat olunan eylemleri gerçekleştirdikleri yolunda bir delil bulunmadığı gibi, gerek hazırlık soruşturmasında gerekse kovuşturma aşamasında müvekkiller suçu işlemediklerini beyan etmişlerdir. Bu nedenle iddianamede yer alan tespitler gerçek durumu yansıtmamaktadır.

2- Şikayetçi; “ aracını kırmızı ışıkta beklemek üzere durdururken, şerit değiştiren bayan sürücüye yol verdiğini, bu sırada 34 ……………. plakalı aracın birden sol tarafa geçerek müştekinin aracının sağ çamurluk ve tamponuna vurarak ileride durduğunu , aracın içinden üç kişinin indiğini, sürücü kısmında oturan şahsın elinde sopayla indiğini kendisine sopa ve yumrukla vurduğunu, diğer sanıkların da kendisini yumrukladıklarını” beyan etmiştir.

3- Olay müştekinin beyanlarındaki gibi gerçekleşmemiştir. Sanıklardan ………………………….’ın kullandığı araç seyir halindeyken sanık ………………………….. sol şeride geçmek için sinyal verdiği sırada, müşteki ticari araç sürücüsü el kol hareketleri yaparak, müvekkillerin bulunduğu aracın önüne geçerek durmuş, yolu kapatmış ve aracından inerek küfürler yağdırmaya başlamıştır. Müşteki, araçtan inerek durumu anlamaya çalışan sanık …………………….’nun yakasından tutarak hırpalamaya başlayınca, diğer sanıklar müştekiyi sakinleştirmeye çalışmışlardır. Müştekiye neden bu kadar sinirli olduğunu sorduklarında da “annesinin rahatsız olması sebebiyle gergin olduğunu” söylemiş ancak, sanıklar araba bindiğinde tekrar küfür etmiştir. Müvekkil sanıkların müştekiye karşı herhangi bir darp ve hakaret eylemi olmamıştır. Aksine yakasından tutularak hırpalanan sanık ………………..’tır. Müvekkil sanıklar, aniden ve sebepsiz şekilde müştekinin hakaret ve küfürleri ile karşı karşıya kalmışlardır.

4- Müştekinin şikayetine dayanak ifadeleri pek çok çelişkiyi barındırmaktadır. Trafikte normal seyir halindeyken, bir sürücünün diğerinin aracına çarparak, durması ve sopalarla inip, çarpmış olduğu aracın sürücüsünü darp etmesi akla, mantığa ve hayatın olağan akışına aykırıdır. Belirtildiği üzere, aracı durdurup inen sanıklar değil müştekidir. Küfürler yağdırarak sanık ……………………..’i yakasından tutup tartaklayan da bizzat müştekidir. Müvekkil sanıkların müştekiye darp eylemi olmadığı gibi, iddia edildiği gibi ellerinde ve hatta araçta sopa yoktur.

5- Müştekinin anlatımlarından müvekkil sanıkların adeta bir çete olduğu izlenimi uyanmaktadır. Oysaki, sanık ……………………… çevresinde sevilen, sayılan bir iş adamıdır. Diğer Sanık ………………………….., ………………………….’ın amcasıdır,1961 doğumludur ve emeklidir, ……………………….. ise diğer sanıkların akrabası olup, her üç sanık da günlük hayatlarında nezaketleri ve insanları incitmekten kaçınmaya gösterdikleri gayretle tanınmaktadırlar.

6- Sanıklar üzerlerine atılı isnatlar nedeniyle büyük üzüntü yaşamaktadırlar. Olayın mağduru kendileri olduğu halde asılsız suçlamalara muhatap kılınmış olmak nedeniyle hayal kırıklığı yaşamaktadırlar. “Suçluluğu kanıtlanıncaya kadar herkes masumdur” ve dosya içeriğinde müvekkillerin isnat olunan suçları işlediklerine dair en ufak bir delil bulunmamaktadır. Müştekinin beyanları art niyetli, husumet içeren, tek taraflı beyanlar olup hükme esas alınamaz.

7- Dosya içeriğindeki doktor raporunda yer alan bulgular müvekkil sanıklar tarafından gerçekleştirilmemiştir. Müştekinin olay günü sergilediği aşırı sinirli tutum ve davranışları, kendisinin henüz yaşadığı bir tartışmanın gerginliği altında bu şekilde davranmış olabileceği kanaatini uyandırmaktadır.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah olunan ve re’sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle, müvekkil sanıklar üzerlerine atılı suçu işlemediklerinden BERAAT’lerine karar verilmesini saygılarımızla müdafii sıfatıyla arz ve talep ederiz.



SANIKLAR MÜDAFİİ







................SULH CEZA MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO: 20.../………Esas

KATILAN :
VEKİLİ :

SANIK :
VEKİLİ :

SUÇ : Hakaret

KONU : Esas hakkındaki beyanlarımızın sunulmasından ibarettir.



1- Sanık, İstanbul ……………………… Mahkemesi’nin 20..../………. Esas sayılı dosyasında verdiği dilekçe ile ………….. tarihinde ‘’……………………………………………………………………………………………..’’ biçimindeki ifadesi ile müvekkile hakaret etmiş olup, akabinde mahkemenize vermiş olduğumuz şikayet dilekçesi ile sanık hakkında dava açılmış ve derdest davaya katılan olarak katılmış bulunmaktayız.

2- Sanık, ……………………… tarihli dilekçesinde müvekkil aleyhine sarfettiği ve hakaret suçu oluşturan cümlelerinden sonra yazılı olarak verdiği beyanlarını inkar yoluna gitmiştir. Şöyle ki;
Sanık, ………………………. tarihli ilk celsede, “şikayetçinin şikayette bulunduğu hususta sadece kendi görüşlerimi anlatıyordum, herhangi bir suç kastım yoktur, katılan hakkında ……………………………………………… hakaret edecek içerikte bir cümle kullanmak istemedim’’ şeklinde bir savunma yapmıştır. Bu savunma, İstanbul………………… Mahkemesi’nin 20.../…………Esas sayılı dosyası da göz önüne alındığında; sanığın şahsı aleyhine açılan ceza davasından kurtulmak için söylem değiştirdiği ve bu iki ifade arasındaki çelişki açıkça ortaya çıkmaktadır. Sanığın yapmış olduğu savunmanın aksine Yargıtay da, ‘”hakaret ve sövme suçlarında mağdurun onurunu kırma bilinç ve iradesiyle davranmaktan ibaret olan suç genel kastının, cürümün oluşması için yeteceği ve dolayısıyla kullandığı sözcükleri bilerek ve özgür irade ile kaleme alan bir kimsede bu kastın bulunduğu açıktır.’’demekle huzurunuzda açılan davanın haklılığını ortaya koymaktadır.(Yargıtay 4. CD. 1990/004259K). Nitekim sanık da, sarfettiği sözcükleri isteyerek ve bilerek müvekkilime karşı yöneltmiş olup bunları bilinçli söylediğini kendisi de dilekçesinde beyan etmiştir.
Sanığın önceki ifadeleri ile sonrakiler arasındaki çelişkiyi açıklamanın tek yolu; sanığın hakaret suçunu işlediğini anlaması yahut kendisine anlatılması neticesinde ceza almamak için İstanbul …………… Mahkemesi’ne verdiği dilekçedeki beyanları inkar etmekte, yanlış anlaşıldığını söylemekte ve ceza almaktan kaçma çabasıdır.
Sanığın hakaret suçunu oluşturan cümleleri yanlış anlaşılmaya müsait olmadığı gibi suç kastının varlığını açıkça ortaya koymaktadır. Müvekkilimin hakaret suçunu oluşturan cümledeki gibi; …………………….. olmadığı da İstanbul ………………….Mahkemesinde görülen davayı kazanmasından aşikardır.
Sanık, müvekkil aleyhine tam olarak, “……………………………………………………’’ demiş ve sonra geri dönerek ‘’bunları katılana söylemedim ben kendimi anlattım’’ şeklinde söylem değiştirmiştir.Sanığın cümlesi dikkatle incelendiğinde, “…………………………………………………………’’ ibaresi bile kendinden sonra gelen tüm fiilleri müvekkile yüklemektedir, sanık da bu ibareden sonra ki fiillerin hepsini müvekkile yüklemiştir, yani aleni şekilde sanık tarafından müvekkilimize söylenmiştir. Anlam bu kadar açıkken sanık ve vekili tarafından başka şekilde yorumlanması,daha doğrusu bu şekilde değiştirilmesi sadece sanık ve vekilinin suçun işlendiğini bilmeleri ve cezadan kurtulmak amacında olmalarından kaynaklanmaktadır.

3- Hakaret suçunun maddi unsuru, bir madde-i mahsusa tayini ile mağdurun şeref, haysiyet ve itibarının zedelenmesidir. Yani suçun maddi unsuru, ………………………………… şeklinde isnatta bulunmaktır.Yargıtay CGK’nun kararına göre de suçun maddi unsuru,’’hakaret suçu bir kimseye karşı belirli bir fiil atılması suretiyle,onu alçaltmak veya onun namus ve haysiyetine dokunmakla oluşur.’ (CGK 1989/346K,1989/4-292) Hakaret suçunun koruduğu hukuki yarar ise,kararda da belirtildiği üzere, şahısların şeref ve itibarlarının korunmasıdır.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için ayrıca isnadın belirli bir kimseye yapılmış olması gerekir ki olayda sanığın “…katılan gibi…’’ ifadesi isnadın müvekkile yapıldığını açıkça göstermektedir.
Suçun manevi unsuru,Yargıtay’ın yukarıda anılan kararında (CD4 1990/004259K) belirtildiği üzere; mağdurun onurunu kırma bilinç ve iradesiyle davranmaktan ibaret olan suç genel kastının, cürümün oluşması için yeteceği ve dolayısıyla kullandığı sözcükleri bilerek ve özgür irade ile kaleme alan bir kimsede bu kastın bulunduğudur. Olayda sanık ve vekili manevi unsurun gerçekleşmiş olduğunu bilmekte ve süregelen celselerde suçu oluşturan ifadeyi değiştirerek manevi unsurun gerçekleşmiş olduğunu saklamaya çalışmaktadırlar.
Sanık vekili,manevi unsurunun oluşmadığını ispat açısından; açılan bir davada kendini savunmak amacı ile yazdığı yazıda suç kastı yoktur demektedir. Sanık vekili savunma dokunulmazlığından bahsetmektedir Yargıtay 4.CD’nin 1992/004647K sayılı kararında, savunma hakkı nedeniyle hakaret suçunda, hukuka uygunluk nedenini düzenleyen TCK’nın ...... maddesinin uygulanabilmesi için,söylenen sözlerin davanın yazgısını belirlemede zorunlu olması gerekir. Olayda sanık, savunma yapmaktan çok müvekkile ……………………… diyerek suç isnadında bulunmaktadır ki bunların kendisine karşı İstanbul …………… Mahkemesi’nde açılan dava ile herhangi bir ilgili de yoktur.
Bunlara ek olarak sanık vekili, …………………. tarihli celsede sanık vekilinin, “…müvekkilim üç sayfalık dilekçesi ile duygu ve düşüncelerini belirtmiştir. Dosyanın tamamı incelendiğinde müvekkilimin hakaret kastı olmadığı ortaya çıkacaktır.’’ şeklinde bir savunma yapmıştır. Sanık ben kendimden bahsediyordum, şahsi davacı ile ilgili bir iddiam yok derken, sanık vekili hakaret kastının olmadığından bahsetmektedir, bu dahi sanık ve vekilinin cezadan kurtulmak amacı ile çelişkiye düştüğünü göstermektedir ki hakaret suçundan bahsetmeyip farklı konularda açıklama yapması da bunu açıkça ortaya koymaktadır.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda izah ettiğimiz sebepler ışığında atılı suçun maddi ve manevi unsurları oluştuğundan sanığın tecziyesine karar verilmesini tensip ve görüşlerinize arz ederiz.
Saygılarımla


Katılan Vekili
Av.


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Dön Dilekçe ve Sözleşme Örnekleri