Forum ana sayfa HUKUKİ PAYLAŞIM FORUMLARI Dilekçe ve Sözleşme Örnekleri YARGITAY HUKUK DAİRESİNİN KARARINA KARŞI KARAR DÜZELTME DİLEKÇE ÖRNEĞİDİR

YARGITAY HUKUK DAİRESİNİN KARARINA KARŞI KARAR DÜZELTME DİLEKÇE ÖRNEĞİDİR

Dava, icra ve temyiz dilekçe örnekleri ile her türlü hukuki sözleşme örneği paylaşım platformu...

teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 13667






Karar düzeltme, yargıtayın temyiz incelemesi sonucunda vermiş olduğu
kararlarına karşı tanınmış olan normal bir kanun yoludur. Bir hüküm hakkında
yargıtayın temyiz incelemesi sonucunda vermiş olduğu karara karşı karar
düzeltme yolu açık ise o hüküm ancak, karar düzeltme yoluna başvurulmaması
veya başvurunun reddi ile kesinleşebilir. Karar düzeltme yolunda, karar
düzeltme talebi, bu kararı vermiş olan yargıtay dairesinde incelenip karara
bağlanır. Bu nedenle karar düzeltme yolu yargıtayın temyiz incelemesi
sırasında yapmış olduğu hatalardan dönmesini sağlayan kendine özgü bir kanun
yoludur.
Düzeltilmesi istenebilecek kararlar: karar düzeltme ancak yargıtayın temyiz
incelemesi sonucunda vermiş olduğu kararlara karşı tanınmış olan kanun
yoludur. Hüküm mahkemesinin bi kararına karşı süresi içinde temyiz yoluna
başvurulmamış ve bu nedenle karar kesinleşmiş ise artık o karara karşı karar
düzeltme yoluna başvurulamaz. Karar düzeltme temyiz yolunun devamı
niteliğindedir.



KARAR DÜZELTME NASIL YAPILIR

Karar düzeltme istemine ilişkin dilekçe istemde bulunanın bulunduğu yer mahkemesine, asıl hükmü veren mahkemeye veya doğrudan temyiz merciine sunulabilir. Yargıtay kararlarına karşı tefhim veya tebliğden itibaren 15 gün içinde aşağıdaki sebeplerden dolayı karar düzeltilmesi istenebilir;

1- Temyiz dilekçesi ve kanuni süresi içinde verilmiş olması şartıyla karşı tarafın cevap dilekçesinde ileri sürülüp hükme etkisi olan itirazların kısmen veya tamamen cevapsız bırakılmış olması,

2- Yargıtay kararında birbirine aykırı fıkralar bulunması,

3- Yargıtay incelemesi sırasında hükmün esasını etkileyen belgelerde bir hile veya sahteliğin ortaya çıkması.

4- Yargıtay kararının usul ve kanuna aykırı bulunması.

> Yargıtay evvelce cevapsız bırakılan itirazları kendi görüşüne göre hükme etki yapacak nitelikte bulmazsa karar düzeltilmesi isteği üzerine vereceği kararda bu itirazları reddederken her biri hakkında gerekçe göstermek zorundadır.

YARGITAY KARARLARI HAKKINDA KARAR DÜZELTME YOLUNA GİDİLMEYEN HUSUSLAR NELERDİR

Yargıtay’ın aşağıdaki kararları hakkında karar düzeltmesi yoluna gidilemez.

1- Miktar veya değeri 8.510 liradan az olan davalara ait hükümlerin onanması veya bozulmasına ilişkin kararlar

2- 1086 sayılı kanunun 8 inci maddesinde gösterilen davalara ait hükümlerin onanması veya bozulmasına ilişkin kararlar (8 inci maddenin II numaralı fıkrasının 5 nolu bendindeki davalar, bu fıkranın (1) numaralı bendindeki hüküm saklı kalmak koşuluyla; kira sözleşmesine dayanan tahliye ve akdin feshi davaları ile bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davalar ve Kat Mülkiyeti Kanunundan doğan davalar hariç),

3- Görevsizlik, yetkisizlik, hakimin reddi, dava veya karşılık davanın açılmamış sayılması, davaların birleştirilmesi ve merci belirtilmesi kararları,

4- Hakemlerin verdiği hükümlerin ve bu Kanunun tahkim hükümlerine göre mahkemece verilecek kararların onanmasına veya bozulmasına ilişkin kararlar.

5- İş mahkemelerince verilen kararlara ilişkin temyiz incelemeleri sonu cerilen kararlar,

6- Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasına ilişkin olarak icra mahkemelerince verilen tasdik veya ret kararları,

Aynı ilam aleyhine bir defadan fazla karar düzeltme isteminde bulunulamaz. İstem üzerine verilen kararlara karşı tekrar karar düzeltme yoluna gidilemez. İki taraftan biri karar düzeltme isteminde bulunursa dilekçenin tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karşı taraf gerek cevaben gerekse ayrıca yazacağı dilekçeyle itirazlarını bildirip karar düzeltme isteminde bulunabilir.

Karar düzeltme talebi esbabı mezkureye mutabık görülmezse arzuhalin reddine ve istem sahibinden yüz liraya kadar para cezası alınmasına ve muvafık ise kabulüne karar verilir. Tashihi karar arzuhalinin kabulü, tashihi talep edilen karar hilafında karar verilmesini mucip addolunamaz. Tashihi karar icrayı tehir etmez. Yargıtay’ın karar düzeltme yolu açık olan bozma kararları, mahkeme başkatibince onbeş gün içinde kendiliğinden taraflara tebliğ edilir. Yargıtay’ın onama veya onamaya karşı başvurulan karar düzeltme isteminin reddine ilişkin kararlarının sonucu da, mahkeme başkatibince on beş gün içinde kendiliğinden taraflara bildirilir. Karar düzeltme istemi duruşmalı olarak incelenemez.






YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİNE
GÖNDERİLMEK ÜZERE
ANKARA 25.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİNE

DOSYA NO :

KARAR DÜZELTME
TALEBİNDE BULUNAN :
VEKİLİ :


DAVALI :
VEKİLİ :


K O N U : Yargıtay..........Dairesinin 20...../........ Esas ve 20..../..... sayılı kararının Düzeltilerek Kaldırılması ve mahkeme kararının bozulması talebinden ibarettir.


KARAR DÜZELTME
NEDENLERİ : 1- Sayın Dairenin Onama kararında davacı olarak tanıklar için yolluk ve davetiye giderlerinin yatırılmaması ve bu konunun kamu düzeniyle ilgili bulunduğu, bu yükümlülük yerine getirilmediği için mahkeme kararının onandığı belirtilmektedir.
2- Ancak tarafımızdan kaleme alınan Temyiz dilekçesinde bu konuda bir ihtilafın olmadığı fakat tarafların mevcut dinlenen tanıklarının beyanlarından da anlaşılacağı üzere evlilik birlikteliğinin bir daha kurulamayacak şekilde sarsıldığı, tarafların bir arada yaşamasının mümkün olmadığı, müşterek evi davalının terk ederek dönmediği davalı tarafın kusurlu olduğu sabittir. Bu hususlar temyiz dilekçemizde anılmasına rağmen bu husus gözden kaçırılarak tanık yolluğunun yatırılmaması sebebi ile kanımızca yanlış bir onama kararı tesis edilmiştir.
3- Yerel mahkeme takdirini kullanırken delilleri gereği gibi değerlendirmemiş ve bu sebeple yanlış karar tesis etmiştir. Dellillerin değerlendirilmesinde usule ve yasaya aykırılık söz konusudur. Yerel mahkeme evlilik birlikteliğinin temelden sarsıldığı ve tarafların bir araya gelmesinin mümkün olmadığı konusunda delilleri yeterli incelemeden karar tesis etmiştir. kaldı ki, davalı taraf vekil eden aleyhinde isnat ettikleri suçlamaları müsbet ve geçerli bir delille ispatlayamamış iddiaları askıda kalmıştır.
Yerel mahkemenin delilleri, inceleyip değerlendirdikten sonra takdirini kullanması yasa gereğidir.
4- Yerel Mahkeme delilleri eksik incelemesi sebebi ile uygun olarak değerlendirememiş ve kanımızca yanlış karar tesis etmiştir. Saydığımız sebeplerle sayın başkanlığınıza Kararın düzeltilmesi konusunda müracaat zorunluluğu hasıl olmuştur.

NETİCE-İ TALEP : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; Dairesinin anılan kararının düzeltilerek kaldırılmasına ve yerel mahkemenin kararının bozulmasına karar verilmesini bilvekale saygılarımla arz ve talep ederim. ../../20....



Karar Düzeltilmesini Talep Eden
Davacı Vekili










YARGITAY (4.) HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI’NA

SUNULMAK ÜZERE

………………..1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE



Daire Karar no: E.20......../.........K.20......../...........



Yerel Mahkeme

Dosya No. : Esas 20......../……….. Karar : K.20....../…………..



KARAR DÜZELTME
TALEBİNDE BULUNAN

DAVACI :..............................................

VEKİLİ :Av..........................................



DAVALILAR :1-...........................................

VEKİLİ :Av............................................

2-.............................................

VEKİLİ :Av............................................




KONUSU :Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin .../.../20....... tarih ve E.20...../…………… K.20......./…………. sayılı kararının düzeltilerek kaldırılmasına ve Yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi istemidir.

TEBLİĞ TARİHİ :.../.../20......



AÇIKLAMALAR : Müvekkile ……………..../.../20..... günü, saat 9:…………… sularında …………… ……… …………. Mahallesi, 11 sokaktaki düğününden dönerken sanık ……………….. sevk ve idaresindeki ……….. D 235 Plakalı 2010 model ………… marka Büyükşehir Belediyesine ait 74 no.lu Belediye otobüsünün çarpması sonucu ağır şekilde yaralanmıştır. Olay günü ………… Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen dosyada mevcut adli rapor formundan da anlaşılacağı üzere kazadan dolayı müvekkilenin sol kolunda kırık, genel durumu kötü ve hayati tehlikesinin olduğu saptanmıştır. Beyin kanaması nedeniyle yoğun bakım servisinde yatırılan müvekkil çok uzun ve yorucu bir tedavi sürecinden geçmiştir.

Müvekkilin yaşamış olduğu mağduriyetin bir nebze giderilmesi ve davalıların maddi bakımdan cezalandırılmaları amacıyla açılan dava sonucu 2.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Ancak davalı tarafça temyiz edilen Yerel Mahkeme kararı Yüksek Mahkeme tarafından bozulmuştur. Sayın Dairenizin vermiş olduğu karar hukuka aykırı olup düzeltilmesi gerekmektedir. Şöyle ki;

Öncelikle her ne kadar Yüksek Mahkeme “ Borçlar Yasasının 53. maddesine atıf yaparak ceza mahkemesinin belirleyeceği maddi olguların hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı olduğu bu nedenle ceza mahkemesindeki davanın sonucunun beklenmesi gerektiği gerekçesi ile yerel Mahkeme kararını bozmuş ise de Borçlar Kanununun -Ceza Hukuku ile Medeni Hukuk Arasındaki Münasebet yan başlıklı- 53. maddesi ‘’ Hâkim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararı ile de mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hâkimini takyit etmez.’’ Şeklinde olup söz konusu maddeden de açıkça anlaşılacağı üzere hukuk hâkimi ceza hâkiminin kararıyla bağlı olmadığı gibi ceza hâkimi de hukuk hâkiminin kararı ile bağlı değildir.

.

Nitekim Yüksek Mahkemenin kararları da bu yönde olup Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 30.10.1985 tarih 1985/4798 Esas, 1985/6478 Karar sayılı kararında ‘’… BK.nun 53. maddesi gereğince hakim ceza mahkemesinde verilen beraat kararı ile bağlı olmadığı gibi kusur olup olmadığına karar vermek için de ceza hukukunun mesuliyet hükümleri ile bağlı bulunmamaktadır. O halde mahkemenin olayda, ispat yükünün davalı da olduğunu göz önünde tutarak delilleri değerlendirmesi ve gerekiyorsa mahallinde ve dosya üzerinde uzman bilirkişiler kurulu aracılığı ile yeniden inceleme yaparak yangın olayında davalının kusuru bulunup bulunmadığını kesin olarak saptaması ve böylece ortaya çıkacak sonuca göre karar vermesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi yasaya aykırı olup bozma nedenidir.’’ demek suretiyle bu husus açıkça belirtilmiştir.

Yine aynı şekilde Sayın Dairenizin ( 4. H.D.) 31.03.1988 tarih 1988/59 Esas 1988/3302 Karar sayılı kararında ‘’ Kanıt yetersizliği nedeniyle verilen ve kusurun kast çeşidini esas alan ceza mahkemesi beraat kararı hukuk hâkimini bağlamayacağı…’’ ifade edilmiştir. Dolayısıyla ceza dosyası beraatle de sonuçlansa bunun hukuk hakkimizi bağlamadığı sabit olup Hukuk Mahkemesi gerekli araştırmayı yaparak karar vermiş bulunmaktadır:

Kaldı ki davalılar hakkında dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu yaralamaya sebebiyet vermek suçundan açılan ve ………….. 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 20...../……………… Esas sayılı dosyasında görülen dava sonucunda sanıkların beraatına karar verilmiş, karar tarafımızca temyiz edilmiştir. Dolayısıyla kararın bozulmasına gerekçe gösterilen ceza davası karara çıkmış olup, beklenmesi gereken bir ceza dosyası da artık söz konusu değildir. Bu nedenle Yüksek mahkemece kararın sırf bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerek usul ekonomisine gerekse hukuka aykırı olduğundan karar düzeltme talebinde bulunma gereği doğmuştur.

Yukarıda arz ettiğimiz üzere açık olan kanun hükmüne ve Yüksek Dairenizin emsal Kararına rağmen, Yerel Mahkeme kararının bozulması Kanuna ve usule açıkça aykırı olup bozma kararının düzeltilmesini talep etme gereği doğmuştur.



İSTEM ve SONUÇ : Yukarıda arz ve izah ettiğimiz sebeplerden ötürü;

Dairenizin …………..20...... tarih ve E.20..../……….. K.20....../………… sayılı kararının düzeltilerek bozma kararının kaldırılmasına,
Yerel Mahkeme kararının ONANMASINA karar verilmesi saygılarımızla bilvekale arz ve talep olunur. .../.../20....
Karar Düzeltme Talebinde


Bulunan Vekili

Av. …………..








YARGITAY .......HUKUK DAİRESİNE
GÖNDERİLMEK ÜZERE
........ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİNE



DOSYA BİLGİLERİ:

DOSYA NO:......./......Esas

KARAR NO:....../.......Karar

YARGITAY İLGİLİ DAİRESİ: .../ Bölüm

ESAS NO:........./........

KARAR NO:......./........

TEBLİĞNAME NO:.........../........





KARAR DÜZELTME
TALEBİNDE BULUNAN :................................................

VEKİLİ :.......................................................................


DAVALI :......................................................................

VEKİLİ :.......................................................................



K O N U : Yargıtay .Dairesinin 20..../ Esas ve 20..../ sayılı kararının Düzeltilerek Kaldırılması ve mahkeme kararının bozulması talebinden ibarettir.

KARAR DÜZELTME

NEDENLERİ :

1- Sayın Dairenin Onama kararında davacı olarak tanıklar için yolluk ve davetiye giderlerinin yatırılmaması ve bu konunun kamu düzeniyle ilgili bulunduğu, bu yükümlülük yerine getirilmediği için mahkeme kararının onandığı belirtilmektedir.

2- Ancak tarafımızdan kaleme alınan Temyiz dilekçesinde bu konuda bir ihtilafın olmadığı fakat tarafların mevcut dinlenen tanıklarının beyanlarından da anlaşılacağı üzere evlilik birlikteliğinin bir daha kurulamayacak şekilde sarsıldığı, tarafların bir arada yaşamasının mümkün olmadığı, müşterek evi davalının terk ederek dönmediği davalı tarafın kusurlu olduğu sabittir. Bu hususlar temyiz dilekçemizde anılmasına rağmen bu husus gözden kaçırılarak tanık yolluğunun yatırılmaması sebebi ile kanımızca yanlış bir onama kararı tesis edilmiştir.

3- Yerel mahkeme takdirini kullanırken delilleri gereği gibi değerlendirmemiş ve bu sebeple yanlış karar tesis etmiştir. Dellillerin değerlendirilmesinde usule ve yasaya aykırılık söz konusudur. Yerel mahkeme evlilik birlikteliğinin temelden sarsıldığı ve tarafların bir araya gelmesinin mümkün olmadığı konusunda delilleri yeterli incelemeden karar tesis etmiştir. kaldı ki, davalı taraf vekil eden aleyhinde isnat ettikleri suçlamaları müsbet ve geçerli bir delille ispatlayamamış iddiaları askıda kalmıştır.
Yerel mahkemenin delilleri, inceleyip değerlendirdikten sonra takdirini kullanması yasa gereğidir.

4- Yerel Mahkeme delilleri eksik incelemesi sebebi ile uygun olarak değerlendirememiş ve kanımızca yanlış karar tesis etmiştir. Saydığımız sebeplerle sayın başkanlığınıza Kararın düzeltilmesi konusunda müracaat zorunluluğu hasıl olmuştur.

NETİCE-İ TALEP : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; Dairesinin anılan kararının düzeltilerek kaldırılmasına ve yerel mahkemenin kararının bozulmasına karar verilmesini bilvekale saygılarımla arz ve talep ederim. ../../2015





Karar Düzeltilmesini Talep Eden
Davacı Vekili
Adı ve Soyadı
İmza









YARGITAY 12. HD. SAYIN BAŞKANLIĞINA
SUNULMAK ÜZERE
.........ASLİYE HUKUK SAYIN HAKİMLİĞİ'NE

DOSYA NO :

KARAR DÜZELTME
TALEBİNDE BULUNAN
(DAVACI) :

DAVACI VEKİLİ :

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVA KONUSU : Yargıtay … Hukuk Dairesinin ../…/……tarihli, …../…… E. ……./…… K. sayılı kararının düzeltilerek yerel mahkeme kararının bozulması dileğiyle karar düzeltme sebeplerimizin sunulmasından ibarettir.

TEBLİĞ TARİHİ :

KARAR DÜZELTME
SEBEPLERİ :
1. Karar gerekçesi, duruşma zabıtları ile çelişkilidir. Karar gerekçesinin "cevap" kısmında yer alan "davanın tanık ile ispat edilmesine onayları bulunmadığını bildirerek..." şeklindeki ifade ile "gerekçe ve sonuç" kısmında yer alan "...davacının dayandığı tanık anlatımlarını da karşı çıkmış bulunduğundan ifadesi" kesinlikle doğru değildir. Davalılar vekilinin ne cevap dilekçesinde ne de duruşma zabıtlarında böyle bir ifadeye veya bu anlama gelebilecek başka bir ifadeye rastlamak mümkün değildir. Davalılar vekili, tanık listesi tebliğ edildiği halde hiç bir şekilde tanık dinlenmesine karşı çıkmamıştır. Yerel mahkemenin taraflarca ileri sürülmeyen bir hususu, sanki ileri sürülmüş gibi karar gerekçesine yazarak karar vermesi usul ve kanuna aykırıdır.
2. Bilirkişi incelemesi yapılmaması usule aykırıdır. Delillerin takdiri isabetsizdir. Yerel mahkeme delilleri takdir ederken usul kanununun ……/… maddesine ve Yargıtay'ın istikrar bulmuş kararlarına aykırı hareket etmiştir. Bu şekilde hareket edilmesi halinde adalet duygusu zedelenecektir. Müvekkilim tacir değil zanaatkardır. Parke döşeme cam cila yapma işi dava konusudur. Bilirkişi incelemesi yapmadan yazılı delil istenmesi isabetsizdir. Bu hususta temyiz dilekçemize yazdığımız içtihatları tekrar ediyor ve bir tanesini aşağıda tekrar veriyoruz. Bu çelişkinin giderilmesini talep ediyoruz.
3. Bilirkişi incelemesinin gerekliliği konusunda Yargıtay 3. HD'nin 28.12.1971, 5784/4675 sayılı kararı "...Usulün 293/4.maddesi uyarınca halin icabına, iki tarafın durumuna nazaran vaki muamelenin senede raptı müteamil olup olmadığının usulü dairesinde bilirkişiye tespit ettirilmesi ...gerekir" şeklindedir. Ayrıca HGK'nun 12.11.1958, 3/37-35 ve HGK'nun 14.12.1960,3/17-17 ve yine HGK'nun 14.11.1962 tarih ve 29-31 sayılı kararları bu doğrultudadır.
4. Yazılı delil başlangıcı dikkate alınmamıştır. Davalı vekili, 23.02.2000 tarihli cevap dilekçesinin 3. maddesinde "davacı kalfa tarafından görevlendirilmiş ve üstlendiği işi eksik ve kusurlu bir şekilde bırakmıştır" cümlesi işin mahiyeti ile ilgili itirazlardır. Davalı taraf, işin müvekkil tarafından yapıldığını açıkça kabul etmiştir. Davalı vekilinin mezkur dilekçesinde adı geçen ve işin kendisine verildiği iddia edilen mimar Cemal ile kalfa Şükrü, şahit olarak dinlenmiş olsaydı, adalet tecelli etmiş olacaktı. Adaletin tecellisi için yerel mahkeme kararının bozulması gerekir.
5. Olayda, eksik inceleme vardır Usul açısından tanık dinlenmesi gerekirken, daha ikinci duruşmada, hiç bir inceleme yapmaksızın resen yemin hakkı hatırlatılarak davanın şeklen sonuçlandırılması eksik incelemenin açık göstergesidir. Eksik incelemeyle verilen karar usul ve kanuna aykırı olup bozulması gerekir.
6. Davalı idare tarafından müvekkillerime ait taşınmazda kamulaştırmasız el atma sebebiyle yola katılan kısım için işbu davayı açmak zarureti hasıl olmuştur.

SONUÇ ve TALEP : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle ve re'sen rastlanacak sair sebeplerle;

1.) Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 11.10.2001 tarihli, 2000/3952 E. 2001/4391 K. sayılı kararının düzeltilerek yerel mahkeme kararının bozulmasına;

2.) Masraf ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.

……/……/20.....


Davacı Vekili


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

Dön Dilekçe ve Sözleşme Örnekleri