Aracın mülkiyetinin tespiti ve tescili davası • kararara.com


Forum ana sayfa EMSAL KARAR TALEP FORUMLARI Borçlar Hukuku Aracın mülkiyetinin tespiti ve tescili davası

Aracın mülkiyetinin tespiti ve tescili davası

Sözleşme, Alım Satım, Bağış, Kefalet, Vekalet, Tazminat Davaları, Kusur Sorumluluğu, Sebepsiz Zenginleşme, Haksız Fiil, Faiz, Temerrüt Faizi, Gecikme Faizi, Zamanaşımı...

mehmetevren73 Site Üyesi

Mesajlar: 18






Merhaba,Araç bedeli tarafımdan banka havalesi dekontunu mahkemeye ibraz etmememize rağmen üstelik dava açmadan açıklamalı İHTARNAME çektik davalı İHTARNAMYE cevap vermemiş olmasına karşılık davamız dekontta açıklama arac bedelidir ibaresi olmadığı gerekçesiyle aracın mülkiyetinin tespiti ve tescili davasına red verildi.
1) Bu karar bugün elime geçti TEMYİZ süresi adli tatil bitiminde mi olacak

2) Davalı vekili 2100tl olan ücretini karar kesinleşmeden icraya koyabilir mi?

3) icraya konulursa vekalet ücreti için tehiri icra ve şartları nelerdir
4) Evimdeki eşyalara haciz konulur mu?
5) çok teşekkürler



admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 27447



mehmetevren73 yazdı:
Merhaba,Araç bedeli tarafımdan banka havalesi dekontunu mahkemeye ibraz etmememize rağmen üstelik dava açmadan açıklamalı İHTARNAME çektik davalı İHTARNAMYE cevap vermemiş olmasına karşılık davamız dekontta açıklama arac bedelidir ibaresi olmadığı gerekçesiyle aracın mülkiyetinin tespiti ve tescili davasına red verildi.
1) Bu karar bugün elime geçti TEMYİZ süresi adli tatil bitiminde mi olacak

2) Davalı vekili 2100tl olan ücretini karar kesinleşmeden icraya koyabilir mi?

3) icraya konulursa vekalet ücreti için tehiri icra ve şartları nelerdir
4) Evimdeki eşyalara haciz konulur mu?
5) çok teşekkürler



YARGITAY 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12713
KARAR NO : 2017/7356


Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/02/2016 tarih ve 2015/399-2016/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, borçlu şirkete 31/12/2013 tarihinde kıymet takdirinin tebliğ edildiğini, bunun üzerine borçlu şirketin 07/01/2014 tarihinde Antalya 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/20 E. sayılı dosyası ile dava açtığını, davacının davayı 15 gün sonra açtığını, söz konusu davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı itirazında bulunulmasının 5 günlük itiraz ve 7 günlük şikayet sürelerine tabi olduğunu, 14/03/2012-01/10/2012, 07/10/2012- 24/04/2013 tarihleri arasında işlem yapılmayarak 6 aylık zamanaşımı süresinin geçtiğinin iddia edildiğini, buna göre zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı tarihin 14/03/2012 olduğunu, çeklerde zamanaşımı süresinin 3 yıla çıkarıldığı tarihin ise 03/02/2012 olduğunu, bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra zamanaşımı süresinin işlemeye başladığını, bu nedenle yeni kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek, zamanaşımının gerçekleştiği iddiasıyla icranın geri bırakılması kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının çeke dayalı olarak açmış olduğu kambiyo takibinde, takibin davacının iki kere ayrı ayrı 6 aylık süre boyunca icra dosyasında işlem yapmamış olması nedeniyle zamanaşımına uğradığını, icranın geri bırakılmasının istenildiği, davanın kabulüne karar verilerek çekin zamanaşımına uğradığına ve icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, söz konusu kararın kesinleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takibe dayanak çekin keşide tarihinin 26.11.2011 olduğu, icra dosyasında, 14.03.2012-01.10.2012 ve 07.10.2012-24.04.2013 tarihleri arasında zamanaşımını kesen bir işlem yapılmadığı, alacaklının belirtilen tarihler arasında icra takibini sürdürme iradesini gösteren bir takip işlemine rastlanılmadığı, çek hakkında zamanaşımı süresinin ibraz süresinin bitmesi ile başlayacağı, zamanaşımı süresinin başladığı tarihte hangi yasa yürürlükte ise o yasada öngörülen zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, bu nedenle uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 6762 sayılı TTK'nun 726/1. maddesinde yazılı 6 aylık zamanaşımı süresi olduğu, 6762 sayılı TTK'nun 726/1. maddesinde yazılı 6 aylık zamanaşımı gerçekleştiğinden, icra mahkemesince icranın geri bırakılması kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 18/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 27447



YARGITAY 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7292
KARAR NO : 2017/12983


Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı tarafından üç adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlu tarafından takibin kesinleşmesinden sonraki devrede zamanaşımının gerçekleştiğinden bahisle icranın geri bırakılması istemiyle icra mahkemesine başvurulduğu, mahkemece, istemin reddine karar verildiği görülmektedir.

6762 sayılı TTK'nun 726. maddesinde, çek için düzenlenen zamanaşımı süresi 6 ay iken 03.02.2012 tarih ve 28193 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanunun 7. maddesiyle bu süre üç yıla çıkarılmıştır. Yine 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun, 6273 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 814. maddesine göre de çeklerde zamanaşımı süresi üç yıldır. Çekler yönünden zamanaşımı süresinin başladığı tarihte hangi yasa yürürlükte ise o yasada öngörülen zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği kabul edilmelidir. Buna göre, çek hakkında zamanaşımı süresi, ibraz süresinin bitmesi ile başlayacağına göre, çekin ibraz süresinin sona erdiği tarihte geçerli olan zamanaşımı süresinin nazara alınması zorunludur. Bu durumda 6762 sayılı TTK.'nun 726. maddesini değiştiren 6273 sayılı Kanun'un 7. maddesinin yürürlüğe girdiği 03.02.2012 tarihinden önce ibraz süresi dolan çeklerde zamanaşımı süresi 6 ay, ibraz süresi bu tarihten sonra dolan çeklerde ise 3 yıldır.

Somut olayda borçlunun talebi, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde alacağın zamanaşımına uğradığı iddiasıdır. Takibe dayanak belgeler, kambiyo senedi niteliğini haiz çeklerdir. Keşide tarihleri 22.05.2011, 28.05.2011 ve 30.05.2011 olan takibe konu çeklerin ibraz sürelerinin bitim tarihi 03.02.2012 tarihinden önce dolduğundan, altı aylık zamanaşımı süresine tâbi oldukları anlaşılmaktadır.

Takip dosyasında, alacaklı vekilinin, 02.04.2015 tarihinde “borçlunun posta sisteminde varsa çek hesabının tespitini, varsa haciz konulması için posta müdürlüğüne yazı yazılmasını” talep ettiği, bu işlemden sonraki talebin ise aynı içerikle 08.10.2015 tarihinde yapıldığı görülmüştür. 02.04.2015 tarihli talepten (zamanaşımını kesici işlemden) itibaren altı aylık zamanaşımı süresinin son günü 02.10.2015 (cuma) tarihi olup, alacaklı vekilince, bu tarihten sonra 08.10.2015 tarihinde talepte bulunulmakla, bahse konu tarihler arasında altı aylık zamanaşımı süresinin dolduğu görülmektedir.

O halde mahkemece; yukarıda anılan yasa hükmü uyarınca zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle, İİK'nun 71/son ve 33a maddeleri gereğince borçlu hakkında icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.



  • POPULER KONULAR

Dön Borçlar Hukuku



cron