HAKİMİN SORUMLULUĞUNA DAYALI MANEVİ TAZMİNAT

Sözleşme, Alım Satım, Bağış, Kefalet, Vekalet, Tazminat Davaları, Kusur Sorumluluğu, Sebepsiz Zenginleşme, Haksız Fiil, Faiz, Temerrüt Faizi, Gecikme Faizi, Zamanaşımı...

HAKİMİN SORUMLULUĞUNA DAYALI MANEVİ TAZMİNAT

Mesajgönderen Özgür_DEMiR » 09 Eki 2012, 23:34

hakimin duruşmada verdiği ve yasanın ihlal edildiğini düşündüğümüz kararı nedeniyle, manevi tazminat davasını asliye hukuk veya, sulh hukuk mahkemesinde açabilir miyiz? Saygılarımla!...
Özgür_DEMiR
Site Üyesi
 
Mesajlar: 2103
Kayıt: 19 Ağu 2012, 01:55

Reklam

Re: HAKİMİN SORUMLULUĞUNA DAYALI MANEVİ TAZMİNAT

Mesajgönderen Özgür_DEMiR » 10 Eki 2012, 00:22

Araştırdım ve Hakime ancak Yargıtay 4. Hukuk Dairesinde manevi tazminat davası açılabilirmiş? İnşallah doğru bilgi sahibi olmuşum!.. Saygılarımla!...
Özgür_DEMiR
Site Üyesi
 
Mesajlar: 2103
Kayıt: 19 Ağu 2012, 01:55

Re: HAKİMİN SORUMLULUĞUNA DAYALI MANEVİ TAZMİNAT

Mesajgönderen teoman » 10 Eki 2012, 00:40

Özgür_DEMiR yazdı:hakimin duruşmada verdiği ve yasanın ihlal edildiğini düşündüğümüz kararı nedeniyle, manevi tazminat davasını asliye hukuk veya, sulh hukuk mahkemesinde açabilir miyiz? Saygılarımla!...



Sayın Özgürbey Bu hususta tazminat davası adalet bakanlığına yöneltilmekte,

BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

KANUN NO: 6110 KABUL TARİHİ :09/02/2011


MADDE 12- 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununa 93 üncü maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki 93/A maddesi eklenmiştir.

“Tazminat davaları:

Madde 93/A – Hâkim ve savcıların bir soruşturma, kovuşturma veya davayla ilgili olarak yaptıkları işlem, yürüttükleri faaliyet veya verdikleri her türlü kararlar nedeniyle:

a) Ancak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir.

b) Kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk sebeplerine dayanılarak da olsa hâkim veya savcı aleyhine tazminat davası açılamaz.

Devlet aleyhine açılacak tazminat davası ancak dava konusu işlem, faaliyet veya kararın dayanağı olan;

a) Soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın veya kamu davası açılmış ise kovuşturma sonucunda verilen hükmün,

b) Dava sonunda verilen hükmün, kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılabilir.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın veya hükmün kesinleşmesinden önce, hâkim veya savcının söz konusu işlem, faaliyet veya kararıyla ilgili olarak görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanmaktan mahkûmiyeti hâlinde ise tazminat davası bu hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde açılabilir.

Devlet, ödediği tazminattan dolayı, tazminat davasına konu işlem, faaliyet veya kararla ilgili olarak görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan hâkim veya savcıya rücu eder.

Kanun yoluna başvurulması için miktar veya değere ilişkin olarak öngörülen sınırlamalar, hâkim ve savcıların işlem, faaliyet veya kararlarına dayanılarak açılan her türlü tazminat ve rücu davalarında uygulanmaz.

Hâkim ve savcıların bir soruşturma, kovuşturma veya davayla ilgili olarak yaptıkları işlem, yürüttükleri faaliyet veya verdikleri her türlü kararlar nedeniyle Devlet aleyhine açılacak tazminat davaları ile rücu davalarında bu madde hükümleri; bu maddede hüküm bulunmayan hâllerde ise ilgisine göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır.

Bu madde hükümleri;

a) Yüksek mahkemelerin başkanları, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyeleri ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı vekilinin bir soruşturma, kovuşturma veya davayla ilgili olarak yaptıkları işlem, yürüttükleri faaliyet veya verdikleri her türlü kararlar,

b) Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu müfettişleri ile adalet müfettişlerinin, yetkilerini kullanırken yaptıkları işlem, yürüttükleri faaliyet veya verdikleri her türlü kararlar, nedeniyle açılacak tazminat davaları hakkında da uygulanır.”

MADDE 13-

“Sulh hukuk, asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemeleri tek hâkimlidir.”

MADDE 14- (1) a) 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 573 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Hâkimlerin yargılama faaliyetlerinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir:”

b) 2797 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “en az üçte ikisinin” ibaresi “salt çoğunluğunun” şeklinde değiştirilmiştir.

(2) a) 1086 sayılı Kanunun 575 ve 576 ncı maddeleri,

b) 2575 sayılı Danıştay Kanununun 8 inci maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan “, yukarıda sayılan görevlerde toplam olarak en az üç yıl” ibaresi, 10 uncu maddesinin (8) numaralı fıkrası, 26/A, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 34/A, 34/B, 34/C ve 37 nci maddeleri,

c) 2797 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi ve 33 üncü maddesinin birinci fıkrası,

ç) 5235 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi ve 36 ncı maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi, yürürlükten kaldırılmıştır.

GEÇİCİ MADDE 2- (1) 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlüğe girinceye kadar, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 573 üncü maddesindeki sebeplere dayanılarak açılacak tazminat ve rücu davalarında;

a) Hâkimlerin bir soruşturma, kovuşturma veya davayla ilgili olarak yaptıkları işlem, yürüttükleri faaliyet veya verdikleri her türlü kararlar nedeniyle Devlet aleyhine açılan tazminat davası, Yargıtay ilgili hukuk dairesinde; Yargıtay Başkan ve üyeleri ile kanunen onlarla aynı konumda olanların fiil ve kararlarından dolayı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda açılır ve ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülür. Yargıtay ilgili hukuk dairesinin tazminat davası sonucunda vermiş olduğu kararlara ilişkin temyiz incelemesi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca; bu Kurulun ilk derece mahkemesi sıfatıyla tazminat davası sonucunda vermiş olduğu kararlara ilişkin temyiz incelemesi ise Yargıtay Büyük Genel Kurulunca yapılır.

b) Devletin sorumlu hâkime karşı açacağı rücu davası, tazminat davasını karara bağlamış olan mahkemede görülür.

c) Bu davalar ilgili hâkime resen ihbar edilir.

(2) Hâkimler ve Savcılar Kanununa bu Kanunla eklenen 93/A maddesi ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bu Kanunla değiştirilen 573 üncü maddesi hükümleri bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihte;

a) Görülmekte olan davalar,

b) Kesinleşmemiş hükümler,

c) Miktar veya değeri itibarıyla temyiz veya karar düzeltme yoluna gidilemediği için kesinleşen hükümler, bakımından da uygulanır ve davaya Devlet aleyhine devam olunur.

(3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen ve miktar veya değeri itibarıyla temyiz veya karar düzeltme yoluna başvurulamayan hükümler için, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki hafta içinde temyiz veya karar düzeltme yoluna başvurulabilir. Bu fıkra uyarınca yapılan kanun yolu başvuruları üzerine verilen kararlar, tahsil edilmiş tazminat bedelinin geri istenmesi hakkını doğurmaz.

(4) Görevli mahkemede Devlet aleyhine devam olunacak davada, temyiz ve karar düzeltme incelemesinde ilk olarak Hâkimler ve Savcılar Kanununun 93/A maddesinde öngörülen dava şartlarının mevcut olup olmadığına bakılır.

GEÇİCİ MADDE 3- (1) Bu Kanunla, 5235 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde yapılan değişikliğin yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından yetkilendirme veya tayin işlemleri yapılır ve bu mahkemelerin tek hâkimli olarak çalışmaya başlayacakları tarih belirlenerek Resmî Gazetede ilân edilir. Bu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenen ve ilân edilen tarihe kadar heyet hâlinde çalışmaya devam eder.

MADDE 15- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 16- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.





6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Genel Hükümler başlıklı Birinci Kısım’ın İkinci Ayrım’ında, Hakimin Hukuki Sorumluluğuna ilişkin birtakım hükümlere yer vermiştir. Burada kastedilen elbette, hakimlerin yargılama faaliyetlerine ilişkin durumlardır. Yoksa hakimlerin günlük hayatındaki olağan işlemlerindeki hukuki sorumlulukları her vatandaş gibi genel hükümlere tabidir. Hakimlerin mesleki faaliyetlerinden dolayı hukuk sorumluluklarına ilişkin düzenlemeler esasen, HUMK döneminde de var olan düzenlemelerin kapsamlı biçimde değiştirilmiş halidir. Bu konudaki en büyük yenilik, hakime karşı açılacak tazminat davalarının, devlet aleyhine açılması zorunluluğunun getirilmiş olmasıdır.

Devletin sorumluluğu ve rücu
Madde 46- (1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir:
a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.
b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.
c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması.
ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması.
d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması.
e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması.
(2) Tazminat davasının açılması, hâkime karşı bir ceza soruşturmasının yapılması yahut mahkûmiyet şartına bağlanamaz.
(3) Devlet, ödediği tazminat nedeniyle, sorumlu hâkime ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde rücu eder.


Madde hükmüne göre, hakimlerin mesleki faaliyetlerinden dolayı ancak devlet aleyhine tazminat davası açılabilecektir. Ayrıca bu haller, maddenin ilk fıkrasında tahdidi olarak sayılmıştır. Bu haller dışında bir sebepten dolayı hakimin hukuki sorumluluğu nedeniyle devlet aleyhine tazminat davası açılamaz. İkinci fıkra hükmünde de belirtildiği gibi, tazminat davası için hakime karşı cezai bir soruşturma açılmış yahut mahkum edilmiş olma koşulu aranmamaktadır.

Maddenin son fıkrası da emredici bir düzenleme olarak, devletin, hakim nedeniyle ödemiş olduğu tazminat için bir yıl içinde hakime rücu edeceğini belirtmektedir.



Davaların açılacağı mahkeme
Madde 47- (1) Devlet aleyhine açılan tazminat davası, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi hâkimlerinin fiil ve kararlarından dolayı, Yargıtay ilgili hukuk dairesinde; Yargıtay Başkan ve üyeleri ile kanunen onlarla aynı konumda olanların fiil ve kararlarından dolayı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda açılır ve ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülür. Yargıtay ilgili hukuk dairesinin tazminat davası sonucunda vermiş olduğu kararlara ilişkin temyiz incelemesi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca; bu Kurulun ilk derece mahkemesi sıfatıyla tazminat davası sonucunda vermiş olduğu kararlara ilişkin temyiz incelemesi ise Yargıtay Büyük Genel Kurulunca yapılır.
(2) Devletin sorumlu hâkime karşı açacağı rücu davası, tazminat davasını karara bağlamış olan mahkemede görülür.


47. madde, davaların açılmasındaki yetki ve görev kurallarını düzenlemektedir. Görevli ve yetkili mahkeme, aleyhine tazminat davası açılacak hakimin görev yaptığı mahkemeye göre belirlenir. Buna göre, tazminat davası, hakim ilk derece veya bölge adliye mahkemesi hakimi ise, Yargıtay ilgili hukuk dairesinde; Yargıtay başkan ve üyeleri ile onlarla aynı konumda olanlardan biri ise, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nda açılır. Görevli ve yetkili mercii, ilk derece mahkemesi sıfatıyla inceleme yapar. Hukuk dairesinin kararlarının temyiz incelemesi Hukuk Genel Kurulu; HGK’nın ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararların temyiz incelemesi ise Yargıtay Büyük Genel Kurulu tarafından yapılır. Maddede belirtilen ilgili hukuk dairesi ile kastedilen, o mahkemece verilen kararların temyiz mercii olan hukuk dairesidir.

Devletin, hakime karşı açacağı rücu davasında görevli ve yetkili mahkeme ise, tazminat davasını ilk derece mahkemesi sıfatıyla karar vermiş mahkemedir.



Dava dilekçesi ve davanın ihbarı
Madde 48- (1) Tazminat davası dilekçesinde hangi sorumluluk sebebine dayanıldığı ve delilleri açıkça belirtilir; varsa belgeler de eklenir.
(2) Mahkeme, açılan tazminat davasını, ilgili hâkime resen ihbar eder.


48. madde, tazminat davası açılırken verilen dilekçede hangi sorumluluk sebebine dayanıldığının ve delillerin açıkça belirtilmesini, varsa belgelerin de eklenmesi gerektiğini düzenlemektedir. Bu madde olmasa da zaten, HMK üçüncü kısımın birinci bölümünde, dava dilekçesine ilişkin hususlar burada da uygulanacaktır. İkinci fıkra uyarınca mahkeme, tazminat davasını ilgili hakime de kendiliğinden ihbar eder.


Davanın reddi hâlinde verilecek ceza
Madde 49- (1) Dava esastan reddedilirse davacı, beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına mahkûm edilir.


Madde, 42. maddede belirtilen, hakimin reddine ilişkin kararın reddi halinde disiplin para cezası uygulanması kuralına paraleldir. Açılan tazminat davasının, işin esasına girilerek reddedilmesi halinde, davayı açana 500 ila 5.000 TL arasında disiplin para cezası uygulanır.
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİCBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
 
Mesajlar: 8540
Kayıt: 29 Tem 2012, 17:08

Re: HAKİMİN SORUMLULUĞUNA DAYALI MANEVİ TAZMİNAT

Mesajgönderen Özgür_DEMiR » 10 Eki 2012, 07:53

Hakim veya Savcının kişisel kusurlarından dolayı manevi zarar görürsek, ne yapabiliriz? Saygılarımla!...
Özgür_DEMiR
Site Üyesi
 
Mesajlar: 2103
Kayıt: 19 Ağu 2012, 01:55

Re: HAKİMİN SORUMLULUĞUNA DAYALI MANEVİ TAZMİNAT

Mesajgönderen teoman » 10 Eki 2012, 11:22

Özgür_DEMiR yazdı:Hakim veya Savcının kişisel kusurlarından dolayı manevi zarar görürsek, ne yapabiliriz? Saygılarımla!...

İKİNCİ AYIRIM

Hâkimin Hukuki Sorumluluğu

Devletin sorumluluğu ve rücu

MADDE 46- (1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir:

a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.

b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.

c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması.

ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması.

d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması.

e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması.

(2) Tazminat davasının açılması, hâkime karşı bir ceza soruşturmasının yapılması yahut mahkûmiyet şartına bağlanamaz.

(3) Devlet, ödediği tazminat nedeniyle, sorumlu hâkime ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde rücu eder.

Davaların açılacağı mahkeme

MADDE 47- (1) Devlet aleyhine açılan tazminat davası, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi hâkimlerinin fiil ve kararlarından dolayı, Yargıtay ilgili hukuk dairesinde; Yargıtay Başkan ve üyeleri ile kanunen onlarla aynı konumda olanların fiil ve kararlarından dolayı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda açılır ve ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülür. Yargıtay ilgili hukuk dairesinin tazminat davası sonucunda vermiş olduğu kararlara ilişkin temyiz incelemesi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca; bu Kurulun ilk derece mahkemesi sıfatıyla tazminat davası sonucunda vermiş olduğu kararlara ilişkin temyiz incelemesi ise Yargıtay Büyük Genel Kurulunca yapılır.

(2) Devletin sorumlu hâkime karşı açacağı rücu davası, tazminat davasını karara bağlamış olan mahkemede görülür.

Dava dilekçesi ve davanın ihbarı

MADDE 48- (1) Tazminat davası dilekçesinde hangi sorumluluk sebebine dayanıldığı ve delilleri açıkça belirtilir; varsa belgeler de eklenir.

(2) Mahkeme, açılan tazminat davasını, ilgili hâkime resen ihbar eder.

Davanın reddi hâlinde verilecek ceza

MADDE 49- (1) Dava esastan reddedilirse davacı, beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına mahkûm edilir.
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİCBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
 
Mesajlar: 8540
Kayıt: 29 Tem 2012, 17:08

Sonraki

Dön Borçlar Hukuku



Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 5 misafir

 

 

 

   

 

Copyright 2010 BETA