İşverenin Derhal Fesih Hakkında 6 Gün Süre - Oğlunun Aracı - Şirket Aracı Değil • kararara.com


Forum ana sayfa EMSAL KARAR TALEP FORUMLARI İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku İşverenin Derhal Fesih Hakkında 6 Gün Süre - Oğlunun Aracı - Şirket Aracı Değil

İşverenin Derhal Fesih Hakkında 6 Gün Süre - Oğlunun Aracı - Şirket Aracı Değil

İşveren, İşyeri, İşçi, Taşeron, Müteahhit, Kıdem ve İhbar Tazminatı, İş Akdi, Ücret, İşe İade Davaları, Sendikalar, İş Güvenliği Hukuku, Sosyal Sigortalar, Toplu İş Sözleşmeleri...

ufukbey55 Kıdemli (**) Üye

Mesajlar: 154






Merhabalar Değerli Meslektaşlarım ;

Müvekkilin iş akdini davalı işveren iş kanunun 26.maddesine dayanarak 6 günlük süre içerisinde feshetmiştir.

Müvekkil 01.06.2016 tarihinde işverenin aracı ile alkollü trafik kazası yapmış, işveren kazayı 01.07.2016 tarihinde öğrenmiş, müvekkilin iş akdini 05.07.2016 tarihinde feshetmiştir.

Yargıtay kararlarına göre bu durumda müvekkil Kıdem ve İhbar Tazminatı alamamaktadır.

Daha sonra dosyada şunu farkettim. Bu durum herhangi bir değişikliğe neden olur mu bilmiyorum Onun için size danışmak istedim. Davayı açtığım kişi Ayşe Ak'tır. Aynı Zamanda şirket sahibidir. Ama benim müvekkilimin kaza yaptığı araç şirketin yani Ayşe Ak' ın aracı değil Oğlu Veysel Ak'ın aracıdır. (İsimler Farazidir.) Bu durumda herhangi bir değişiklik olur mu ? Yani Müvekkilim Kıdem ve İhbar Tazminatı alır mı ?

Teşekkürler...



admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 27447



ufukbey55 yazdı:
Merhabalar Değerli Meslektaşlarım ;

Müvekkilin iş akdini davalı işveren iş kanunun 26.maddesine dayanarak 6 günlük süre içerisinde feshetmiştir.

Müvekkil 01.06.2016 tarihinde işverenin aracı ile alkollü trafik kazası yapmış, işveren kazayı 01.07.2016 tarihinde öğrenmiş, müvekkilin iş akdini 05.07.2016 tarihinde feshetmiştir.

Yargıtay kararlarına göre bu durumda müvekkil Kıdem ve İhbar Tazminatı alamamaktadır.

Daha sonra dosyada şunu farkettim. Bu durum herhangi bir değişikliğe neden olur mu bilmiyorum Onun için size danışmak istedim. Davayı açtığım kişi Ayşe Ak'tır. Aynı Zamanda şirket sahibidir. Ama benim müvekkilimin kaza yaptığı araç şirketin yani Ayşe Ak' ın aracı değil Oğlu Veysel Ak'ın aracıdır. (İsimler Farazidir.) Bu durumda herhangi bir değişiklik olur mu ? Yani Müvekkilim Kıdem ve İhbar Tazminatı alır mı ?

Teşekkürler...


Merhaba,

Olayınızla birebir örtüşen karara rastlamamakla birlikte şahsi düşüncem,"işverene ait araç" kavramına işverenin oğlu adına kayıtlı aracın da dahil olduğu yönündedir. Tabi ki bu araç işveren tarafından kullanılmıyor salt oğlu tarafından kullanılıyorsa işverene ait araç sayılmamalıdır.

Saygılarımla...


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 27447



YARGITAY 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7929
KARAR NO : 2014/13044

Dava Türü : İşe İade
YARGITAY İLAMI


Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı vekili, davacının İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından 6 ay süre ile ehliyetine el konulduğundan 4857 sayılı Yasanın 25/II hükümlerine göre bildirimsiz olarak feshedildiğini, işverenin fesih bildiriminde samimiyetsiz ve kötü niyetle davrandığını, müvekkilinin her zaman işini dürüst ve özveri ile yerine getirdiğini, işini savsama veya güveni kötüye kullanma gibi davranışlar içine girmediğini, ehliyetine el konulmasının mesai saatleri dışında olduğunu, müvekkilinin bağlı bulunduğu şirkete ait ilaçların tanıtımını yapma görevini aksatmadan yerine getirdiğini, işyerini zarara uğratmadığını ve haklı neden oluşmadığını, 4857 sayılı Yasa 26.md.sindeki derhal fesih hakkı kullanma süresinin geçtiğini, bu nedenlerle yapılan feshin geçersizliğinin tespitine, müvekkilinin özlük haklarında değişiklik olmadan işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacıya müvekkili şirket tarafından ilaç tanıtım işinde kullanmak üzere araç tahsis edildiğini, aracın mevzuata, yol ve iklim şartlarına şirketin kurallarına ve doğal olarak objektif kurallara uygun alkol almadan kullanılmasının doğruluk ve dürüstlük ilkesi gereği olduğunu; davacının daha önce de kullandığı bir araç ile iki kez kaza yapması nedeniyle şirketi zarara uğrattığını, şirket tarafından bu zarar nedeniyle iş sözleşmesinin feshi yerine iyi niyetli olarak davacının uyarıldığını; 08,03,2013 Cuma günü 19.20 sıralarında yapılan bir denetimde 63 promil alkollü olarak şirkete ait aracı kullandığının tespit edildiğini, ehliyetine 6 ay süre ile el konulduğunu, aracın parka çekildiğini; müvekkili şirketin davacının işyerindeki kıdemini, alkollü olarak ehliyetine el konulan zamanın Cuma günü 19.20 oluşunu dikkate alarak; davacının iş sözleşmesini bildirimsiz ve tazminatsız olarak feshetmek yerine bildirimli ve tazminatlı olarak 4857 sayılı İş Kanunu 17.md.si uyarınca feshettiğini; 4857 sayılı İŞ Kanunu 2. Md.sinde araçların işyerinden sayıldığını, aynı kanunun 25. Mad. (d) bendinde isçinin işyerine sarhoş ya da uyuşturucu madde almış olarak gelmesinin haklı nedenle bildirimsiz ve tazminatsız fesih sebebi sayıldığını; davacının 63 promil alkollü oluşunun ehliyetine el konulması için yeterli sarhoşluk hali kabul edildiğini; Yargıtay'ın benzer duruma ilişkin kararlarında feshin geçerli nedene dayandığını kabul ettiğini; müvekkili şirketin davacının daha önce verdiği zararlar ve en son alkollü araç kullanması nedeniyle ehliyetine geçici olarak el konulmasının yarattığı tedirginlik dikkate alındığında iş sözleşmesini sona erdirmesinde hukuken haklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece davacının ilk kez alkollü araç kullanırken yakalanıp ehliyetine el konulduğu olayda, dosyaya sunulan davalı şirkete ait Araç Tahsis ve Kullanım Yönetmeliğinin C-8 Araç Kullanıcılarının Sorumlulukları bölümünde; "alkollü araç kullanma ya da ardışık cezalar sonucu ehliyetin kolluk kuvvetlerince ilk kez olmak şartıyla, süreli olarak alıkonulması halinde personele ihtar verilir ve ehliyetin alıkonulma süresince tahsil edilmiş araç geri alınır." şeklinde düzenlenmiş olması ve davacının iş akdinin feshine neden olan olayın mesai saatleri dışında ve ilk kez meydana gelmesi nedeniyle işçiye ihtar verilmesi gerektiğinin şirkete ait yönetmelikle düzenlenmiş olduğu, feshin ancak sözleşmeyi sona erdirmeye oranla daha hafif bir çare söz konusu olmadığında gerekli olacağı, fesihte ölçülülük ilkesine uygun olmayan feshin geçerli nedenle fesih olarak kabul edilemeyeceği, davalı işveren tarafından yapılan fesih geçerli nedene dayansa dahi dosya kapsamında; davalı tarafça iş akdinin feshinden önce davacının savunmasının istendiği ya da savunmasının alındığı yönünde herhangi bir bilgi veya belge sunulmadığı ve yapılan feshin şekli şartlara uygun olmadığı gerekçesiyle feshin geçersiziğine ve davacının işe iadesi ile işe başlatılmaması durumunda ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının çalışma süresine göre 5 aylık ücreti olarak belirlenmesine karar verilmiştir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48. maddesindeki: "Uyuşturucu ve uyarıcı maddeler almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır." şeklindeki düzenleme ile alkollü olarak trafiğe çıkmanın; mal ve can güvenliğini ciddi olarak tehdit ettiği, huzur ve güvenliğin ve kamu esenliğinin sağlanması, suç işlenmesinin önlenmesi, kamu düzenini sağlamak amacıyla yasak getirildiği malumdur.

Kamu düzeni: Belirli bir ülkede, belirli bir zamanda ve belirli bir konuda kamu yararını, kamu vicdanını ve genel ahlakı çok yakından ilgilendiren, toplumun temel yapısını ve kamusal menfaatleri koruyan kurallar bütünüdür. Kamu düzeni bireylerin güvenlik, huzur ve sağlık içinde yaşamaları durumudur.

Kamu düzeninin kapsamını oluşturan unsurlardan güvenlik; kişilerin umumi ve umuma açık olan yerlerde saldırı, zorlama, itilip kakılma, kaza ve engellemelerle (durdurulma, bekletilme veya alıkonma) karşılaşmadan bulunmaları veya dolaşabilmeleri, can ve malları için hiçbir zaman endişe duymamaları ve bu yönde inanç ve kanaate sahip olmalarıdır. Bir başka deyişle topluma, kişilere, eşyaya tehdit oluşturan tehlikelerin ve kazaların mevcut olmaması anlamına gelir.

Trafik tedbirleri; Trafik Kanunundaki can ve mal güvenliğini sağlayan tarfik kuralları hep bireylerin can ve malları için endişe duymadan yaşayabilmesi için alınmış tedbirler olarak kamu düzeninin güvenlik unsuruna ilişkindir. Trafik kurallarının bir kısmı, bireylerin can ve mal güvenliğini sağlamak için konulmuş olan emredici nitelikte kurallardır. Bu kurallar kamu hukuku bağlamında kamu düzeninin kapsamı içerisine girer.

Ayrıca; 4857 Sayılı İş Kanunu 2. maddesinde işyeri kavramına araçların da girdiği açıkça ifade edilmiştir. Ve 84. madde hükmüne göre de İşyerinde alkol almak yasaktır.

İşveren tarafından işyeri Yönetmeliği ile işçi lehine düzenleme yapmak ve kural koymak her zaman mümkündür. Ancak alkollü araç kullanmak suçtur. İş Kanununda işverenin aracını alkollü kullanmak haklı fesih nedeni oluşturmaktadır. Ayrıntıları yukarıda izah edildiği üzere alkollü araç kullanmak kamu düzenini bozan ve kamu sağlığını tehlikeye atan bir eylemdir. Kamu düzeni ve kamu sağlığı karşısında işçinin (kişilerin) menfaati ikinci planda kalır. Kanunun bizatihi suç saydığı hususların işyeri yönetmeliği ile bertaraf edilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle işverence Yönetmelikle yapılan düzenleme geçersiz olup davacının iş akdi işverençe geçerli nedenle feshedilmiştir. Davacının yaptığı ilaç tanıtım işi, araç tahsisi yapılmadan kendi imkanlarıyla (6 ay süreyle özel şoför kullanma veya taksi tutma) yapılamayacak bir iş olduğundan ve yönetmelikte belirlenen aynı performansı sağlama fiilen mümkün olamayacağından feshin geçerli nedene dayandığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozma nedenidir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 25.20 TL harçtan peşin yatırılan 24.30 TL harcın tenzili ile bakiye 0.90 TL harç giderinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalının yapmış olduğu 246.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
8-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 11.06.2014 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

ufukbey55 Kıdemli (**) Üye

Mesajlar: 154


Teşekkürler üstadlarım ;

Bende karar bulamadım ama benim düşünceme göre işyerine ait araç olmadığı için oğlunun aracı olduğu için ilgili madde kapsamında değerlendirilemeyeceğini düşünüyorum.

Yargıtay kararı konusunda yardımcı olursanız sevinirim.

Teşekkürler.



admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 27447



Rica ederim, karar araştırması yapmaya devam ederek, bulduğumuzda başlığa ekleriz.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.



  • POPULER KONULAR

Dön İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku