MALA ZARAR VERMENİN NİTELİKLİ HÂLLERİ - TCK 152. Md. • kararara.com


Forum ana sayfa HUKUKİ PAYLAŞIM FORUMLARI Kanun Şerhleri Türk Ceza Kanunu Şerhi MALA ZARAR VERMENİN NİTELİKLİ HÂLLERİ - TCK 152. Md.

MALA ZARAR VERMENİN NİTELİKLİ HÂLLERİ - TCK 152. Md.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun madde sıralı, gerekçeli, açıklamalı ve içtihatlı şerhinden oluşan paylaşım forumu...

admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 27544







9. Ceza Dairesi 2011/9401 E., 2011/27205 K.

6136 SAYILI YASA'YA AYKIRILIK
BİLEŞİK SUÇ
DOĞRUDAN KAST-OLASI KAST
FİKRİ İÇTİMA
MALA ZARAR VERME
PATLAYICI MADDE BULUNDURMAK
TASARLAYARAK VE BOMBALAMA SURETİYLE İNSAN ÖLDÜRME


Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1- Katılan Şemsettin'in 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen süreden sonra olan temyiz talebinin, aynı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

2- Temyizin kapsamına göre sanıklar Erdal, Murat, Ayhan, Mencile, Mehdin ve Zeki hakkındaki hükümlerle sınırlı olarak yapılan incelemede:

A- Sanık Erdal hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, tasarlayarak ve bombalama suretiyle insan öldürme, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle insan öldürme, tasarlayarak ve kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle ve bombalama suretiyle insan öldürmeye teşebbüs; sanıklar Murat, Ayhan, Mencile, Mehdin ve Zeki hakkında silahlı terör örgütüne yardım suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyizlerin incelenmesinde;

Sanık Erdal'ın, 03.01.2008 tarihinde şehir merkezinde insanların çokça bulunduğu işlek bir caddede, hedeflediği askeri servis otobüsünün geçtiği sırada bomba yüklü aracı uzaktan kumanda ile patlatarak aracın yakınlarında bulunan 7 kişiyi öldürdüğü olayda; insanların yoğun olarak bulunduğu bir caddede böylesine güçlü bir bombanın patlaması halinde çevrede bulunan insanların da öleceği sonucunun muhakkak olduğu ve bu durumda doğrudan kastla hareket ettiği kabul edilerek buna göre cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçe ile eylemin olası kastla işlendiği kabul edilerek TCK'nın 21/2. maddesi uyarınca indirim yapılması, karşı temyiz bulunmadığından ve 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile cezanın artırılması karşısında olası kastın uygulanmaması halinde hükmedilecek sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Erdal'ın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün, Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanığın sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne nazaran, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun vasfı tayin edilmiş, ayrıca adı geçen sanığın tasarlayarak ve bombalama suretiyle insan öldürme, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle insan öldürme, tasarlayarak ve kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle ve bombalama suretiyle insan öldürmeye teşebbüs suçlarını; sanıklar Murat, Ayhan, Mencile, Mehdin ve Zeki'nin ise silahlı terör örgütüne yardım suçunu işledikleri kabul olunmuş, sanıklar Murat, Ayhan, Mencile, Mehdin ve Zeki yönünden cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, bütün sanıkların savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümde eleştiri ve düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan; sanıklar Erdal ve Murat ile sanıklar müdafilerinin ileri sürdüğü ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Sanık Erdal hakkında, 05.12.2007 tarihinde polis memuru Rahman'ı tasarlayarak, yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle ve bombalama suretiyle öldürmeye teşebbüs suçundan uygulama yapılırken, terör amacıyla kasten insan öldürme suçunun, kasten öldürme suçunun yalın şekline göre nitelikli hal olduğu dikkate alınarak TCK'nın 61/4. maddesi uyarınca, hükmedilen cezanın önce 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca artırılması, sonra da TCK'nın 61/5. maddesi uyarınca teşebbüs nedeniyle indirilmesi gerektiği gözetilmemek suretiyle fazla ceza tayini,

Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün Rahman'ı nitelikli şekilde öldürmeye teşebbüs suçuyla ilgili D-1 bölümünün (b) ve (c) fıkralarının hükümden çıkarılması, yerine "(b) 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca cezanın 1/2 oranında artırılması gerekiyor ise de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının artırılması mümkün olmadığından bu maddenin uygulanmasına yer olmadığına, (c) sanığın eylemi teşebbüs aşamasında kalmış olmakla 5237 sayılı TCK'nın 35/2. maddesi gereğince indirim yapılarak sanığın takdiren 15 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına" fıkralarının eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan re'sen temyize tabi anılan hükmün DÜZELTİLEREK, yine aynı sanığa ilişkin ve re'sen temyize tabi olan diğer hükümler ile sanıklar Murat, Ayhan, Mencile, Mehdin ve Zeki hakkındaki hükümlerin doğrudan ONANMASINA,

B- Sanık Erdal hakkında patlayıcı madde bulundurma, mala zarar verme ve 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;

a) 5237 sayılı TCK'nın 302/2. maddesi hükmünün, aynı maddenin 1. fıkrasında düzenlenen amaç suçun işlenmesi doğrultusunda gerçekleştirilen diğer suçlar ile amaç suç arasındaki fikri içtima ve bileşik suç ilişkisini bertaraf ettiği, amaç suçun işlenmesi doğrultusunda işlenen diğer suçların kendi aralarında fikri içtima ve bileşik suça konu olmalarını engelleyen bir hükmün bulunmadığı da nazara alınarak;

Dosya kapsamına göre sanığın, 05.12.2007 tarihinde bomba patlatmak şeklindeki tek fiille tasarlayarak, yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle ve bombalama suretiyle öldürmeye teşebbüs ve mala zarar verme suçlarını işlediği, 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı uyarınca sadece daha ağır cezayı gerektiren nitelikli öldürmeye teşebbüs suçundan sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden ayrıca mala zarar verme suçundan da mahkumiyetine karar verilmesi,

b) 6136 sayılı Kanun'a aykırı silah taşıma ve bulundurma suçu ile patlayıcı madde bulundurma suçunun mütemadi suçlardan olduğu ve temadinin kesildiği tarihe kadar gerçekleştirilen eylemlerin tek suç oluşturacağı gözetilerek sanığın; suça konu vahim nitelikteki silahı bir süre taşıma ve niteliksiz tabancayı da bulundururken yakalanma olayında silahların sayı ve niteliği de gözetilerek bir kez 6136 sayılı Kanun'un 13/2. maddesi uyarınca, patlayıcı nitelikteki maddeleri değişik tarihlerde bulundurma olayında ise patlayıcı maddelerin miktarı ve niteliği de gözetilerek bir kez TCK'nın 174/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasıyla yetinilmesi gerekirken, dört kez patlayıcı madde bulundurma ve iki kez 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı (BOZULMASINA), 22.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 27544



9. Ceza Dairesi 2012/1002 E. , 2012/12111 K.

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanık hakkında katılanın ağaçlarına 22.03.2009 tarihinde keserek zarar verdiği iddiasıyla kamu davası açılmış ve mahkumiyetine karar verilmiş ise de, sanığın savunması ile dosya içeriğindeki kanıt ve bilgilere göre sanığın katılanın ağaçlarının bir kısmını 03.01.2009 tarihinde keserek zarar verdiği iddiasını içeren 23.03.2009 tarihli iddianame ile Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinde de 2009/532 esas sayılı bir başka kamu davasının daha açılmış bulunduğu, sanık hakkında 19.01.2010 tarihinde mahkumiyet kararı verildiği ve kararın 27.01.2010 tarihinde kesinleştiği, her iki davanın iddianame tarihlerine göre aynı mağdura karşı olan eylemler arasında hukuki ve fiili kesinti bulunmadığı, söz konusu dava ile ilgili verilen kararın bu dava sonuçlanmadan kesinleşmiş olması nedeniyle bu aşamada birleştirme kararı verilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla,

Öncelikle, sözü edilen dava dosyasının getirilip incelenerek bu dosya arasına konulmak suretiyle kanıtların birlikte değerlendirilerek sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla işleyip işlemediği hususunun ve dolayısıyla hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanma olasılığının bulunup bulunmadığı saptanıp, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği kanaatine varılması halinde, sanık hakkında her iki eylem nazara alınmak suretiyle TCK’nın 152/1-(c), 43/1, 167/2 ve 62/1. maddesi uyarınca zincirleme biçimde mala zarar verme suçundan hüküm kurularak cezanın belirlenmesinden sonra ilk eyleminden dolayı Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/552 esas sayılı dosyası kapsamında hükmedilen kesinleşmiş 5 ay hapis cezasının bu süreden mahsubu ile kalan sürenin yargılamaya konu 22.03.2009 tarihli eylem bakımından sonuç ceza olarak hüküm altına alınması gerektiği gözetilmeksizin eksik soruşturma ve hatalı uygulama ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı (BOZULMASINA), 02.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 27544



8. Ceza Dairesi 2006/3420 E., 2007/1984 K.

MALA ZARAR VERMEK
YAKARAK MALA ZARAR VERMEK


Kasten yangın çıkarmak suçundan sanıklar Abdülkadir, Rahmi'nin yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine dair (Kartal İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.11.2005 gün ve 552 esas, 370 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 20.04.2006 günü Daireye gönderilmekle incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine; ancak,

Müdahillere ait otomobil, garaj ve konutlara yakarak zarar veren sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 151/1, 152/2-a madde ve fıkralarında düzenlenen yakarak mala zarar verme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Yasa'nın 170/1-a madde ve fıkrası ile uygulama yapılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Abdülkadir ve Rahmi müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK'nın 326/son madde ve fıkrası uyarınca sanıkların ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla (BOZULMASINA), 14.03.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 27544



8. Ceza Dairesi 2006/7831 E., 2007/2232 K.

KASTEN YANGIN ÇIKARMA
LEHE HÜKÜMLERİN UYGULANMASI


Hükümlü Fuat'ın 5237 sayılı TCK'nın lehe hükümlerinden yararlanma konusunda vaki talep üzerine yapılan yargılama sonunda; kasten bina yakmaya teşebbüs suçundan hükümlülüğüne, tehdit suçu yönünden önceki hükmün aynen infazına, sarhoşluk suçundan yaptırım kararı uygulanmasına dair (Malatya Birinci Ağır Ceza Mahkemesi)'nden verilen 14.10.2005 gün ve 254 esas, 735 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 15.08.2006 günü Daireye gönderilmekle incelendi:

Gereği görüşülüp düşünüldü:

5236 sayılı Kabahatler Yasası'nın 29 ve 35. maddeleri uyarınca saldırgan sarhoşluk suçundan verilen idari para cezalarına ilişkin kararlara karşı itiraz mümkün olup temyiz olanağı bulunmadığından ve yasa yolunda hata yapılması sonuca etkili olmadığından, hükümlü müdafiinin temyiz dilekçesi itiraz dilekçesi kabul edilerek mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.

I- Tehdit suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan incelemede;

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre hükümlü müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi oybirliğiyle (ONANMASINA),

II-Kasten yangın çıkarmaya teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik

temyize gelince;

Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak,

1- Oluş ve dosya içeriğine göre sanık hakkında kasten yangın çıkarma suçu nedeniyle hükmolunan 765 sayılı TCK'nın 370. maddesine, 5237 sayılı TCK'nın 151, 152/2-a madde ve fıkralarının karşılık geldiği gözetilmeden, oluş ve kabule aykırı bir şekilde 5237 sayılı TCK'nın 170/1-a madde ve fıkrasının uygulanması suretiyle hüküm kurulması,

2- Uygulamaya göre de;

a- Hükümlü müdafiinin 14.10.2005 tarihli celsede "lehe olan kuralların uygulanmasını istiyorum." şeklindeki beyanı karşısında, takdiri indirim ile hapis cezasının ertelenmesi konusunda olumlu olumsuz bir karar verilmemesi,

b- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasında 1. maddenin a, b, d, e bentlerinde belirtilen hakların mahkum olunan hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, c bendindeki hakların ise koşullu salıvermeye kadar kullanılamayacağının gösterilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı (BOZULMASINA), 20.03.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 27544



8. Ceza Dairesi 2007/1323 E., 2007/3405 K.

KASTEN YANGIN ÇIKARMA
MALA ZARAR VERME
YANGIN ÇIKARTMAK SURETİYLE ADAM ÖLDÜRME


Hırsızlık, kasten yangın çıkarma ve adam öldürme suçlarından sanıklar Bahtiyar, Nevzat'ın yapılan yargılamaları sonunda; sanık Nevzat'ın kasten yangın çıkarma, hırsızlık, adam öldürme suçlarından hükümlülüğüne, TCK'nın 53/1-2. maddesinin tatbikine, sanık Bahtiyar'ın hırsızlık suçundan hükümlülüğüne ve cezasının ertelenmesine dair (Bartın Ağır Ceza Mahkemesi)'nden verilen 14.02.2006 gün ve 70 esas, 15 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafii, C.Savcısı, müdahil Fatma vekili tarafından istenilmiş olup, CMUK'nın 318. maddesi gereğince sanık Nevzat müdafii tarafından duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı C.Baş-savcılığı'nın 05.10.2006 günlü onama-bozma istekli tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmiş ve duruşma günü tayin edilerek sanık Nevzat ve müdafii adına tebligat çıkarılmıştır. Yapılan tebligata rağmen duruşmaya gelmeyen ve müdafii ile de temsil edilmeyen sanık hakkındaki incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verilip incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre müdahil Fatma vekili ile sanıklar Bahtiyar ve Nevzat müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin istem gibi oybirliğiyle (ONANMASINA),

2-Sanık Nevzat hakkında kasten yangın çıkarma ve adam öldürme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyizlere gelince;

Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak,

1-Sanığın, müdahil Fatma ile eşi İsmail'in oturdukları evi yakarak zarar vermek ve çıkan yangından dolayı balkondan atlayan İsmail'in ölümüne neden olmaktan ibaret eyleminin 5237 sayılı TCK'nın "151/1, 152/2-a", "170/1-a" ve "82/1-c, 21/2" madde ve fıkralarında yazılı suçlan oluşturacağı ve aynı Yasa'nın 44. maddesindeki düzenleme uyarınca en ağır cezayı gerektiren yangın çıkarma suretiyle adam öldürme suçundan dolayı cezalandırılmasının gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde 5237 sayılı TCK'nın 170/1-a ve 81/1, 21/2. maddeleri ile uygulama yapılması,

2-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uygulanırken, maddenin 1. fıkrasındaki haklan kullanmaktan yoksun bırakılmasının "hapis cezasının İnfazı tamamlanıncaya kadar" sürmesine karar verilerek, aynı maddenin 3. fıkrasına aykırılık yapılması,

Bozmayı gerektirmiş, C.Savcısınm, müdahil Fatma vekilinin ve sanık Nevzat müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi (BOZULMASINA), 02.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

ÖncekiSonraki


  • POPULER KONULAR

Dön Türk Ceza Kanunu Şerhi