Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Yargıtay Kararları Yargıtay Ceza Daireleri Kararları RESMİ BELGENİN DÜZENLENMESİNDE YALAN BEYANLA, BAŞKASINA AİT KİMLİK BİLGİSİ KUL..

RESMİ BELGENİN DÜZENLENMESİNDE YALAN BEYANLA, BAŞKASINA AİT KİMLİK BİLGİSİ KUL..


teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 14592






TCK-- MADDE 260
Kamu görevinin terki veya yapılmaması
(1) Hukuka aykırı olarak ve toplu biçimde, görevlerini terk eden, görevlerine gelmeyen, görevlerini geçici de olsa kısmen veya tamamen yapmayan veya yavaşlatan kamu görevlilerinin her biri hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Kamu görevlisi sayısının üçten fazla olmaması halinde cezaya hükmolunmaz.

(2) Kamu görevlilerinin mesleki ve sosyal hakları ile ilgili olarak, hizmeti aksatmayacak biçimde, geçici ve kısa süreli iş bırakmaları veya yavaşlatmaları halinde, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza da verilmeyebilir.





TCK--MADDE 267
İftira
(1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması halinde, ceza yarı oranında artırılır.

(3) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(4) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olan mağdurun bu fiil nedeniyle gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.

(5) Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; süreli hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına hükmolunur.

(6) Mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise, beşinci fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.

(7) İftira sonucunda mağdur hakkında hapis cezası dışında adlî veya idari bir yaptırım uygulanmışsa; iftira eden kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(8) İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar.

(9) Basın ve yayın yoluyla işlenen iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararı, aynı veya eşdeğerde basın ve yayın organıyla ilan olunur. İlan masrafı, hükümlüden tahsil edilir.






TCK--MADDE 268
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
(1) İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.




T.C
YARGITAY
21.CEZA DAİRESİ
ESAS NO: 2015 / 9692
KARAR NO: 2016 / 7879
KARAR TARİHİ: 21.12.2016



Dava ve Karar: 1-............ Cumhuriyet Başsavcılığının 13.12.2012 tarihli iddianamesiyle; olay günü trafik polisleri tarafından sanığın seyir halindeki otomobilinin durdurulduğu, alkollü olan ve sürücü belgesi bulunmayan sanığın kendisini '..........' olarak tanıtarak bu kişiye ait kimlik bilgilerini bildirdiği, alkol raporu almak için hastaneye götürüldüğünde doktor olan müştekiye hakaret ve tehditte bulunması neticesinde adli soruşturma başlatıldığı, sanığın bu adli soruşturma sırasında şüpheli olarak .......... kimlik bilgileriyle ifade verdiği ve bu kişi hakkında kamu davası açılmasına neden olduğu iddiasıyla açılan kamu davasında; tüm dosya kapsamına göre hastaneye sevk edilmeden önce trafik polislerine kendisini .......... olarak tanıtan sanık hakkında polis memurlarınca herhangi bir tutanak düzenlenmediği, doktor olan müştekinin hastanede gerçekleşen tehdit ve hakaret eyleminden sonra şikayette bulunması üzerine yakalama ve şüpheli ifade tutanakları düzenlendiği, yapılan adli soruşturma sonucunda .......... hakkında kamu davası açıldığı, yargılama sırasında müşteki ile yapılan yüzleştirme neticesinde gerçek ..........'ın olayla bir ilgisinin bulunmadığının belirlendiği anlaşılmakla,

TCK'nun 206. maddesindeki "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunun oluşabilmesi için, sanığın açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir. Beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaate göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece sanığın beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır.

TCK'nun 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, TCK'nun 267/1. maddesinde tanımlanan iftira? suçunun oluşması için ise, yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunmak suretiyle işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi gerekir.

Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, olay günü kontrol için seyir halindeki aracı durdurulan sanığın, kendisini arkadaşı .......... olarak tanıtmasına karşın henüz tutanak oluşturulmadan alkol raporu alınmak üzere hastaneye götürüldüğünün ve burada doktor olan müştekinin şikayeti üzerine hakaret ve tehdit eylemleri nedeniyle yakalama ve ifade tutanaklarının düzenlendiğinin anlaşılması karşısında; eyleminin TCK'nun 268/1. maddesi delaleti ile 267/1. maddesinde tanımlanan "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile yazılı şekilde 'kamu görevlisine yalan beyanda bulunmak' suçundan hüküm kurulması yasaya aykırı,

Kabul ve uygulamaya göre de;

2) 5237 sayılı TCK?nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 21.12.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM


  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay Ceza Daireleri Kararları