Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Yargıtay Kararları Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları İŞÇİNİN FAZLA ÖDEMEYİ ELEKTRONİK YAZIŞMASINDA Kİ KABUL BEYANI KENDİSİNİ BAĞLAR

İŞÇİNİN FAZLA ÖDEMEYİ ELEKTRONİK YAZIŞMASINDA Kİ KABUL BEYANI KENDİSİNİ BAĞLAR


teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 14592






T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2014/31578
KARAR NO:2016/5619
KARAR TARİHİ:10.03.2016


>İŞÇİNİN FAZLA ÖDEMEYİ ELEKTRONİK YAZIŞMASINDA Kİ KABUL BEYANININ KENDİSİNİ BAĞLAYACAĞI.

DAVA: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:


Davacı vekili; müvekkili şirket çalışanı olan davalıya 4.535 USD fazla para ödendiğini, bunun fark edilmesi üzerine talep edildiğini, ancak davalı tarafından paranın iade edilmediğini, yapılması gereken ödemenin 41.850 USD olduğunu, fiilen 46.385 USD ödendiğini, alacakların tahsili için icra takibine başlandığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini iddia ile itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; davalının ..... şirketinin işçisi olarak çalıştığını, sebepsiz zenginleşmede 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, sebepsiz zenginleşme iddiasıyla ilgili müvekkilinin sorumluluğunu gerektiren bir illiyet bağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.


Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıya ödemelerin bir kısmının davacının yurtdışı şirketinden, bir kısmının davacı şirketçe yapıldığı taraflar arasında işçi işveren ilişkisi olduğu ödemelerin de çalışmalar karşılığı yapıldığının kabul edildiği, fazla ödeme iddiasına konu 25.04.2010 günlü makbuza konu ödemenin davacı şirket tarafından yapılmadığı dava dışı şirket tarafından yapılıp düzenlendiği, delil olarak sunulan e-postanın açıkça reddedilmesi halinde delil olarak dayanılamayacağı sabit olmakla davanın öncelikle husumet yokluğundan, bir an için husumetin mevcut olduğu kabul edildiğinde, davacı tarafın çalışmalar karşılığı hak edilen alacak miktarını ispatlar delilleri sunmadığı, bu husustaki yükümlülüğün işverene ait olduğu 25.04.2010 tarihinde yapılan ödemeden sonraki bir yıllık süre içerisinde davanın açılmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

GEREKÇE

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunup bulunmadığı, davacı şirketin davacı işçiye fazladan ücret ödemesi yapıp yapmadığı, fazla ödemenin iadesine yönelik davanın süresinde açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır.

Mahkeme kararının gerekçesinde davalıya ödemelerin bir kısmının davacının yurtdışı şirketinden bir kısmının davacı şirketçe yapıldığı taraflar arasında işçi işveren ilişkisi olduğu ödemelerin de çalışmalar karşılığı yapıldığı kabul edilmiştir. Bu kabul dosya içeriğine uygundur.

Dosyaya sunulan personel istihdam protokolü değerlendirildiğinde davacı şirket ile dava dışı ....şirketi arasında işçi temini sözleşmesi yapıldığı, davacı şirket tarafından .....’ya çalışmak üzere gönderilen işçilerin dava dışı şirket üzerinde çalışıyor gösterildiği, personel ödemelerin ..... şirketine davacı şirket tarafından yapıldığı, bu nedenle iddia konusu fazladan ücret ödemesini ..... şirketinin yapması husumet noktasında sonucu değiştirmeyecektir.

Bir diğer uyuşmazlık davacının fazla ödemeye ilişkin davasını süresinde açıp açmadığı noktasındadır.

Mahkemece davacının sebepsiz zenginleşmeye dair davasını 25.04.2010 tarihli ödemeden itibaren bir yıllık süre içerisinde açmadığı da ret gerekçesi yapılmıştır.

Öncelikle dava itirazın iptali davasıdır. Söz konusu ödeme tarihi 25.04.2010 olup, davacı şirket davalı işçi aleyhine 18.03.2011 tarihinde süresinde icra takibi başlatmıştır. Borçlar Kanunu’ndaki sebepsiz zenginleşme nedeniyle 1 yıllık zamanaşımı dolmamıştır. Bu nedenle davanın süresinde açılmadığı yönündeki gerekçe hatalı değerlendirmeye dayanmaktadır.

Diğer bir uyuşmazlık davacı şirketin davalı işçiye fazla ödeme yapıp yapmadığı noktasındadır.

Davacı şirket davalı işçiye çalışma süresi içerisinde 4.535 USD fazla ödeme yaptığını, davalının da elektronik posta yazışmalarında fazla ödemeyi kabul ettiğini, ancak davalının fazla ödemeyi iade etmediğini bu nedenle davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, ancak davalının icra takibine haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiş, ayrıca elektronik posta yazışmasını sunmuştur.

Davalı işçi elektronik posta yazışmasında kendisine 4.500 USD fazla ödemede bulunulduğunu kabul etmektedir. Davalı elektronik posta yazışmasının kendisine ait olmadığı konusunda bir savunmada bulunmamış, ilk bilirkişi raporuna itirazında elektronik postanın delil olarak kullanılmasına muvafakat etmediklerini, izlenmesi gereken yolun delil olarak kabul edilmesine muvafakat etmedikleri elektronik posta yazışmalarının tek başlarına değerlendirmeye alınması yerine ödeme belgeleri iş sözleşmesi ve diğer işçilik haklarını ortaya koyan belgelerin celbi ile karşılıklı borç alacak hesaplaması yapılması olduğunu belirtmekteyse de, davalının elektronik posta yazışmasındaki kabul beyanı kendisini bağlayacaktır. Buna göre itirazın iptaliyle davalının elektronik posta yazışmasında kabul ettiği miktar yönünden icra takibinin devamına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. www.kararara.com


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM


  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları