Foruma girişte hatalı şifre uyarısı ya da başkaca sorun yaşayan üyelerimiz bu bağlantıdan destek talebinde bulunabilirler.

RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK,BELGENİN DÜZENLENMESİNDE YALAN BEYA

Cevapla
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 23646
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK,BELGENİN DÜZENLENMESİNDE YALAN BEYA

Mesaj gönderen teoman »

T.C
YARGITAY
11.CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2011/3070
KARAR NO:2013/2147
KARAR TARİHİ:12.02.2013



TCK 204-206-43
RESMİ BELGENİN DÜZENLENMESİNDE YALAN BEYAN,RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK,ZİNCİRLEME




Sanık müdafiinin, “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;

Halasının oğlu Zekai Aydemir'in kimlik bilgilerini içeren, ancak kendi fotoğrafını yapıştırdığı “nüfus cüzdanı talep” belgesini muhtara onaylatıp, bununla Nüfus Müdürlüğünden üzerinde kendi fotoğrafı bulunan Zekai Aydemir adına düzenlenmiş, içerik itibariyle sahte nüfus cüzdanını alan sanığın, iki ayrı kurumda iki farklı sahte belge düzenleterek resmi belgede sahtecilik suçunu zincirleme biçimde işlediğinden hakkında TCK.nun 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.


Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı artırıcı ve azaltıcı bir sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştirilen husus dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkumiyet hükmünün istem gibi ONANMASINA,


2-)Sanık müdafiinin “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizine gelince;

5237 sayılı TCK.nun 206/1 maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçunun oluşabilmesi için, failin resmi belgeyi düzenleme yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunması gerektiği, somut olayda sanığın, sahte nüfus cüzdanıyla bir otele kayıt yaptırdığı, kamu görevlisine karşı yapılmış yalan beyan ve bunun üzerine düzenlenmiş her hangi bir resmi belgenin bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,

Yasaya aykırı,
sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
WWW.KARARARA.COM




YARGITAY 11. Ceza Dairesi
2013/10909 E.
2015/26388 K.

SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan

HÜKÜM : Mahkumiyet


1-"Memura yalan beyanda bulunmak" suçunun oluşabilmesi için, yazılı veya sözlü beyan üzerine düzenlenen resmi belgenin, konusunu tek başına başka bir belgeye, araştırmaya gerek kalmadan ispat edici güce sahip olması gerekir. Beyanı alan memur, doğruluğunu araştırıp, buna kanaat getirdikten sonra belgeyi düzenlemek durumunda ise, yani belge kişinin beyanı yanında memur tarafından yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda meydana getirilecek ise suç oluşmayacaktır. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, sanığın tek taraflı trafik kazası yaptığını ihbar etmesi üzerine olay yerine gelen kolluk görevlilerinin kazanın nasıl meydana geldiğini bizzat araştırma yükümlülüklerinin bulunması ve suça konu 21/01/2009 tarihli tutanağın da sanığın beyanına göre değil, yapılan bu araştırmaya istinaden tutulması karşısında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun unsurları oluşmadığından, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-Kabule göre de;

a-5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
b-Sanığın adli sicil kaydının duruşmada okunmadığı da göz önünde bulundurularak, ek savunma hakkı verilmeksizin hakkında TCK'nun 58. maddesinin uygulanması sureti ile savunma hakkının kısıtlanması,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13/05/2015 gününde oybirliği ile karar verildi.


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM
Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj