TÜZEL KİŞİLERE TEBLİĞ MEMURU MUHATABIN DÖNÜP DÖNMEYECEĞİNİ TESPİTE ZORUNLU DE • kararara.com


Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Yargıtay Kararları Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları TÜZEL KİŞİLERE TEBLİĞ MEMURU MUHATABIN DÖNÜP DÖNMEYECEĞİNİ TESPİTE ZORUNLU DE

TÜZEL KİŞİLERE TEBLİĞ MEMURU MUHATABIN DÖNÜP DÖNMEYECEĞİNİ TESPİTE ZORUNLU DE


teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 18504






T.C
YARGIDAT
..HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:
KARAR NO:
KARAR TARİHİ:09.03.2006
MAHKEMESİ : Gaziantep 1. İcra Mahkemesi
TARİHİ : 15/11/2005
NUMARASI : 2005/369520



ÖZET:Tüzel kişilere(limitet, A.Ş., Kooperatifler) 21. Maddeye göre yapılan tebligatlarda tebliğ memurunun muhatabın adreste bulunmama nedenini araştırma, adrese dönüp dönmeyeceğini tespit etme zorunluluğu yoktur.

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :

Tebliğ tarihinin düzeltilmesi isteminde bulunan S.S. Y.Y. Yapı Koop. hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibi için adı geçenin Ticaret Sicilindeki adresine gönderilen örnek 163 no’lu ödeme emrinin 7201 Sayılı Kanunun 21. maddesine göre tebliğ edildiği görülmektedir. Borçlu vekili tarafından 21. maddeye göre yapılan tebligatın usulsüzlüğünden söz edilerek tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 22.07.2005 olarak düzeltilmesi isteminde bulunulduğu, borca itiraz nedenlerinin de sunulduğu ve mahkemece bu istemin ve itirazın 7201 Sayılı Kanunun 32. maddesi de gözetilerek kabul edildiği anlaşılmıştır.

Hükmi şahıslar adına ve adı geçenin Ticaret Sicilinde yazılı adreslerini gönderilen tebligatların 7201 Sayılı Kanunun 21. maddesine göre yapılmış olması halinde tebliğ memurunun tüzüğün 28. maddesindeki koşulları araştırması gerekli değildir. Zira, muhatabın adreste bulunmaması halinde, bunun nedeninin araştırılması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp-dönmeyeceğinin tespit edilmesi gerçek kişiler yönünden zorunlu olup, hükmi şahısların sıfatı ve niteliği itibariyle böyle bir araştırmanın yapılmamış olması tebligatın usulsüzlüğü sunucunu doğurmaz. Dairemizin yeniden oluşan ve süreklilik arz eden içtihadı bu yöndedir. O halde, şikayet ve buna bağlı olarak itirazın reddi gerekirken kabulü isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 09.03.2006 gününde oy birliğiyle karar verildi.


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM


  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları