AVUKAT TARAFINDAN TAKİP EDİLEN DOSYALARDA TARAFLARIN GİZLİ SULH OLMALARI HALİ • kararara.com


Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Yargıtay Kararları Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları AVUKAT TARAFINDAN TAKİP EDİLEN DOSYALARDA TARAFLARIN GİZLİ SULH OLMALARI HALİ

AVUKAT TARAFINDAN TAKİP EDİLEN DOSYALARDA TARAFLARIN GİZLİ SULH OLMALARI HALİ


Güntülü Kullanıcı avatarı
Moderatör

Mesajlar: 1956






T.C.
YARGITAY
13. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2015/33440
KARAR NO: 2018/1146
KARAR TARİHİ: 1.2.2018

>AVUKAT TARAFINDAN TAKİP EDİLEN DOSYALARDA TARAFLARIN GİZLİ SULH OLMALARI HALİNDE AVUKATIN ÜCRETİNİN HANGİ MEBLAĞ ÜZERİNDEN HESAPLANACAĞI.

>1.) sulh olunan miktar belli değilse; mahkemece, gerçek sulh olunan miktar araştırılarak bulunacak miktar, sulh olunan miktar tespit edilemezse vekil ile vekil eden arasında varsa yazılı sözleşme hükümleri gereğince, sözleşme yok ise Avukatlık Kanunu'nun 164/4. maddesi gereğince harcı ödenen dava değeri üzerinden vekalet ücreti hesaplanmalıdır.

>2.) davanın sulh ile sonuçlanması halinde her iki taraf avukatlık ücretinin ödenmesinden müteselsilen sorumludur. Bu durumda, davacı avukat hem akdi hem karşı yan vekalet ücretinin tamamına hak kazanır. (Av.K.165)

>3.) gerçek sulh olunan miktarı ispat etme külfeti davacı avukatta olup, Avukatlık Kanunun 165. maddesi gereği sulh halinde sulh olan taraflar akdi ve karşıyan ücretinden müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.

>4.) davacı avukata sulh olunan miktara yönelik delili olmaması halinde Avukatlık Kanunu 164. ve 165. maddeleri göz önüne alınarak harçlandırılmış dava değeri üzerinden tarafların müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu da gözetilip hasıl olacak sonuca göre akdi ve karşıyan ücretinin belirlenmesi gerektiği.



Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, avukat olduğunu, davalı hastane hariç her bir davalı ile ayrı ayrı sözlü avukatlık ücret sözleşmesi yaptığını, hükmedilen ücret üzerinden % 20 avukatlık ücreti ödenmesi konusunda mutabık kaldıklarını, bunun üzerine herbir davalı için ayrı ayrı dava açtığını, davalar tahkikat aşamasında iken tarafların sulh olduğunu, sulh sebebiyle akdi ve karşıyan ücretlerinin ödenmediğini, Avukatlık Kanunu 165.maddesi gereği davalıların her birinin kendi dosyaları ile sınırlı kalmak üzere müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek ... 6.İş Mahkemesi'nin 2012/ 1011 Esas sayılı dosyasından şimdilik 2.000,00 TL avukatlık ücret alacağının temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalı ....'den müştereken ve müteselsilen, ... 2.İş Mahkemesi'nin 2012/ 853 Esas sayılı dosyasından şimdilik 2.000,00 TL avukatlık ücret alacağının temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... den müştereken ve müteselsilen, ... 1.İş Mahkemesine ait 2012/ 555 Esas sayılı dosyasından şimdilik 2.000,00 TL avukatlık ücret alacağının temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... den müştereken ve müteselsilen, ... 3.iş Mahkemesine ait 2012/ 615 Esas sayılı dosyası ve ... 9.İş Mahkemesi'nin 2012/ 1100 Esas sayılı dosyasından şimdilik 2.000,00 TL avukatlık ücret alacağının temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ....'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile ... dosyası yönünden 1.509,81 TL, ... dosyası yönünden 2.620,00 TL, ... Özel Sağlık A.Ş yönünden ise 4.183,85 TL.'ye yükselterek toplam 8.313,66 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, sulh olmadıklarını, davayı kaybedeceklerini anlayınca feragat ettiklerini, ücret konusunda anlaşmalarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bir kısım davalılar yönünden davanın reddine, bir kısım davalılar yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş; huküm, davalılar ..., ..., .... ve davacı tarafından katılma yolu ile temyiz edilmiştir.


1-)Mahkeme kararının 1 numaralı hükmü yönünden davacının katılma yolu ile temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;

Davacı, davalıların kendisini aradan çıkararak sulh oldukları iddiası ile akdi ve karşıyan ücretinin müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, mahkemece, davalı ...'in çalıştığı hastaneden istifa ederek ayrıldığı, istifa eden kişinin kıdem ihbar gibi işçilik ücretlerine hak kazanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, verilen karar süresi içerisinde davacı yanca temyiz edilmemiştir. Davacı, temyiz isteminde bulunan davalılar ..., ..., ....'nin yaptığı temyiz istemine katılarak kendisi de temyiz isteminde bulunmuştur. Oysaki eldeki dava tek bir dava olsad a herbir hüküm ayrı ayrı davalar ile ilgilidir ve taraflar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusudur. ... 1.İş Mahkemesi'nin 2012/555 E. sayılı dosyasının tarafları ... ve .... dir. Bu davalılar mahkemece verilen kararı temyiz etmemiştir. Taraflardan hiçbiri hükmü temyiz etmediğinden davacının da hükmü katılma yolu ile temyiz etme hakkı yoktur. O nedenle, davalının bu hüküm yönünden yaptığı temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.


2-)Mahkeme kararının 2 numaralı hükmü yönünden ... ve davacının katılma yolu ile temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Davacı, davalı ve dava dışı müvekkili Murat Arabacının sulh olduklarını, müvekkilinin sulh olayını kabul ederek kendisine ödeme sözü verdiğini, bu sebeple onun hakkında dava açmadığını ancak, sulh sebebiyle karşı yan vekalet ücretinden davalının da müşterek sorumluluğu bulunduğu iddiası ile eldeki davayı açmış, mahkemece, müvekkilinden ücret istenmediğinden karşıyandan da istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar, verilen bu kararı davalı ... ... 6.İş Mahkemesi'nin 2011/1011 E.sayılı dosyası yönünden dava olmadığı halde varmış gibi hüküm kurulmuş olması sebebiyle temyiz etmiş ise de; dava red ile sonuçlandığından davalının bu kararı temyiz etmekte hukuki yararı yoktur. Kaldı ki, davacı dava dilekçesi ile bu dosya yönünden de avukatlık ücreti talebinde bulunmuştur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan HMUK'un 2494 Sayılı yasa ile değişik 433. maddesi gereği temyiz etmeyen tarafa temyiz olunan karara karşı temyiz isteminin tebliğinden itibaren 10 günlük süre içerisinde katılma yolu ile temyiz hakkı tanınmıştır. Ne var ki, bu temyiz hakkı asıl temyiz hakkı ile sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Davalının hükmü temyiz etmekte hukuki yararı olmadığına göre, bu hakka sıkı sıkıya bağlı olan davacının da hükmü katılma yolu ile temyiz etme hakkı yoktur. O nedenle, tarafların bu hüküm yönünden yaptığı temyiz taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

3-)Mahkeme kararının 3 numaralı hükmü yönünden .... ve ... ile davacının katılma yolu ile temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;

Davacı, davalıların kendisini aradan çıkararak sulh oldukları iddiası ile akdi ve karşıyan vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, mahkemece, tarafların sulh olduğu kabul edilerek sulh olunan muhtemel miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalılarca temyiz edilen miktar ... yönünden 1.509,81 TL, şirket yönünden ise 1.783,85 TL olup, karar tarihi itibariyle temyiz edilebilme sınırı olan 2.080,00 TL.yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 Sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2.fıkrası gereğince davalıların temyiz hakkı bulunmamaktadır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan HMUK'un 2494 Sayılı yasa ile değişik 433. maddesi gereği tanınan ek temyiz hakkı asıl temyiz hakkı ile sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğuna göre, davacının da hükmü katılma yolu ile temyiz etme hakkı yoktur. O nedenle, tarafların bu hüküm yönünden yaptığı temyiz taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

4-)Mahkeme kararının 4 numaralı hükmü yönünden ... ve ... ile davacının katılma yolu ile temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;


a-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar ve davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.


b-)Dava, sulh sebebiyle taraflar arasındaki vekalet ilişkisine dayalı avukatlık ücret alacağına ilişkindir. Tarafların gizli sulh olduğu mahkemenin de kabulündedir. Dosyada çözülmesi gereken ihtilaf davacı avukat tarafından takip edilen dosyalarda tarafların sulh olmaları halinde avukatın vekalet ücretinin hangi meblağ üzerinden hesaplanacağı noktasındadır. Dairemizin uygulamalarına göre, sulh olunan miktar belli değilse; mahkemece, gerçek sulh olunan miktar araştırılarak bulunacak miktar, sulh olunan miktar tespit edilemezse vekil ile vekil eden arasında varsa yazılı sözleşme hükümleri gereğince, sözleşme yok ise Avukatlık Kanunu'nun 164/4. maddesi gereğince harcı ödenen dava değeri üzerinden vekalet ücreti hesaplanmalıdır. Ayrıca, Avukatlık Kanunu'nun 165 maddesi gereğince davanın sulh ile sonuçlanması halinde her iki taraf avukatlık ücretinin ödenmesinden müteselsilen sorumludur. Bu durumda, davacı avukat hem akdi hem karşı yan vekalet ücretinin tamamına hak kazanır. Her ne kadar, mahkemece sulh olunan miktarı ispat külfetinin davalılarda olduğu ve sulh olunan miktarın ispat edilemediği kabul edilerek muhtemel sulh miktarı belirlenerek tarafların ayrı ayrı sorumlu olduğu miktar belirlenip davanın kabulüne karar verilmiş ise de; gerçek sulh olunan miktarı ispat etme külfeti davacı avukatta olup, Avukatlık Kanunun 165. maddesi gereği sulh halinde sulh olan taraflar akdi ve karşıyan ücretinden müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Bu durumda, mahkemece, yapılması gereken iş, davacı avukata sulh olunan miktara dair varsa delillerini sunmak için süre verilmeli, buna yönelik delili olmaması halinde Avukatlık Kanunu 164. ve 165. maddeleri göz önüne alınarak harçlandırılmış dava değeri üzerinden tarafların müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu da gözetilip hasıl olacak sonuca göre akdi ve karşıyan ücretinin belirlenmesi gerekirken, muhtemel hesaba göre ve ayrı ayrı sorumluluk belirlenmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ : Yukarıda 1,2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalılar Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş, ...'ın temyiz istemleri ile davacının katılma yolu ile temyiz isteminin REDDİNE, 4.a bendinde açıklanan sebeplerle ..., ... ve davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 4.b bendinde açıklanan sebeplerle hükmün ..., ... ve davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istenmesi halinde davacıya, 150,00 TL harcın davalı ... Sağ. Hizm. A.Ş.'ye, 150,00 TL harcın davalı ... Kaçankulp'a, 27,70 TL harcın davalı ...'e iadesine, HUMK'nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 01/02/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


www.kararara.com


  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları