NAFAKA, ÇOCUKLARIN NAFAKA BORÇLUSU YANINDA BULUNDUĞU SÜRECE NAFAKADAN SORUMLULUĞ • kararara.com


Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Yargıtay Kararları Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları NAFAKA, ÇOCUKLARIN NAFAKA BORÇLUSU YANINDA BULUNDUĞU SÜRECE NAFAKADAN SORUMLULUĞ

NAFAKA, ÇOCUKLARIN NAFAKA BORÇLUSU YANINDA BULUNDUĞU SÜRECE NAFAKADAN SORUMLULUĞ


teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 18684






T.C.
YARGITAY
8. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2015/15599
KARAR NO: 2018/332
KARAR TARİHİ: 15.1.2018

>>BORÇLUNUN MÜŞTEREK ÇOCUKLARIN KENDİ YANINDA KALDIĞI İDDİASINI İSPATI--LEHİNE NAFAKAYA HÜKMEDİLEN ÇOCUKLAR YÖNÜNDEN BORÇLUNUN NAFAKA ÖDEMEKLE SORUMLU TUTULABİLMESİ İÇİN ÇOCUĞUN ALACAKLI YANINDA BULUNMASI GEREĞİ


2004/m.16

ÖZET : Borçlu vekili, müvekkili aleyhine nafaka alacağı ilamına dayalı ilamlı takip başlatıldığını, ancak nafakaların düzenli olarak ödendiğini, Haziran 2013 yılından itibaren müşterek çocukların müvekkilinde kaldığını belirterek faizi ile birlikte talep edilen 6.000,00 TL iştirak nafakası yönünden takibin iptaline karar verilmesini istemiştir. Lehine nafakaya hükmedilen çocuklar yönünden borçlunun nafaka ödemekle sorumlu tutulabilmesi için çocuğun alacaklı yanında bulunması gerekir. Borçlu bunun aksini ileri sürerek, müşterek çocukların Haziran 2013 yılından itibaren kendi yanında kaldığını iddia etmekte olup, bu iddiası her türlü delille ispatlanabilir. Borçlu tarafça tanık deliline dayanılmıştır. Buna göre, Mahkemece, müşterek çocukların Haziran 2013 tarihinden itibaren baba yanında kaldığına dair borçlu tanıkları dinlenilmeden karar verilmesi isabetsizdir.

DAVA : Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Borçlu vekili, müvekkili aleyhine nafaka alacağı ilamına dayalı ilamlı takip başlatıldığını, ancak nafakaların düzenli olarak ödendiğini, Haziran 2013 yılından itibaren müşterek çocukların müvekkilinde kaldığını belirterek faizi ile birlikte talep edilen 6.000,00 TL iştirak nafakası yönünden takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece velayetin değiştirilmesi kararının 01.10.2014 tarihinde kesinleştiği, velayetin değiştirilmesine dair mahkeme kararında iştirak nafakasının kaldırılmasına yönelik bir talep ve hüküm bulunmadığından nafakanın 01/10/2014 tarihine kadar sürdüğü, takipte talep edilen alacağın bu tarihten öncesine ait olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiş olup hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.

Yargıtay'ın süreklilik kazanan içtihatlarında; lehine nafakaya hükmedilen çocuk yönünden borçlunun nafaka ödemekle sorumlu tutulabilmesi için çocuğun alacaklı yanında bulunmasının gerektiği, borçlunun çocuğun kendisi yanında kaldığı iddiasında bulunması halinde, bu iddianın tanık dahil her türlü delille ispat edilebileceği kuralı benimsenmiştir.

Somut olayda, takip dayanağı ... 2. Aile Mahkemesi'nin 20.01.2012 tarih 2012/25 Esas 2012/22 Karar sayılı ilamı ile müşterek iki çocuk için kararın kesinleşmesini müteakip 250,00 şer TL iştirak nafakasına hükmedilmiş olup karar 27.02.2012 tarihinde kesinleşmiştir. Alacaklı vekilince ... 4. İcra Dairesi'nin 2014/10726 Esas sayılı takip dosyasında 22.08.2014 tarihli takip talepnamesi ile 27.08.2013 - 27.07.2014 tarih aralığındaki iştirak ve yoksulluk nafakası alacakları talep edilmiştir. ... 1. Aile Mahkemesi'nin 03.06.2014 tarih 2014/31 Esas 2014/294 Karar sayılı ilamı ile müşterek çocukların velayeti babaya verilmiş ve karar 01.10.2014 tarihinde kesinleşmiştir. Lehine nafakaya hükmedilen çocuklar yönünden borçlunun nafaka ödemekle sorumlu tutulabilmesi için çocuğun alacaklı yanında bulunması gerekir. Borçlu bunun aksini ileri sürerek, müşterek çocukların Haziran 2013 yılından itibaren kendi yanında kaldığını iddia etmekte olup, bu iddiası her türlü delille ispatlanabilir. Borçlu tarafça tanık deliline dayanılmıştır. Buna göre, Mahkemece, müşterek çocukların Haziran 2013 tarihinden itibaren baba yanında kaldığına dair borçlu tanıkları dinlenilmeden karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle Mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle ÎİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 15.01.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM


  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları