KOVUŞTURMA EVRESİ,DURUŞMA VE HÜKÜM

Suç ve Cezalar, Hapis, Adli Para Cezası, Adli Kontrol, Tutuklama, Arama, Elkoyma, Denetimli Serbestlik, Ceza Muhakemesi, İnfaz, Tekerrür, İçtima, Koşullu Salıverilme, Sabıka Kaydı...

KOVUŞTURMA EVRESİ,DURUŞMA VE HÜKÜM

Mesajgönderen teoman » 02 Eki 2012, 23:12

...................................................KOVUŞTURMA EVRESİ, DURUŞMA VE HÜKÜM...............................................................

:arrow: Kamu davası ne zaman açılmış sayılır ve kovuşturma evresi ne zaman başlamış sayılır?

CMK m. 175/f.1 - İddianamenin kabulüyle, kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar.
İddianamenin kabulünden sonra mahkemenin ne yapması gerekir?
CMK m. 175/f.2- Mahkeme, iddianamenin kabulünden sonra duruşma gününü belirler ve duruşmada
hazır bulunması gereken kişileri çağırır.
Madde 176 - (1) İddianame, çağrı kâğıdı ile birlikte sanığa tebliğ olunur.
(2) Tutuklu olmayan sanığa tebliğ olunacak çağrı kâğıdına mazereti olmaksızın gelmediğinde zorla
getirileceği yazılır.
(3) Tutuklu sanığın çağrılması duruşma gününün tebliği suretiyle yapılır. Sanıktan duruşmada
kendisini savunmak için bir istemde bulunup bulunmayacağı ve bulunacaksa neden ibaret olduğunu
bildirmesi istenir; müdafii de sanıkla birlikte davet olunur. Bu işlem, tutuklunun bulunduğu ceza infaz
kurumunda cezaevi kâtibi veya bu işle görevlendirilen personel yanına getirilerek tutanak tutulmak
suretiyle yapılır.
(4) Yukarıdaki fıkralar gereğince, çağrı kâğıdının tebliğiyle duruşma günü arasında en az bir hafta süre
bulunması gerekir.
NOT: Çağrı kâğıdının tebliğiyle duruşma günü arasında en az bir hafta süre bulunması gerektiği
yönündeki süre “koruyucu süre” olarak nitelenir. Amaç, sanığın kendisini savunması için en az bir
hafta tanımaktır. Bu süreye uyulmamış olması savunma hakkının ihlalidir.1

:arrow: Sanık, delil toplanmasını isteyebilir mi?

CMK m.177 - (1) Sanık, tanık veya bilirkişinin davetini veya savunma delillerinin toplanmasını
istediğinde, bunların ilişkin olduğu olayları göstermek suretiyle bu husustaki dilekçesini duruşma
gününden en az beş gün önce mahkeme başkanına veya hâkime verir.

CMK m 178 - (1) Mahkeme başkanı veya hâkim, sanığın veya katılanın gösterdiği tanık veya uzman
kişinin çağrılması hakkındaki dilekçeyi reddettiğinde, sanık veya katılan o kişileri mahkemeye
getirebilir. Bu kişiler duruşmada dinlenir.

CMK m. 179 - (1) Sanık, doğrudan doğruya davet ettireceği veya duruşma sırasında getireceği bilirkişi
ve tanıkların ad ve adreslerini Cumhuriyet savcısına makul süre içinde bildirir.
(2) Cumhuriyet savcısı da, iddianamede gösterilen veya sanığın istemi üzerine davet edilen tanık ve
bilirkişiler dışında gerek mahkeme başkanı veya hâkim kararıyla, gerek kendiliğinden başka kimseleri
davet ettirecek ise bunların ad ve adreslerini sanığa yine makul süre içinde bildirir.

:arrow: Tanık ve bilirkişinin naiple veya istinabe yoluyla dinlenmeleri mümkün müdür?

EVET MÜMKÜNDÜR

CMK m. 180 - (1) Hastalık veya malûllük veya giderilmesi olanağı bulunmayan başka bir nedenle bir
tanık veya bilirkişinin uzun ve önceden bilinmeyen bir zaman için duruşmada hazır bulunmasının
olanaklı bulunmayacağı anlaşılırsa, mahkeme onun bir naiple veya istinabe yoluyla dinlenmesine karar
verebilir.
(2) Bu hüküm, konutlarının yetkili mahkemenin yargı çevresi dışında bulunmasından dolayı
getirilmesi zor olan tanık ve bilirkişinin dinlenmesinde de uygulanır.
(3) Davayı görmekte olan mahkeme, zorunluluk olmadıkça, büyükşehir belediye sınırları içerisinde
bulunan şikâyetçi, katılan, sanık, müdafi veya vekil, tanık ve bilirkişilerin istinabe yoluyla
dinlenmesine karar veremez.

1 AİHS m. 6- Adil yargılanma hakkı
Her sanık en azından aşağıdaki haklara sahiptir:
a) Kendisine yöneltilen suçlamanın niteliği ve nedeninden en kısa zamanda, anladığı bir dille ve
ayrıntılı olarak haberdar edilmek;
b) Savunmasını hazırlamak için gerekli zamana ve kolaylıklara sahip olmak.

(4) İstinabe olunan mahkeme, büyükşehir belediye sınırları içerisinde ise, ilgililer kendi yargı
çevresinde bulunmasa da büyükşehir belediye sınırları içerisinde yerine getirilmesi gereken istinabe
evrakını geri çevirmeksizin gereğini yapar.
(5) Yukarıdaki fıkralar içeriğine göre tanık veya bilirkişinin aynı anda görüntülü ve sesli iletişim
tekniğinin kullanılması suretiyle dinlenebilmeleri olanağının varlığı hâlinde bu yöntem uygulanarak
ifade alınır. Buna olanak verecek teknik donanımın kurulmasına ve kullanılmasına ilişkin esas ve
usuller yönetmelikte gösterilir.

Duruşmanın özellikleri nelerdir?

Kural olarak duruşmalar sözlüdür. Duruşmalar herkese açıktır. Duruşmaların yüze karşılığı esastır.
Duruşmaların doğrudan doğruyalığı esastır. Duruşmaların sürekliliği esastır
Anayasa m. 141. – Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır. Duruşmaların bir kısmının veya
tamamının kapalı yapılmasına ancak genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı
hallerde karar verilebilir.
Küçüklerin yargılanması hakkında kanunla özel hükümler konulur.
Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.
Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.

CMK m. 182 - Duruşma herkese açıktır.
Duruşmada ses ve görüntü alıcı aletlerin kullanılması mümkün müdür?

HAYIR

CMK m. 183 – İstinabe ve niyabet hükümleri saklı kalmak üzere, adliye binası içerisinde ve duruşma
başladıktan sonra duruşma salonunda her türlü sesli veya görüntülü kayıt veya nakil olanağı sağlayan
aletler kullanılamaz. Bu hüküm, adliye binası içerisinde ve dışındaki diğer adlî işlemlerin icrasında da
uygulanır

:arrow: Açık yapılması gereken bir duruşma kapalı yapılabilir mi?
EVET

CMK m. 182/f..2- Genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde,
duruşmanın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına mahkemece karar verilebilir.2
(3) Duruşmanın kapalı yapılması konusundaki gerekçeli karar ile hüküm açık duruşmada açıklanır.

NOT: Bu durumda duruşmanın kapalı yapılması zorunlu değildir.
CMK m. 184 - Açıklığın kaldırılması istemine ilişkin olarak yapılacak duruşma, istem üzerine veya
mahkemece uygun görülürse kapalı yapılır.
Madde 186 - (1) Açıklığın kaldırılması kararı, nedenleriyle birlikte tutanağa geçirilir.

Mahkeme açık duruşmanın içeriğinin kısmen veya tamamen yayımlanmasını yasaklayabilir mi?

EVET

CMK m.187/f. 3- Açık duruşmanın içeriği, millî güvenliğe veya genel ahlâka veya kişilerin saygınlık,
onur ve haklarına dokunacak veya suç işlemeye kışkırtacak nitelikte ise; mahkeme, bunları önlemek
amacı ile ve gerektiği ölçüde duruşmanın içeriğinin kısmen veya tamamen yayımlanmasını yasaklar ve
kararını açık duruşmada açıklar.

:arrow: Duruşmanın zorunlu olarak kapalı yapıldığı haller var mıdır?

2 AİHS m. 6- Adil yargılanma hakkı
Herkes, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezai alanda kendisine yöneltilen
suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme
tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek
hakkına sahiptir. Hüküm açık oturumda verilir; ancak, demokratik bir toplumda genel ahlak, kamu
düzeni ve ulusal güvenlik yararına, küçüklerin korunması veya davaya taraf olanların özel hayatlarının
gizliliği gerektirdiğinde veya davanın açık oturumda görülmesinin adaletin selametine zarar
verebileceği bazı özel durumlarda, mahkemenin zorunlu göreceği ölçüde, duruşmalar dava süresince
tamamen veya kısmen basına ve dinleyicilere kapalı olarak sürdürülebilir.

3 Sanık çocuk ise duruşmaların mutlaka kapalı yapılması gerekir. Buna “zorunlu kapalılık” denir

CMK m.185- Sanık, onsekiz yaşını doldurmamış ise duruşma kapalı yapılır; hüküm de kapalı
duruşmada açıklanır.

Mahkeme bazı kişilerin kapalı duruşmada bulunabilmelerine izin verebilir mi?
EVET


CMK m. 187- (1) Kapalı duruşmada mahkeme, bazı kişilerin hazır bulunmasına izin verebilir. Bu
hâlde adı geçenler, duruşmanın kapalı olmasını gerektiren hususları açıklamamaları bakımından
uyarılırlar ve bu husus tutanağa yazılır.
(2) Kapalı duruşmanın içeriği hiçbir iletişim aracıyla yayımlanamaz.


:arrow: Duruşmada mutlaka hazır bulunması gereken kişiler kimlerdir?

CMK m.188 - (1) Duruşmada, hükme katılacak hâkimler ve Cumhuriyet savcısı ile zabıt kâtibinin ve
Kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hâllerde müdafiin hazır bulunması şarttır.
(2) Sulh ceza mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmaz.
(3) Bir oturumda bitmeyecek davada, herhangi bir nedenle bulunamayacak üyenin yerine geçmek ve
oya katılmak üzere yedek üye bulundurulabilir.

:arrow: Birden çok cumhuriyet savcısı ve avukatın duruşmaya katılabilir mi?

EVET


CMK m. 189- Birden çok Cumhuriyet savcısı ve birden çok avukat aynı zamanda duruşmaya
katılabilecekleri gibi aralarında işbölümü de yapabilirler.


Duruşmanın bir oturumda bitirilememesi halinde duruşmaya ara verilebilir mi?
EVET

CMK m. 190- Duruşmaya, ara verilmeksizin devam edilerek hüküm verilir. Ancak, zorunlu hâllerde
davanın makul sürede sonuçlandırılmasını olanaklı kılacak surette duruşmaya ara verilebilir.
(2) 176. maddede belirlenen süreye uyulmamış ise duruşmaya ara verilmesini istemeye hakkı olduğu
sanığa hatırlatılır.
***
:arrow: Sanığın duruşmada mutlaka hazır bulunması gerekir mi?

Kural olarak “sanığın yokluğunda duruşma yapılmaz..

CMK m. 193 - (1) Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında
duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir.
“Sanığın yokluğunda duruşma yapılamaz kuralının istisnaları” şunlardır:
*CMK m. 193/f.2- Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi
gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.
*CMK m. 194/f.2- Sanık savuşur veya ara vermeyi izleyen oturuma gelmezse, önceden sorguya
çekilmiş ve artık hazır bulunmasına mahkemece gerek görülmezse, dava yokluğunda bitirilebilir.
3 Bu durumda eğer bir tutuklu sanık varsa tutukluluğun incelenmesi amacıyla duruşmaya en çok 30
gün süreyle ara verilebilir.
CMK m. 108 - (1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutukevinde bulunduğu süre içinde ve en geç
otuzar günlük süreler itibarıyla tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda,
Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından 100 üncü Madde hükümleri göz
önünde bulundurularak karar verilir.
(2) Tutukluluk durumunun incelenmesi, yukarıdaki fıkrada öngörülen süre içinde şüpheli tarafından da
istenebilir.
(3) Hâkim veya mahkeme, tutukevinde bulunan sanığın tutukluluk hâlinin devamının gerekip
gerekmeyeceğine her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında ya da birinci fıkrada
öngörülen süre içinde de re'sen karar verir.
4
*CMK m. 195Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık
gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de
duruşmanın yapılacağı yazılır.

*CMK m. - 196/f..1- Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili
kılındığı hâllerde müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir.

*CMK m. 196/f. 2- Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak
üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir. Sorgu için belirlenen gün, Cumhuriyet savcısı ile sanık ve
müdafiine bildirilir. Cumhuriyet savcısı ile müdafiin sorgu sırasında hazır bulunması zorunlu değildir.
Sorgusundan önce sanığa, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur.

*CMK m. 196/f.6- Yurt dışında bulunan sanığın, belirlenen duruşma tarihinde hazır bulunmasının
zorluğu halinde, bu tarihten önce duruşma açılarak veya istinabe suretiyle sorgusu yapılabilir.

*CMK m. 200- Sanığın yüzüne karşı suç ortaklarından birinin veya bir tanığın gerçeği
söylemeyeceğinden endişe edilirse, mahkeme, sorgu ve dinleme sırasında o sanığın mahkeme
salonundan çıkarılmasına karar verebilir.
Sanık tekrar getirildiğinde, tutanaklar okunur ve gerektiğinde içeriği anlatılır.

NOT: CMK m. 197- Sanık hazır bulunmasa da müdafii bütün oturumlarda hazır bulunmak yetkisine
sahiptir.

NOT: CMK m. 198- Duruşma, sanık hazır bulunmaksızın yapılırsa, mahkemenin karar ve işlemlerinin
kendisine tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde, sürenin geçmesinden doğan sonuçları gidermek
için sanık, kanunî nedenlere dayanarak, mahkemenin o karar ve işlemleri hakkında eski hâle getirme
isteminde bulunabilir.
(2) Ancak, sanık kendi istemi üzerine duruşmadan bağışık tutulmuş veya müdafii aracılığıyla temsil
edilmek yetkisini kullanmış olursa artık eski hâle getirme isteminde bulunamaz.

:arrow: Duruşmada sanıklara, tanıklara doğrudan soru yöneltmek mümkün müdür?

EVET

CMK m. 201 - (1) Cumhuriyet savcısı, müdafi veya vekil sıfatıyla duruşmaya katılan avukat; sanığa,
katılana, tanıklara, bilirkişilere ve duruşmaya çağrılmış diğer kişilere, duruşma disiplinine uygun
olarak doğrudan soru yöneltebilirler. Sanık ve katılan da mahkeme başkanı veya hâkim aracılığı ile
soru yöneltebilir. Yöneltilen soruya itiraz edildiğinde sorunun yöneltilmesinin gerekip gerekmediğine,
mahkeme başkanı karar verir. Gerektiğinde ilgililer yeniden soru sorabilir.
(2) Heyet halinde görev yapan mahkemelerde, heyeti oluşturan hâkimler, birinci fıkrada belirtilen
kişilere soru sorabilir.
NOT: Doğrudan soru yöneltme ile çapraz sorgu esasen birbirinden farklı kurumlardır. Çapraz sorgu
(cross examination) Anglo-Sakson hukuk sistemine ait bir kurum olup Türk ceza muhakemesi
hukukundaki doğrudan soru sorma ile aynı anlamı ifade etmez.

:arrow: Sanık, mağdur veya tanık tercümandan yararlanabilir mi?

CMK m. 202 - (1) Sanık veya mağdur, meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmiyorsa; mahkeme
tarafından atanan tercüman aracılığıyla duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar
tercüme edilir.
(2) Engelli olan sanığa veya mağdura, duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar,
anlayabilecekleri biçimde anlatılır.
(3) Bu Madde hükümleri, soruşturma evresinde dinlenen şüpheli, mağdur veya tanıklar hakkında da
uygulanır. Bu evrede tercüman, hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından atanır.
4 AİHS m. 6/f. 3. d “İddia tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek, savunma tanıklarının da iddia
tanıklarıyla aynı koşullar altında çağırılmasının ve dinlenmesinin sağlanmasını istemek”
5 AİHS m. 6/f.3. e “Duruşmada kullanılan dili anlama dışı veya konuşma dışı takdirde bir tercümanın
yardımından para ödemeksizin yararlanmak”.

:arrow: Duruşmanın düzen ve disiplinini kim sağlar?

CMK m. 203 - (1) Duruşmanın düzeni, mahkeme başkanı veya hâkim tarafından sağlanır.
(2) Mahkeme başkanı veya hâkim, duruşmanın düzenini bozan kişinin, savunma hakkının
kullanılmasını engellememek koşuluyla salondan çıkarılmasını emreder.
(3) Kişi dışarı çıkarılması sırasında direnç gösterir veya karışıklıklara neden olursa yakalanır ve hâkim
veya mahkeme tarafından, avukatlar hariç, verilecek bir kararla derhâl dört güne kadar disiplin hapsine
konulabilir. Ancak çocuklar hakkında disiplin hapsi uygulanmaz.

:arrow: Sanığın duruşma salonundan dışarı çıkarılması mümkün müdür?

CMK m. 204 - Davranışları nedeniyle, hazır bulunmasının duruşmanın düzenli olarak yürütülmesini
tehlikeye sokacağı anlaşıldığında sanık, duruşma salonundan çıkarılır.6 Mahkeme, sanığın duruşmada
hazır bulunmasını dosyanın durumuna göre savunması bakımından zorunlu görmezse, oturumu
yokluğunda sürdürür ve bitirir. Ancak, sanığın müdafii yoksa mahkeme barodan bir müdafi
görevlendirilmesini ister. Oturuma yeniden alınmasına karar verilen sanığa, yokluğunda yapılan
işlemler açıklanır.


DELİLLERİN ORTAYA KONULMASI VE TARTIŞILMASI

CMK m. 206 - (1) Sanığın sorguya çekilmesinden sonra delillerin ortaya konulmasına başlanır. Ancak,
sanığın tebligata rağmen mazeretsiz olarak gelmemesi sebebiyle sorgusunun yapılamamış olması,
delillerin ortaya konulmasına engel olmaz. Ortaya konulan deliller, sonradan gelen sanığa bildirilir.
Ortaya konulmak istenen (ileri sürülen) bir delil ne zaman reddedilebilir?
CMK m. 206/f.2- Ortaya konulması istenilen bir delil aşağıda yazılı hâllerde reddolunur:
a) Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse.
b) Delil ile ispat edilmek istenilen olayın karara etkisi yoksa.
c) İstem, sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa.

Cumhuriyet savcısı ile sanık veya müdafii birlikte rıza gösterirlerse, tanığın dinlenmesinden veya
başka herhangi bir delilin ortaya konulmasından vazgeçilebilir.
Delillerin bildirilmesi için Kanunda bir süre öngörülmüş müdür? Delil ve olayın geç bildirilmesi,
delillerin reddedilme nedeni olabilir mi?

HAYIR

CMK m. 207 - Delilin ortaya konulması istemi, bunun veya ispat edilmek istenen olayın geç
bildirilmiş olması nedeniyle reddedilemez.
Ceza muhakemesi hukukunda amaç (maddi) gerçeğin saptanmasıdır. Bu nedenle ceza muhakemesi
hukukunda deliller önemli bir yer tutmaktadır. Ceza muhakemesi hukukunda iddia, savunma ve
yargılama makamlarından oluşan ceza muhakemesi süjeleri işbirliği halinde maddi gerçeğin
saptanması ve kolektif hükme varılmasını amaçlarlar. Bu nedenle ceza muhakemesi hukukunda
davacının (şikayetçinin) iddiasını ispatlama yükümlülüğü yoktur. Cumhuriyet savcısı da sanığın lehine
ve aleyhine olan bütün delilleri toplamaktadır. Amaç maddi gerçeği saptamak olduğu için her aşamada
deliller sunulabilir ve ortaya çıkan yeni deliller duruşmanın her aşamasında ileri sürülebilir. O halde
hüküm kesinleşip dava sonuçlanıncaya kadar delil ileri sürmek mümkündür.

:arrow: Duruşmada okunması zorunlu belge ve tutanaklar nelerdir?

CMK m. 209 - Naip veya istinabe yoluyla sorgusu yapılan sanığa ait sorgu tutanakları, naip veya
istinabe yoluyla dinlenen tanığın ifade tutanakları ile muayene ve keşif tutanakları gibi delil olarak
kullanılacak belgeler ve diğer yazılar, adlî sicil özetleri ve sanığın kişisel ve ekonomik durumuna
ilişkin bilgilerin yer aldığı belgeler, duruşmada okunur.
6 CMK m. 205/f. 1 -Bir kimse, duruşma sırasında bir suç işlerse, mahkeme olayı tespit eder ve bu
hususta düzenleyeceği tutanağı yetkili makama gönderir; gerek görürse failin tutuklanmasına da karar
verebilir.

Sanığa veya mağdura ait kişisel verilerin yer aldığı belgelerin, açıkça istemeleri halinde, kapalı
oturumda okunmasına mahkemece karar verilebilir.

:arrow: Duruşmada okunmayacak belgeler nelerdir?

CMK m. 210 - Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka
dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın
okunması dinleme yerine geçemez.
Tanıklıktan çekinebilecek olan kişi, duruşmada tanıklıktan çekindiğinde, önceki ifadesine ilişkin
tutanak okunamaz.
NOT: Bu hüküm, tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen soruşturma aşamasında tanıklık yapmış
olan fakat duruşmada tanıklıktan çekinme hakkı olan tanığın tanıklık beyanın artık duruşmada
okunamayacağı anlamına gelir.
***
Delillerin tartışılması
CMK m. 216 - Ortaya konulan delillerle ilgili tartışmada söz, sırasıyla katılana veya vekiline,
Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine veya kanunî temsilcisine verilir.
Cumhuriyet savcısı, katılan veya vekili, sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcisinin açıklamalarına;
sanık ve müdafii ya da kanunî temsilcisi de Cumhuriyet savcısının ve katılanın veya vekilinin
açıklamalarına cevap verebilir.
Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir.
NOT: Hükümden önce son sözün hazır bulunan sanığa verilmemiş olması bir “bozma” nedenidir.

Delilleri takdir yetkisi
CMK m. 217- Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere
dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir.
Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.

NOT: “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir.”
hükmü “delillerin doğrudan doğruyalığı” ve “delillerin müşterekliği” ilkesine işaret eder.
“Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” hükmü, “vicdani delil sistemine” işaret
eder.
“Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir” hükmü,
“hukuki delil sistemini” işaret eder.
Günümüzde “vicdani delil sistemi” geçerli olup delil serbestliğini ve delillerin serbestçe
değerlendirilmesini içerir. Ancak delil serbestisinin sınırları vardır. Buna göre deliller gerçekçi, yani
maddi gerçeğin bir parçasını oluşturmalı, beş duyu ile algılanabilmelidir. Deliller akla uygun
olmalıdır. Deliller olayı temsil edici nitelikte olmalı, söz konusu olayı kısmen veya tamamen
yansıtmalıdır. Deliller elde edilebilir olmalıdır. Deliller ispat bakımından önemli olmalıdır. Deliller
kanuna aykırı olmamalıdır yani deliller hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş olmalıdır. Delil
çeşitleri konusunda yapılan ayrıma göre deliller maddi ve şekli olabilir. Deliller yazılı (belge delili
gibi) olabileceği gibi tanık beyanı şeklinde de olabilir

:arrow: Duruşma tutanağında kimlerin imzası ve hangi unsurlar mutlaka bulunmalıdır?

CMK m. 219- Duruşma için tutanak tutulur. Tutanak, mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi
tarafından imzalanır. Duruşmada yapılan işlemlerin teknik araçlarla kayda alınması halinde, bu
kayıtlar vakit geçirilmeksizin yazılı tutanağa dönüştürülerek mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt
kâtibi tarafından imzalanır.
Mahkeme başkanının mazereti bulunursa tutanak, üyelerin en kıdemlisi tarafından imzalanır.
CMK m. 220- (1) Duruşma tutanağının başlığında;
a) Duruşmanın yapıldığı mahkemenin adı,
b) Oturum tarihleri,
c) Hâkimin, Cumhuriyet savcısının ve zabıt kâtibinin adı ve soyadı belirtilir.


:arrow: Duruşma tutanağında hangi unsurların bulunması gerekir?

CMK m. 221- Duruşma tutanağında;
a) Oturumlara katılan sanığın, müdafiin, katılanın, vekilinin, kanunî temsilcisinin, bilirkişinin,
tercümanın, teknik danışmanın adı ve soyadı,
b) Duruşmanın seyrini ve sonuçlarını yansıtan ve yargılama usulünün bütün temel kurallarına
uyulduğunu gösteren unsurlar,
c) Sanık açıklamaları,
d) Tanık ifadeleri,
e) Bilirkişi ve teknik danışman açıklamaları,
f) Okunan veya okunmasından vazgeçilen belge ve yazılar,
g) İstemler, reddi halinde gerekçesi,
h) Verilen kararlar,
i) Hüküm, yer alır.

:arrow: Duruşma tutanağının ispat gücü nedir?

CMK m. 222- Duruşmanın nasıl yapıldığı, kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yapılıp
yapılmadığı, ancak tutanakla ispat olunabilir. Tutanağa karşı yalnız sahtecilik iddiası yöneltilebilir.
****

:arrow: Hüküm çeşitleri nelerdir?

CMK m. 223- Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer
olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.

Beraat kararı ne zaman verilir?

a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması,
b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması,
c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması,
d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin
bulunması,
e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması, hallerinde verilir.



:arrow: Cezaya yer olmadığı hükmü ne zaman verilir?
(3) Sanık hakkında;
a) Yüklenen suçla bağlantılı olarak yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya sağır ve dilsizlik hali ya da
geçici nedenlerin bulunması,
b) Yüklenen suçun hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi suretiyle veya zorunluluk
hali ya da cebir veya tehdit etkisiyle işlenmesi,
c) Meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması,
d) Kusurluluğu ortadan kaldıran hataya düşülmesi, hallerinde, kusurunun bulunmaması dolayısıyla
ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir.
(4) İşlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen;
a) Etkin pişmanlık,
b) Şahsî cezasızlık sebebinin varlığı,
c) Karşılıklı hakaret,
d) İşlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı, dolayısıyla, faile ceza verilmemesi hallerinde, ceza
verilmesine yer olmadığı kararı verilir.

:arrow: Mahkûmiyet ve güvenlik tedbirine hükmolunması hükmü ne zaman verilir?

CMK m. 223/f. 5-Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, sanık hakkında mahkûmiyet kararı
verilir.
7 Bu bentte ifade edilen “şüpheden sanık yararlanır ilkesi”dir. Buna göre eğer toplanan deliller sanık
hakkında mahkûmiyet kararı vermeye yeterli değilse beraat (aklanma kararı) verilmelidir.

CMK m. 223/f.6- Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, belli bir cezaya mahkûmiyet yerine
veya mahkûmiyetin yanı sıra güvenlik tedbirine hükmolunur.

:arrow: Red ve düşme kararı ne zaman verilir?

Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın
reddine karar verilir.
CMK m. 223/f.8- Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya
kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir.
Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz
gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz
edilebilir.
(9) Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı
verilemez.
Bir ceza yargılamasının başlayıp yürütülmesi için olması (gerçekleşmesi) gereken ya da olmaması
(gerçekleşmemesi) gereken şartlara ceza muhakemesi şartları denir. Olması gereken şartlar
(olumlu/müsbet) şartlar iken olmaması gereken şartlar (olumsuz/menfi) şartlardır. Olmaması gereken
şartlar aynı konuda kesin hükmün varlığı veya aynı konuda devam eden davanın varlığıdır. Bu
durumda açılan ceza davası reddedilir. Olması/gerçekleşmesi gereken şartların ileride
olma/gerçekleşme ihtimali var ise şartın gerçekleşmesini beklemek için “durma” kararı verilir. Olması
gereken bir şartın ileride gerçekleşme ihtimali yok ise “düşme” kararı verilir.

:arrow: Karar ve hükümlerde gerekli oy sayısı nedir?

CMK m. 224Mahkemece karar ve hükümler oybirliği veya oyçokluğuyla verilir.
Karşı oya tutanakta yer verilir; gerekçesi de tutanakta gösterilir.

:arrow: “İddianame ile bağlılık ilkesi” nedir?

CMK m. 225/f.1- Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında
verilir.
“Tasarruf edilmezlik ilkesi” nedir?
CMK m. 225/f.2- Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.

:arrow: İddianamede yer verilen suçun niteliğinin duruşmada değişmesi halinde mahkeme ne
yapmalıdır?


CMK m. 226- Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını
yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği
kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez.
Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller,
ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır.
Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre
verilir.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun
gibi yararlanır.

:arrow: Müzakereye kimler katılabilir?

CMK m. 227- Müzakerede ancak karara ve hükme katılacak hâkimler bulunur.
Mahkeme başkanı, mahkemesinde staj yapmakta olan hâkim ve avukat adaylarının müzakere sırasında
hazır bulunmalarına izin verebilir.
CMK m. 228- Müzakereyi mahkeme başkanı yönetir.
CMK m. 229- Mahkeme başkanı, kıdemsiz üyeden başlayarak oyları ayrı ayrı toplar ve en sonra kendi
oyunu verir.
Mahkeme başkan ve üyelerinden hiçbiri herhangi bir konu veya sorun üzerinde azınlıkta kaldığını ileri
sürerek oylamaya katılmaktan çekinemez.

Oylar dağılırsa sanığın en çok aleyhine olan oy, çoğunluk meydana gelinceye kadar kendisine daha
yakın olan oya eklenir.

:arrow: Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar nelerdir?

CMK m. 230 - (1) Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir:
a) İddia ve savunmada ileri sürülen görüşler.
b) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi;
bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve
açıkça gösterilmesi.
c) Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta
ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61 ve 62 nci Maddelerinde belirlenen
sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanunun 53 ve devamı Maddelerine göre, cezaya
mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi.
d) Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine
veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine
ait dayanaklar.
(2) Beraat hükmünün gerekçesinde, 223 üncü Maddenin ikinci fıkrasında belirtilen hallerden hangisine
dayanıldığının gösterilmesi gerekir.
(3) Ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın gerekçesinde, 223 üncü Maddenin üçüncü ve
dördüncü fıkralarında belirtilen hallerden hangisine dayanıldığının gösterilmesi gerekir.
(4) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen hükümlerin dışında başka bir karar veya hükmün verilmesi hâlinde
bunun nedenleri gerekçede gösterilir.

:arrow: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedir?

CMK m. 231/f.5- Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl
veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri
bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri
bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(6) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde
bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale
getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir.
(7) Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası
ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim
süresine tâbi tutulur. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle,
sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak
amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek
veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına
ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(10) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin
yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak,
davanın düşmesi kararı verilir.
(12) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.
(14) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü
maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz.

:arrow: UZLAŞMA
Madde 253 -(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel
kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
2. Taksirle yaralama (madde 89),
3. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
4. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
5. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması
(dördüncü fıkra hariç, madde 239) suçları.
(2) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak üzere; diğer kanunlarda yer
alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir.
(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen
suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez.
(4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması halinde, Cumhuriyet savcısı veya talimatı üzerine
adlî kolluk görevlisi, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur.
Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî
temsilcilerine yapılır. Cumhuriyet savcısı uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da
yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan
itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.
(5) Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya
reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.
(7) Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet veren bir suçtan dolayı
uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul
etmesi gerekir.
(8) Uzlaşma teklifinde bulunulması veya teklifin kabul edilmesi, soruşturma konusu suça ilişkin
delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin uygulanmasına engel değildir.
(9) Şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görenin uzlaşma teklifini kabul etmesi halinde, Cumhuriyet
savcısı uzlaştırmayı kendisi gerçekleştirebileceği gibi, uzlaştırmacı olarak avukat görevlendirilmesini
barodan isteyebilir veya hukuk öğrenimi görmüş kişiler arasından uzlaştırmacı görevlendirebilir.
(10) Bu Kanunda belirlenen hâkimin davaya bakamayacağı haller ile reddi sebepleri, uzlaştırmacı
görevlendirilmesi ile ilgili olarak göz önünde bulundurulur.
(12) Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine verildikten itibaren en geç otuz gün
içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır. Cumhuriyet savcısı bu süreyi en çok yirmi gün daha
uzatabilir.
(13) Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma müzakerelerine şüpheli, mağdur,
suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar
görenin kendisi veya kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi
halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
(17) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun
olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza
eder.
(18) Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez.
(19) Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def'aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya
yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması
veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu
davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu
davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi
halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın
sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan
feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi,
9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz
belgelerden sayılır.

(20) Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar, herhangi bir soruşturma ve kovuşturmada
ya da davada delil olarak kullanılamaz.
(21) Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten
itibaren, uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç, uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek
Cumhuriyet savcısına verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi
işlemez.
(22) Uzlaştırmacıya Cumhuriyet savcısı tarafından çalışma ve masraflarıyla orantılı bir ücret takdir
edilerek ödenir. Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri, yargılama giderlerinden sayılır.
Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde bu giderler Devlet Hazinesi tarafından karşılanır.
(23) Uzlaşma sonucunda verilecek kararlarla ilgili olarak bu Kanunda öngörülen kanun yollarına
başvurulabilir.
(24) Uzlaştırmanın uygulanmasına ilişkin hususlar, yönetmelikle düzenlenir.

:arrow: MAHKEME TARAFINDAN UZLAŞTIRMA

Madde 254 - (1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında
olduğunun anlaşılması halinde, uzlaştırma işlemleri 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre,
mahkeme tarafından yapılır.
(2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def'aten yerine
getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması,
takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar
aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince
zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın
gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci
fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır.

:arrow: BİRDEN ÇOK FAİL BULUNMASI HÂLİNDE UZLAŞMA

Madde 255 - (1) Aralarında iştirak ilişkisi olsun veya olmasın birden çok kişi tarafından işlenen
suçlarda, ancak uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanır.
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİCBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
 
Mesajlar: 8542
Kayıt: 29 Tem 2012, 17:08

Reklam

Dön Ceza Hukuku



Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 14 misafir

 

 

 

   

 

Copyright 2010 BETA