Forum ana sayfa HUKUKİ PAYLAŞIM FORUMLARI Kanun Şerhleri Türk Ceza Kanunu Şerhi SUÇU BİLDİRMEME - TCK 278. Md.

SUÇU BİLDİRMEME - TCK 278. Md.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun madde sıralı, gerekçeli, açıklamalı ve içtihatlı şerhinden oluşan paylaşım forumu...

admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 27937







Madde 278 - (Değişik madde: 02/07/2012-6352 S.K./91.md.)

(1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

(3) Mağdurun onbeş yaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal bakımdan özürlü olan ya da hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacak durumda bulunan kimse olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza, yarı oranında artırılır.

(4) Tanıklıktan çekinebilecek olan kişiler bakımından cezaya hükmolunmaz. Ancak, suçu önleme yükümlülüğünün varlığı dolayısıyla ceza sorumluluğuna ilişkin hükümler saklıdır.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Mesaj 26 Ara 2012 02:00
admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 27937



MADDE 278.– Barış esasına dayalı hukuk toplumunda yaşama hak¬kına sahip olan herkes, toplum barışını bozucu nitelik taşıması dolayısıyla devletten suç işlenmesinin önlenmesini ve suçluların cezalandırılmasını ta¬lep hakkına sahiptir. Suç teşkil eden bir fiilin işlendiğini öğrenen bireyin, bununla ilgili olarak yetkili makamlar nezdinde bildirimde bulunma hakkı vardır. Bu bakımdan, belli bir suç vakıasıyla ilgili olarak bildirimde bulun¬mak, hukuka uygunluk nedeni olarak bir hakkın kullanılmasından ibarettir.
Suçluların cezalandırılmasını devletten istemek, kişi açısından bir hak olduğu gibi; herhangi bir suç olgusunun gerçekleştiğini öğrenen kişinin du¬rumu suçu takibe yetkili makamlara bildirmesi, aynı zamanda bir yükümlü¬lüktür. Bu itibarla, herhangi bir suç olgusunun gerçekleştiğini öğrenmesine rağmen durumun suçu takibe yetkili makamlara bildirilmemesi, genel olarak haksız bir davranıştır. Ancak, izlenen suç siyaseti gereğince sadece belli suçların bildirilmemesi veya sadece belli kişilerin bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi, suç olarak tanımlanmıştır.
Madde metninde belli suçlar açısından bildirim yükümlülüğünün ye¬rine getirilmemesi, suç olarak tanımlanmıştır.
Bu maddeye göre, suçu bildirmeme suçunun oluşabilmesi için henüz icrası devam etmekte olan bir suçun varlığı gereklidir. Örneğin, bir kimsenin kaçırılarak belli bir yerde tutulduğunun bilinmesine rağmen, durumdan yet¬kili makamların haberdar edilmemesi; keza, mütemadi suç niteliği taşıyan elektrik hırsızlığının işlendiğinden haberdar olunmasına rağmen, durumun yetkili makamlara bildirilmemesi, bu suçu oluşturacaktır.
İcrası tamamlanmış olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sı¬nırlandırılması hâlen mümkün bulunan bir suçun yetkili makamlara bildiril¬memesi hâlinde de bu suç oluşur. Örneğin icrası tamamlanmış olan bir hır¬sızlık sonucunda elde edilmiş olan malların bir depoda saklandığının bilin¬mesine rağmen, durumdan yetkili makamların haberdar edilmemesi, bu suçu oluşturacaktır.
Maddenin üçüncü fıkrasına göre; bir ve ikinci fıkralar kapsamına gi¬ren suçun mağdurunun onbeş yaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal bakımdan özürlü olan ya da hamileliği nedeniyle kendisini savuna¬mayacak durumda bulunan kimse olması hâlinde, ceza belli oranda artırıla¬caktır.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 27937



ANAYASA MAHKEMESİNCE İPTAL:


*1* 15/10/2011 tarih ve 28085 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 30/06/2011 tarih ve 2010/52 E. ve 2011/113 K. Sayılı kararı ile 26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 278. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

*2* 15/10/2011 tarih ve 28085 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 30/06/2011 tarih ve 2010/52 E. ve 2011/113 K. Sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 278. maddesinin iptal edilmesi nedeniyle, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎ GAZETE'DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, Serruh KALELİ ile Mehmet ERTEN'in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA karar verilmiştir.

İptal edilen madde metni:

Madde 278 - (1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması hâlen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

(3) Mağdurun onbeş yaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal bakımdan özürlü olan ya da hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacak durumda bulunan kimse olması hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza, yarı oranında artırılır. *1*

*3* 03/05/2013 tarih ve 28636 S.R.G. de yayımlanan 25/04/2013 tarih ve 6462 sayılı kanunun 1.maddesi ile üçüncü fıkrada yer alan "özürlü" ibaresi "engelli" şeklinde değiştirilmiştir.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Güntülü Kullanıcı avatarı
Moderatör

Mesajlar: 2135


T.C.
YARGITAY
22. CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2015/17686
KARAR NO:2016/2075
KARAR TARİHİ:10.02.2016
MAHKEMESİ : 2. Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Suçu Bildirmeme, Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi


Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların nitelik, cezaların türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde, hakkında TCK'nun 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya kapsamına göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.

Ancak;
Yargıtay . Ceza Dairesinin 24.05.2011 tarih ve Karar sayılı bozma ilamına uygun olarak, sanık .. hakkında TCK’nın 165. maddesinden hüküm kurulduktan sonra, sanığın 1412 sayılı CMUK.'nın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkının korunması ile yetinilmesi gerekirken, suçu bildirmeme suçundan da hüküm kurulmak suretiyle hükümde karışıklığa neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık .'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasından, "CMK nun 307/4. maddesi uyarınca sanığa verilen ceza önceki hükümle belirlenen cezadan daha ağır olamayacağından, sanığın suçu bildirmeme suçundan eylemine uyan TCK'nun 278/2. maddesi delaleti ile 278/1. maddesi uyarınca sanığın kişiliği, suçun işleniş biçimi ve özellikleri, sanığın suça olan eğilimi göz önüne alınarak taktiren ve teşdiden 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına," cümlesi çıkartılarak, yerine "1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi gereğince sanık hakkında verilen ceza önceki hükümle belirlenen cezadan daha ağır olamayacağından, sanığın netice itibariyle 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" cümlesi eklenmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


www.kararara.com



  • POPULER KONULAR

Dön Türk Ceza Kanunu Şerhi