kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa        Forum        Loca        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  Ceza Bölümü 2003/18 E., 2003/18 K.
  • OLAY : Maltepe Askeri Lisesi Hazırlık Sınıfı öğrencisi olan sanık E. O.'ın, 18.11.1999 günü, aynı okulda öğrenci olan arkadaşı A. A.'in Sony Marka dijital volkmenini, kapısı açık dolabının üst çekmecesinden izinsiz olarak aldığı, daha sonra volkmenin seri numarasını değiştirip üzerine kendi adını yazarak valizinin içinde iç çamaşırlarına sararak sakladığı, yapılan aramada volkmenin bulunduğu, böylece, hırsızlık suçunu işlediği ileri sürülerek eylemine uyan Türk Ceza Kanunu'nun 491/3, 522, 55/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28.3.2000 gün ve E: 2000/1466, K: 2000/1465 sayılı iddianamesiyle kamu davası açılmıştır.

    İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesi, sanığın yüklenen eylem nedeniyle cezalandırılmasına karar vermiş, kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesi, eylemin Askeri Ceza Kanunu'nun 132. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla hüküm kurulduğu gerekçesiyle, hükmü bozmuştur.

    İZMİR 4. SULH CEZA MAHKEMESİ: 5.11.2002 gün ve E: 2002/1062, K: 2002/1488 sayıyla; bozma ilamında yer alan hususları tekrar ederek, yargılama görevinin askeri yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, temyiz edilmeyen karar kesinleşerek, dava dosyası, Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesi'ne gönderilmiştir.

    GÜNEY DENİZ SAHA KOMUTANLIĞI ASKERİ MAHKEMESİ: 31.12.2002 gün ve E: 2002/1477, K: 2002/969 sayıyla; sanığın Maltepe Askeri Lisesi Disiplin Kurulunun kararı ile askeri öğrencilikle ilişkisinin kesilmesine karar verildiği ve 27 Ocak 2000 günlü yazı ile sanığın okul ile ilişiğinin kesildiği, yüklenen suçun askeri bir suç olmayıp askeri bir suça da bağlı bulunmadığı, askeri mahkemede yargılanmasını gerektiren ilginin de kesildiği, böylece yargılama görevinin adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, kararın temyiz edilmeyerek kesinleşmesi üzerine, dava dosyası, Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığı'nca, Mahkememize gönderilmiştir.

    İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi Ceza Bölümünün, Ali HÜNER'in Başkanlığında, Üyeler; Cengiz ERDOĞAN, Refik DİZDAROĞLU, Ahmet Şükrü DAĞLI, Recep SÖZEN, Ahmet ALKIŞ, M. Sadık LİMAN'ın katılımlarıyla yapılan 28.4.2003 günlü toplantısında, Raportör-Hakim G. Fatma BÜYÜKEREN'in, davanın çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu yolundaki raporu ve dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ahmet BEŞİNCİ ile Askeri Yargıtay Başsavcı Yardımcısı Sevilay BATIR'ın, davanın çözümünün adli yargı yerinin görev alanına girdiğine ilişkin yazılı ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra

    GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: USULE İLİŞKİN İNCELEME:

    Yapılan incelemede, usule ilişkin işlemlerde 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş Ve İşleyişi Hakkında Kanun'da belirtilen süre ve biçim yönünden bir eksiklik görülmemiştir. Adli ve askeri yargı yerleri arasında Yasa'nın 14. maddesinde öngörüldüğü biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuştur. Esasa ilişkin inceleme yapılmasına oybirliği ile karar verilmiştir.

    ESASA İLİŞKİN İNCELEME:

    353 Sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'nun "Askeri Mahkemelerin Görevleri" başlığı altında düzenlenen İkinci Bölümünde yer alan "Genel Görev" başlıklı 9. maddesinde; "Askeri Mahkemeler Kanunlarda aksi yazılı olmadıkça asker kişilerin askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler" denilmektedir.

    "Askeri suç" ise öğretide ve uygulamada:

    a ) Unsurları ve cezalarının tamamı Askeri Ceza Kanunu'nda yazılı olan, başka bir anlatımla, Askeri Ceza Kanunu dışında hiçbir ceza yasası ile cezalandırılmayan suçlar,

    b ) Unsurları kısmen Askeri Ceza Kanunu'nda kısmen diğer ceza yasalarında gösterilen suçlar,

    c ) Türk Ceza Kanunu'na atıf suretiyle askeri suç haline dönüştürülen suçlar, olmak üzere üç grupta mütalaa edilmektedir.

    1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 132. maddesinde düzenlenen "üstünün, astının veya arkadaşının bir şeyini çalmak" suçunun, askeri suç olduğu kuşkusuzdur.

    Olumsuz görev uyuşmazlığına konu kamu davasında, görevsizlik kararı veren adli yargı yerince, eylemin Askeri Ceza Kanunu'nda düzenlenen "üstünün, astının veya arkadaşının bir şeyini çalmak" suçunu oluşturduğu gerekçesine yer verilmiş ise de, 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun 113. maddesi hükmü uyarınca, lise ve daha aşağı askeri okul öğrencilerinin henüz askerlik mükellefiyeti altına girmiş olmadıkları, bu nedenle arkadaşının eşyasını çaldığı ileri sürülen sanık hakkında Askeri Ceza Kanunu'nun 132. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Sanığa yüklenen eylem, Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen hırsızlık suçuna uygun olup, bu suçun da "askeri suç" kapsamında bulunmadığı kuşkusuzdur.

    353 sayılı Yasa'nın 13.10.1996 gün ve 22786 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4191 sayılı Yasa'yla değişik 17. maddesinde; "askeri mahkemelerde yargılanmayı gerektiren ilginin kesilmesi, daha önce işlenen suçlara ait davalara bu mahkemelerin bakma görevini değiştirmez. Ancak suçun askeri bir suç olmaması askeri bir suça bağlı bulunmaması ve sanık hakkında kamu davası açılmamış olması halinde askeri mahkemenin görevi sona erer" denilmektedir.

    Ancak, Anayasa Mahkemesi'nin 11.3.2000 gün ve 23990 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1.7.1998 gün ve E: 1996/74, K: 1998/45 sayılı kararı ile maddenin ikinci tümcesinde yer alan "... ve sanık hakkında kamu davası açılmamış olması ..." sözcükleri iptal edilmiştir.

    Bu duruma göre, askeri mahkemelerde yargılanmayı gerektiren ilginin kesilmesiyle birlikte sanığa yüklenen suçun askeri bir suç olmaması, askeri bir suça bağlı bulunmaması halinde, askeri mahkemenin görevinin sona ereceği açıktır. İptal kararı nedeniyle, sanık hakkında kamu davasının açılmış olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır.

    Somut olayda yüklenen eylemin askeri bir suç olmaması, askeri bir suça bağlı bulunmaması ve sanığın askeri mahkemede yargılanmasını gerektiren ilginin de kesilmiş olması nedeniyle, 353 sayılı Yasa'nın 4191 sayılı Yasa ile değişik 17. maddesi hükmü uyarınca, davanın adli yargı yerinde görülmesi ve İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nin görevsizlik kararının kaldırılması gerekmektedir.

    SONUÇ : Davanın çözümünde ADLİ YARGI yerinin görevli olduğuna, bu nedenle İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 5.11.2002 günlü ve E: 2002/1062, K: 2002/1488 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 28.4.2003 günü KESİN OLARAK OYBİRLİĞİ ile karar verildi.

     

  •  

     

     

     

    Ceza Hesaplama          Yargılama Giderleri Hesaplama          Avukatlık Ücreti Hesaplama          İnfaz (Yatar) Hesaplama

     

    Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Hukuk)          Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)          Anketler          İstatistikler

     

     

     

    Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

    Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

    Copyright 2010 BETA