kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

YARGITAY

7. Hukuk Dairesi

ESAS NO       : 2010/7154

KARAR NO  : 2011/5892   

KONU            : Davalar Arasında Hukuki Fiili İrtibat Bulunması, Davaların Birleştirilmesi ( 6100 s. HMK 166. md)

 

            Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

            Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 4 parsel sayılı 67985,03 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı R… adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine 4753 sayılı Yasa uyarınca oluşturulan tapu kaydına  dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

            Kadastro tespiti sırasında davalı taşınmaza uygulanan ve davalı tarafın tutunduğu Haziran 309 Daimi 4 sayılı sicilden gelen 13.07.1960 tarih 4 sayılı tapu kaydı ve davacı tarafın tutunduğu 07.11.1963 tarih ve 56/246 sayılı tapu kayıtları kapsamında kaldığı, davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun  46. maddesi hükmüne göre taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemece varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmediği gibi yapılan araştırma ve inceleme de yetersizdir.

            Davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının yerel mahkemenin 2009/480-2010/242 E.K sayılı dosyasında da kadastro tespiti sırasında dava dışı 102 ada 4 parsel sayılı taşınmaza uygulandığı anılan dosyanın temyizi üzerine yapılan inceleme sonucu anlaşılmıştır. Az yukarıda açıklanan hukuksal olgu gözetildiğinde bu davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğer davaların sonucunu etkileyebileceğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca davalar arasında fiili ve hukuki irtibatın varlığı kabul edilip anılan dava dosyalarının 6100 sayılı HMK’un 166. (eski HUMK 45) maddesi hükmü gereğince birleştirilmesi ve birlikte sonuca bağlanması zorunludur. Bu hukuksal olgu davada sağlıklı bir sonuca varmanın temel koşulu olduğu gibi dava ekonomisine de uygundur.

            Diğer yandan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmüne göre bir kimse aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlikle sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm yüzölçüme kadar taşınmaz malı iktisap edebilir.

            O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle dava dosyaları birleştirilmeli, davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının değişken sınırlara sahip olduğu dikkate alınarak kapsamının belirlenmesi için uzman bilirkişiler hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, her iki dosyadaki taşınmazların aynı miras bırakandan kaldığı gözetilerek tapu kayıt kapsamı dışında kalan bölümleri üzerinde davalı tarafın en fazla 100 dönüm edinebileceği dikkate alınarak davalı tarafa seçimlik hakkı da sorularak, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.

            Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

 

Başkan                     Üye        Üye        Üye        Üye

 

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA