kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

Y A R G I  T A Y

2.HUKUK DAİRESİ                                   

ESAS              KARAR        

2010/11101   2011/14557

KONU            : Ölümün Tespiti, Temyiz İsteminin Yargıtay’ca Reddi (6100 S. HMK 361, 362. maddeleri)

 

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu Kanun,  yürürlüğe girmesiyle (1.10.2011 tarihinden geçerli olmak üzere) tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla  kural olarak derhal uygulanabilir niteliktedir.  Bu Kanuna göre,  Bölge Adliye Mahkemeleri hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Kanunlarda sulh hukuk mahkemelerinin görevine girdiği belirtilen davalarla ilgili bölge adliye mahkemesi kararları da temyiz edilemeyen kararlardandır. (6100 s. HMK. m.361, 362)  Ne var ki Kanuna  31.3.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunla  ilave edilen Geçici 3 maddenin (1.) fıkrasında "Bölge Adliye Mahkemelerinin Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygunlanmasına devam olunacağı" aynı maddenin (2.) fıkrasında da  "Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki  427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı" öngörülmüştür. Temyiz tarihinde   Bölge Adliye Mahkemeleri göreve başlamadığına göre, temyiz isteğinin   incelenmesinde  1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin hükümleri uygulanmıştır.

     Temyiz edilen karar temyiz eden tarafa 24.02.2010 günü tebliğ edilmiş ve fakat söz konusu karar yasada öngörülen (HUMK.432) onbeş  günlük süre geçtikten sonra 12.03.2010 tarihinde verilen dilekçe ile temyiz edilmiştir.

    Kuşkusuz Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 2494 sayılı kanunla değiştirilen 432.maddesine göre, temyiz kanuni süre geçtikten sonra yapılır ise, temyiz isteminin reddine karar verme yetkisi hükmü veren mahkemeye aittir.

    Ne var ki Asliye Hukuk Mahkemelerince verilen kararların yasal süre geçtikten sonra temyiz edilmesi veya temyiz kabiliyetinin bulunmaması halinde dosyanın yerel mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmeden, Yargıtay'a gönderilmesi durumunda, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 2494 sayılı kanun ile değişik 432/4.maddesine   göre, bu konuda bir karar verilmek üzere, dosya mahalline geri çevrilmeden doğrudan doğruya Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunca (1.6.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 k. sayı ile)  karara bağlanmıştır. Bu durumda gösterilen sebeple temyiz isteminin reddi gerekmiştir.

      SONUÇ: Temyiz dilekçesinin yukarıda gösterilen sebeple REDDİNE, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere  oybirliğiyle karar verildi.03.10.2011 (Pzt.)

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA