kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu 2008/19-626 E.N , 2008/629 K.N.

İlgili Kavramlar

İHTİYATİ HACİZ
İTİRAZ
KESİN KARAR
TEMYİZ

Özet
İHTİYATİ HACİZ KARARINA İTİRAZ EDİLEBİLİR. İTİRAZ ÜZERİNE VERİLEN KARARA KARŞI İSE TEMYİZ YOLUNA BAŞVURULABİLİR. ANCAK, TEMYİZ ÜZERİNE VERİLEN KARAR KESİNDİR.


İçtihat Metni

Taraflar arasındaki "ihtiyati hacze itiraz" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; (İstanbul Ondördüncü Asliye Ticaret Mahkemesi)'nce davanın reddine dair verilen 08.10.2007 gün ve 2007/1164 Değişik İş sayılı kararın incelenmesi m üteriz/borçlular vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Ondokuzuncu Hukuk Dairesi'nin 22.02.2008 gün ve 528-1598 sayılı ilamı ile; (...İhtiyati haciz isteyen vekili, E... Tekstil ve Spor Malzemeleri A.Ş. ile müvekkilinin imzaladığı genel kredi sözleşmesine göre, borçlunun edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle hesabın kat edildiğini belirterek asıl borçlu ve kefiller hakkında ihtiyati haciz isteminde bulunmuş, talep uygun görülerek mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir.

İhtiyati hacze itiraz edenler vekili, hesabın kat edildiğine ilişkin tebligatın müvekkil şirketlere yapılmayıp, başka bir şirkete yapılması nedeniyle alacağın muaccel olmadığını belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını istemiştir.

Mahkemece, hesabın kat edilmesi nedeniyle alacağın muaccel hale geleceği, ayrıca kat ihtarının tebliğine gerek olmadığı, diğer itirazların İcra ve İflas Kanunu'nun 265. maddesi kapsamında bulunmadığı belirtilerek itirazın reddine karar verilmiştir.

İhtiyati hacze itiraz edenler vekili kararı temyiz etmiştir.

Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın muaccel olabilmesi için, hesabın kat edildiğine dair ihtarın asıl borçluya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerekir. Bu itibarla, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin bu yöndeki itirazları üzerinde durularak asıl borçluya hesabın kat edilmesine ilişkin ihtarın tebliğ edilip edilmediği araştırılıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, aksine gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Temyiz Eden: Muteriz/borçlular

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, ihtiyati hacze itiraz istemine ilişkindir.

Borçlu muterizler vekili; müvekkilleri aleyhine verilen ihtiyati haczin İİK m. 257/rdeki koşullar taşınmadığını, alacağın muaccel hale gelmediğini, hesap kat ihtarnamesinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini ileri sürerek ihtiyati haciz kararının itirazen iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Alacaklı vekili; ihtiyati haciz kararının konunun öngördüğü koşullan ihtiva ettiğini, borçluların vadesi gelmiş ve kat edilmiş borçtan kaynaklanan borçlarını ödemeyerek temerrüde düştüklerini, bu nedenle ihtiyati haciz kararına itirazın haksız olduğunu beyanla, itirazın reddi gerektiğini cevaben bildirmiştir.

Mahkemece; hesabın kat edilmesi ile borç muaccel hale geleceğinden ayrıca tebliğ şartının aranmayacağı gerekçesi ile davanın reddine ilişkin verdiği karar; Özel Daire'ce yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmuş; yerel mahkemece ilk hükümde direnilmiştir.

Uyuşmazlık; ihtiyati hacze karar verilebilmesi için hesap kat ihtarının borçlulara tebliğ edilmesinin gerekli olup olmadığı, diğer bir söyleyişle, borçlunun temerrüdünün oluşması için sadece hesabın kat edilmesinin yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İcra ve İflas Ka-nunu'nun 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır.

Uyuşmazlık, ihtiyati haciz kararına itiraz ve buna ilişkin hükmün temyizine ilişkin olmakla, bu hususu düzenleyen hüküm 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 265. maddesidir.

Bu maddenin "İhtiyati Haciz Kararına İtiraz" şeklindeki başlığı ve içeriği, 30.07.2003 tarih ve 25184 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 17.07.2003 tarih ve 4949 sayılı Kanun'un 63. maddesiyle değiştirilmiştir.

"İhtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz" başlığını alan 265. maddede aynen:

"Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.

(Ek 2. fıkra 4949-17.07.2003/m. 63) menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.

Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse, evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir.

(Ek son fıkra: 4949-17.07.2003/m. 63) İtiraz üzerine verilen karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Yargıtay bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. Temyiz ihtiyati haciz kararının uygulanmasını durdurmaz." hükmüne yer verilmiştir.

Görüldüğü üzere, bu maddede ihtiyati haciz isteminin kabulü halinde borçlunun ve üçüncü kişilerin bu karara itiraz edebilecekleri; itiraz üzerine verilen karara karşı temyiz yolunun açık bulunduğu, Yargıtay'ın temyiz üzerine verdiği kararın ise kesin olacağı hükme bağlanmıştır.

Bu nedenle mahkemece verilen ihtiyati haciz isteminin kabulüne ilişkin karara borçlunun itirazı üzerine verilen itirazın reddi yönündeki mahkeme kararına karşı borçlu-muteriz vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Özel Daire'ce hüküm altına alınan bozma kararı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 4949 sayılı Kanunla değişik 265. maddesi gereğince kesindir.

Dolayısıyla, kesin nitelikteki bu bozma kararına karşı yerel mahkemece, direnme kararı verilmesi usulen olanaklı değildir. Bu görüş Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 23.11.2005 gün ve 2005/11-576 E., 2005/638 K.; 05.12.2007 gün ve 2007/11-977 E., 2007/935 K. sayılı ilamında da aynen benimsenmiştir.

O halde, kesin nitelikteki Özel Daire kararına uyulması gerekirken, açık yasa hükmü gözardı edilerek önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup, direnme kararı bozulmalıdır.

Sonuç: Borçlu/muterizler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda gösterilen değişik nedenlerden dolayı HUMK'nın 429. maddesi gereğince (BOZULMASINA), istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 15.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA