kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa        Forum        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu 2011/4-605 E.N , 2011/746 K.N.

İlgili Kavramlar

MANEVİ TAZMİNAT DAVASI

İçtihat Metni

Taraflar arasındaki "manevi tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesince davanın maddi tazminat yönüyle reddine ve manevi tazminat yönüyle kısmen kabulüne dair verilen 9.7.2009 gün ve E:2008/410, K:2009/295 sayılı kararın incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 16.12.2009 gün ve E:13634, K:14249 sayılı ilamı ile;

(...1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının temyiz itirazları reddedilmelidir.

2-Davalının temyiz itirazına gelince;dava, haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, şikayet sınırları aşılarak davacının kişilik haklarına zarar verildiği gerekçesiyle istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.

Davalının İçişleri Bakanlığı'na sunulmak üzere Kocaeli Valiliği'ne verdiği 12/1/2004 günlü dilekçede "...Hasan Şirin dediğim adam her yerden kovuldu. Türkiye'nin bir numaralı hırsızı, Sakarya (Adapazarlı) zengin kişilerin senetle sattığı taşınmazları alan kişilerle anlaştı, benim arsalarım metresi elli milyon, bana on milyon değerinde olan arsadan hisse verdi, o da dağın dibinden..." biçiminde sözlere yer verilmiştir.

Somut olayda;serbest Harita ve Kadastro mühendisi olan davacı, dava dışı Kandıra Belediyesi'nden ihale ile aldığı bölgede yüklenici olarak, İmar Yasası'nın 18.maddesi uyarınca parselleme (şuyuulandırma) uygulaması yapmış, davalının yerleşim yerinin bulunduğu köydeki parselleme çalışmaları sırasında yaptığı yanlış işler nedeniyle davalının da aralarında bulunduğu birçok köylü tarafından şikayet edilmiştir.

Davacının yapılan iş karşılığında, köyde yaşlı ve okuma yazma bilmeyen Ş.... Ç.... adındaki kişinin iki ayrı taşınmazdaki payının devredileceğine ilişkin adi yazılı sözleşme yaptığı, bu sözleşmenin Plan Yapımını Yükümleyecek Müelliflerin Yeterliliği Hakkındaki Yönetmelik'te yer alan düzenlemelere aykırı olduğu, yüklenicinin katılım payını ilgili belediyeden alması gerekirken, iş karşılığı yapılan sözleşmelerin hukuka ve kamu düzenine aykırı olduğunun mahkeme kararı ile saptandığı, dava dışı Cemal Koç adındaki kişinin bildirimi üzerine davacı hakkında kamu kurumunu aracı kılarak dolandırıcılık suçundan dolayı kamu davası açıldığı, ceza dosyasında alınan 21/12/2004 günlü bilirkişi raporunda; "...Belediyenin vasıta yapılarak imar kanunundaki yetkinin menfaat temini için kullanıldığı köylü vatandaşlarla 4 ayrı taahhüt ve sözleşme imzalanmak suretiyle 20000 YTL menfaat temin edildiği"nin saptandığı, dinlenen tanık anlatımları ile de yapılan hizmet karşılığı para, dolar, bono alındığı ve yapılan yanlış işler nedeniyle köy ile köyde yaşayanların karşı karşıya getirildiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda açıklandığı gibi davalının, parselleme işlemleri sırasında, köyde yaşayan bazı kişiler ile yapılan iş karşılığı taşınmaz pay devri sözleşmesi yapılması, para, dolar ve senet alınmak suretiyle çıkar sağlanması ve kendi taşınmazlarının parsellenmesi sırasında zarar görmesi nedeniyle şikayet dilekçesi vererek dava konusu edilen sözleri kullandığı anlaşılmaktadır. Davalının yasal şikayet hakkını kullanmak amacıyla verdiği 12/1/2004 günlü dilekçede kullandığı sözlerin haksız eylemin hukuka aykırılık unsurunu oluşturduğu anlaşılmakta ise de davacının kendi kusurlu eylemleri ile buna yol açtığı sonucuna varılmalıdır.

Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, hukuka aykırılığın saptanması ile yetinilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalının manevi tazminat ile de sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir...)

gerekçesiyle, davacının temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddi ile yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN: Davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 07.12.2011 gününde oyçokluğu ile karar verildi..

 

 

 

 

 

Yargılama Giderleri Hesaplama        Avukatlık Ücreti Hesaplama        Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)        İstatistikler

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA