kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa        Forum        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu 2011/15-731 E.N , 2011/690 K.N.

İlgili Kavramlar

ESER SÖZLEŞMESİ
TASHİHİ KARAR

İçtihat Metni

Taraflar arasındaki "Alacak" davasından dolayı bozma üzerine direnme yoluyla; Çerkezköy 2. Asliye Hukuk (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinden verilen 31.07.2009 gün ve 2009/623-823 Esas ve Karar sayılı göreve ilişkin direnme kararının uygun bulunarak işin esasının incelenmesi için Özel Dairesine gönderilmesini kapsayan ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'ndan çıkan 10.11.2010 gün, 2010/15-560-589 Esas ve Karar sayılı ilamın, karar düzeltilmesi yoluyla incelenmesi davacılar vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu'nca dilekçe, düzeltilmesi istenen ilam ve dosyadaki ilgili bütün kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Yerel mahkemece davanın reddine dair verilen karar, Özel Dairece,

"…Dava, eser sözleşmesinden dolayı oluşan alacağın tahsiline ilişkindir….Somut olayda taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından, davada Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle yerel mahkemece görevsizlik kararı yerine esas hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir…"

gerekçesiyle görev noktasından bozulmuş, Yerel Mahkemece, önceki gerekçeler tekrarlanmak suretiyle ilk kararda direnilmiştir.

Direnme hükmünün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Hukuk Genel Kurulu'nun yukarıda tarih ve numarası verilen ilamıyla ;

"…Davacılar ile davalı arasındaki sözleşme hukuki nitelikçe satış sözleşmesi olup, eser sözleşmesi değildir.

Dava konusu inşaat tamamlanmadan veya kat mülkiyeti oluşturulmadan konut olarak kullanılmak üzere ticari ve mesleki olmayan amaçla bağımsız bölümleri satın alan davacıların, yukarıda ayrıntısıyla açıklanan yasal hükümler karşısında tüketici; davalının da satıcı sıfatını taşıdığı açıktır. Dolayısıyla tüketici ile satıcı arasındaki hukuki işlem de tüketici hukuku işlemidir.
Tüketici hukuku; tüketicinin taraflardan birisini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsadığına göre; davacının bu sıfatla yaptığı işlem de tüketici hukuku kapsamında ve onun koruması altındadır.

Diğer yandan eldeki davanın, eser sözleşmesinin tarafları olan arsa sahibi ile yüklenici arasında görülen bir dava olmadığı da belirgindir.

Bu nedenle uyuşmazlığın, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında olduğu ve bu Kanuna göre çözümü gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır.

Anılan Kanunun 23. maddesinde; bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü uyuşmazlıklara Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı, hükme bağlanmıştır.

O halde, taraflar arasındaki ilişkinin, 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve bu nedenle davaya bakmanın tüketici mahkemesinin görev alanında olduğu gerekçesiyle verilen direnme kararı usul ve yasaya uygun ve yerindedir.

Ne var ki, işin esasına yönelik temyiz itirazları Özel Dairece incelenmediğinden, dosyanın Dairesine gönderilmesi gerekir…"
Gerekçesiyle, göreve ilişkin direnmenin yerinde olup, işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 15. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu'nun anılan kararına karşı davacılar vekilince "Tashihi Karar Talep Eden" başlığı altında ve karar düzeltme harcı da yatırılarak 12.07.2011 havale tarihli dilekçe ibraz edilmiş ise de;

Davacılar vekili bu dilekçesinin içeriğinde "Karar düzeltme yoluna gidilen Hukuk Genel Kurulu ilamının yerinde olduğu ve müvekkillerinin hak kaybına neden olmamak için karar düzeltme talebinde bulunduğu" şeklindeki ifadelere yer vermiştir.
Dilekçenin bu içeriği itibariyle, gerçek bir karar düzeltme nedeni ileri sürülmediği gibi, Hukuk Genel Kurulu kararının aynen kabulü yönünde olduğu anlaşılmaktadır.

Kaldı ki, karar düzeltme istemine konu olan Hukuk Genel Kurulu kararı, davacılar vekilinin temyizi üzerine sadece görev noktasından incelenmiş; sonuç itibariyle de mahkemenin görevli olduğuna ilişkin direnmesi uygun bulunarak, işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 15. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiş; karar düzeltme dilekçesinde bu kararın usul ve yasaya aykırılığı da ileri sürülmemiştir.

Sonuçta ; az yukarıda açıklanan karar düzeltme dilekçesinin içeriğine göre gerçekte bir karar düzeltme talebinin varlığından söz edilemeyeceği, 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440.maddesinde sayılan karar düzeltme nedenlerinin hiçbirisinin ortaya konulmadığı, bu haliyle davacı tarafın karar düzeltme isteminde hukuki yararının bulunmadığı da kuşkusuzdur.

Hal böyle olunca, davacılar vekilinin hiçbir karar düzeltme nedeni içermeyen 12.07.2011 havale ve harç tarihli karar düzeltme dilekçesinin, hukuki yarar yokluğundan reddi gerekir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin karar düzeltme dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, istek halinde peşin yatırılan karar düzeltme harcının iadesine, 23.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.


 

 

 

 

 

Yargılama Giderleri Hesaplama        Avukatlık Ücreti Hesaplama        Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)        İstatistikler

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA