kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa        Forum        Loca        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  10. Hukuk Dairesi 2009/1274 E., 2009/10056 K.
  • İTİBARİ HİZMET SÜRESİ

     

  • 2709 S. 1982 ANAYASASI [ Madde 138 ]
  • 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 257 ]
  • 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 228 ]
  • 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 455 ]

    "İçtihat Metni"

    Davacı, çalıştığı iş ve işyeri itibariyle itibari hizmet süresinden yararlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.

    Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.

    Hükmün, davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi E...... T..... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

    Davacının 01.10.1987 tarihinden itibaren, izinli ve istirahatli günler dışında kalan çalışma gün sayısı üzerinden belirlenecek oranda itibari hizmet süresinden yararlanması gereğinin tespitine ilişkin hüküm, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2007/5051-5585 sayılı ilamıyla onanmış; davacının anılan süredeki çalışmalarının Muş ve Malatya şeker fabrikalarında geçmiş olması nedeniyle, hükmün salt Malatya Şeker Fabrikasında geçen çalışma süresi yönünden infaz edilmesi karşısında, davacı tarafından, tespit hükmünün tüm çalışmaları kapsadığı yönünde tavzih istenmiş; istem yönündeki tavzih hükmü, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

    Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 455. maddesi, “

    “Hüküm müphem ve gayrıvazıh olur veya mütenakız fıkraları ihtiva ederse icrasına kadar iki taraftan her biri iphamın tavzihini ve tenakuzun ref'ini istiyebilir.”

    ” Düzenlemesini içermekte olup; davada husumet T..... Şeker Fabrikaları AŞ ile Sosyal Güvenlik Kurumu’na yöneltilmiş, davalı işveren nezdinde 01.10.1987 tarihinden itibaren geçen çalışmalar yönünden herhangi bir ayırıma ve şüpheye yer vermeyecek biçimde hüküm kurulmuştur.

    Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 138/4 maddesi, “

    “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini

    geciktiremez.”

    ” Hükmünü içermekte; yürürlükteki yasalar konuya ilişkin düzenlemeler içermekte, “

    “Ayrıca, ceza hukuku yönünden, yargı kararlarının gereklerini yerine getirmeyen kamu görevlilerinin eylemleri, 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 228. ve 5237 sayılı Yeni Türk Ceza Yasası'nın 257. maddesi kapsamında suç sayılmaktadır. Uygulamada, yargı kararlarını yerine getirmeyenlerin tazminatla da sorumlu tutulacakları kabul edilmekte, kararın otuz gün içinde uygulanmamış olması kişisel sorumluluk için yeter sayılmaktadır.

    22/10/1979 gün ve 1978/7-1979/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da; kişisel kusur, "İdare ajanının kamu görevini yerine getirirken, idare fonksiyonu, kamu görevi gerek ve koşullarına aykırı ve yabancı olan, bu nedenle idareye atıf ve isnat olunamayan, doğrudan doğruya ajanın şahsına isnat olunan ve kişisel sorumluluğunu gerektiren tutum ve davranış" olarak tanımlanmış; açık, kesin ve emredici yasa kurallarına bilerek aykırı davranış kişisel kusur olarak kabul edilmiş…

    … Yargı kararını uygulamak durumunda bulunanların, kararın eksikliğini veya yanlışlığını tartışma yetkileri bulunmadığı gibi bu kararları eksik uygulamaları, uygulamış gibi davranarak işleme yapay bir görüntü vermeleri de kararın uygulandığı sonucunu doğurmaz,”

    ”(Hukuk Genel Kurulu 02.07.2008 t., 2008/4-464 E., 2008/465 K.) hükmü yer almaktadır.

    Davalı işveren T....... Şeker Fabrikaları AŞ nezdinde 01.10.1987 tarihinden itibaren gerçekleşen çalışmaların itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir koşullarda geçtiği konusunda, çelişki veya belirsizlik içermeyen hükmün tavzihini gerektirir yön bulunmadığı; kesinleşmiş mahkeme kararının infazını sağlamak üzere yeni hüküm kurulmasına da olanak bulunmadığı yönü gözetilmeksizin, yazılı biçimde tavzih kararı verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

    O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve tavzihe ilişkin hüküm bozulmalıdır.

    SONUÇ:Temyiz edilen tavzih kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan T.....Şeker Fabrikaları A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne iadesine, 02.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

     

  •  

     

     

    Ceza Hesaplama          Yargılama Giderleri Hesaplama          Avukatlık Ücreti Hesaplama          Avukat Rehberi

     

    Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Hukuk)          Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)          İstatistikler

     

     

     

    Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

    Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

    Copyright 2010 BETA