kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa        Forum        Loca        Hakkımızda        İletişim        Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  10. Hukuk Dairesi 2009/14185 E., 2009/18978 K.
  • HATIR TAŞIMACILIĞI
  • PEŞİN SERMAYE DEĞERİNİN TAHSİLİ
  • TAZMİNATIN BELİRLENMESİ

     

  • 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 43 ]
  • 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 44 ]
  • 1479 S. ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANL... [ Madde 63 ]
  • 2918 S. KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU [ Madde 87 ]

    "İçtihat Metni"

    Trafik kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin sermaye değerli gelir ile cenaze yardımının, 1479 sayılı Yasa'nın 63. maddesi uyarınca tahsili davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalılar avukatlarınca istenilmesi ve davalı Erkan avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmıştır. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

    1- Tazminat hukukunun genel ilkesi, sorumluluk koşulları gerçekleştiğinde, zarar verenin, zarar görenin mal varlığında oluşan eksilmeyi gidermesi yükümlülüğünü öngörmekteyse de; zararın tümüyle giderilmesini amaçlayan "tam tazmin" ilkesinin katı bir şekilde uygulanmasının, adil olmayan sonuçlar doğurabileceğini gözeten yasa koyucu, Borçlar Kanunu'nun 43 ve 44. maddelerinde, hakkaniyet gereğince tazminat tutarından indirim yapılması olanağını öngörmüş bulunmaktadır. Anılan Yasa'nın "Tazminat miktarının tayini" başlıklı 43. maddesinde; hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiştir. Sözü edilen "durum ve mevkiinin gereği", ekonomik ve sosyal olgular içinde değerlendirilebilecek geniş yorumlu kavramlar olup; eylemi gerçekleştiren (zarar veren) kişinin, karşılık almaksızın zarar gören yararına bir davranışta bulunduğu sırada zararlı sonuç doğuran olayın meydana gelmesi halinin belirgin örneklerinden biri ise hatır taşımacılığıdır.

    Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı yönündeki genel hukuk ilkesinin yansıması olarak kaleme alınan ve tazminat miktarından indirim sebepleri olarak daha çok, zarar gören ile ilgili olanlara yer veren, anılan Yasa'nın "Tazminatın tenkisi" başlıklı 44. maddesinde de; zarar gören taraf zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmış; eğer zarar kasten veya ağır bir ihmal ya da tedbirsizlikle yapılmamış ve tazmini (giderilmesi) de borçluyu müzayakaya maruz bırakacak ise hakimin, zarar ve ziyan miktarını hakkaniyete uygun olarak indirebileceği belirtilmiştir.

    Diğer taraftan konuyla ilgili olarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Genel hükümlerin uygulanması" başlığını taşıyan 87. maddesinde; yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğunun, genel hükümlere tabi olacağı belirtilmiş olup, maddenin yollamada bulunduğu genel hükümler kapsamında, Borçlar Kanunu'nun 43 ve 44. maddeleri yer almaktadır.

    Dosyadaki belge ve kanıtlar, davalı Erkan'ın, ölen sigortalının ısrarı üzerine birlikte seyahate çıktığı ve yine sigortalının yorulduğunu belirtip, aracı kullanmasını istemesi üzerine, yardımcı olmak için aracı kullanmaya başladığı sırada direksiyon hakimiyetini yitirerek kazaya neden olduğunu ortaya koymuşken; davalı Erkan'ın tazmin yükümlülüğünün, hatır taşımacılığı olgusu gözetilerek, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ışığında yapılacak değerlendirme uyarınca belirlenmesi gereğinin gözetilmemiş olması;

    2- Karar gerekçesinde "davalı şirket için faiz başlangıcının daha önceden temerrüde düşürülmemesi sebebi ile dava tarihi" olarak alınacağı belirtildiği halde, hüküm fıkrasında davalı Şirketin faiz sorumluluğu yönünden gerekçedeki yaklaşımla çelişkili hüküm kurulması; ayrıca, hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde, yargılama gideri miktarının da, yazım yanlışı ile vekalet ücreti olarak hüküm altına alınmış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

    O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

    Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 22.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

     

  •  

     

     

    Ceza Hesaplama          Yargılama Giderleri Hesaplama          Avukatlık Ücreti Hesaplama          Avukat Rehberi

     

    Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Hukuk)          Temyiz Dilekçesi Hazırlama (Ceza)          İstatistikler

     

     

     

    Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

    Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

    Copyright 2010 BETA